onedio
Çin Malı Bu Telefon Virüs ile Geliyor
Android işletim sistemi ile çalışan ucuz Çin malı Star N9500 akıllı telefon, 8 megapiksel kamera ve dört çekirdekli işlemcisi ile müşterilerin beğenisine sunuluyor. Ancak Almanya merkezli siber güvenlik şirketi G Data, telefonda zararlı yazılım bulduğunu açıkladı. Bu yazılım ile kullanıcı takip edilirken telefon uzaktan kontrol de edilebiliyor. Antivirüs ve siber güvenlik ürünleri satan G Data, Usupay.D ismini verdiği trojan atını telefon içerisinde yüklü halde gelen Google Play uygulaması içerisinde bulduğunu kaydetti. Şirket bu telefonu satın alan kullanıcılardan gelen şikayetler üzerine yeni satın alınmış bu telefon üzerinde çeşitli testler yaptığını belirtti. G Data, testler sırasında telefon içerisindeki casus yazılımın telefon kimliğini ve özelliklerini içeren verileri Çin'deki belirlenemeyen bir sunucuya gönderdiğini tespit etti. G Data, bu zararlı yazılım aracılığı ile telefona uzaktan müdahale edilerek kamera gibi bazı fonksiyonların çalıştırılabileceğine de dikkat çekti ancak üzerinde çalıştığı telefonda bu yönde bir kanıt bulmadığının da altını çizdi. Şirket ayrıca verilerin Çin'e gönderiliyor olmasının da saldırganın bu ülkede olduğu anlamına gelmediğini de belirtti. G Data, bu zararlı yazılımın telefonda nasıl yer aldığına açıklama getiremedi. Telefonun üreticisi Şenzen merkezli Tianxing şirketine ise yorum almak için ulaşılamadı. G Data sözcüsü Thorsten Urbanski de kendilerinin üretici ile iletişim çabalarının başarısız olduğunu söyledi. N9500 telefonu, çok sanatlar listesindeki Samsung Galaxy S4 gibi düşük fiyatlı akıllı telefonlar içerisinde popüler bir yere sahip. Telefonun 5 inçlik ekranlı modeli Amazon.co.uk sitesinde 85 sterlinden (310 lira), 5.7 inçlik HD modeli ise 119,89 sterlinden (440 lira) satılıyor. Konuyla ilgili Amazon ve Google'dan da yorum alınamadı. Zararlı yazılım, telefon ve işletim sistemleri ile birlikte gelen Google Play yazılımı içerisinde önceden yüklü olarak geliyor. Bu nedenle bu yazılım üçüncü parti uygulamalar gibi normal şekilde silinemiyor. Bu zararlı yazılım 2013 Mart'ında Kaspersky Lab tarafından bulunmuştu. G Data Usupay.D isimli bu yazılımın ilk kez bir mobil telefonda bulunduğunu kaydetti. WSJ
Queen'in Kayıp Konser Kaydı Çıkıyor
Queen, uzun süredir kayıp olan bir konser kaydını yayımlayacak İngiliz efsane rock grubunun aslında 1974 yılında piyasaya sürmeyi planladığı “Queen: Live at the Rainbow ‘74”, grubun Londra Rainbow Theatre’da verdiği üç konserin kayıtlarını içeriyor ve kırk yıl gecikmeli olarak bu yılın Eylül ayında çıkması bekleniyor. Freddie Mercury’nin aynı adlı tablodan esinlenerek yazdığı “The Fairy Feller’s Master-Stroke”ın tek canlı kaydı da bu albümde yer alacak. Rainbow konserlerinden ilki 31 Mart 1974’de gerçekleşti. 3000 kişi kapasiteli salonun tamamen dolu olduğu konser, Queen’in ilk dört albümünün prodüktörlerinden Roy Thomas Baker tarafından kaydedildi. “The Fairy Feller’s Master-Stroke” tek canlı versiyonu da bu konserde kaydedildi. Kaydın, o dönemde grubun üçüncü albümü olarak yayımlanması planlanmıştı fakat grup daha sonra konser albümü fikrini rafa kaldırıp “Sheer Heart Attack”ı piyasaya sürdü. Şimdi gruptan Brian May ve Roger Taylor bu konserle beraber aynı yıl Kasım ayında gerçekleşen iki konserin daha kayıtlarını yeniden düzenleyerek Eylül ayında piyasaya sürmeye hazırlanıyor.Milliyet Sanat
Cem Yılmaz'dan 'Kış Uykusu' Çağrısı
Cem Yılmaz, gençleri Nuri Bilge Ceylan'ın Altın Palmiye kazanan filmi 'Kış Uykusu'nu izlemeye davet ettiTwitter'dan kültür sanatın önemli olduğunu belirten Yılmaz, şunları yazdı: Kültür-Sanat hayat kurtarır...hiç bir şeyi kaçırmayın, izleyin takip edin kardeşler... Nbc nin güzel filmi 'KIŞ UYKUSU' güzel açılış yapmış, sevindim. Gençleri izlemeye davet ediyorum. Beğenmek şart değil gençler, izleyin hele İLK ÜÇ GÜNDE 43 BİN KİŞİ İZLEDİ Yönetmen Nuri Bilge Ceylan'ın Altın Palmiye kazanan filmi 'Kış Uykusu'nun ilk üç gün rakamları açıklandı. BoxOffice Türkiye'nin açıkladığı rakamlara göre, 13 'da gösterime giren 'Kış Uykusu'nun ilk üç günde ulaştığı izleyici sayısı 43.495.Posta
Dünyadaki Her Rengi Kullanabilen Kalem Yolda!
Bu yeni KickStarter projesinin konusu bir kalem... Ama bu kalem, bildiğiniz kalemlere benzemiyor! Gerek dökülmüş bir boya parçasını onarmak olsun, gerekse duygularımızı göstermek için bir kalem olsun, hayatımızda pek çok kez belirli bir rengin belirli bir tonunu aramaya girişmişizdir. Ancak pek çok zaman aradığımız o mükemmel tonu bulmamız mümkün değildir. Görünene göre, yakın zaman içinde bu durum değişebilir. Scribble adı verilmiş olan yeni bir ' kalem ' türünün tanıtımı yapılmış durumda. Scribble, ona gösterdiğiniz rengi algılayabiliyor ve aynı renk ile yazabilmenizi sağlıyor. Tabii ki bu kalemin iki farklı sürümünün üretilmesi planlanıyor. Bu sürümlerden biri mürekkep ile kağıt üzerine yazmanızı sağlarken, bir diğeri Scribble+ uygulaması ile beraber mobil ürününüzün ekranını renklendirmenize imkan tanıyacak. Her iki model de, Bluethooth teknolojisi veya Micro-USB kabloları ile bilgisayarınız ve diğer cihazlar ile iletişim kurabilecek. 16 bit renk algılayıcıları ile dünyanın renklerini tanımlaması planlanan Scribble kalemler, 16 cm boyutunda olacak ve yüz bin farklı rengi hafızasında tutabilecek. Kağıt üzerine yazmanızı sağlayan modelin içerisinde mürekkep bölmeleri bulunacak ve kullanmak istediğiniz renge ulaşmak için gerekli olan karışım, özel bir bölmede karıştırılarak yazmaya hazır hale getirilecek. Tabii ki kalemlerin kendilerinin de farklı renklerde üretileceklerini söylemeyi unutmamak lazım. Scribble'ın üreticileri olan Mark Barker ve Robert Hoffman, yakın zaman içerisinde bir Kickstarter kampanyası başlatmayı planlıyorlar. Ürünlerin planlanan satış fiyatları ise sırasıyla 149.95 dolar ve 79.95 dolar olarak belirlenmiş durumda. Ancak ürünler için ön sipariş veren kişiler, bu fiyatlar üzerinden yüzde 20'lik bir indirimin sahibi olacaklar. Kickstarter kampanyasının başlayacağı zamanı öğrenmek için ise ürünün internet sayfasına üye olmanız yeterli. Tabii ki böyle bir ürünün pek çok farklı ve 'eğlenceli' kullanım alanı olabilir. Ancak özellikle müşteri görüşmeleri yapan tasarımcılar, bu ürün ile işlerini çok daha rahat yapabilirler gibi gözüküyor...Chip
Reklam
Reklam
Muhtemelen Neslinin Tükenişine Şahit Olacağımız 25 Hayvan
etiket
İnsan nüfusu arttıkça doğal yaşam üzerinde yarattığımız yıkım da aynı hızla artmaya devam ediyor. Bu galeride göreceğiniz hayvanların soyları ciddi şekilde tehlike altında ve aynı kafayla devam edersek ilerleyen yıllarda nesilleri tükenmiş olması çok muhtemel.Lütfen duyarlı olalım...
Çevrimiçi İngilizce Kursu Lingualeo Türkiye'de
Dünyanın dört bir yanından 9 milyondan fazla üyeye sahip çevrimiçi İngilizce kursu LinguaLeo, Türkçe arayüzüyle Türkiye’de yayına geçti. LinguaLeo, kişiselleştirilmiş eğitim planı, dil öğretim tekniği ve diğer öğrencilerle sosyalleşme fırsatını bir araya getirerek en etkin İngilizce dil eğitimi modelini artık Türkiye’de de sunuyor. LinguaLeo, geniş dijital kütüphanesiyle tanınan yazarlar ve yayıncıların güvenilir içeriklerini üyelerine sunuyor ve üyelerinin kişisel zevklerine göre seçtikleri haberleri okuyarak, müzik dinleyerek ve eğlence kanallarını seyrederek İngilizce öğrenmelerine imkan sağlıyor. LinguaLeo, İngilizce öğrenme sürecinde, üyelerini oyunlaştırılmış ve kişiselleştirilmiş içerikleriyle dil öğrenim süreçlerinde motive ediyor. Bütün mobil platformlarda kullanılabilen LinguaLeo, herkese kendi seçtikleri zamanlarda evde veya dışarıda dil öğrenme imkanı veriyor. Geçen yıldan bu yana üye sayısını yüzde 96 artırarak 9 milyon üyeye ulaşan LinguaLeo, ‘freemium’ iş modeli üzerine kurulu. LinguaLeo’ya ücretsiz üye olan herkes İngilizce öğrenmeye ve geliştirmeye hemen başlayabiliyor. Ulaşılabilir fiyata üye olunan üst düzey ‘Gold’ üyelikle ise kullanıcılar öğrenme süreçlerini hızlandırabiliyor. Gold üyeler, daha geniş bir kurs portföyünden faydalanabiliyorlar. Küreselleşmenin sonucu olarak, insanların yabancı dil bilgilerini artırma ihtiyaçları, kariyerleri ve kişisel gelişimleri için İngilizce bilme zorunlulukları nedeniyle, dil öğrenmek isteyenlerin sayısı artıyor. Klasik dil kurslarının günümüz şartlarında ölçeklenebilir olmaması da, dil eğitiminde modern dünyaya uygun yeni metodları gerekli kılıyor. Misyonlarının insanların yabancı diller üzerindeki hakimiyetlerini artırmak olduğunu açıklayan LinguaLeo COO’su Dmitry Stavisky, Türkiye’nin yüksek internet penetrasyon oranıyla, hızla büyüyen bir ülke olarak gerekli internet ve mobil alt yapısına sahip olduğunu söyledi ve sözlerine devam etti; ‘Ülkenin sahip olduğu genç nüfus, dünya ekonomisine hızla entegre oluyor ve yenilikleri takip ediyor. Modern dünyada insanların vakitleri oldukça kısıtlı. LinguaLeo, dil öğrenen her yaştan ve farklı bilgi seviyesinden insanın evde veya günlük yaşamlarının içinde bir kaç dakikalarını ayırarak en etkin şekilde İngilizce öğrenmelerine yardımcı oluyor.’ dedi. Türk kullanıcılara özel fırsat LinguaLeo, 30 Haziran’a kadar platforma üye olan herkese 3 ay boyunca Gold üyelik ayrıcalığını ve bütün premium kursları ücretsiz olarak sunuyor. LinguaLeo’nun Türkiye lasmanı ile aynı zamanda başlayan Dünya Kupası’na özel de bir kurs hazırlandı; ‘Futbolca Sohbet’. LinguaLeo’nun kurucusu Aynur Abdulnasyrov, LinguaLeo’nun dil öğrenimini eğlenceli, sürükleyici ve kişiselleştirilebilir hale getirmeyi hedeflediğini söyledi ve sözlerine devam etti; ‘Güçlü oyunlaştırma ve geniş mecralı eğitim tekniklerimizle, üyelerimizin en hoşlandıkları şeyleri yaparken dil öğrenmelerini sağlıyoruz. En iyi yazarlar ve yayınevleri ile ortaklıklar kuruyor en iyi dil eğitim programları, güvenilir haber, eğlence ve profesyonel içerikleri eğitim sürecimize dahil ediyoruz. Üyelerimiz artık, kendi dil seviyeleri, hedefleri ve beğenilerine uygun kişiselleştirdikleri eğitim planlarını da takip edebiliyorlar.”stuff
Reklam
Türk Bilimi Yanmayan ve Görünmeyen Elbiselerde Yüksek Teknolojiye Ulaştı
Hacettepe Teknokenti'nde çalışan Türk mühendisler, güvenlik güçlerinin kullanımına yönelik normal bir kumaş görünümünde ancak 2 bin dereceye kadar dakikalarca yanmayan, gece görüş dürbünleriyle görülemeyen nanoteknoloji temelli elbiseler üretti. Tamamen yerli teknolojiyle ilk örnekleri 14 yıl öncesine dayanan son teknoloji ürünü yeni elbiseler, dünyadaki örneklerinden çok ileri özellikler taşıdığı için ihraç edilmiyor, hatta fuarlara bile götürülmüyor. Bu kumaşların kullanıldığı çelik yeleklerin ağırlığı da nanoteknoloji kullanılarak 3-4 kilogramdan 1 kilogramın altına düşürüldü. Hacettepe Teknokenti'ndeki Türk Savunma Sanayi firmalarından 'ARGUS Savunma' Yöneticisi İbrahim Sezgin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, balistik koruyucu malzemeler ve taktik ekipmanlar konusunda Ar-Ge çalışmalarını uzun yıllardır yürüttüklerini anlattı. Geliştirdikleri son teknoloji ürünü yanmaz elbiselerin ilk örneğinin 14 yıl önce özel kuvvetler tarafından kullanıldığını anlatan Sezgin, yeni ürünün normal bir kumaş görünümünde olduğunu ve istenen her modelde yapılabildiğini söyledi. Elbiselerin aynı zamanda infrared, termal, su geçirmez ve antistatik özelliklerinin de bulunduğunu belirten Sezgin, ürünlerin tamamen yerli mühendislerle ve yerli tasarımla geliştirildiğini bildirdi. Yanmaz elbiseleri nanoteknolojinin avantajlarını kullanarak çok ileri bir seviyeye taşıdıklarını kaydeden Sezgin, şöyle konuştu: 'Kumaşların yanmazlık derecesini nanoteknolojiyi kullanarak bin 500 derece birden arttırarak 2 bin dereceye çıkardık. Kumaşlarımız dakikalar boyunca yanmazlık özellikleriyle dikkati çekiyor. Özellikle bu elbiselerin kullanım alanı toplumsal olaylarda öne çıkıyor. Örneğin molotofkokteylinin yol açacağı alev önemli bir risk oluşturuyor. Bu nedenle bütün üretim standartlarımızda ISO kalite belgesine sahibiz, ABD ve Avrupa'daki standartların çok daha üzerindeyiz. Yerli teknolojiyle geliştirdiğimiz yanmaz elbiseler, dünyadaki örneklerinden çok daha ileri özellikler taşıyor. Kumaşlarımızı, içlik, yanmaz elbise ve başlık olmak üzere nanoteknolojinin de katkısıyla çok ince şekilde geliştirdik. Elbiselerimiz aynı zamanda gece görüş dürbünleriyle görülemiyor ve su geçirmiyor.' Çelik yelekler 1 kilogramın altına düştü İbrahim Sezgin, balistik koruyucu çelik yeleklerini de son teknolojiyle yeniden geliştirdiklerini belirtti. Bir kilogram ağırlığın altına düşürülen yelekleri tüm dış etkenlere karşı dayanıklı hale getirdiklerini bildiren Sezgin, 'Sudan, terden, nemden etkilenmeyen yelekler, teknolojide gelinen son nokta. Daha önceki 13-14 kilogramlık yeleklerin ağırlığı, ek teçhizatların kullanılması halinde bir kilogramın altına düşüyor. Yelekler, farklı kullanım şekilleriyle cepler ya da farklı aparat ve aksesuarlarla daha ergonomik ve daha işe yarar şekilde kullanılabiliyor' dedi. Çelik yeleklere zırh deliciler hariç 9 mm, 10 mm, 9.65 mm, 38 kalibre, 45 kalibre, 3.57 Magnum, 41 Magnum, 44 Magnum, Pompalı Tüfek, Otomatik Tabanca ve MP-5 gibi silahların tümünü tutacak özellikler kazandırıldığının altını çizen Sezgin, şu bilgileri verdi: 'Yeleklere 1 kilogramlık plaka ilave edildiğinde AK-47, G3, Kaleşnikof, M16, M4 gibi yüksek hızdaki tüfek mermilerini da tutma özelliği verebiliyoruz. Bu plakaları 2 kilograma çıkarttığımız anda zırh delici keskin nişancı mermilerini bile tutacak nitelik kazandırabiliyoruz. Örneğin bir derimont ya da pilotmont kullanımı görünümünde günlük hayatta rahat kullanımlı şekilde de yapıyoruz. Yelek ilave plakayla bütün tüfek mermilerini tutan kurşun geçirmez bir yelek haline gelebiliyor. İhtiyaç olmadığında ise çok hızlı bir şekilde plakaları ve panelleri çıkartmak ve ortalama yarım kiloluk bir yelekle göreve devam etmek mümkün hale geliyor. Sezgin, balistik koruyucu kurşun geçirmez yeleğin yurt dışı muadillerine göre dörtte bir oranında hafif olması, fiyat avantajı ve yanma geciktirilmiş ve infrared kumaşlardan yapılabildiğini bildirdi. Kurşun, bomba ve patlayıcılara özel elbiseler Sezgin, güvenlik güçlerinin kullandığı elbiselerin sadece yanmazlık özelliğinin bulunduğunu, kurşun, bomba ve patlayıcılara karşı da özel koruma alanlarının bulunduğunu belirterek, 'Ürünlerimizin milli kaynaklarla ve yerli teknolojiyle üretilmesi ve geliştirilen bazı ürünlerin dünyada ilk ve tek olması sebebiyle, ülke içinde güvenlik güçleri tarafından kullanılmasını istiyoruz. Bu teknolojiye sahip olmada ülkemizin diğer ülkelere üstünlük sağlaması açısından ihracatını yapmıyoruz, hatta fuarlara bile götürmüyoruz' diye konuştu. Ürün isimlerinin tamamını Çanakkale şehitlerine atfettiklerini bildiren Sezgin, hücum yeleklerinin Anafarta, çelik yeleklerinin Gelibolu, nanoteknoloji elbiselerini de 57. Alay şehitleri anısına '57'ismiyle markalandırdıklarını sözlerine ekledi.teknolojioku
Dünya Şu Anda Dönmeyi Bıraksaydı Ne Olurdu?
Güneş Sistemi'nde Güneş'e en yakın üçüncü gezegen olan Dünya , yaşamın olduğu bilinen tek gezegen. Peki hiç düşündünüz mü muhteşem bir düzen içerisinde saatte tam 1,600 km hızla dönen ve içerisinde yaşamımızı sürdürdüğümüz Dünya bir anda dursaydı ne olurdu? Herhalde kimse böyle bir durumda hiçbir şey olmamış gibi hayatımıza devam edebileceğimizi düşünmüyordur. Bir Youtube kanalı olan Vsauce geçtiğimiz gün bu konu hakkında yeni bir video yayınladı. Videoda eğer Dünya dönmeyi bıraksaydı neler olurdu uzun uzun anlatıldı. Biz yine de böyle bir durumda neler olabileceğini sizlere söyleyelim. İlk olarak Dünya'nın saatte tam olarak 1,600 km hızla döndüğünü bir kez daha hatırlatalım. Sonra saatte 1,600 km hızla giden bir aracın aniden durması ve içerisinde emniyet kemeri bulunmayan insanlara ne olacağını düşünün. İşte Dünya'daki her şey(binalardan, okyanuslara kadar) de Dünya'nın aniden durmasıyla arabada emniyet kemeri takılmamış insanlar gibi doğuya doğru savrulurlar . Böyle bir durumda kutuplara yakın olanlar biraz daha şanslı. Çünkü kutuplara çok yakın olanların hayatta kalma şansı var. Tabii ki ilk etapta. Aynı şekilde bu durumda uçakta olanların da başlangıçta bir süre hayatta kalma durumları var. Oluşacak devasa fırtınalar sonucu ne kadar havada kalabilirlerse artık. Oluşacak rüzgarların hızı atom bombasının oluşturduğundan çok daha fazla olacak. Anında tüm gezegenin etrafında yangınlar çıkarabilecek kadar hızlı hemde. Bu rüzgarlar ayrıca daha önce benzeri görülmemiş erozyonlar da meydana getirecektir. Hem de yerkabuğunun parçası sayılabilecek hemen her şeyde. Okyanuslar yükselecek ve devasa tsunamiler oluşturacak. Ve aşağıdaki bilgisayar simülasyonunda gösterildiği gibi okyanus suları kutuplara doğru hareket edecek. Dünya'nın merkezindeki demir çekirdek de dönmeyi bırakacak. Dönme olmadan Dünya'nın koruyucu manyetik alanı da ortadan kalkmış olacak. Bunların yanında, Dünya'nın yarısı sürekli Güneş'e maruz kalmak zorunda olacak. Böylelikle yaşayan canlılar hayatlarını sürdüremeyecek kadar yüksek sıcaklıklara maruz kalacak. Dünya'nın diğer yarısı ise tam tersi buz tutacak . Kısaca Dünya'nın durması halinde yeryüzünde yaşam diye bir şey söz konusu bile olmayacak... Teknokulis
Reklam
Dünyanın En Büyük Oyun Koleksiyonu Satıldı
Guiness Rekorlar Kitabı’na giren dünyanın en büyük oyun koleksiyonu açık artırma ile 750 bin dolara satıldı. Michael Thomasson’un Guiness Rekorlar Kitabı’na giren dünyanın en büyük oyun koleksiyonu, geçtiğimiz günlerde açık artırma yoluyla satışa çıkarıldı. 11 Haziran tarihinde açık artırmaya sunulan koleksiyon dört gün sonra (15 Haziran) 750 bin dolara satıldı. Açık artırma 50 bin dolar ile başlamıştı. Thomasson’un dev arşivinde, Nintendo Entertainment System’dan (NES) Amiga’ya onlarca platforma ait 11 bin oyun bulunuyor. 11 bin oyundan 8300 tanesi orijinal kutusunda ve içlerinde kullanma kılavuzu da bulunuyor. Oyunlardan 2600 tanesinin ise kutusu yok. Oyunların biriktirilmesi ise yaklaşık 30 yıl sürdü. Stuff
Reklam
Erkeğe Lepiska Saçın Yakışmadığını Gösteren 21 Örnek
Osmanlı'da 'Leipzig' kentinden gelen düz, sarı saçlı kadınlara leibzig'li (lepiska) denirmiş. Şimdilerde düz sarı saçlara lepiska saçlı deniyor. Biz erkeklerde sarı olmasını bir kenara bırakıp dümdüz saçlara odaklanacak ve 'lütfen olmasın' dedirtmeye çalışacağız.
RedHack'in Takipçileri Kayboldu
RedHack'in hesabının kapatılmasıyla birlikte RedHack sabah saatlerinde açıklama yapmış ve RedHackEN hesabı üzerinden attığı iletide bundan sonra RedHack__EN hesabını kullanacaklarını kaydetmişti. Ancak saatler sonra RedHack'in ana hesabı tekrar erişime açıldı. Yalnız ortada şöyle bir sorun var: 750 binin üzerinde takipçisi bulunan Redhack'in takipçilerinin askıya alınma işlemi sonrası neredeyse yarısı ortada yok ve sayı 300 binlere kadar geriledi. RedHack, takipçi sorunuyla ilgili yaptığı açıklamada takipçi sayısının yarısının olmadığını belirtirken, hesabın takipçi sayının hızla arttığı ve yer yer 5 dakika içinde 10 bin takipçi kazandığını da belirtelim. RedHack'in söz konusu hesabını takip edenler askıya alınma işleminin ardından hesabı takip etmeyi bırakmadıkları halde takip etmediklerini fark ederken, bu durumu Twitter üzerinden paylaşmaktan geri durmadı. Gerçek Gündem
Reklam