Dünyanın En Ünlü ve En Prestijli Ödüllerinden Biri Olan Pulitzer'in Edebiyat Ödülünü Almış 22 Kitap

-

Pulitzer Ödülü, 19. yüzyılda Musevi kökenli Macar asıllı Joseph Pulitzer adlı bir gazeteci tarafından kuruldu. Amerika Birleşik Devletleri’nin New York eyaletinde her yıl müzik, edebiyat ve gazetecilik alanında verilir. Biz de edebiyat dalında bu ödülü kazanmış bazı eserleri sizin için sıraladık...

Kaynak-1

Kaynak-2

1. Angela'nın Külleri-Frank McCourt: 1997 Pulitzer Ödülü

Ekonomik kriz sırasında, Amerika'ya yeni gelmiş bir göçmen ailesinin çocuğu olarak, Broklyn'de dünyaya gelen ve İrlanda'nın Limerick kentindeki yoksul mahallelerde büyüyen Frank McCourt'un anıları böyle başlıyor. Frank'ın babası Malachy, genellikle çalışmadığı, çalıştığı zamanlar da aldığı parayı içkiye yatırdığı için, annesi Angela'nın çocuklarını bakıp besleyecek parası yoktur. Frank, babasının, İrlanda'yı kurtaran Cuchulain hakkında anlattığı hikâyelerle, annesine bebekler getiren, Yedinci Basamaktaki Meleğin hikâyesiyle beslenerek büyür. Belki de Frank'in hayatta kalmasının nedenidir bu hikâye. Frank, paçavralar giyerek, Noel yemeği için domuz başı dilenerek, ateş yakmak için sokak kenaklarından kömür toplayarak, yoksulluğa, açlığa ve akrabalarıyla komşularının umursamaz zalimliğine katlanır. Katlandığı gibi, hakâyesini, yaşama sevinciyle dolu, olağanüstü bağışlayıcı ve etkili bir dille anlatmak için sağ kalır. Her sayfası, Frank McCourt'un şaşırtıcı ve sevencen mizahı ile dolu olan Angela'nın Külleri, bir klasiğin tüm belirtilerini veren muhteşem bir kitap.

2. Gazap Üzümleri-John Steinbeck: 1940 Pulitzer Ödülü

John Steinbeck’in tartışmasız en büyük eseri olan ve ona Pulitzer ödülünü kazandıran Gazap Üzümleri, 1939’da ilk kez yayınlandığında şok etkisi yaratmış ve büyük tartışmalara yol açmıştı. Tüm dünyayı etkileyen “Büyük Buhran” döneminde, tarımın kapitalistleşmesi ve krizler yüzünden yoksullaşan ve mülksüzleşen yığınların ayakta kalma mücadelesinin anlatıldığı bu destansı romanda Steinbeck, açlık, sefalet ve zorbalık yüzünden evlerini terk edip yollara düşmek zorunda kalan binlerce işçi ailesinden birine odaklanıyor. Boşa çıkan umutların, hüzne dönüşen sevinçlerin arasında insanlığın direncini ve onurunu çarpıcı bir dille anlatan, kapitalizmi iliklerine kadar eleştiren Gazap Üzümleri, 20. yüzyılın en önemli eserlerinden biridir.

3. Saatler-Michael Cunningham: 1999 Pulitzer Ödülü

1999 yılında Pulitzer ve Pen Faulkner ödüllerinin sahibi olan roman 2003’te beyazperdeye aktarıldı ve Virginia Woolf rolüyle Nicole Kidman’a En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar kazandırdı.
Üç ayrı zaman diliminde üç ayrı ayrıksı kadının birbirine koşut hikâyeleri: Sinir buhranlarıyla boğuşan ünlü yazar Virginia Woolf; eskiden sevgilisi olan şair dostu için bir parti düzenleyen New York’lu biseksüel editör Clarissa Vaughan; California banliyösünde kapana kısılmış, intiharın eşiğindeki ev hanımı Laura Brown. Umut ile umutsuzluk, yaşam ile ölüm arasında bocalayan muallakta kalmış koygun hayatlar.

4. Oscar Wao'nun Tuhaf Kısa Yaşamı-Junot Diaz: 2008 Pulitzer Ödülü

Oscar için hayat hep zordu. Geçmişi ta Dominikli atalarına uzanan bir lanet, bir fuku, kısa yaşamının üstünde kara bir karga gibi dolanıp durduktan sonra ömrüne son noktayı koydu.

Oscar için aşk hep zordu. "Yüzüklerin Efendisi" ve bilgisayar oyunları delisi bu genç adamla değil sevişmek isteyecek, sohbet edecek kadın bile bulmak neredeyse imkânsızdı. Oscar gitti, o imkânsız denizindeki en imkânsız damlayı buldu.

Dominik Cumhuriyeti'nde şöyle derler: Her fukü'yu bozacak, laneti senden uzak tutacak bir karşı-büyü, bir zafa vardır.

Oscar Wao'nun Tuhaf Kısa Yaşamı, bir şey daha diyor: Kötülük kadar aşk da vardır.

5. Malum Dünya-Edward P. Jones: 2004 Pulitzer Ödülü

Henry Townsend kunduracılıkla geçimini sağlayan bir köleyken, eski sahibi Robbins’in ona öğrettiklerinin ışığında, köle sahibi zenci bir çiftçi olmuştur. Henry’nin ölümüyle çiftlik dağılmaya başlar. Köleler gecenin örtüsüne bürünerek birbiri ardına firar ederler. Towsend çiftliğinin ötesindeki malum dünyanın çivileri teker teker dökülmektedir.
Geçmiş, gelecek ve şimdiki zaman arasında mekik dokuyan bu iddialı ve aydınlatıcı roman, özgür ve köle siyahları, beyazları ve Kızılderililerin hayatlarını tek bir kumaşta dokuyarak, kölelik kurumuyla yaratılan günümüzün çok boyutlu dünyasına daha derin bir kavrayış sunuyor.

6. Dert Yorumcusu-Jhumpa Lahiri: 2000 Pulitzer Ödülü

Bu kitaba maymun iştahlılığıyla başlayıp daha sonra okumaya devam etmek için kendimizle kıyasıya mücadeleye girmek hepimizin başına gelmiştir. Yazarın kerameti herhalde burada devreye girer. Lahiri'ye daha ilk kitabıyla 2000 Pulitzer'i kazandıran da tam bu noktadaki olağanüstü yeteneği. "Ben öykü aşığıyım" diyenlerden, "Ben aslında öykü okumayı pek sevmem ama.." diyecek olanlara kadar okuma keyfi olan herkesi kitabın başına mıhlayan bir kurgu ustası Lahiri.

7. Alıklar Birliği-John Kennedy Toole: 1981 Pulitzer Ödülü

John Kennedy Toole'un 1969'daki -henüz otuz iki yaşında, hiçbir kitabı basılmamış bir yazarken- intiharından ancak on bir yıl sonra yayımlanan ve pek çok dile de çevrilen yapıtı Alıklar Birliği, 1981'de Amerika'daki en saygın edebiyat ödüllerinden Pulitzer Roman Ödülü'nü kazandı; böylece ödül ilk kez hayatta olmayan bir yazara verilmiş oldu.

Alıklar Birliği'nin kahramanı obur, aksi, tembel, bencil, her şeye karşı, her şeyden hoşnutsuz, toplum düşmanı İgnatius. Annesi mutlaka bir iş bulup çalışması gerektiğini söylüyor, kız arkadaşı cinsel güdülerini serbest bırakırsa bütün sorunlarının çözüleceğini düşünüyor. Ama tamamen eşcinsellerden kurulan ordularla dünyanın barış dolu bir yer olacağını iddia edip bunu gerçekleştirmek üzere eşcinselleri örgütlemeye kalkışmak gibi tuhaf girişimlerin adamı olan İgnatius, onlara ve modern zamanlara inat, geğirerek, yellenerek ve homurdanarak, bıkmadan usanmadan çağının her türlü aşırılığına sövüyor...

8. Kasaba-Richard Russo: 2002 Pulitzer Ödülü

Yüreğindeki imkansız arzuların gerçekleşmesini bekleyerek geçer insanoğlunun ömrü. Mantığa, her türlü olumsuzluğa hatta zamanın akışına inatla direnerek, özlemle bekler...
Miles Roby'nin ömrünün yirmi yılı, üniversite eğitimini bırakmasına ve kendine saygısını yitirmesine mal olan bir iş yaparak; Empire Grill'de hamburger pişirerek geçmiştir. Peki, onu orada tutan nedir? Lise eğitimini tamamlamak için onun desteğine ihtiyaç duyan, zeki ve duyarlı kızı Tick mi? Yakında ondan boşanıp sağlık kulübünü işleten o kendini beğenmiş, berbat herifle evlenecek olan Janine mi? Yoksa havanın bile caydırıcı hale geldiği; ekonomik çöküntünün izlerinin her yere sindiği; elindekileri korumaya çabalayan insanlarla dolu kasabada, Miles dahil her şeyin sahibi olduğuna inanan, buyurgan Bayan Francine Whiting mi?

9. Pastoral Amerika-Philip Roth: 1997 Pulitzer Ödülü

Roth'a 1997 yılında Pulitzer Ödülü'nü kazandıran Pastoral Amerika, talihli bir Amerikalının yükselişinin ve düşüşünün; toplumsal kargaşanın ezdiği güçlü ve özgüvenli bir toplumsal denge üstadıın hikâyesi değildir yalnızca. 20. yüzyılın refah, toplumsal düzen ve mutlu aile yaşamı vaatleri için yakılmış bir ağıttır.

10. Yüzyılın Davası-Edward J. Larson: 1998 Pulitzer Ödülü

Amerika'da vuku bulan Scopes Davası'nın, içeriğini oluşturan Darwin'in Evrim Teorisi 2000 yılında Amerika'da yapılacak olan başkanlık seçimlerinin en önemli propaganda malzemelerinden birini oluşturacak gibi görünüyor. Bu kitaptaki Yaradılış ve Evrim tartışmasının baş aktörleri bilimadamı sıfatını taşımıyorlar. Bunlardan bir tanesi Amerika'nın en ünlü ağır ceza avukatı, diğeri ise ünlü bir politikacı. Clarence Darrow ve William Jennigs Bryan.

11. İt Kopuk Takımı-Jennifer Egan: 2011 Pulitzer Ödülü

Afrika'dan Napoli'ye, New York'tan San Francisco'ya, müzik yapımcılarından soykırımcı generallere, Jennifer Egan karakterlerinin hayatlarını hiç sakınmadan ve şevkle anlatıyor. 1970'lerden 2020'lere uzanan bu romanda, yaşlanan müzik yapımcısı Bennie Salazar ve asistanı Sasha'nın çocukluklarını, kariyerlerini ve aşklarını takip ediyoruz.

İt Kopuk Takımı, Bennie ve Sasha'nın inişli çıkışlı hayatlarının başkalarıyla kesiştiği anları yakalıyor. Jennifer Egan zarif üslubu ve yürek burkan sadelikteki anlatımıyla çılgın gençliklerinde yenilenlerin delirenler, hapse düşenler ve intihar edenler hikâyelerini yazıyor.

12. Kül Mevsimi-Elizabeth Strout: 2009 Pulitzer Ödülü

Elizabeth Strout'un Pulitzer ödüllü çok satan kitabı Kül Mevsimi, bütün kusurlarına rağmen olağanüstü bir insancıllığa sahip kahramanı Olive Kitteridge'in eşliğinde okurlarını sıradan insanların gündelik detayların büyüsüyle örülü yaşamlarında bir gezintiye çıkarıyor.
Bazen inatçı, bazen sabırlı, bazen anlayışlı bazense hazin bir inkâr içindeki Olive Kitteridge bilerek ya da bilmeyerek birçok hayata dokunur: Olive'in aşırı hassaslığından bıkmış bir oğul; evliliğine olan sadakati hem bir lütuf hem de bir lanet olan bir koca; geçmişte yaşadığı bir aşk macerası peşini bırakmayan bir piyanist; yaşama isteğini kaybetmiş eski bir öğrenci…
Strout'un geçmişin yakıcı acılarının bıraktığı küllerle hesaplaşan, hayatlarının olgunluk dönemindeki karakterleri canlılıkları ve tanıdıklıklarıyla bize ancak Salinger gibi büyük yazarlarda rastlayacağımız türden inceliklerle dolu bir dünyayı hatırlatıyor.

13. Yol-Cormac McCarthy: 2007 Pulitzer Ödülü

Modern Amerikan edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan, sıklıkla Herman Melville ve William Faulkner gibi ustalarla kıyaslanan Cormac McCarthy kariyeri boyunca Güney gotiği, Western ve postapokaliptik türlerde verdiği birbirinden başarılı eserlerle Pulitzer, National Book, National Book Critics Circle ve MacArthur Fellowship gibi ödüllerin sahibi oldu. 2009 yılında sinemaya da uyarlanan Pulitzer ödüllü Yol, kıyamet sonrası edebiyatının en önemli örneklerinden.

Bir baba ve oğlu yanıp kül olmuş Amerika topraklarında sonu asla gelmeyecekmiş gibi görünen bir yolculuğa çıkar. Niyetleri orada onları bir şeylerin bekleyip beklemediğini dahi bilmedikleri sahile ulaşmaktır. Rüzgârda uçuşan kurşuni küller her yeri ele geçirmiştir. Bu yıkım sonrası yolculukta kendilerini savunabilecekleri bir tabanca, yağmaladıkları yemekler ve birbirleri dışında hiçbir şeyleri yoktur.

Hiçbir umudun kalmadığı bir gelecekte bir baba ile oğulun hayatta kalmak için verdiği mücadeleyi anlatan Yol nihai yıkım, umutsuz azim ve bunlara rağmen kaybolmayan şefkatin anlatıldığı bir şaheser.

14. Gilead-Marilynne Robinson: 2005 Pulitzer Ödülü

“Gilead harika bir eser: Dikkat gerektiren, ciddi ve kolay anlaşılır. Robinson’ın üslubu, yakın tarihte nadir görülebilen etkileyicilikte.”
- James Wood-New York Times Book Review

“Böylesine özenerek işlenmiş, tutarlı ve itinalı bir eseri okumanın hazzı… Öğelerin birbiriyle olan bağlantısı ve hayal gücü, okuru sonuna kadar sürüklüyor.”
- Michael Dirda-The Washington Post Book World

“Sürükleyici, mücbir ve büyüleyici… Gilead, bünyesinde yüksek sesle okunmayı hak eden birçok bölümü barındırmakla birlikte, karmaşık duyguları ve birbirine geçmiş hisleri ustaca çözüme ulaştırıyor. Kitabın büyük bir kısmı, Robinson’ın yarattığı kahraman yavaş yavaş gözlerini hayata yumarken, var olmanın mucizeviliğini ifade edebilmeyi başarıyor.”
- Merle Rubin-Los Angeles Times Book Review

15. Middlesex-Jeffrey Eugenides: 2003 Pulitzer Ödülü

Ben iki kez doğdum: İlkinde 1960 yılının Ocak ayında, Detroit için inanılmaz derecede dumansız bir günde kız olarak ve daha sonra tekrar 1974 yılının Ağustos ayında Petoskey'de bir acil kliniğinde, ama bu defa ergenlik çağında bir delikanlı olarak.

Bu cümleyle başlıyor, içinde bulunduğumuz yüzyılın en büyük romanların biri olarak gösterilen Middlesex. Kuşaklar boyunca ondan ona geçip sonunda küçük bir kızın, Calliope Stephanides'in bedeninde çiçeklenen bozuk bir genin hikayesi bu. Genin yolculuğunun sonlandığı yerde, Calliope'nin kendi yolculuğu başlıyor, karşısında ise o yaman soru: Bizi biz yapan şey nedir; genlerimiz mi, seçimlerimiz mi? Ve böylece dinlemeye başlıyoruz Stephanides ailesinin Osmanlı Bursası'ndan Henry Ford'un Detroit'ine uzanan, çağın tüm gelgitlerinden nasibini almış seksen yıllık büyüleyici öyküsünü. Koza Han, İzmir yangını, hayalleri taşıyan dökük gemiler, fabrika dumanları altında kıpırdanan Detroit, içki yasağı, ayaklanmalar, onca hayal kırıklığına rağmen tükenmeyen olasılıklar… Sonunda birleşip Calliope Stephanides'i oluşturacak tüm parçalar.

16. Kavalier&Clay-Michael Chabon: 2001 Pulitzer Ödülü

Michael Chabon'a 2001'de Pulitzer Ödülü kazandıran Kavalier & Clay, savaşı, sanatı ve yaşamı tarihin sürprizlerle dolu dönemeçlerinde harmanlayan, nefes kesici bir roman.
Kavalier ile Clay'in akıllara durgunluk veren serüvenlerini okurken, İkinci Dünya Savaşı'nın fırsatlar ülkesinden görünüşünü, o yıllarda New York'ta bulunan Yahudilerin sosyal konumlarını, romanın akıcı kurgusu içinde, bir film tadında izleyeceksiniz.

17. Bağımsızlık Günü-Richard Ford: 1996 Pulitzer Ödülü

1996 yılında Amerikalı yazar Richard Ford'a, Amerika'nın en saygın edebiyat ödülü Pulitzer'i kazandıran Bağımsızlık Günü, Amerikan yaşamının ve insanının bilinmedik yönlerine açılan, ayrımcılığın ve önyargıların hâlâ hüküm sürdüğü, çelişkiler içinde yaşayan bir toplumu ince değinmelerle eleştiren bir pencere. Eski bir spor yazarı olan Frank Bascombe, geçimini emlakçılık yaparak sağlamaktadır. Boşandığı karısı, iki çocuklarını da alarak bir başka eyalete gitmiş ve orada yeniden evlenmiştir. Frank Bascombe kendi kapalı yaşamı, onu yeni acılara ve pişmanlıklara karşı koruyan kozası içinde mutludur. Bağımsızlık Günü'nün kutlanacağı 4 Temmuz'da tatile çıkmayı, karısının yanında kalan ve ruhsal sorunları olan yetişkin oğlunu yanına alarak iki gün boyunca onunla spor yarışmalarını izlemeyi de planlamaktadır. Ancak bu tatil istediği gibi gelişmez. İki gün gibi kısa bir sürede Frank Bascombe kozasından çıkmak zorunda kalır, bunun sonunda da, bireysel ve toplumsal ilişkilerinde tıkanmış, önyargıya dayalı inançlarını, geçmişle köprü kurarak birer birer çözüp bağımsızlığına kavuşmayı arzular. Onun bu inancı ve çabası kendini ve oğlu Paul'ü kurtarabilecek midir?

18. Satıcının Ölümü-Arthur Miller: 1949 Pulitzer Ödülü

Pulitzer Ödülü almış, başyapıtı olarak kabul edilen Satıcının Ölümü adlı oyunu, başarılı olmadan insana yaşama hakkı tanımayan Amerika Birleşik Devletleri'ndeki acımasız kapitalist düzenin güçlü bir eleştirisidir. Oyun, ülkedeki bu yarışma düzeninde yarışmaya ayak uyduramayan, yanılsamalar içinde kendini aldatan yaşlı bir satıcının, düzenin insani olmayan, kaskatı sert koşulları ve toplumun sahte değerleri karşısında, ailesi için kendini kurban edişinin, trajik öyküsünü anlatır.

19. Bülbülü Öldürmek-Harper Lee: 1961 Pulitzer Ödülü

1960 yılında yayımlandığından bu yana bütün edebiyatseverlerin gönlünde özel bir yer edinen, Pulitzer ödüllü Bülbülü Öldürmek Amerika’nın güneyinde yaşanan ırkçılığı ve eşitsizliği bir çocuk kahramanın, Scout Finch’in gözünden anlatıyor. Harper Lee, kullandığı yalın ama çarpıcı dil aracılığıyla adalet, özgürlük, eşitlik ve ayrımcılık gibi hâlâ güncel temaları, Scout’un büyüyüş öyküsüyle birlikte dokuyarak, iyilik ve kötülüğü hem bireysel hem de toplumsal düzeyde mercek altına alıyor.

20. Yaşlı Adam ve Deniz-Ernest Hemingway: 1953 Pulitzer Ödülü

Yaşlı Adam ve Deniz, Hemingway'in en ölümsüz eserlerinden biridir. Yaşlı bir Kübalı balıkçının açık denizde Gulf Stream'e kapılmış olarak dev bir kılıçbalığıyla olan can yakıcı mücadelesini son derece sade ve kuvvetli kelimelerle anlatır. Bu hikâyesiyle Hemingway, yenilgiye karşı cesaret, kayba karşı şahsi başarı temasını kendine has modern üslubuyla yeni baştan heykelleştirmiştir.

21. Masumiyet Çağı-Edith Wharton: 1921 Pulitzer Ödülü

Kaderlerine Zincirlenen İki Âşığın Hikâyesi

Bir süre Avrupa’da yaşayan güzel Kontes Olenska’nın, muhafazakâr ve katı âdetlerin hüküm sürdüğü New York’a geri dönüşü sosyetede büyük yankı uyandırır.

İyi bir konuma sahip genç avukat Newland Archer ile güzeller güzeli May Welland’ın nişanlandıkları gece ortaya çıkan Kontes Olenska, kocasını terk ediş öyküsü, entelektüel ruhu, özgürlüğe düşkünlüğü ve herkesten farklı olan duruşuyla sosyetenin hayatını renklendiren bir figür haline gelir. Melankolik bakışları ve ulaşılmaz tavırlarıyla Archer’ın yüreğine hançer gibi saplanan bu genç kadın, özlemini duyduğu duyguların karşılığını genç adamda bulur. Peki, hiçbir şeyin gizli kalmadığı bir  toplulukta aşkı özgürce yaşama arzusu, iki âşık için mümkün olabilecek midir?

22. Tamirci-Bernard Malamud: 1966 Pulitzer Ödülü

1966'da yayımlanan Tamirci, Bernard Malamud'a hem bir Pulitzer Ödülü, hem de ikinci Ulusal Kitap Ödülü'nü kazandırmıştır.

1905 devriminden sonra ve Rusya'nın son çarının devrilmesinden önce, 1911 yılında Kiev, "vahşi hurafeler ve gizemci görüşlerle dolu bir Ortaçağ şehri"dir. Kentin her yerinde Yahudi düşmanlığı kol gezmektedir. On iki yaşında bir Rus çocuğu bıçaklanarak öldürülmüş ve vücudundaki bütün kan akıtılmış halde bulununca, Yahudiler ayin niteliğinde bir çocuk cinayeti işlemekle suçlanırlar.

Elinden her iş gelen tamirci Yakov Bok cinayetten tutuklanır ve mahkemeye çıkarılmadan hapse atılır. Yapılan suçlamalar çeşitlenip çoğalır ve halkın konuya olan ilgisi tamircinin ıstırabını gitgide yoğunlaştırırken, beraat ihtimali, hüküm giyme ihtimali kadar dehşet vermeye başlar.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
tylerdurdenoglu

#3 Virginia Woolf’un mrs.dallowey kitabını okuyorum ama gerçekten anlaması güç bir kitap. Bütün odağımı kitaba vermeme rağmen anlamakta zorlanıyorum. The hours filmini iki kere izledim tavsiye ederim Virginia’nın mrs.dallowey kitabını yazarken ki ruh halini anlatıyor. Bu arada oyunculuklar mükemmel kalite.

gzm-ynklr

Harika

fuatersoy

Tamirci hayatımda okuduğun en iyi kitaplardan birisi.

volkan-parlak1

hiçbirini okumadım.Hem utandım, hem üzüldüm

ezgi-akturk

Bu listeden middle sex i okudum. Tavsiye ederim 👍

Görüş Bildir