Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Denizli'den Çıkıp Kanada'da Yılın Profesörü Seçilmeye Uzanan Bir Hayat: Yusuf Altıntaş

 > -
4 dakikada okuyabilirsiniz

1953'te Denizli’nin küçük bir kasabası olan Bekilli'de doğan Yusuf Altıntaş, Kanada’da “Yılın Profesörü” seçilerek bizleri gururlandırmış bir bilim insanı. Hikayesi ise herkese örnek olacak türden.

Kaynak: http://www.izmirlife.com.tr/

12 yaşlarında babası şarap üretimine başlayınca ailesine yardım ederek şişe yıkama, doldurma, eşek ile bağlardan üzüm çekme işlerinde çalışmış.

Kasabalarında lise olmadığı için Denizli Lisesi’ne giden Yusuf Altıntaş, Pamukkale’de bir şarapçı dükkanı açıldığında liseyi ve dükkanı beraber idare etmeye başlamış. Dükkanda yatıp kalkan Altıntaş, tatil nedir bilmeksizin günde 5-6 saat uykuyla hem derslerine çalışmış, hem de dükkanda çabalamış.

1971’de İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Uçak Mühendisliği Bölümünü kazanınca dükkanı elden çıkarmış.

Üniversiteyi bitirip kıt kanaat imkanlar ile İngiltere'ye giden Altıntaş, burada bir buçuk yıl dil eğitimi ile birlikte Manchester Üniversitesi’nde takım tezgahları eğitimi almış. Parasızlıktan 23 yaşında geri döndüğü Türkiye'de Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu'nda çalışmaya başlamış.

Bir bayram tatili sırasında Amerika’ya master yapmaya giden bir arkadaşının veda yemeğine katılan Altıntaş,

arkadaşının kullanmayıp masada bıraktığı Kanada’daki iki master başvuru formunu boşa gitmesin diye doldurup postalaması sonrası bir telgraf ile burs kazandığı haberini almış.

Bu haber sonrası nişanlısı ile hemen evlenip University of New Brunswick'deki master programı için beraber yola koyulmuşlar.

Kanada'da ayda 480 dolar burs ile yarı aç yarı tok yaşayan Altıntaş, 16 ay sonra master programını bitirdiğinde bölümün en yüksek notu ile mezun olmuş. Doktora eğitimi için birkaç yerden burs çıksa da ailesini geçindirmek için bir sene bir uçak motor fabrikasının imalat mühendisliğini, iki sene de McMaster Üniversitesi’nde CAD/CAM enstitüsünün başmühendisliğini yapmış.

3 yıl sonra doktorasına devam etmek isteyen Altındaş'a master derecesinin yüksek olması nedeniyle NSERC (Kanada’daki TUBİTAK karşılığı) doktora bursu ile ödüllendirilmiş.

McMaster Üniversitesi’nde 20. yüzyılın en meşhur tezgah hocası Prof. Dr. Jiri Tlusty ile doktora yapıp, 1986 yılında Kanada'daki en iyi 3, dünyadaki ise en iyi 30 üniversiteden biri olan şimdiki okulu British Columbia Üniversitesi'nde “yardımcı doçent” olarak işe başlamış.

Şu anda çalıştığı laboratuvar Kanada ve Amerika’nın kendi konusunda en donanımlı ve büyük laboratuvarı.

Altıntaş’ın uzmanlığı, talaşlı imalat, takım tezgâhları ve onların bilgisayar kontrolü… Üzerinde çalıştıkları konular çok kompleks ve derin uzmanlık gerektirdiği için üniversite içinde şirket de kurmuşlar. Üretilen matematiksel tezgâh ve imalat programları dünyanın tüm uçak sanayinde ve 200 kadar büyük fabrika ve üniversite araştırma merkezlerinde kullanılıyor.

Yusuf Altıntaş'ın aldığı ödüller işinde ne kadar başarılı olduğunun bir göstergesi.

  • 1997’de Enternasyonal İmalat Mühendisliği Araştırmacıları Akademisi (CIRP), 1998’de Amerikan Makina Mühendisleri Odası (ASME), 2005’te Amerika İmalat Mühendisleri Birliği (SME), 2007’de Kanada Mü­hendisler Akademisi (CAE), 2008’de Pratt & VVhitney Canada’ya, ardından da Tokyo Üniversitesi’ne “Fellow” olarak seçilmiş. 

  • Üniversitede ve Kanada’da ilk Mechatronics Opsiyonu’nu kuran kişi. 

  • Hocalık yaptığı British Columbia Üniversitesi’nde 2011 yılında en iyi ders veren mühendislik hocası seçilmiş.

  • 2011 yılında Kanada Mühendisler Odası’nın en iyi mühendisi seçilip altın madalya almış.

  • Yaptığı araştırmalardan dolayı Stuttgart ve Budapeşte Teknik Üniversiteleri’nden onursal doktoralar verilmiş. 

  • Geçtiğimiz Ağustos’da Enternasyonal İmalat Mühendisliği Akademisi’nin (CIRP) 2017 yılındaki başkanlığına seçilen ilk Türk ve Kanadalı bilim insanı olmuş.

  • Aynı zamanda Kanada’daki Kraliyet Bilim Akademisi’nin ve Mühendisler Akademisi’nin asil üyeliğine seçilen ilk Türk mühendis.

  • Ve son olarak Kanada’da Yılın Endüstri ile En İyi Çalışan Profesörü seçildi.

2013’te de TÜBİTAK Özel Ödülü’ne layık görülmüş.

TÜBİTAK Özel Ödülü’nü (50 bin TL) "Kasabam beni yetiştirdi ve Kanada’ya kazandırdı. Fakir halkın vergisinden toplanan parayı ödül olarak Kanada’ya götürmek bana uymaz.” diyerek ÇYD (Çağdaş Yaşamı Destekleme Vakfı) aracılığı ile bağışlamış.

Yusuf Altıntaş geçmişte Türkiye'ye dönmeyi çok düşünmüş. İzmir 9 Eylül Üniversitesi’nde çalışmayı hayal ediyormuş. Hatta 1993 yılında dört ay denemiş ama sistem onu fazlasıyla rahatsız etmiş.

Nedenini ise şöyle anlatıyor:  

“YÖK o kadar tahribat yapmış ki, devletin politik oyun sahasına dönüşmüş devlet üniversitelerinde benim gibi kuyruğu fazla dik duranlar barınamaz. Döndük geriye. Akademik kültür tamamen erozyona uğramış. Politik kamplaşma araştırma ve eğitimi ikincil plana fırlatmış. TÜBİTAK Ödülü sırasında bunu eleştirmiştim zaten. Bu kadar çökmesine rağmen halen çok saygın akademisyenler var ülkede. Onlara saygım sonsuz, çok zoru başarmaktalar.”

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
adnan-gunday

Bir ayakkabı satıcısını araştırma yapmak üzere Afrika'ya gönderiyorlar, bakıyor kimse ayakkabı giymiyor, buradan iş çıkmaz diyor hemen geri dönüyor. Diğeri bir de ben bakayım diyor ve burada kimsenin ayakkabısı yok, ne kadar ayakkabı varsa gönderin diyor. Ah hocam, Türkiye'ya gelmek için o kadar sebep var ki, kaçmak için de. Sizi ve sizin gibi pek çok kişiyi bu eğitim sistemi yetiştirdi. Elbette bu sistemin de kusurları var, bunlar kendi kendine düzelmez.

haylaz-keko

Devletin böyle kişileri tespit edip destek çıkması gerekirken tam tersi yapılmış. Sonra adam ülkeye geri dönmesse üzülmeyin, yemeyenin malını yerler.

lisami

Türkiye'deki eğitim sistemi hakkında, yurtdışında yaşayan biri olarak dedikleri eğitim sisteminin ne derece berbat olduğunu daha da fazla gözler önüne seriyor...

sciencesoldier

bu olay kanadanın ingilterenin övüncü bizim değil ne zamanki ülkede birileri bir şey yapar yolları açılır o zaman gerçekten övünürüz bu insanlarla gurur duymaya hakkımız yok ne yazık ki bu adamla

ashirogi-muto

Son cümle her şeyi açıklıyor. Bu ülkede ne bilime ne de bilim adamına değer veriliyor. Vay efendim milletini bırakmış da Kanada'ya gitmiş edebiyatını bırakalım. Türkiyede bilime değer verilse bilim adamı ülkesini neden terk etmek istesin! Bakın 2015 verilerine göre Diyanetin bütçesi 5.743.383.000 TL, Bilim Sanayi ve Teknoloji bakanlığının bütçesi 666.206.000 TL, Tübitak'ın bütçesi ise 2.087.344.000 TL. Bakanlık ve Tübitak'ın toplam bütçesi, Diyanetin bütçesinin yarısı bile yapmıyor! Dine verdiğimiz önemin yarısını bile bilime vermiyoruz! Eğitim bitti, sınavlarda arka arkaya skandallar çıkıyor. Bu koşulda gidip bilime hizmet etmek isteyen bir bilim insanına dur diyebilir miyiz? Buna hakkımız var mı?

infoguner

80 milyonun futbol prof.u olduğu bir ülkede bir elin parmaklarını geçmeyecek sportif başarılara imza atanların bilim adamı vs. yetiştirmesi mucize olacaktı..Karşımızda mazlumluktan beslenen ve rakiplerinin sürekli güldüğü ömrünü ağlamakla geçiren bir ülke var..Ağlarsan kaybedersin..Ayrıca Tübitak'ın da hali ortada..Türkler acilen kararını vermeli, batıya mı yakınlaşacağız yoksa doğuda mutlu muyuz..

ashirogi-muto

Halkın temelinde bir sorun oluşmuş durumda. Bu sorunun neden ve ne zaman ortaya çıktığını tartışmayacağım, o ayrı konu. Acı bir gerçek var ki halkın çok büyük kısmı cahil ama çoğu da cahilliğinden ötürü suçlanamaz durumda. Fakirlik var, okumamış ve okumanın önemini kavrayamamış. Eğitimin önemini anlamadığı için çocuğunun eğitimine de önem vermeyecek, cehalet böyle sürüp gidecek. Zeki insanlar da bu şekilde harcanacak, keşfedilemeyecek. Hal böyle olunca halkın seçtiği yöneticiler de bilime, eğitime önem vermiyor. Bu zinciri bir şekilde kırmalıyız. Kim bilir, belki bu sayede hiçbir bloğa yaklaşma gereği duymadan kendi ekolümüzü yaratabiliriz.

Başlıklar

AltınBilimBudapeşteİngiltereİzmirŞarapUzayoyuntatil
Görüş Bildir