Çok Partili Türk Demokrasisinin Unutulan İlk Muhalefet Hareketi: Milli Kalkınma Partisi

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Demokrasi tarihimiz sayısını ve ismini unuttuğumuz birçok parti gördü. Bunlardan birisi vardı ki, Demokrat Parti'den bile aylar önce kurulmuş, çok partili hayatın ilk muhalefet teşkilatıydı. Fakat başına gelen şansızlıklar ve yanlış stratejiler yüzünden bugün adı tamamen hafızalardan silinmeye yüz tuttu.

Tek parti iktidarının sonlarına doğru gidildiğinin sinyalleri 1945 yılının yaz aylarına doğru verilmişti. Haziran ayında ortaya çıkan ''dörtlü takrir'' diye anılacak belgenin altında Menderes, Bayar, Köprülü ve Koraltan'ın imzaları vardı.

Tek partili bir siyasette demokrasi tam manasıyla gerçekleştirilemiyordu. Artık yeni partilerin ortaya çıkması ve hükumeti denetmeleri gerekiyordu. Bu durum karşısında, Celal Bayar dışında öneride imzası bulunanların CHP'den ihraç edilmeleri hiç de uzun sürmedi. Artık zemin hazırdı, yeni bir parti kurulacaktı.

Fakat Türk demokrasisinin ilk muhalefet partisi CHP'den ayrılan bu isimler tarafından kurulmadı. Onlardan çok daha önce kolları sıvayan bir isim vardı: Nuri Demirağ

Demirağ gayet varlıklı ve başarılı bir iş adamıydı. Bilhassa havacılık alanına ilgiliydi. Yeşilköy'de bir hava okulu ve Beşiktaş'ta küçük bir uçak fabrikası kurmuştu. Liberal bir bakış açısına sahipti, serbest teşebbüs taraftarıydı. 1945 Temmuz'unda partisinin kuruluş sürecini başlattı. Gerekli izinlerden sonra Milli Kalkınma Partisi 27 Ekim 1945'te resmen açıldı.

Demirağ'ın kurduğu yeni partiyle aranan kan bulunmuştu. Fakat kurucu kadronun amaçları ve düşünceleri birbirinden farklıydı ve Demirağ'ın hiç siyaset tecrübesi yoktu. Bu sebeple daha ilk günden stratejik hatalar yapıldı.

Partinin genel merkezi olarak İstanbul seçilmişti. Türk siyasetinin kalbi başkent Ankara'da atarken, ana teşkilatı İstanbul'a kurmak hiç mantıklı bir hareket değildi. Böylelikle yeni parti güncel siyasetin tam ortasında olması lazım gelirken, tersine çok uzağında kalacaktı.

Bu büyük hataya rağmen ilk günlerde gelecek vadeden ilerlemeler yaşandı.

Parti çok hızlı bir şekilde önce İstanbul'un ilçelerine daha sonra da Anadolu'ya teşkilatlarını yaydı. MKP her geçen gün üye sayısını arttırarak büyüyordu. Fakat karşısında hızını kesecek bir rakibi çok kısa sürede buldular.

MKP ekonomik gelişmenin ve refahın yolunun liberal politikalardan geçtiğine inanıyordu.

MKP slogan olarak tembellikten, kumardan, kötü alışkanlıklardan, terbiyesizlikten uzak duran herkese kapısının açık olduğunu belirtiyordu. Tek dereceli seçim sistemini savunmakla beraber, Cumhurbaşkanının 5 yılda bir halk tarafından seçilmesi ve aynı kişinin iki kez aday olmaması gerektiğini parti programlarında belirtiyorlardı.

1946'nın hemen başında kurulan Demokrat Parti, Nuri Demirağ'ın MKP'sini hızla solladı.

Fotoğrafta: DP kurucularından Fuat Köprülü, partiye üye olmaya gelen bir kadını dinliyor.

Demokrat Parti'nin kurucularından Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan halk nezdinde yeteri kadar tanınmış milletvekilleriydi. Buna karşılık Nuri Demirağ'ın maddi imkanları yeterli olsa da terazinin kefesi DP'den yana ağır basıyordu. Siyasi hayata hızla ve umutla adım atan MKP, karışıklıkların eşiğine adım adım yaklaşıyordu.

MKP içerisindeki görüş ayrılıkları daha ilk yıldan baş gösterdi. DP'nin boykot ettiği 1946 yerel seçimlerine katılan parti elle tutulur bir başarı elde edemedi.

MKP'de ilk kan kaybı ise bundan sonraki genel seçimlerde yaşandı. Parti sözcüsü Hüseyin Avni Ulaş,1946 seçimlerinde DP'ye geçerek Erzurum milletvekili oldu. Böylelikle MKP kurucularından birisini kaybetmiş oluyordu.

Parti içerisindeki karışıklıklar bununla da kalmamıştı. Düşünce ayrılıkları bir başkanlık mücadelesine dönüştü.

MKP, Nuri Demirağ ve Vahit Çadırcıoğlu arasında iki gruba ayrılıyordu. Öyle ki partinin kurucusu ve başkanı olan Demirağ resmen mahkemelik olmuştu. Çadırcıoğlu, Demirağ'ı ihraç ettirerek 1947 Haziran kongresinde genel başkanlığı ele aldıysa da bu iç çekişmeler partiye vurulan son darbe olacaktı.

Nitekim Nuri Demirağ'ın ihracı sonrasında parti çöküşe doğru son adımını atıyordu. Teşkilatlar bir bir istifa ederek CHP'ye veya DP'ye katılıyorlardı. MKP her geçen gün kan kaybediyordu.

Parti ilerleyen yıllarda da varlığını kısmen sürdürüp seçimlere katıldıysa da hiçbir zaman kritik bir başarı elde edemedi. Halkın parti üzerindeki ilgisi de her geçen gün azalarak kayboldu. 1957'de Nuri Demirağ'ın vefatını takiben 22 Mayıs 1958'de bu ilk muhalefet partisi Türk siyasi hayatına veda etti.

Önemli bir başarı kazanamayıp bugün unutulmayı yüz tutsa dahi MKP çok partili hayatın ilk muhalefet hareketi olması nedeniyle önemini korumaktadır. Başarıya ulaşamadıysa da tek parti dönemine karşı giriştiği hareketle kendinden sonra kurulacak muhalefet partilerine müspet bir örnek olmuştur.

Onedio IQ'yu Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
mumtazemre

Bak işte Onedio, şöyle adam gibi içerik hazırla canımı ye. Kendi adıma teşekkür ederim

whipple

Bu haberi okuyan herkes , büyük ihtimalle ilk kez Nuri Demirağ ismini duyuyordur.. Kısaca bahsetmek gerekirse şu an Atatürk Havalimanının bulunduğu arazide ilk uçuş okulunu yapmış, ilk uçak fabrikasını yapmış , ilk kez uçak ihraç etmiş başarılı bir iş adamıdır. Ancak sadece siyasi sebeplerle arazisi istimlak edilerek kamulaştırılmış , sayın İnönü isteği ile uçak fabrikası zorla kapatılmış ve yakın Türk tarihinden bilerek ve isteyerek silinmiştir.. Kişisel hırslar olmasaydı 45 öncesi tüm avrupaya uçak satıyor olacaktık.. Kaldı ki belki boeing airbus gibi uçaklar yerine NuD-38 ler ile THY filosu dolu olacaktı..

Başlıklar

AnkaraBeşiktaş Jimnastik KulübüCumhuriyet Halk PartisiDarbeErzurumİstanbul
Görüş Bildir