Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Neden Avrupa Birliği'nde Olduğu Belli Olmayan 8 Ülke

 > 
956PAYLAŞIM

Yıllardır Avrupa Birliği'ne girmek için uğraşıp duruyoruz. Son dönemde bu süreç biraz yavaşlamış olsa da, bir devlet politikası olarak Avrupa Birliği'ne girmek istemeye devam edeceğiz... İnsan kendi kendine soruyor, neden bazı ülkeler Avrupa Birliği'ne kolayca girerken biz giremiyoruz? İşte size bu soruyu sorduracak 10 ülke;

1. Romanya

Komünist rejim geçmişi olan Romanya'nın GSYİH (Gayri safi yurt içi hasıla)'i 179,79 milyar dolardır. Bu rakam Türkiye'nin GSYİH'sının dörtte birinden azdır.

Bu rakam ülke nüfusuna bölünüp satın alma gücü paritesine göre hesaplandığında kişi başına düşen GSYİH 8.785 dolar çıkmaktadır. Bu rakam Türkiye'nin kişi başı GSYİH'sının yarısına denktir.

Nüfusun %0,41'i günde 1.25 dolardan daha az gelirle geçinmektedir ve bu rakam Romanya'yı Avrupa Birliği'nde Estonya'dan sonra en son sıraya taşır.

Romanya yalnızca 5 adet büyük çaplı ticaret filosuna sahiptir. Bu rakam, Dünya sıralamasında Angola'nın iki altında Eritre'nin bir üstündedir. Romanya'nın halini siz düşünün...

2. Malta

Malta derken, nüfusu 413.609 olan bir ülkeden bahsediyoruz., yani Ağrı'dan küçük bir yer (Ağrı'nın nüfusu 551.177'dir). Bununla beraber; Yozgat, Şırnak, Batman, Çorum ve Kütahya gibi şehirlerimiz de Malta'dan daha büyük.

Malta ekonomi olarak pek sıkıntı çekmeyen bir ülkedir çünkü sırtını İngiltere'ye yaslamıştır. Fakat yine de, az nüfusuna rağmen, Malta halkının yaşam standartı yalnızca 'normal'dir.

Ülkenin gelirlerinin yaklaşık %97 sini turizm oluşturmaktadır. Özellikle dil okullarının bunda etkisi vardır. Ülkede 50 den fazla dil okulu bulunmaktadır. Hayır bizde deniz yok mu? Öğrenilecek dil yok mu?

3. Slovakya

Slovakya, Avrupa Birliği'nde görüp görebileceğiniz en çirkin şehirlere sahiptir. Eski rejim günlerinden kalma bu yapılar, ülkeyi içinde yaşanılamaz bir hale sokmaktadır. 

Slovakya'nın en büyük gelir kaynağı otomotiv sektörüdür fakat yine, tıpkı Malta gibi, bunu Avrupa Birliği'ndeki abilerinin elinden tutması sayesinde başarmaktadır. 

Coğrafi konumu nedeniyle Avrupa Birliği'nde bulunması çok dikkat çekmese de, gerek şehirleri gerek fakirliğiyle, Slovakya Türkiye'nin fersah fersah gerisinde kalmaktadır. İnsanı 'bunu alan beni almasın zaten' deme noktasına getirir.

4. Estonya

s54.photobucket.com

Etliye sütlüye karışmayan, kendi halinde bir yaşam süren Estonya'nın Avrupa Birliği'nde olmasının tek nedeni coğrafi konumu gibi görünüyor. Ülke dünyanın en büyük ekonomik bölgelerinden biri üzerinde yer almaktadır fakat kendimize sormadan edemiyoruz: Türkiye'nin coğrafi konumu sizin için yeterince iyi değil mi? 

Estonya ekonomisi hızla gelişmektedir fakat bunda birçok Finlandiya menşeli firmanın yatırım yapması büyük rol oynamaktadır. Yani Avrupa Birliği'nde olmasa, pek bir şeyler yapacakları yoktur.

5. Macaristan

Eğer Avrupa Birliği'ne alınmasıydı, bugün ne yapıyor olacağı belirsiz olan bir diğer ülke de Macaristan'dır. Ekonomisinin çok büyük bir çoğunluğu Avrupa Birliği ile kurduğu ilişkilere dayanmaktadır. İhracat odaklı bir ekonomiye sahip olan Macaristan, uluslararası piyasanın yarattığı risklere de açıktır. Dış ticaretinin büyük bir bölümünü AB ülkeleriyle yapan ülke, Avro’ya geçiş için gerekli hazırlıkları hala sürdürmektedir fakat bu geçiş için ne zaman hazır olacağı bilinmemektedir. Temel ürün gruplarına göre dış ticaretinin dağılımında, makineler, elektronik eşyalar ve nakliye araçları ülkenin ithalat ve ihracatında ana sektörler olarak öne çıkmaktadır. İthalatın yaklaşık % 50’sini, ihracatın ise % 60’ını bu üç sektör gerçekleştirmektedir. Yani aslında Macaristan oldukça incinebilir bir ekonomiye sahiptir.

10 milyonluk nüfusuyla bir İstanbul bile etmeyen Macaristan'ın ekonomik hareketliliği de bir İstanbul etmemektedir. Bu ülkenin Avrupa Birliği'ne getirdikleri ile oradan götürdüklerini oranlarsak, ortaya çok vahim bir tablo çıkmaktadır.

6. Letonya

Letonya'nın neden Avrupa Birliği'nde olduğunu sorgulamak için birkaç rakama bakmak yeterli: Letonya'nın satınalma gücü paritesi 35 milyar dolardır, enflasyon oranı %6.3'tür, işsizlik oranı %7'dir, 20 milyon dolar dış borcu vardır (küçük bir ülke için oldukça yüksek,) ihracat ortaklarının %90'lık kısmını Avrupa Birliği devletleri oluşturmaktadır ve GSYİH reel büyüme oranı Avrupa devletlerinin gerisinde kalmaktadır. 

Özetle, 3 milyona yakın bir nüfusu olan Letonya, Avrupa Birliği için küçük bir baş belasından başka bir şey değildir fakat yine de Avrupa Birliği'ndedir. Türkiye gibi AB'yi ekonomik olarak çok güçlendirecek ve ileri taşıyacak bir ülke dururken Letonya'nın ne işi var oralarda?

7. Slovenya

Slovenya, eski Yogoslavya'nın en gelişmiş kısmıydı ve bu nedenle Yugoslavya'nın parçalanmasında ilk adımları hep o atmıştı. Onlara göre onlar çok iyiydi ve Sırbistan, Bosna Hersek gibi yerlerle aynı devleti oluşturdukları için gelişemiyorlardı. Peki şimdi ne oldu? Slovenya çok mu gelişti? Nüfusu ancak 2 milyonu bulan bu ülkenin Sava ve Drava nehirlerinin suladığı ovalarda küçük çağlı tarımsal etkinlikler dışında hiçbir şey yoktur. Başlıca tarım ürünleri buğday, mısır, patates, ve üzümdür. Sanki başka hiçbir yerde yok bunlar? Bağcılığın yaygın olduğu Maribor'da şarap üretimi de çok yaygındır ama mis gibi Fransız, İtalyan şarabı dururken kim gidip Sloven şarabı içer?

Slovenya'yı özel kılan hiçbir şey yoktur ve rakamlar tamamen ortalama bir ülke olduklarını göstermektedir. En büyük üç ticaret ortağı da AB devletleridir: Almanya, İtalya ve Fransa. Eğer bu ülkelerle yaptığı ticaret, Avrupa Birliği olmayan bir ülkenin ticaret şartlarına göre ayarlansaydı, bugün Slovenya açlıktan ölüyor olabilirdi. Yine elinden tutulan bir diğer küçük çocuk...

8. Bulgaristan

1990'a değin devlet yönetiminde sosyalist ekonominin hâkim olduğu ülke, Doğu Bloğu' nun çözülmesi sonucu Sovyet pazarını kaybetmesi ve kapitalist ekonomiye eklemlenme sorunları nedeniyle 90'lı yıllar boyunca milli gelirin % 70'e yakın küçüldüğü çok ağır bir ekonomik bunalım yaşamıştır ve hala bu bunalım tam anlamıyla çözülememiştir.

Bulgaristan açık ara Avrupa Birliği'nin en fakir ülkesidir. Milli gelir $16,5 milyar, kişi başına düşen milli gelir $3.500, devlet borçları $10 milyar, devlet gelirleri $6,4 milyar ve devlet giderleri $4,4 milyar civarındadır. Bu rakamlarla Bulgaristan Avrupa Birliği'ne zarardan başka bir şey değildir. 

Tüm bunların yanısıra, Bulgaristan'da yol yok arkadaş. Doğu ile batıyı birbirine bağlayan, dünyanın en önemli ticaret yollarından biri Türkiye ve Bulgaristan üzerinden Avrupa'ya bağlanmaktadır. Fakat bu önemli yolun Bulgaristan ayağı taşlık bir köy yolundan ibarettir. Avrupa Birliği bu yolun düzeltilmesi için yıllardır baskı yapmasına rağmen Bulgaristan'da işler değişmemektedir. Yani sen şimdi git bu ülkeyi al ama Türkiye'yi alma. Adama gülerler...

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Dio İçerik Altı Banner
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
yilmaz-demirel

AB'ye giriş için olmazsa olmaz şartı sözde Ermeni Soykırımını tanımaktır ki bu da kendini intihar etmekten başka birşey değil.

evtim-mihaylov

Bulgaristan için koyulan fotoğraf da Sofya'daki en populer caddesinin yapım aşamasındaki fotoğrafı. İçerik için kullanılan fotoğraflar ve tabirler kalitesiz olmuş ama genel düşünce kabul edilebilir.

sertan.kacar

Bu tabi biraz fazla yandaşça olmuş çünkü Avrupalılar ile Türkleri dolayısığla ülkeleri karşılaştırmak yanlıştır he tabi bu özellikler doğrudur elbet ama bunların çoğu da Türkiye de var. Olmayan yollar(özellikle Trakyada), çirkin binalar(toki),narin ekonomi,çok büyük ve gereksiz bir nüfuz bunların aksine vs.

-46

Letonya'da yaşamış bir türk olarak ben bırak Türkiye'yi AB'ye almayı, türklere vize bile vermem.Bizim ülkemizde insanlar ölüyor.bizim ülkemizde sokakta yürürken kimse senin canının güvenliğini garanti altına almıyor kardeşim.Letonya'yı iyi bildiğimden oradan bir örnek vereyim.O ülkede 2.dünya savaşı sırasında ölen bir bebeğin (evet doğru sadece tek bir bebek) yası bugün hala aynı acıyla gözler dolu şekilde tutuluyor.mini eteğimle sabahın üçünde tek başıma yürüdüğümde bir insan başını çevirip bakmıyor bile.Ben ülkemi severek gittiğim yabancı olarak bulunduğum o avrupa ülkesinde çok kez ortadoğu zihniyetini de alıp gelmiş türkler yüzünden utandığımı hatırlıyorum.o ülkelerin neden avrupa birliğinde olduklarını bilmem ama türkiye'nin o ülkelerin biriyle bile kıyaslanamayacak kadar büyük bi b*k çukurunun içinden çıkıp neden avrupa birliğine giremediği çok açık.''neden avrupa birliğinde olduğu belli olmayan'' ülkelerin farkını çok da düşünmeye gerek yok aslında.ZİHNİYET kardeşim ZİHNİYET

kamilyi44388099

Orospuluk bacak araniza degil RUHUNUZA islemis sizlerin. Ayni Letonya Bosna hersekte katledilen binlerce masum bebekleri bir kez aklina getirirmi ? Kahpe dogdunuz kahpe ölmeyin bari.

Gizli Kullanıcı

Siz AB olsanız Türkiyeyi alır mıydınız? Daha aldıkları hafta ülkenin 30 milyonu göç edip kendi hayat tarzını yayar ve Avrupanın toplumsal düzeni alt üst olur. Paris'te Eiffel kulesinin önünde mangal yapan atletli amcalar görmek istediklerini zannetmiyorum :)

Görüş Bildir