Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

‘Türkiye'nin En Önemli Sorunu İşsizlik’

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

Prof. Ali Çarkoğlu, Prof. Ersin Kalaycıoğlu ve Doç. Erik Nisbet'in yürüttüğü “Türkiye’de Siyaset, Medya ve İnternette Özgürlükler” araştırmasının sonuçları açıklandı. Toplam 51 ilde 2356 kişiyle yüzyüze, TÜİK’ten alınan bilgilerle hanelerde yapılan araştırmaya göre “Türkiye’nin bugün en önemli sorunu ne” yanıtına katılımcılar, en yüksek oranla “İşsizlik” yanıtı verdi. 

Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Çarkoğlu, Sabancı Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu ve Ohio Eyalet Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erik Nisbet’in yürüttüğü “Türkiye’de Siyaset, Medya ve İnternette Özgürlükler” adlı araştırmanın sonuçları açıklandı.

Araştırma 51 ilde 2356 kişiyle yüzyüze, TÜİK’ten alınan bilgilerle hanelerde yapıldı.

Araştırmadan öne çıkan başlıklar şöyle:

  • Türkiye'nin en önemli sorunu işsizlik...

Katılımcıların yüzde 33'ü, herhangi bir seçenek sunulmadan sorulan "Türkiye'nin en önemli sorunu ne" sorusuna "işsizlik", yüzde 10'ü yoksulluk, yüzde 10'u terör ve ulusal güvenlik, yüzde 8'i ekonomik istikrarsızlık, yüzde 6.4'ü Kürt sorunu ve barış süreci, yüzde 3.2'si ise IŞİD, dış politika ve Suriye yanıtını verdi...

'İşsizlik diyenlerin sayısı ilk defa bu kadar yüksek'

Prof. Çarkoğlu, yaptığı sunumda daha önce hiçbir dönemde “işsizlik” diyenlerin sayısının yüzde 33’lere vardığını görmediğini söyledi. Çarkoğlu, ucu açık olarak sordukları bu soruyla ilgili yoksulluk ve ekonomik istikrarsızlıkla birlikte iktisadi sorunları öncelikli görenlerin oranlarının yüzde 52’yi bulduğunu söyledi.

  • 'IŞİD Türkiye'nin değil, dünyanın sorunu olarak görülüyor'

Sonuçları “Dünyanın en önemli sorunu ne” sorusuna verilen yanıtlarla birlikte değerlendiren Çarkoğlu, IŞİD'in Türkiye'nin değil dünyanın sorunu olarak görüldüğünü belirtti. Araştırmanın sonuçlarına göre, çevreye ilişkin sorunlar gelecekte ciddileşecek sorunlar arasında görülüyor.

  • 'AKP'lilerin yüzde 37.4’ü medyadan memnun'

Araştırmada "Türkiye’deki haber yayın organlarının kalitesinden memnuniyet" de soruldu. Buna göre AKP’lilerin yüzde 37.4’ü Türkiye’deki haber organlarının kalitesinden memnun. Yüzde 32.4’ü ne memnunum ne değilim diyor. Araştırmada belirtilene göre AKP dışındaki partilere oy verenlerin yüzde 36.4’ü memnun değilim, yüzde 27’si hiç memnun değilim diyor.

Katılımcılara "İnternet siteleri ve sosyal medyanın kalitesinden duydukları memnuniyet" de soruldu. AKP’li katılımcıların yüzde 38,9’u memnun, yüzde 22,1’i memnun olmadıklarını söyledi. AKP dışındaki partilerin seçmeni ise yüzde 19,2 oranında internet yayınlarından memnunken, yüzde 44,9 oranındaki seçmeni memnun değil.

  • 'Türkiye’de haber medyası özgür müdür yoksa sansürlenmekte midir?'

Paylaşılan bilgiye göre bu soruya AKP’lilerin yüzde 23.4’ü çok özgür, yüzde 25’i biraz sansürlü diye cevap verdi. Yüzde 9.4’üne göre ise basın ‘çok sansürlü’. Aynı soruya CHP’liler yüzde 45.8 oranında ‘çok sansürlü’, HDP’lilerin yüzde 36.4’ü ‘çok sansürlü’ şeklinde yanıt verdi.

  • Haber yayın organlarının sansürden tamamıyla uzak olması gerektiği fikrine ne derece katılıyorsunuz veya buna ne derece katılmıyorsunuz?

Bu soruya AKP'lilerin yüzde 36.3'ü "Katılıyorum", yüzde 22.9'u "Katılmıyorum" yanıtını verdi. AKP dışındaki partililerin yüzde 31'ünün yanıtı "Katılıyorum", yüzde 18.7'sinin ise "Katılmıyorum" oldu.

  • İnternetin sansürden sansürden tamamıyla uzak olması gerektiği fikrine ne derece katılıyorsunuz veya buna ne derece katılmıyorsunuz?

Bu soruya verilen yanıtlar ve oranları şöyle:

  • Pornografi veya cinsel olarak açık içeriğin sansürlenmesi

Katılımcıların yüzde 71.5'i “pornografi veya cinsel olarak açık içeriğin sansürlenmesi”ne onay verirken, yüzde 49.5 İslam’ı eleştiren içeriğe sansüre katılacağını açıkladı. Hükümet karşıtı protestoları organize etmekte kullanılan içeriğe sansüre onay verenler yüzde 26’yı buldu:

  • Yüzde 38,8: Hükümet, sosyal medyada eleştirileri engellemez

Araştırmada internet hakkında değerlendirmeler başlığı altında yer alan verilere göre, katılımcıların yüzde 33,1’i “İnternet, hükümetle ilgili bilgilere özgür ve açık erişim sağlar” dedi. Yüzde 38,8 oranında katılımcı da “Hükümet, vatandaşların internetteki bloglarda ve sosyal medyada hükümeti eleştirmelerini engellemez” ifadesine katıldı:

Yanıtlardan yola çıkarak yapılan “İnternette sansür” endeksinde 0-Hiç olmamalı ve 100-Her yerde olmalı yelpazesinde AKP’liler yüzde 38, HDP’liler yüzde 31,8, CHP’liler yüzde 26,8, MHP’liler yüzde 30 çıktı. İnternet dışındaki yayınlar özelinde sorulduğunda, AKP’liler yüzde 33,5 olarak yansıtıldı. "Değişik tür içeriğin medyada sansürlenmesine verilen destek" başlıklı endekste ise AKP'liler yüzde 58,1, HDP yüzde 40,7, CHP yüzde 39,8, MHP yüzde 51,1 çıktı.

  • Cumhurbaşkanlığı seçiminde adaylar arasındaki oy tercihi nasıl şekillendi?

Araştırmacılar, Türkiye’de ilk kez yapılan 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimini baz alarak oy verenlerin analizini yaptı. Tayyip Erdoğan, Selahattin Demirtaş ve Ekmeleddin İhsanoğlu’nun kıyaslandığı araştırmada çıkan sonuçlar şöyle:

  • Yüzde 49,1 internet kullanmıyor

2,356 katılımcının internet kullanım alışkanlıkları da sorgulandı. Yüzde 49,1’i “Kullanmıyorum” derken, her gün kullananların oranı yüzde 36,4 çıktı. İnternet kullanıcıları arasında yüzde 32,9 oranında kişi, “Hükümetin yaptığı elektronik izleme sebebiyle belirli internet sitelerine, çevirimiçi konuşmalara vs. girmekten kaçınıyorum” endişesini paylaştı. “Siyasi konular hakkında düşüncelerini internette aktarmaktan kaçınanlar”ın oranı da yüzde 30,3 oldu.   

  • Düzenli olarak ziyaret edilen siteler 

Araştırma sonuçlarında düzenli olarak ziyaret edilen siteler şöyle sıralandı: Facebook, Google+, YouTube, Twitter, Instagram, Ekşi Sözşük, Vine, Linkedin, Onedio, Listelist, 59saniye, Alkışlarla Yaşıyorum. 

Araştırmada katılımcıların yüzde 35,1'i, sosyal medyayı “topluma genel bir tehdit” olarak gördüğünü söylerken, yüzde 43,8 sosyal medyanın “aile değerlerini tehdit ettiğini” savundu. Sosyal medyanın siyasal istikrara zarar verdiğini düşünenler yüzde 33,1 oranında çıkarken, intihar oranlarını arttırmaya neden olduğunu söyleyenler 35,1 oldu. 

  • Türkiye, Rusya’nın izinden yürüyecek mi?

Ohio Eyalet Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erik Nisbet, bu verileri Rusya’da yaptığı araştırmada elde ettiği verilerle karşılaştırdı. Nisbet, intiharda artışa neden olma ve yabancı ülkeler tarafından kullanıldığını düşünenlerin oranlarının Rusya’daki verilerle örtüştüğünü ancak aile değerleri ve siyasi istikrarda ayrıştıklarını söyledi. 

Nisbet, "Türkiye’deki katılımcıların Rusya’dakilerden farklı olarak internetteki içeriği hükümete karşı bir tehdit olarak görseler de yasak taraftarı olmadıklarını” söyledi. Açıklanan verilere göre, “hükümet karşıtı gösterileri organize etmeye yarayan” ve “hükümete saldırı” gibi tehdit niteliğine sahip olduğunu düşündükleri içeriklerin yasaklanması isteyenler yüzde 29 ve yüzde 23 seviyelerinde. 

Kaynaklar: Ezgi Başaran, Radikal - Hazal Özvarış, T24

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiDeepMindFacebookHDPHalkların Demokratik PartisiIŞİDInstagramİntiharİşsizlikMilliyetçi Hareket PartisiRecep Tayyip ErdoğanRusyaSelahattin DemirtaşSosyal MedyaSuriyeTerörTürkiye İstatistik KurumuTwitterYoutubeonedio
Görüş Bildir