Son 10 Yılın Bilançosu: Semt Pazarlarından Vazgeçmedik, Arabeski Yalnız Bırakmadık Ama Gazeteyi de Unuttuk!

338PAYLAŞIM

Son 10 yılda alışkanlıklarımızdan tutun da hayatımıza yön veren teknolojilere dek sayısız şey değişti. 10 yıl öncesini Eski Türkiye olarak anacaksak 2018'in Yeni Türkiye'sinde neler değiştiğini Konda'nın Hayat Tarzları Araştırması'ndan yardım alarak inceleyelim dedik.

2008 ve 2018'de büyük şehirlerden köylere, binlerce kişiyle yapılan araştırma son 10 yılda geçirdiğimiz evrimi ortaya çıkarıyor.

Aklınıza gelecek neredeyse her başlık için detaylı bir araştırma yapılmış fakat biz bu içerikte kültürel hayata direkt olarak temas eden eğitim, tüketim ve haberleşme başlıklarında vakit geçireceğiz.

Eğitimle başlayalım. 10 yılda eğitim karnemiz nasıl değişti?

Aslında tablonun iç acıcı olduğunu söylemek zor değil, lise ve üniversite eğitimi alan kişi sayısı son yıllarda açılan üniversite sayısına paralel olarak artmasına rağmen ankete katılıp okuma-yazma bilmeyen kişi oranında herhangi bir değişim olmamış.

Bu veriyi orta ve üst seviyede eğitime harcadığımız eforun bir kısmını temel eğitim için ayırmamızın sinyali olarak görmek yanlış olmaz sanırım.

Araştırma verilerini biraz daraltıp anne ve babalara odaklandığımızda da temel sorun devam ediyor.

Lise ve üniversitede öğrenim görmüş annelerin oranı artsa da halen anneler arasında okuma yazma bilmeyenlerin oranı %30'un üzerinde. Erkeklerin eğitime katılımının her zaman daha yüksek olduğu bilgisini aklımızın bir köşesinde tutarak değerlendirdiğimizde babalarda bu oranın %15-20 arasında kaldığını görmek normal.

Her ne kadar eğitimde bir ilerlemeden bahsetsek de temel okuma yazma konusunda 10 yılda çok ileri gidebildiğimizi söylemek kolay değil.

Eğitim karnemizi okuduk, anladık. Peki son 10 yılda entelektüel sermayemize kattıklarımız bir yana, alışveriş sepetimize neler kattık?

2008'den bu yana akıllı telefonların yükselişi, internetten alışverişin doğuşu ve geleneksel alışveriş pratiklerinde değişiklikler yaratmasını yaşayarak gördük. Yani 10 yıl öncesiyle bugün arasında belki eğitim yöntemleri aynı kaldı fakat tüketim alışkanlıkları ve tüketebileceğimiz yeni ürün ihtimalleri kökten değişti.

10 yıl önce internet bankacılığı hayatımıza şimdiki gibi girmemişti, hatta çoğumuz internet üzerinden EFT yapmaktan korkuyorduk.

Şimdi de bu anlayışımızdan kısmen vazgeçtik, araştırmaya göre banka işlemlerini fiziki olarak bir bankaya gidip yapanların sayısı %20 azaldı, internet bankacılığı kullananların sayısı ise 3 kat arttı.

3 kat dediğimizde devasa bir artıştan bahsediyoruz zannettiniz fakat durum öyle değil, sıfır noktasının biraz üstündeki %6'dan %18'e yükseldi.

10 yıldır değişmeyen yegâne alışkanlığımız kredi kartı sahipliği oldu. Katılımcıların %40'ı kredi kartına sahipti, halen de bu oran aynı.

Teknolojik aygıtların sahipliği yükselirken bir alışkanlığımız var ki ondan vazgeçmek teklif bile edilemez.

Gıda alışverişini semt pazarlarından ya da süpermarketlerden yapmak! Yani çevrimiçi olarak yapmamak, yapamamak.

Her ne kadar bu işi kolaylaştıran uygulamalar piyasaya sürülse de biz geleneksel yoldan asla vazgeçmedik. Belki 2018-2028 arasını inceleyen bir araştırmada bu alışkanlığımız da değişir, kim bilir?

Biraz da haber kaynaklarımızın evrimine bakalım. 'Artık gazete okumuyoruz' klişesi aslında son 10 yılda gerçekleşmiş.

2008'de yapılan araştırmada katılımcıların %61'İ haberleri gazetelerden takip ederken 2018'de bu oran %30'ların altına düşmüş. Aynı şekilde televizyon da popülaritesini yitirmiş, bilginin kaynağı çevrimiçi mecralar haline gelmiş.

Çevrimiçi mecraların doğuş, yükseliş ve bazılarının da çöküşleri bu 10 yıl arasında gerçekleşti. Bu mücadelenin kazananı Facebook.

Skandallara rağmen halen katılımcıların %46'sı Facebook kullanıyor. Peki en büyük artış hangisinde? Birkaç yıl önce %4 olan kullanım oranı %40'a yükselen ve yaş aralığını biraz daha daralttığımızda %80'leri bulacağından emin olduğumuz Instagram, en büyük yükselişi yaşamış.

Müzik tercihlerimizin evrimini anlatmak için Hakan Altun'un 10 yılda hiçbir değişim yaşamadığı şu karşılaştırmayı yapmak yerinde olacak.

Çünkü kentleşmenin dolaylı sonucu olarak pop müzik dinleyenlerin oranı %10 artıp halk müziği dinleyenlerin oranı %10 azalırken fantezi müzik/arabesk müzik tutkunlarının oranı hiç değişmedi.

Peki bu araştırmanın sosu olacak soruyu soralım, 10 yılda sizin hayatınızda neler değişti? Yorumlarda sizi bekliyoruz!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
sereflibesiktasim

teknolojiyi en gereksiz ve boşa kullanan ülke olarak 1.sıradayız. bence bir alkışı hakediyoruz...

chuck-berry

Okur yazar oranı değişmemiş olabilir ama cahil sayımız 5'e katlandı.

tonguefu

iyi güzel gazeteyi unuttuk diyorsunuz da gazete mi kaldı.

chill.out.brain

gülmeyi de unuttuk...

Gizli Kullanıcı

RÖHAEHÖHEY

Görüş Bildir