Guardian Gazetesinden 3 Farklı Ukrayna Senaryosu

-
5 dakikada okuyabilirsiniz

Guardian Gazetesinden 3 Farklı Ukrayna Senaryosu

Guardian Gazetesinden 3 Farklı Ukrayna Senaryosu

Batı basını, Ukrayna'nın başkenti Kiev'de bir halk ayaklanmasına dönüşen gösterilerle ortaya çıkan politik krizi yakından takip ediyor.

Rusya'nın Ukrayna sınırları içindeki Kırım bölgesine asker çıkarmasıyla ilgili olarak İngiltere basınında yer alan yorumlarda "Avrupa barışı tehlikede" vurgusu öne çıkıyor.

BBC Türkçe servisinin aktardığına göre Guardian gazetesi, olası 3 senaryodan söz ediyor. Guardian'ın birinci sayfasında, Kırım'daki askeri üslerde kuşatma altında bulunan Ukrayna askerlerinin Ruslara teslim olmamakta kararlı oldukları öne çıkarılmış.

İşte Guardian'ın Ukrayna ile ilgili 3 senaryosu;

GÜRCİSTAN SENARYOSU

Rusya'nın 2008'de Gürcistan'da yaptığı gibi hızla sahada askeri üstünlük sağlayarak, Kırım'ın statüsü için pazarlık masasına eli güçlü olarak oturması. Aslında bu hemen hemen gerçekleşmiş durumda. Fakat Rusya'nın gözü Kırım'ın ötesinde olabilir.

YUGOSLAVYA SENARYOSU

Rusya'nın Kırım'ın yanı sıra, Ukrayna'nın doğusuna da asker çıkarması, ülkenin kuzeybatı ve güneydoğu olarak bölünmesini gündeme getirebilir. Bu durumda; Ukraynaca konuşan Katolik çoğunluk ile Rusça konuşan Ortodoks azınlık arasında bir iç savaş kaçınılmaz olabilir.

DİPLOMATİK SENARYO

AB'nin bu tür durumlardaki geleneksel tavrı, ekonomik yaptırım ve ulaşım kısıtlamaları uygulamak. ABD de Rusya'ya ekonomik tecrit uygulanmasını değerlendiriyor. Fakat Rus şirketi Gazprom, Avrupa'nın baş enerji tedarikçisi. Bu senaryonun devreye girmesi halinde, BM temsilcileri mekik diplomasisi yürüterek, yeni Ukrayna'da bir çeşit İsviçre modeli oluşturmaya çalışacaktır. Rusya ise federal veya konfederal sistem içinde etkinliğini sürdürme arayışında olacaktır.

FINANCIAL TIMES

Financial Times, Rus askerlerinin Ukrayna’nın Kırım Yarımadası’ndaki yayılışı nedeniyle Batılı ülkelerin gösterdiği tepkiyi manşetine, “ Dünya Moskova’ya çıkışıyor” başlığıyla taşımış.

Kırım Özerk Cumhuriyeti’nin başkenti Simferepol’deki Financial Times muhabiri Courtney Weaver, maskeli ve miğferli Rus askerlerinin çevresini sardığı üslerin civarındaki halkın hiç de “işgal altında” gibi hissetmediğini, hatta çocuklarını gezdiren kadınların askerlerle fotoğraf çektirdiğini anlatıyor.

Jan Cienski’nin Harkov’dan aktardığına göre, Rusça konuşan halkın çoğunlukta olduğu doğu bölgesinde de benzer bir atmosfer var.

Harkov’da Rusya’nın kendilerini başkent Kiev’de geçici hükümet kuran “faşistlerden korumasını” isteyenler gösteri yaparken, aksi yönde düşünenlerden 28 yaşındaki Andrei Kuznetsov şöyle diyor: “Ben Ukrayna vatandaşıyım. Rusya’da olmak istesem Rusya’ya taşınırdım. Ukrayna’ya hiçbir uluslararası müdahale istemedim. Rusların tek yaptığı durumu istikrarsızlaştırmak. Bu, 1968’de Çekoslovakya’da çevirdikleri dümenin aynısı.”

Avrupalı bir diplomat ise Rusya yönetimi için şu değerlendirmeyi yapıyor: “ Güvenlik güçlerinin henüz böyle bir karar alınmamışken Ukrayna’da müdahil olması bize, liberaller ile Silovikler (Güvenlikçiler) arasındaki dengenin çoktan kaybolduğunu gösteriyor.”

Başka bir haberde, Ukrayna krizinin ABD Başkanı Barack Obama’nın karşılaştığı en zor durum olduğu vurgulanıyor. Obama’yı eleştirenler, Suriye konusundaki pasif tutumun Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i cesaretlendirdiğini öne sürüyor.

Obama’nın önündeki seçenekler şöyle sıralanıyor:

Rus yetkililere vize kısıtlamaları uygulanması; Ukrayna’daki yeni hükümete mali destek; Rusya’nın G8 topluluğundan çıkarılması…

NATO’nun devreye sokulması veya Ukrayna ordusuna askeri destek sağlanması ise şu aşamada “fazla provokatif” olarak değerlendiriliyor.

Carnegie Europe düşünce kuruluşu uzmanı Jan Techau, NATO ülkelerini kastederek, “Hiç kimse Kırım için savaşa gitmek istemiyor ve Putin bunu biliyor” diyor.

TIMES

Times gazetesindeki bir haberdeyse, Kırım’da nüfusun yaklaşık yüzde 12’sini oluşturan Tatar-Türk nüfusun kaygılarına dikkat çekiliyor.

Çariçe Büyük Katerina dönemindeki kırım ve Stalin dönemindeki toplu sürgün nedeniyle Rusya’ya soğuk hisler taşıyan Kırım Türklerinin geçen hafta yerel parlamento önünde Rus milliyetçileri ile çatıştığı hatırlatılıyor.

Kırım’daki yerel hükümetin başındaki Sergei Aksyonov’un güvence vermesine rağmen Kırım Türkleri arasında savunma gücü oluşturulduğu aktarılıyor.

LA TIMES

Obama Yönetiminin Ukrayna'ya yönelik tehdidi durduraması halinde NATO'ya ilişkin soru işaretlerinin ortaya çıkacağı uyarıları yapılırken Ukrayna krizinin Avrupa'yı yeniden ABD'nin dış politikasının önceliklerinin merkezine yerleştirdiği de belirtiliyor. Los Angeles Times gazetesi, Avrupa ortasındaki müttefiklere yönelik tehlike ve NATO üyesi Türkiye'ye Suriye'den kaynaklanan devamlı tehdidin Obama Yönetiminin Doğu Asya'ya ağırlık verme planları için engel oluşturabileceği görüşünde.

ABD'nin önde gelen gazetelerinden Los Angeles Times, "Ukrayna krizi, Avrupa'yı yeniden ABD'nin dış politikasının merkezine yerleştirdi" diye düşünüyor. Başkan Barack Obama'nın halka hitap ettiği son konuşmada yönetimin dış politika önceliklerin başında İran, Ortadoğu ve Doğu Asya'ya yer verdiğini anımsatan gazete, şöyle devam ediyor:

"Birdenbire ABD'li yetkililerin "işgal' olarak adlandırdıkları Rus kuvvetlerinin Ukrayna'daki hareketleri, Başkan'ın dış politika önceliklerini değiştirdi ve eski Dışişleri Müsteşarı Nicholas Burns'ın "Başkanlığının en zor uluslararası krizi olarak nitelediği mesele ortana koydu."

Burns'un Ukranya krizinin "doğrudan ABD çıkarlarına" dokunduğu görüşünü de aktaran gazete, Ukranya'da yaşananların "NATO'nun Doğu Avrupa'daki üyeleri arasında alarm yarattığına, bu ülkelerin gürültüyle NATO'dan güvence istediklerine" dikkat çekiliyor.

LATimes, ABD'nin Ukrayna'nın bağımsızlığına tehdidi durduramayacağı gibi bir görüntü ortaya çıkması durumunda NATO'nun "çekirdek değeri"ne ilişkin soru işaretlerinin yaratılacağı uyarısını yaptıktan sonra şöyle devam ediyor:

"Avrupa'nın merkezindeki müttefiklere yönelik tehlike ve NATO üyesi Türkiye'ye Suriye iç savaşından kaynaklanan devamlı tehdit, yönetimin Doğu Asya'ya ağırlık vermesini imkansız hale getirebilir. Rusya'nın hareketleri, aynı zamanda yönetimi, savunma harcamalarını ve silahlı kuvvetlerini azaltma planlarını gözden geçirmeye zorlayabilir."

"OBAMA'NIN KIRIM KONUSUNDA RUSYA'YA ASKERİ YÖNDEN MEYDAN OKUMA NİYETİ YOK"

Obama Yönetimi yetkililerinin Pazar günü ABD'nin, Ukrayna'nın Kırım bölgesi konusunda Rusya'ya askeri yönden meydan okuma niyetinin olmadığını açıkça ortaya koyduklarını anlatan LATimes, güç kullanmak yerine ABD'nin en büyük çabasının, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in geri çekilmesini sağlamak için dünyayı bir araya getirmek olacağını da belirtiyor.

Haberde ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin Pazar günü yaptığı açıklamayı anımsatılarak Kerry'nin hafta sonunda 10 ülkenin mevkidaşı ile görüştüğünü, hepsinin Rusya'ya karşı diplomatik ve ekonomik adımlar atmaya hazır olduğunu söylediğine dikkat çekiliyor.

Buna karşın gazete, en etkili ülkelerin bu sözlerin doğrultusunda harekete geçmesini sağlamanın daha zor olabileceğini savunurken Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Ukrayna krizi konusunda pek bir şey söylemediğini anımsatıyor.

sondakika.com

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AlmanyaAmerika Birleşik DevletleriAngela MerkelAvrupa BirliğiBarack ObamaBirleşmiş MilletlerİngiltereİranİsviçreNATORusyaSavaşSuriyeUkraynaVladimir Putin
Görüş Bildir