Ege ve Yunan Tarihinin 27 Yıl Süren Kanlı Savaşı: Peloponnesos Muharebeleri

-

Ege ve Yunan Tarihi, aynı zamanda bizim vatan topraklarımızın da tarihi olması bakımından çok önemlidir. Anadolu topraklarımızdaki Pers egemenliğini, Ege kıyılarımızdaki Yunan kolonilerini bilmeden, günümüz Türkiye'sini iyi anlayamayız. Persler ve Yunan Devletleri arasında yıllarca büyük savaşlar vuku bulmuştu. Bu içeriğe konu olan hadise ise bunun tam tersi olarak, iki Yunan Devleti Atina ve Sparta arasındaki 27 yıllık çekişmedir.

Bu içeriği hazırlarken Arif Müfid Mansel'in Ege ve Yunan Tarihi adlı eserinden faydalandık.

Savaşı Hazırlayan Etkenler

M.Ö. 431'lere gelindiğinde artık Persler, Yunan ülkesinden ktamamen çıkartılmıştı. Yıllar boyu süren Pers-Yunan savaşlarının askeri bakımdan en büyük destekçisi ve kahramanı Spartalılar idi. Atinalılar ise ekonomik destekçi ve idareci konumundaydılar. Perslerle yapılan savaşlar sona erdikten sonra artık Sparta ve Atina, Yunan toprakları üzerinde iki ayrı güç olarak ortaya çıktılar. Atina, Delos Deniz Birliğinin kurucusuydu ve maddi anlamda çok büyük bir hazineye sahipti. Sparta ise en cesur ve güçlü askerlere sahipti. Fakat Atina yüzünden ekonomisi zayıflıyordu.

Spartalılar Cephede

Atina'nın bu ekonomik ve siyasal alanda güçlenmesi Sparta ve diğer Peloponnes devletlerini endişelendirmekteydi. Atina önce ekonomik olarak başlayıp sonra tamamen siyasi olarak Paloponnes devletlerini ele geçirebilirdi. (Tıpkı asırlar sonra İngiltere'nin Hindistan'ı alacağı gibi.) Bunun üzerine savaş kararı verildi fakat harbin sorumlusu olarak Atina'yı göstermek istiyorlardı. Bu sebeple Atina'ya birtakım kabul edilemez teklifler götürüldü. Atina bunları reddedince anlaşmazlık hat safhaya çıktı ve savaş başladı.

Arkhidamos Muharebeleri

Atina'nın mali durumu çok iyiydi, zira M.Ö. 478'de kurduğu Deniz Birliğinin bütün vergileri, ellerinde bulunan hazineye akıyordu. Buna karşılık Sparta, kendi müttefiklerinden düzenli vergiler alamıyordu. Aynı zamanda Atina çok güçlü bir donanmaya sahipti. Peloponnesliler ise 40 bin askerlik bir kara ordusunun yanı sıra denizde etkili değillerdi. Arkhidamos Muharebeleri, bu savaşın nispeten monoton geçen ilk 10 yılını ifade eder. Arkhidamos o dönem başta bulunan Sparta kralının adıdır.

Atina'da Bir Felaket

M.Ö. 430'da savaşın ilk yılı atlatıldıktan sonra Atina'nın başına muharebeden daha kötü bir facia geldi. Veba salgını baş gösterdi ve M.Ö. 426 yılına kadar birçok insanı öldürdü. Bu insanlar arasında tabii olarak askerler de bulunuyordu. Hatta M.Ö. 429'da Atina'yı yöneten Perikles bile vebadan yaşamını kaybetti. Perikles başarılı bir yöneticiydi ve askeri alanda kıymetli bilgilere sahipti. Kendi ordusunu ve düşmanı çok iyi tanıyor, Spartalılar ile karada karşılaşmamaya çalışıyordu. Perikles ölünce, Atinalılar büyük bir lideri kaybetmiş oldular.

Perslerin Tavır Ve Tutumları

Persler için Peloponnesos Harbi bulunmaz bir nimet gibiydi. Zira yıllarca savaştığı iki devlet bugün birbirine girmiş vaziyetteydi. Persler gelişmeleri dikkatlice izliyor ve göstermeden iki devlete de gizliden gizliye maddi destek veriyorlardı. Amaçları savaşın sürdürülmesiydi. Sparta ve Atina birbiriyle ne kadar uzun süre çatışırsa, bu durum o kadar Perslerin işine gelecekti.

Barış Antlaşması Yapılıyor

10 yıllık mücadele sonucunda her iki taraf da yıpranmıştı. Birisi, diğerine üstünlük sağlayamamıştı. Yunan ülkesindeki bu savaş sadece Perslerin işine yaramıştı. M.Ö. 421 yılına gelindiğinde Atina'da barış yanlıları ortaya çıktı. Esasında veba döneminde de Sparta ile barış yapılmak istenmişti. Nikias adlı bir diplomat önderliğinde yapıldığı için Nikias Barışı adını alan antlaşma 50 yıllıktı. Fakat taraflar arasında Sparta dışında bir Peloponnes devleti bulunmuyordu. Bu sebeple antlaşma sadece kağıt üzerinde kaldı.

Muharebenin İşleyişi

Burada 27 yıllık Peloponnes Harbinin işleyişi hakkında bir şeyler söylemeyi uygun gördük. Zira 27 yıllık bu büyük çatışmanın sürekli savaş meydanlarında geçtiği anlaşılabilirdi. Doğal olarak taraflar 27 yıl boyunca devamlı surette savaşmıyorlardı. Savaşlar sıcak yaz ve bahar aylarında yapılıyordu. Bazı bayramlar ve dini olarak mühim tarihlerde çatışmalara ara veriliyordu. Kış aylarında ise sefere çıkmak çok zordu. Esasında savaş bu şartlar içerisinde 27 yıl sürmüştür. Yoksa 27 yıl cephede gerçekleşen bir muharebeden söz edilmemektedir.

Savaşın Sonu

Muharebenin son yıllarına doğru Persler desteklerini Sparta üzerine yoğunlaştırdılar. Öyle ki Sparta, Pers desteğiyle İstanbul ve Kadıköy'ü dahi ele geçirdi. Atina'nın kontrolü altına aldığı ufak devletlerin çoğu, Sparta'nın zorlamalarıyla Delos Deniz Birliğinden çıkartıldı. En sonunda ise Spartalılar M.Ö. 404'te barışı konuşmak üzere Atina'ya girdiler. 

Netice itibarıyla iki taraf da birbirine bir üstünlük sağlayamamıştı. Harbin çıkarlı tarafı Peloponnesliler gibi görünse de aslında tek fayda sağlayan Perslerdi. Zira iki ezeli düşmanı birbiriyle savaşmıştı. Sonuç olarak Yunan toprakları -modern Yunanistan kurulana dek- hiçbir zaman tek bir devletin kontrolü altında birleşemedi.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
feyk

muratin tarih bilgisi yetse aslinda tam sulandirmayi sevecegi yerler. sparta ile atinanin savasi devlet sistemlerini karsilastirirsak soguk savastaki komunizm kapitalizm rekabetini andiriyor. spartalilar daha devletci, daha merkezi otoriteye sahip, atinalilararsa daha ozgurlukcu, daha serbest ekonomiye sahip. bu savaslar aslinda iki farkli devlet modelinin rekabeti.

emrec

Peki Persler sonra neden her ikisini birden haritadan silmemiş ? yada öyle bir şey yapmaya çalışmışlar mı ? şahsen ben olsam o kadar yıpranmış devlet bulmuşken dalardım

emrec

Hacım savaş sonrası diyorum :) hali hazırda bitap düşmüş orduları var al gitsin toprak değil mi önemli olan

brkkrb

Persler zaten onu Peleponnesos Savaşları'ndan önce denediler ancak başarılı olamadılar. Sayıca üstündüler ancak çok farklı milletlerin askerleri vardı Pers Ordusu'nda, bu yüzden ortak bir dilden anlaşamıyorlardı ki zaten sonunda hezimete uğradılar. Bi daha da yememiştir yani :D

no-shame

MÖ 500lerde Pers toprağı o kadar genişledi ki günümüzdeki Yunanistan sınırlarına ulaştı. Bu dönemden itibaren sürekli olarak Yunanistan'ı ele geçirmeye çalışsalar da başarılı olamadılar. Öyle ki neredeyse bütün savaşlarda Pers ordusunun veya donanmasının Yunan kent devletleri kuvvetlerine göre kat be kat fazla olduğu belirtilir. Bu yenilgiler silsilesi Perslere bir bezginlik vermiş olabilir. Ayrıca arkadaşın da belirttiği gibi Persliler, Grekler gibi homojen yapıda değildi. Fakat kısa bir süre sonra Yunan kent devletleri arasında mücadele sürerken Spartalılar, Persliler de tekrardan savaşa girdi ve 100 yılı aşkın süreden sonra ilk kez Kıbrıs ve İyonya gibi Grek topraklarını Perslilere vermek zorunda kaldılar. Bu Peloponnesos savaşının bir neticesi gibi görülebilir. Son olarak da yaklaşık 50 yıl sonra zaten Pers (Ahameniş) İmparatorluğu Büyük İskender'in istilasıyla sona ermişti. (Bu dönem hakkında bütün bildiklerimiz Antik Yunan kaynaklarından ibarettir!)

Başlıklar

HadiseHindistanİngiltereİstanbulSavaşYunanistan
Görüş Bildir