Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na: ‘Ateş Olsan Cürmün Kadar Yer Yakarsın’

 > 
27PAYLAŞIM

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun, "Benim karnım ağrımıyor. Ama senin karnının ağrımasını da istemem. Salı gününe kadar açıkla, karın ağrısını gider, emin ol ben Salı günü sana hepsinin cevabını vereceğim, tek tek belgeleriyle" sözlerine yanıt veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gereken cevabı vermiştim. Şimdi diyor ki 'açıkla'. Senin partin içindeki karın ağrıları. Senin için sorun olmayabilir, bizim ahlaki sorumluluğumuz var. Sen bir defa benim rakibim olamazsın, sen öyle bir yerde değilsin. Ne yapacakmış, elindeki belgeleri açıklayacakmış. Sen ortaya çıktığından beri belge yayımlıyorsun. Ateş olsan cürmün kadar yer yakarsın" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ommer Otel'de düzenlenen Kayseri Ticaret Odası 120'nci Onur Yılı programına katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

'12 Eylül’ün uzun süren etkilerinden dolayı geride kaldık'

12 Eylül darbesi, 24 Ocak kararlarının asıl hedeflerini destekleyen değil, geciktiren ve zayıflatan bir görev edinmiştir. Benzer ekonomi politikalarını uygulamaya başlayan ülkeler ileri doğru atılırken, biz 12 Eylül’ün uzun süren etkilerinden dolayı geride kaldık. İstikrar arayışı içinde olmamız 12 Eylül’ün vesayetçi yapısı sebebiyledir.

Bunun için her fırsatta yeni anayasa diyoruz, her fırsatta başkanlık sistemi diyoruz. Dikkat ediniz, yeni anayasa tartışmasında olumsuz tavır alan herkesin milletten, milli iradeden çekiniyor olmaları çok açık. Çok korkuyorlar. Başkanlık sisteminden bundan dolayı, milli iradeden bundan dolayı çekiniyorlar. Millete güvenenler bundan niye korksunlar. Önümüzdeki dönem bu meselelerin çözüldüğü bir dönem olacak. 

'Nereden nereye...'

Değerli arkadaşlarım, milli birliğin, beraberliğin, istikrarın, güvenliğin değerini Kayserili kardeşlerim çok iyi bilir. Bugün Kayseri sanayide, ticarette, üretimde, ihracatta ve eğitimde ve daha pek çok alanda dünyada, ülkemizin önde gelen merkezi haline gelmişse, arkasında değerlerine bağlılığı var. Kayseri halkı, Anadolu’nun ortasında başarı hikayesine imza atmıştır. Kayseri’nin örnek gösterilen bir model halini almasından memnuniyet duyuyoruz. Kayseri’nin potansiyelini hayata geçirmesi için her türlü desteği verdik, veriyoruz. ulaştırma projelerimizin merkezine Kayseri’yi yerleştirdik. 79 yılda 83 km bölünmüş yol yapılmışken, dikkat edelin 434 km daha ilave ettik. Nereden nereye...

Akademisyenlere: 'Yavrularımızın karne aldığı günde bomba atacak kadar hainleşen alçakların yanında nasıl duruyorsunuz?'

Geçen Cuma yaşanan hadiseyi gördük. Diyarbakır’da öğrencilerin karne aldıkları günde el yapımı bomba atıyorlar ya. Ey akademisyenler, siz öğrenci yetiştirmiyor musunuz? Bu ufacık yavrularımızın karne aldığı günde el bombası atacak kadar hainleşen bu alçakların yanında nasıl duruyorsunuz ya, siz nasıl akademisyensiniz? Aslında bunlar bir akademik terörün aktörleridir. Onun için duruşumuz, milletçe elele olacak, omuz omuza olacak. Bunlara asla bu fırsatı vermeyeceğiz. Bu milleti parçalamaya, bu bayrağa gölge düşürmeye, bu vatanı parçalamaya, bu devlet içinde nifak tohumları ekmeye bu noktada atabileceği adım olamaz."

Evlere, okullara, camilere,  kamu binalarına yönelik birçok saldırılar yaşadık, yaşıyoruz. Bütün bunlar kalbinde Allah korkusu da, insan sevgisi de olmayan insanların yapacağız. Zaten anamuhalefetin başı da Allah korkusundan bahsetti. “Biz Allah’tan korkmuyoruz” dedi. O beyefendi bu gafları çok sık yapıyor. Onun soyadını gaf koymak lazım.

'Güvenlik güçlerimiz sivillere kendilerini siper ederek tarih yazıyorlar'

Türkiye, terörle, terör örgütüyle mücadelesinde hasımların hakkını dahi teslim etmek zorunda kaldığı özenle hareket etmektedir. Güvenlik güçlerimiz, kendi canları pahasına hiçbir sivilin zarar görmemesi için büyük bir hassasiyet gösteriyor. Güvenlik güçlerimiz sivillere kendilerini siper ederek tarih yazıyorlar. Ama bazılarının gözleri var görmüyor, kulakları var duymuyor, kalpleri var hissetmiyor. İşte bu gafiller güya akademisyen olup bildiri yayımlayarak, kimi zaman siyasetçi olup terör örgütü diliyle konuşarak karşımıza çıkıyor. Maalesef aynı aymazlığa uluslararası toplumun da düştüğünü görüyoruz. ortağımız dediğimiz ülkeler ısrarla terör örgütünün gerçek yüzünü görmek istemiyor. Hem de baş başa  konuştuğumuzda, ne zaman konuşsak “Bu bir terör örgütüdür” diyor. Madem öyle çık tavrını koy. Terör örgütünün hiçbir ahlaki ve insani ölçüye uymayan sessizliği, destek mahiyetindeki tavırları bizi gerçekten üzüyor. Bugüne kadar yaşananlar göstermiştir ki terör karşısında ilkeli duruş göstermezseniz gelir sizi zehirler. Kurbağa ve akrebin hikayesinde olduğu gibi, fırsatını yakaladığı anda gelir sizi akrep gibi sokar.

'Ne yapmamız gerekiyorsa onu yapacağız'

Bu mesele devlet olarak temel meselemiz. O ne diyor, bu ne diyor diye tereddüt gösteremeyiz. Ne yapmamız gerekiyorsa onu yapacağız. Bedel ödenecekse öderiz. Biz, ülkeyi yönetme sorumluluğu üstlendiğimiz günden bu yana asla mevcudu muhafaza gibi bir anlayışla hareket etmedik. Demokraside, ekonomide, dış politikada Türkiye’yi ileri götürmenin çabası içinde olduk. Gerek terörle mücadele, gerekse bölgedeki gelişmeler bizi asla 2023 hedeflerimizden, 2053, 2071 vizyonundan vazgeçirmedi. Onun için Batı Türkiye’nin bu çıkışına “Türkiye bir sessiz devrim gerçekleştiriyor” demiştir.

'Sen bir defa benim rakibim olamazsın, öyle bir yerde değilsin'

Adını zikretmekten hicap duyduğum zat, anamuhalefet başkanına gereken cevabı vermiştim. Şimdi diyor ki “Benim karın ağrım nedir diye açıkla.” Ben hicap duyuyorum. Senin partin içindeki karın ağrıları. Senin için sorun olmayabilir, bizim ahlaki sorumluluğumuz var. Bulunduğum makam buna pek de isabet etmiyor. Salı gününe kadar süre tanımış. Sen bir defa benim rakibim olamazsın, sen öyle bir yerde değilsin. Cumhurbaşkanlığı seçiminde 13-14 parti bir araya geldiniz, sen niye kendin çıkmadın, diğeri neden çıkmadı? Kendisiyle böyle bir şeye girmem mümkün değil. Ne yapacakmış, elindeki belgeleri açıklayacakmış. Sen ortaya çıktığından beri belge yayımlıyorsun. Ateş olsan cürmün kadar yer yakarsın. Bugüne kadar söylediğin her şey yalan çıktı, yanlış çıktı.

'Allah ıslah etsin'

Eline mikrofonu aldığı her yerde eline tutuşturulan kağıtları okuyor, hepsinde de rezil oluyor. 1 Kasım seçimleri öncesinde bir şahıs silahla havaya ateş açmıştı.  Bu zatın Kayseri Büyükşehir  Belediye Başkanımızla ilgili söylenenlerin kaynağı olan kişi varmış. Verilen sözler tutulmayınca böyle bir yola başvurmuş.

Hadi bunu da geçtik, her seçim öncesinde bakın burası çok önemli. “Partim yüzde 40 olmazsa, 35 olmazsa burada durmam”  diyen bu zat değil mi? Partisi bu kadar oy alabildi mi? Hayır. Sözünü tuttu mu? Hayır. Bu iki olay bile bırakın başkanlık koltuğunda oturmaya devam etmeyi, sokağa çıkmaya utanır hale getirir. Ona sadece Allah ıslah etsin, Allah müstahakkını versin diyorum. Fazlası israfa gider. İsraf da bizim inancımızda haramdır.

'Karın ağrısı' polemiği

'Karın ağrısı' polemiği
'Karın ağrısı' polemiği

Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda muhtarlara hitap eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu için şu ifadeleri kullanmıştı:

"Aslında bu zatın asıl karın ağrısını da ortaya dökerim ama inanın bana ben bu  konuları konuşmaktan hicap duyuyorum. Türkiye'nin bunca meselesi varken, çözüm  bekleyen bunca sorunu, birlik ve beraberlik içinde üzerine gidilmesi gereken  bunca sıkıntısı varken, bu namus ve şeref fukaraları için vakit harcamak bana zul  geliyor."

Kılıçdaroğlu: 'Salı gününe kadar açıkla, emin ol hepsinin cevabını vereceğim'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise, Parti Meclisi toplantısının açılışında yaptığı açıklamada, şu şekilde yanıt vermişti:

"Sayın Cumhurbaşkanı ile aramızda özel bir tartışma var. Geçen muhtarlar toplantısında benim kullanmaktan utanacağım sözcükleri kullandığı için ben onları kullanmıyorum. Ama benim yaptığım bütün eleştirileri herkes tek tek okuyabilir. İçinde tek bir hakaret içeren sözcük yoktur. Ama o yapıyor. Bence hiç önemli değil. Kişi kendi iç dünyasında nasılsa o diline vurur. Kendisine Salı gününe kadar izin veriyorum. Şu karın ağrısı işini bir açıkla kardeşim, niye açıklamıyorsun?

Benim karnım ağrımıyor. Ama senin karnının ağrımasını da istemem. Salı gününe kadar açıkla, karın ağrısını gider, emin ol ben Salı günü sana hepsinin cevabını vereceğim, tek tek belgeleriyle, bakın konuşurken öyle karından atma yok, açık ve net bütün belgeleriyle ortaya koyacağım, ben söylüyorum, ona da diyorum, karın ağrısı çekme, Salı gününe kadar bir açıkla, biz de öğrenmiş olalım, bakarsın Salı günü ben sana teşekkür ederim, açıkladığın şeyler çok önemlidir, kusura bakma derim ama açıklamazsan salı günü cevabını alacaksın."

Ajanslar

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir