Türk-Yunan İşbirliği Konseyi Şubat Ayında Türkiye’de Toplanacak

 > -

Başbakan Ahmet Davutoğlu ile Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, Çankaya Köşkü'nde, basına kapalı gerçekleştirilen ve yaklaşık 1,5 saat süren görüşmenin ardından çalışma yemeği yedi. İki lider yemeğin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Davutoğlu 'Türkiye ve Yunanistan, aynı mülteciler gibi Suriye sorununun mağdurlarıdır' açıklamasında bulundu. Çipras ise Kıbrıs sorununa ilişkin değerlendirme yaparken '41 yaşımdayım kendimi bildim bileli Kıbrıs sorununu tartışıyoruz' ifadelerini kullandı. Türkiye ve Yunanistan Başbakanları, mülteci kriziyle ilgili birlikte hareket etme kararı aldı. Türk-Yunan İşbirliği Konseyi şubat ayında Türkiye’de toplanacak.

Çankaya Köşkü'nde, basına kapalı gerçekleştirilen görüşme yaklaşık 1,5 saat sürdü. Davutoğlu ve Çipras, daha sonra heyetler arası çalışma yemeğine geçti. İki mevkidaş yemeğinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

İki lider de mülteci kriziyle ilgili birlikte hareket etme kararı aldıklarını söyledi. Davutoğlu, bütün sorumluluğun iki ülkenin omuzlarına atılmaması gerektiğini söyledi. Çipras da, "İllegal göç yollarının ortadan kaldırılması için onlara (mültecilere) yasal bir yerleşim teminatı verilmeli" dedi.

Ortak basın açıklamasının tamamı

'Türkiye ve Yunanistan, aynı mülteciler gibi Suriye sorununun mağdurlarıdır'

Davutoğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle:

"4 ana sütun üzerinde ilişkilerimizi geleceğe doğru taşıyabileceğimizi konuştuk.

1- İki komşu ülkeler olarak ilişkilerimizin yeniden inşası; enerji, turizm, ulaşım vs. konularında.  İstanbul’dan Selanik’e hızlı trenle gidilebilir ya da İzmir’den Selanik’e feribotla seyahat edebiliriz. Mültecilerle anılan denizler karşılıklı taşımacılıkla bizim sayemizde gündeme gelebilir.

2- Türk-Yunan İşbirliği Konseyi şubat ayında Türkiye’de toplanacak.

Ortak çıkarları, çıkar çatışmalarından daha fazla olan iki ülke olarak sorunları karşılıklı diyalogla çözebiliriz.

Kıbrıs'ta bir fırsat penceresi var, görüşmeler yoğun şekilde devam ediyor. Türkiye ve Yunanistan olarak Kıbrıs'taki müzakerelere pozitif katkıda bulunma noktasında ortak bir yaklaşımımız var. Artık sorunları çözmek için orta sahada top çevirmeyeceğiz.

3- Avrupa Birliği sürecimize Yunanistan’ın bakışı… Yunanistan hep destekledi ve birçok konuda öncülük etti. Katkıyı artıracağına inanıyoruz. Avrupa hepimizin ortak kıtası ve Türkiye’nin üyeliği Avrupa’nın gücünü artıracaktır. İşbirliği konusunda bir yaklaşımımız var.

 "Türkiye ve Yunanistan Suriye savaşının mağdurudur"

4- Ve bölgesel sorunlar… Kimse sorumluluklarını unutarak meseleyi Akdeniz’de, Ege’de cereyan ettiği için Yunanistan ve Türkiye’nin omuzlarına atmamalıdır. Mülteciler konusu söz konusu olduğunda bu Avrupa’yı da bağlar. Türkiye ile Yunanistan aynen Suriyeli mülteciler gibi Suriye sorununun mağdurlarıdırlar, müsebbipleri değildirler. Biz de bir mağdur olarak yani bütün bu sorunlardan etkilenmiş taraf olarak bugün aldığımız kararlar çerçevesinde ikili bir teknik çalışma yürüteceğiz. Yunanistan Sahil Güvenlik Komutanı Türkiye'de. Ege'de alınabilecek tedbirleri ele alıyor muhataplarıyla. Bu konuda daha düzenli bir istişare olacak. Ayrıca ilgili bakanlıklarımızın katılımı ile bir ikili mekanizma, bir çalışma grubu da oluşturacağız. Böylece yapılabilecek ve atılabilecek adımları önceden görüp, insani trajediyi engellemek konusunda da büyük bir gayret içinde olacağız.

AB-Türkiye arasında bir zirve organize edilerek, sadece mülteci değil tüm konuları konuşmak da iyi olacak. Sayın Çipras da bunun öncüsüdür.

İhtiyaç olması halinde ben de bir Yunanistan seyahati gerçekleştirebilirim. Sayın Aleksis bizi Simi Adası’na davet etti, teşekkür ediyoruz."

'Tehditlere iki ülke olarak ortak bir tutum sergilemeliyiz'

Çipras'ın konuşmasından satırbaşları şöyle;

Ege kıyılarındaki insani krizler, bölgemizde olumsuz bir ortam yaratıyor. Bu tehtidlere iki ülke olarak ortak bir tutum sergilemeliyiz. Suriye'de gerçekleşen bombaların savaşın sonucunda bir göç dalgası yaşandı. Türkiye misafirperverlik kapsamında 2 buçuk milyon civarı göçmeni ağırlıyor. Yunanistan ise 600 bin kişiyi ağırlıyor. Atılması gereken daha fazla adım var.

İnsan tacirleri ile mücadele etmemiz gerekiyor. Çünkü onlar insan hayatını tehlike altına atıyor. Bu uluslararası bir kriz, hiçbir ülke tek başına mücadele edemez.

Göçmenlerin illegal göç yollarına başvurmamaları için ortak bir yerleşim alanı oluşturmalıyız. Göç konusunda bakanlıklarımızın acil olarak iş birliği yapmaya karar verdik. İki ülkenin sahil güvenlik komutanları mutabakata vardı.

"Avrupa da sorumluluğunu üstlenmeli"

Yunanistan son 8 ayda mülteci akımına maruz kaldı. Burada insan tacirleriyle mücadele için ortak mücadele de lâzım. Ege Denizi’ndeki bu insanlık dramının sonlandırılması gerekiyor. Somut bir eylem planıyla Avrupa Birliği ve Türkiye arasında işbirliği gerekiyor. Türkiye’den geçip kıyılara gelinceye ve göçmenlerin Avrupa’ya güvenli bir şekilde geçişine kadar işbirliği gerekiyor. Avrupa da bu konuda sorumluluğunu üstlenmeli. İllegal göç yollarının ortadan kaldırılması için onlara yasal bir yerleşim teminatı verilmeli. İşbirliğinin acilen başlatılması kararını verdik.

Geri kabul anlaşmasıyla ilgili de konuştuk.

İhlâller ve savaş gemileri de gündemdeydi

Ahmet’in kısa süre önce tekrar seçilmiş olması, bizim de tekrar seçilmiş olmamız önümüzdeki 4 yıl boyunca birlikte çalışma imkânını bize sağlıyor. Bu nedenle de bir an önce harekete geçme kararı aldık.

Son iki yıl içerisinde Yunan hava sahası ihlâllerini ve Türk savaş gemilerinin Ege'deki hareketlerini de görüştük. Samimi bir diyalog sonucunda bunların hepsine çözüm bulunabilir.

 "Ben 41 yaşındayım kendimi bildim bileli Kıbrıs sorununu tartışıyoruz"

Kıbrıs konusunda da ortak bir çözüme ulaşmak istiyoruz. Elbette bu tüm tarafların uzlaştığı bir çözüm olmalı. Son iki yıl içerisinde Yunan hava sahası ihlallerini ve Türk savaş gemilerinin Ege'deki hareketlerini görüştük. Samimi bir diyalog sonucunda bunların hepsine çözüm bulunabilir. Ben 41 yaşındayım kendimi bildim bileli Kıbrıs sorununu tartışıyoruz. Artık iki toplumu da çözüm için cesaretlendirmenin zamanı geldi. 

Davutoğlu'nu Simi adasına davet ettim. Davutoğlu'nun bu tatili yapabilecek vaktinin olmasını diliyorum. Yunanistan kardeşlik hisleri besleyen bir halktır. Türkiye'nin de böyle olduğunu biliyorum.

Trakya farklı kimliklerin barış içerisinde yaşadığı bir bölgedir. Trakya'da onlarca cami var. Yunanistan'da herkes dini özgürlüklere sahipler. Atina'da bir cami projesi var.

"Türkiye Avrupa Birliği'nde yer almalı"

Yunanistan Türkiye'nin Avrupa Birliğine girmesi gerektiğini düşünüyor. Bunun hepimiz açısından karlı olduğunu düşünüyoruz. Yeni ve kalıcı fasılların açılmasını istiyoruz. Bunların önşartlarının yerine getirilmesi gerekiyor. Kıbrıs bir AB ülkesidir. Ortak kararlara dahildir. Önümüzdeki AB toplantısında KKTC'nin AB'ye üyeliği tartışılacak.

Karşı karşıya kaldığımız sorun milyonlarca insanın evlerinden edilme sorunudur. Sadece polisiye önlemlerle müdahale edeceksek bu sorunu çözemeyiz. Türkiye ve Yunanistan'da üç milyon göçmen var. Lübnan ve Ürdün'de de göçmenler var. Biz neden bu insanların kaçtığını, neden Ege'nin sularında boğulmaya gittiklerini anlamamız gerekiyor. Bunların sebebi evlerine düşen bombalardır. Eğer bu sorun çözülmezse bu göçler bitmeyecektir."

AA ve Al Jazeera

YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Ahmet DavutoğluAvrupa BirliğiBaşbakanİstanbulİzmirKKTCLübnanSahil GüvenlikSavaşSuriyeYunanistan
Görüş Bildir