Hepimiz çocukluğumuzdan hatırlarız o güzel lav lambalarını,maviyi,kırmızıyı ve daha bir çok rengi barındırırdı içinde.Durmadan içinde renkli baloncuklar yükselirdi.İşte size o retro lav lambası nasıl yapılır onu anlatıyorum bu videoda.İyi seyirler!
Birini ya da bir şeyi sevmek, onun bize hissettirdikleri ile alakalıdır. Şarkıları da ancak hissedebildiğimiz oranda yorumlar ve böylelikle onları sevip sevmediğimize karar veririz. Sevmek ancak bir bütünün tüm parçalarını anlayıp benimseyerek olur. Bu yüzden bir şarkıyı sevmek için önce onu doğru duyduğumuzdan emin olmalıyız! İşte elektronik müzik tutkunlarının en sevdikleri şarkıları en doğru şekilde dinlemelerini sağlayacak 5 kulaklık.
Almanya 'da bir hastanın, doktorunun sürekli ereksiyon sorununu geç görmesi nedeniyle penisinin bir bölümünün kesilmesine neden olduğunu öne sürerek aleyhine açtığı tazminat davası, Münih'teki Eyalet Yüksek Mahkemesi'nde başladı.Çok acı çektiği sürekli ereksiyon sorunu nedeniyle penisinin bir bölümünü kaybeden 34 yaşındaki davacı, doktoru aleyhine 500 bin Euro tutarında tazminat davası açtı.Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi'nde açılan davada hasta, kesilen penisi nedeniyle çalışamaz ve kısır hale geldiğini öne sürdü. Davacı, doktorunu iltihapla başlayan acı verici sürekli ereksiyon sorununu görememekle suçladığı dava dilekçesinde, 'Zamanında müdahale edilse, penisimin bir bölümünün kesilmesi önlenebilirdi' dedi.Davanın ilk görüldüğü Traunstein Mahkemesi, olayda herhangi bir doktor hatası olmadığına karar verip davayı reddetmişti. Dava, şimdi Münih'teki üst mahkeme Eyalet Yüksek Mahkemesi'nde tekrar ele alınıyor.
1941 Mart’ının bir akşamında, yazar Virginia Woolf eve sırılsıklam gelir ve intihara teşebbüs eder. Fakat başarısız olur. Ne ki, birkaç gün sonra intiharı tekrar deneyecek olan yazar, bu kez başaracaktır. Ruh sıkıntılarından kaçmak için ölümü seçen Woolf’un cesedi Ouse Nehri’nde bulunur; yazarın ceketinin cepleri ağır taşlarla doludur…Woolf’un bu yürek parçalayan son mektubunu, öldüğü gün eşi Leonard bulur:“SalıEn sevdiğim,Yine delirecekmişim; bu korkunç günleri atlatamayacakmışız gibi hissediyorum. Ve sanki giden zamanı geri çeviremeyeceğim. Sesler duymaya başlıyorum ve konsantre olamıyorum. Bu yüzden yapmam gereken şeyi yapıyorum.Bana verebileceğin en büyük mutluluğu verdin. Kimsenin yapamayacağı şeyleri yaptın. İki insanın birlikte daha mutlu olabileceğini sanmıyorum. Ben artık savaşamayacağım. Biliyorum, senin hayatını mahvediyorum, bensiz daha mutlu olacaksın. Görüyorsun bu mektubu bile doğru düzgün yazamıyorum. Okuyamıyorum. Hayatımdaki bütün mutluluğu sana borçlu olduğumu söylemek isterim. Bana karşı inanılmaz sabırlısın ve iyisin.Şunu söylemek istiyorum -aslında bunu herkes biliyor- eğer biri beni bu durumdan kurtarabilecek olsa bu sen olurdun. Her şey beni terk edip gitti ama senin iyiliğin hep benimle kaldı. Artık senin hayatını mahvetmeyeceğim. Kimse, seninle mutlu olduğumuz kadar mutlu olamazdı.
LG’nin yeni amiral gemisi olan LG G3 piyasaya süzülmeye başladı. Adettendir yeni telefonlar mutlaka dayanıklılık testinden geçirilir. Bu sefer LG G3 bu sınavdan bakalım nasıl performans sergiliyor. Detaylar haberimizde. Akıllı telefonlar gün geçtikçe kullanıcıların karşısına farklı özelliklerde çıkmaya devam ediyor. Şuanda en sıcak dönemlerin yaşandığı mobil platformlarda telefonlar için dayanıklılık çok önemlidir. Bir telefona binlerce TL verdikten sonra kaza ile yere düşürdüğünüzde telefonun dayanıksız olması sizin için paranın havaya uçması anlamına gelebilir. Hal böyle olunca yeni amiral gemi LG G3 ‘de bu teste tabi tutuldu. LG G3′ün yerden yere vurulması ile birlikte gerçekleştirilen videoda telefon sınıfta kaldı diyebiliriz. LG G3 BECERİKSİZLERİN ELİNE DÜŞMEMELİ Test aşamasında yaklaşık olarak bir buçuk metre yükseklikten ilk olarak dik pozisyon ile yere bırakılan telefon üç parçaya ayrılıyor. Ardından cihazda ciddi bir ezik oluşurken plastik malzemesinin ne kadar dayanıksız olduğunu da görmüş oluyoruz. İkinci atış bölümünde ise, telefonun en önemli aksamlarından olan dokunmatik yüzeyi yere düz bir şekilde bırakılıyor. Sonuç yine hüsran ile biterken, dokunmatik tamamen kullanılamaz hale geliyor. Bu videodan çıkartacağımız en büyük sonuç ise telefona gözünüz gibi bakmanız. Eğer bir LG G3 almayı düşünüyorsanız asla ve asla yere düşürmemeye gayret göstermelisiniz. Eğer “ben beceriksizim arkadaş, kesin düşürürüm” diyenlerdenseniz mutlaka sağlam bir telefon kılıfı kullanmanız gerekmekte. Aksi taktirde teknik servis yolu ile cebiniz çok yanabilir. LG G3 için gerçekleştirilen drop test videosunu aşağıdan detaylı olarak inceleyebilirsiniz. Pchocasi - Cengiz BOZDEMİRLG G3 DROP TEST – VİDEO
Ailenin tecrübe kazanmış olmasından mıdır, acemilikten ilk çocuğu iyi yetiştirememesinden midir bilinmez ama kardeşlerin daha bir güzel / yakışıklı olduğu gerçeği ile yüz yüzeyiz. Tamam siz bunun istisnasınız onun farkındayız, bu galeri diğerleri için. Siz üzerinize alınmayın lütfen.
Yapılış amaçlarından dolayı deniz gören, en hakim tepelere inşa edilen kaleler bugün güzelliğiyle bizi bizden alıyor. Böyle mekanlarda insanların savaşmış olması sanırım insanoğlunun güzellikten çok çirkinliklere değer verdiğinin bir kanıtı olsa gerek.
Rebul Eczanesi 1895’ten beri hizmet verdiği Rumeli Han’dan taşınıyor. Eczane taşınmasını, kapısına astığı 28 Haziran’da Meşelik Sokak'taki Rebul 1985 Eczanesi’nde hizmete devam edeceği yazısıyla duyurdu. Babasının yanında çıraklık yaptığı eczaneyi 50’yi aşkın yıldır işleten Mehmet Müderrisoğlu Bianet'e konuştu. Beyza Kural'ın haberine göre satın alınan binanın altının alışveriş merkezi üstünün de otel olacağını, eczaneyi Bağdat Caddesi’ne taşıyacaklarını anlatan Müderrisoğlu Beyoğlu’nda da Meşelik sokakta oğlu Kerim’in işlettiği Rebul 1895’in hizmete devam edeceğini söyledi.Rebul’un 120 yıllık öyküsü Rebul 1895’te Jean Cesar Reboul tarafından “Grande Pharmacie Parisienne' (Büyük Paris Eczanesi) adıyla açıldı. Müderrisoğlu şöyle diyor; Grande Pharmacie Parisienne açıldığında; Sinema daha bulunmamıştı, Marconi telsizi bulmamıştı, Konrat rontgeni keşfedilmemişti, Kodak fotoğraf makinesi yoktu, Wright kardeşler henüz ilk yaptıkları uçakla uçmamışlardı, Titanik batmamıştı, 1897’de nüfusu bir milyon 59 olan İstanbul bugün 14 milyon kişiye gelirken hizmet verdiğimiz nüfusun yüzde 92 buçuğu yoktu. Mehmet Müderrisoğlu’nun babası Kemal Müderrisoğlu stajyer olarak girdiği eczaneye önce ortak oldu. Kemal ve Rebul adıyla devam eden eczane Kemal Müderrisoğlu’nun 1939’da eczaneyi devralmasıyla Rebul Eczanesi adını aldı.Lavanta kolonyası Lavanta kolonyası 1938'de, eczanenin alt katındaki laboratuarda üretildi. Önceleri Reboul'un bahçesinden yetiştirilen lavantaların uçan yağlarından elde edilen kolonya, daha sonra her yıl Fransa'nın güneyinde Grasse kentine yakın bölgelerden gün ağırana kadar toplanan, lavanta çiçekleri ile üretilmeye başlanır oldu. Lavanta kolonyasının üretimi şimdi fabrikada devam ediyor.Babadan oğula miras Mehmet Müderrisoğlu ilkokul dörtteyken eczanede ilk akşam nöbetini tuttuğunu anlatıyor. “O zaman Taksim’de oturuyorduk. Nöbeti tuttum, gece 12 olunca kepengi inerdi. Buradan Taksim’deki eve dek yürüdüm. Arkamda kalfamız varmış, haberim yoktu. Kapıyı açınca babamın lambasının söndüğünü görmüştüm. İlk o zaman nöbeti tuttum, yarım asır geçmiş.”Beyoğlu’nda dönüşüm Müderrisoğlu Rumeli Han’ın alışveriş merkezi ve otel olacağını söylerken İstiklal Caddesi’ndeki dönüşümden ve hukuki süreçten bahsetti. “Beyoğlu’nda müthiş bir değişim var. Bu sırada Ziraat Bankası binası, Benetton binası, Rumeli Han, Demirören ve Emek sinemasının olduğu binalar yan yana AVM oluyor. “Herkes binayı zamanında neden almadığımızı soruyor. Bütün binayı satın almak bizim işimiz değildi. Bu dükkanı almaksa, hisse alıyorsun, kat mülkiyeti yok, o olmayınca esprisi de yok. Biri yüzde 99’u alırsa sen de satacaksın. O yüzden almadık.” “120 yıl kaldık burada. Adam parayı verdi, binayı satın aldı. Dava açtık, iki sene sürdü. Hiçbir kanun böyle bir hadiseyi korumuyor. Yurtdışında nasıl koruyorlar bilmiyorum, kahveyi bile yerinden çıkarmıyorlar. “Bize de yavaş yavaş bavul toplamak kaldı. Yapacak başka bir şey yok.” Dönüşümün nereye varacağıyla ilgili ise “Hangi şeyin sonunu görebiliyorsunuz? Türkiye’de pek çok şeyin sonunu görmek mümkün değil” diye konuşuyor.Rebul atmosferi Müderrisoğlu Rebul’un değişik bir atmosferi olduğunu, taşınma kararını duyan pek çok kişinin kendisini aradığını anlatıyor. “Bizim hiç müşterimiz yoktu, hep dostlarımız vardı. Buraya gelip giden insanlar dostlarımız oluyor. Balıkesir’den gelen müşterimiz var. Ayda bir kere elinde uzun bir listeyle geliyor, her ihtiyacını alıyor. Gelirken yoğurt, peynir getirir. “Antep’ten beş-altı haftada bir gelen müşterimiz var. Geldiğinde bütün eczane baklavaya doyar.”Beyza Kural | Bianet
Üniversitelerde okunan bölümlerin bir fotoğrafla neleri çağrıştırdıklarını görmek isteyenler listeye baksın. Bunlarda tabii popüler kültürün etkisi gayet fazla. İnternet ve televizyonlarda yayınlanan ve görülen şeyler bölümlerin adları geçtiğinde aklımızda bazı resimler canlanmasına yardımcı oluyor.
Sokakta her gün gördüğümüz objelerin farklı yorumlanmasıyla ortaya çıkmış, birbirinden yaratıcı duvar resimleri; sokak sanatında sınır tanımayan ressamların yapmış olduğu muhteşem eserlerden oluşuyor.
Uzun bir boya sahip olmanın getirdiği bir çok avantajlar vardır. Gittiğiniz mekanda dikkatleri üstünüze daha kolay çekmek gibi. İşte 12 maddede uzun boylu olmanın getirdiği avantaj
NASA 240 milyon ışık yılı uzaklıkta garip x-ray sinyalleri tespit etti. NASA ’ya bağlı Chandra X-ray Gözlemevi ve Avrupa Uzay Ajansı’nın XMM_Newton uydusu alışılmışın dışında x-ray sinyalleri algıladı. Bu sinyaller 240 milyon ışık yılı uzaktaki Perseus galaksi kümesinden geliyor. Tespit edilen x-ray dalga boyunun daha önce görülmemiş bir yoğunlukta olduğu söyleniyor. Sinyalin kaynağı bilinmemekle beraber, bilim adamlarının durumlar ilgili çeşitli açıklamaları var. Bazıları bunun parçalanmış nötrinolardan kaynaklanıyor olabileceğini söylerken, yapılan diğer bir açıklama ise sinyallerin karanlık maddeyle ilişkili olduğuydu. Evrenin %85’inin karanlık maddeden oluştuğuna inanılıyor. Fakat ışığı emip yansıtamadığından görülemiyor ve varlığı kanıtlanamıyor. NASA’nın yaptığı açıklamaya göre sinyallerin kaynağının ve varlığının açıklanması için daha çok araştırma yapılması gerekiyor.Muhalif Gazete