Can Dündar ve Erdem Gül Cezaevinde...

 > -

MİT TIR'larıyla ilgili haber nedeniyle haklarında açılan soruşturma kapsamında savcının talebiyle bugün ifade veren Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve gazetenin Ankara sorumlusu Erdem Gül, "Gizli kalması gereken belgeleri açıklama" ve "askeri ve siyasi casusluk" gerekçesiyle tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi...  Mahkeme Dündar ve Gül'ün tutuklanmasına karar verdi. Kararın ardından konuşan Dündar “Üzülmeye gerek yok. Bunlar bizim için şeref madalyası. Mücadelemiz devam edecek” dedi. Tutuklanan gazetecilerin Silivri Cezaevi'ne sevk edildikleri öğrenildi.

MİT TIR'ları haberi ve fotoğraflarını yayınlayan Can Dündar ve Erdem Gül, "Gizli kalması gereken belgeleri açıklama" ve "askeri ve siyasi casusluk" gerekçesiyle tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.

Mahkeme gazetecilerin tutuklanmasına karar verdi.

Mahkemenin kararını Twitter'dan 'Tutuklandık' diyerek duyuran Dündar, Halk TV’ye yaptığı ilk değerlendirmede ise:  “Üzülmeye gerek yok. Bunlar bizim için şeref madalyası. İçeride ve dışarıda mücadelemiz devam edecek” dedi.

Karar sonrası mahkeme salonu....

Silivri Cezaevi'ne götürüldüler

Gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül, sağlık kontrolünden geçtikten sonra saat 23.30 sıralarında Silivri Cezaevi'ne götürüldü.

Can Dündar'ın mahkemede yaptığı savunmasına buradan Erdem Gül'ün savunmasına ise buradan ulaşabilirsiniz...

Karar sosyal medyanın da gündemine oturdu...

Dündar ve Gül Tutuklamalarına Twitter'dan Tepki Yağdı - onedio.com
Dündar ve Gül Tutuklamalarına Twitter'dan Tepki Yağdı - onedio.com

İşte mahkemenin tutuklama gerekçeleri

Her suça ayrı gerekçe 

İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliği, her üç suç için gerekçesini ayrı ayrı belirtti. 

Al Jazeera'nin haberine göre mahkemenin tutuklama gerekçeleri şöyle:

"Silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan:

1 Ocak-19 Ocak 2014 tarihlerinde MİT tırlarının durdurulmasıyla bu eyleme katılanlar hakkında Adana ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıkları'nca soruşturma başlatıldığı, şüphelinin bu soruşturmalara ilişkin mesleki durumu gözönünde bulundurulduğunda bilebilecek durumda olduğu, buna rağmen MİT tırlarına ilişkin devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibariyle gizli kalması gereken belgeleri yayınlamak suretiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen örgüt kapsamındaki soruşturmaya rağmen yayınlaması, şüphelinin TCK'nin 220/7. maddesi ve 314/2. maddesi kapsamında eylemin gerçekleştiği ve kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu, adli kontrolün yetersiz kalacağı..."

"Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal ve askeri casusluk maksadıyla temin etme" suçundan:

Şüpheli ve müdafiileri her ne kadar MİT tırlarına ilişkin temin edilen ve yayınlanan belgenin konusu olan olayların daha önce kamuoyunda tartışıldığı ve bunun sır olmadığını belirtmişlerse de ilk defa MİT tırlarına ilişkin şüpheli tarafından belgenin temin edildiği, kuvvetli suç şüphesinin oluştuğu, adli kontrolün yetersiz kalacağı..."

"Devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama" suçundan:

Devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri basılmış eserler dışında internet sitesinden de yayınlandığı, ilk defa MİT tırlarına ilişkin şüpheli tarafından belgenin yayınlandığı, kuvvetli suç şüphesinin oluştuğu, adli kontrolün yetersiz kalacağı..."

Duruşmadan önce... "Gazetecilik yargılanıyor"

Savunmaların ardından kararı bekleyen Dündar: "Asıl yargılanması gereken, suçu işleyendir; yazan değil"

Erdem Gül: Haber yazdım tutuklanmak üzereyim

CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem’in Periscope üzerinden yaptığı canlı yayında Cumhuriyet'in Ankara temsilcisi Erdem Gül açıklama yaptı. Gül, şunları söyledi: 

"Delil göstermediler"

“Ben savunmamda da söyledim. Yazdığım haber nedeniyle bana savcılıkta da burada da sorgumda da yönelttikleri suçlamalar karşısında yazdığım bir haber dışında hiçbir delil göstermediler.

"Haber yazdım tutuklanmak üzereyim"

"Ben yazdığım haber nedeniyle casusluktan tutun da bir örgüte üye olmadan da, devletin sırlarını ifşa etmekten yargılanıyorum. Kiminle ne yaptığıma dair delil göstermediler. Haber yazdım tutuklanmak üzereyim. Hakimin diyeceği kararla iş bitmiş olacak."

"Bizzat Cumhurbaşkanı'nın şikayetçi olduğu bir soruşturma bu"

Haklarındaki soruşturma kapsamında ifade vermek için öğlen saatlerinde İstanbul Adliyesi'ne gelen Dündar ve Gül'e, Hasan Cemal ile birlikte çok sayıda meslektaşı  ve CHP Milletvekilleri Mahmut Tanal, Enis Berberoğlu, Barış Yarkadaş, Sezgin Tanrıkulu, DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu'nun aralarında bulunduğu çok sayıda kişi destek verdi.

İfade vermeden önce adliye önünde basına açıklama yapan Can Dündar, "Biliyorsunuz MİT tırlarında silah taşındığına dair yaptığımız haberden dolayı bir soruşturma yürütülüyor. Bizzat Cumhurbaşkanı'nın şikayetçi olduğu bir soruşturma bu" dedi. 

"Gazeteciliği, halkın haber alma hakkını, kamuoyunun hükümet yalan söylüyorsa bunu bilme hakkını savunmaya geldiklerini" dile getiren Dündar, "Hükümetlerin hiçbir şekilde illegal yollara sapmaması gerektiğini göstermeye, kanıtlamaya, bunun savunmasını yapmaya geldik" dedi.

'Bu sır devlete ait bir sır mı?'

Cumhurbaşkanı'nın bu durumu kendi kişisel davası olarak ele aldığını, "Takipçisi olacağım" dediğini söyleyen Dündar, Cumhurbaşkanı'nın tek başına şikayetçi olmasının nedenini bilmediğini söyledi. Dündar, "Bu sır devlete ait bir sır mı? Kendi şahsi sırrı mı? Bunu da herhalde bu soruşturma gösterecek" dedi.

"Bunun bedelini ağır ödeyecek, öyle bırakmam onu"

Casuslukla suçlandıklarını ve Cumhurbaşkanı'nın "Vatana ihanet" dediğini belirten Dündar, "Bizler casus değiliz, hain değiliz, kahraman değiliz. Bizler gazeteciyiz. Burada yapılan şey de baştan sona gazetecilik faaliyetidir" diye konuştu. Cumhurbaşkanı'nın iddialarına ilişkin haklarında iki kez müebbet istendiğini belirten Dündar, olayın bu çapta büyümesini anlayabildiğini, çünkü ortada bir suçüstü olduğunu söyledi. Dündar, "Suçüstü yakalanmış bir hükümet var. Bunun yarattığı bir panik var. Bu anlaşılabilir birşey. Ama bütün bu soruşturma sürecinin bu paniği daha da büyüteceğini düşünüyorum. Bunu uluslararası boyuta taşıyacağını ve bize de burada gizli ibaresi altında yapılan silah ticaretini, insan ticaretini belgeleme ve bütün dünyaya kanıtlama şansı vereceğini düşünüyorum" dedi.

'Ben de aynı şekilde yayınlansa ne olur yayınlanmasa ne olur diyorum'

Cumhurbaşkanı'nın önceki gün "Silah taşınsa ne olur taşınmasa ne olur" ifadesinde bulunduğunu söyleyen Dündar, "Ben de aynı şekilde yayınlansa ne olur yayınlanmasa ne olur diyorum" dedi.

'Vallahi de billahi de Türkmenlere gitmiyordu diyen Türkeş herhalde tanıklık yapacaktır'

TIRlar için önce gıda yardımı dediklerini, sonra içinde silah çıktığını, bunun da Türkmenlere gittiğini söylediklerini hatırlatan Dündar, "Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş 'Vallahi de billahi de Türkmenlere gitmiyordu' açıklamasını yaptı. Herhalde bizim soruşturmamızda gelip tanıklık yapacaktır. Bugünkü hükümet adına o sözünü tekrarlayacaktır diye düşünüyorum" diye konuştu. Dündar, "Türkmenler'in de bize gelmediğini söylemeleri üzerine bu kez asıl suçluları değil, bu suçu ortaya serenleri soruşturma konusu yaptılar" dedi.

'Devlet bir şey yapıyorsa milletin bunu bilmeye hakkı var'

Can Dündar, bir gazetecinin "Rus uçağının düşürülmesinin ardından MİT tırlarının, Türkmenler'e gittiği yönünde yapılan iddianın tekrar gündeme getirildiği gün ifadeye çağrılmasını nasıl değerlendirdiğini" sorması üzerine ise "Hikmet diyelim. Biliyorsunuz bazı tırlar tekrar bombalandı Rus uçakları tarafından. Devlet birşey yapıyorsa milletin bunu bilmeye hakkı var. Çünkü bu devlet bizim devletimiz. Ve biz de gazeteci olarak milet adına kamuyu denetlemekle görevliyiz. Bu kez karşılarında hemen sinmeye hazır gazeteciler yok. Bu kez kararlılıkla bu işi takip edecek, dik duracak, sonuna kadar arkasında duracak gazeteciler var" diye konuştu.

'Halk tehlike altındaysa gazeteci bunu yazmakla görevlidir'

Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gül de, "Gazeteci aynı zamanda, eğer ülke tehdit ve tehlike altındaysa bu tehlikeyi halka bildirmek zorundadır. Geriye doğru dönersek, Suruç katliamı ve Ankara katliamı var. Bu haberler biraz da bununla ilgili haberler. Dolaysıyla halk tehlike altındaysa gazeteci bunu yazmakla görevlidir" diye konuştu. 

DHA ve CHA

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AdanaAnkaraBaşbakan YardımcısıCasusCumhuriyet Halk PartisiİstanbulTerörTwitter
Görüş Bildir