'Struma' Faciasına 73 Yıl Sonra İlk Resmi Tören

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

2. Dünya Savaşı yıllarında Nazi soykırımından kaçan Yahudi göçmenleri taşıyan 'Struma' adlı geminin Karadeniz'de Sovyet denizaltısı tarafından batırılmasının neden olduğu facianın 73. yıldönümünde hayatını kaybeden 768 Musevi vatandaşı için ilk kez devlet düzeyinde düzenlenen resmi törenle anıldı.

Törende hükümeti Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik temsil etti. Sepetçiler Kasrı'nın boğaza bakan bahçesinde düzenlenen törene İstanbul Valisi Vasip Şahin, Türk-Musevi Cemaati Başkanvekili Moris Levi, Türkiye Hahambaşısı İsak Haleva, Dışişleri Bakanlığı İstanbul Temsilciliği Büyükelçisi Kenan İpek, Araştırma ve Güvenlik İşleri Genel Müdürü Büyükelçisi Tunç Üğdül, Uluslararası Holokost Anma İttifakı Türk Heyeti Başkanı Emekli Büyükelçi, Ertan Tezgör, Sanatçı Zülfü Livaneli, İsrail'in İstanbul Başkonsolosu Shai Cohen, Musevi din adamı Rav David Sevi ile Türkiye'de yaşayan Musevi cematinden çok sayıda davetli katıldı.

Tören, 24 Şubat 1942'de batırılan Struma adlı gemide hayatını kaybedenler için yapılan saygı duruşuyla başladı. Ardından Musevi din adamı Rav David Sevi dua okudu, İsak Haleva ise hayatını kaybedenler için 'kadiş' duası yaptırdı. Törende konuşan Ömer Çelik,  devlet tarafından ilk kez gerçekleştirilen tören için 73 yıl önce yaşanan acının unutturulmamasını temin etmeye çalıştıklarını söyledi.

"BİZ BU ACININ UNUTTURULMASINI İSTEMİYORUZ"

Çelik, "Genelde bu tür acıların üstü örtülmeye, unutturulmaya çalışılır. Ancak biz bu acının unutulmasını istemiyoruz. Bu tür olaylar bir daha asla tekerrür etmemesi için her sene ahitleşmek üzere bu törenleri yapmaya başlıyoruz. Çünkü yarın aynı şeyler bazı Yahudilerin, Müslümanların Hıristiyanların başına gelmesin diye" dedi.

"ÇÜNKÜ HEPSİ AYNI ALLAH'A YAKARMAKTADIR"

Bakan Çelik, "Dün güzel bir şeye şahitlik ettik. Norveç'te 'sinagog'a gerçekleştirilen saldırının ardından Norveç'teki genç Müslümanlar sinagogların etrafında nöbet tuttular. Aslolan şudur; Sinagogların etrafında Allah'ın adının anıldığı kutsal mekanlarda Müslümanlar ile Hıristiyanlar nöbet tutmalıdır. Camilerin etrafında Yahudiler ile Hıristiyanlar nöbet tutmalıdır. Kiliselerin etrafında Müslümanlar ve Yahudiler nöbet tutmalıdır. Çünkü hepsi aynı Allah'a yakarmaktadır. 23 Şubat 1942'de buradan ayrılan ve 24 Şubat'ta edebiyete uğurladığımız o 768 insanın anıları önünde büyük bir saygıyla eğiliyoruz. O insanlar bizim tarihimizin bir parçası ve Türklerle Museviler arasındaki tarihi ilişkinin en dramatik sayfasıdır. Tarihimizin güzel günlerini andığımız gibi bu acıları unutmamak zorundayız. Çünkü bunlar bizim gelecekte daha iyi haberler duymamızı sağlayacaktır" dedi.

"MUSEVİ CEMATİ BU ÜLKEDE MİSAFİR DEĞİL, EV SAHİBİDİR"

Çelik, günümüzde anti-semitizm, İslam karşıtlığı, ırkçılık ve yabancı düşmanlığı tehlikesi yükseldiğine dikkat çekti. Çelik, "Bizim bu acıyı unutturmama irademiz aslında bu acının sadece Musevi cemaatinin değil, hepimizin ortak acısı olduğunu ifade etmek içindir. Asla unutmayacağız, unutturmayacağız. Hep birlikte geleceğe güçlü bir şekilde bakacağız. Musevi cemaati bu ülkede misafir değildir, ev sahibidir. Bu ülkenin her vatandaşı gibi çeşitli vesilelerle gündeme getirildiği gibi kendilerinin sorumlu olmadığı bir takım olaylarda onların taciz edilmeleri veya bir takım sıkıntılarla karşı karşıya bırakılmaları asla tahammül edemediğimiz şeylerdir. Bunlara karşı en dik dururuz" diye konuştu.

MORİS LEVİ, YETKİLİLERE TEŞEKKÜR ETTİ

Türk-Musevi Cemaati Başkanvekili Moris Levi ise törende yaptığı konuşmada ilk kez resmi olarakr gerçekleştirilen anma töreni nedeniyle yetkililere teşekkür etti.

Levi, "Struma gibi tarihi olaylar bize bir kez daha gösteriyor ki doğru olanı doğru olduğu için yaptığınız ve bunun sorumluluğunu taşıdığnıız sürece yarınların nesillerine hem daha onurlu bir geçmiş hem de daha kuvvetli bir gelecek bırakabiliriz. Struma'yı yalnızlaştıran o günün devletleri arasından bizim bugün  anıyor olmamız da, bir doğruyu yıllar sonrada olsa yalnızca doğru olduğuna inandığınız için yapıyor olmanız geçmişin sorumluğu ile yarına güvenle bakma yolunda hepimize umut vermektedir. Bu umudu genişleterek, tabana yayarak yaratacağımız gelecek tüm dünyaya ışı olabilecektir" diye konuştu.

İSAK HALEVA: TEKRARLANMAMASI İÇİN DUA EDECEĞİZ

Türkiye Hahambaşısı İsak Haleva da anma töreninin bütün dünyaya bir mesaj olacağını belirterek, "Böyle bir durumun asla olmamasını ve tasvip edilmemesi gerektiğini dile getirmiş olduk. Evet ilk defa olabilir ama bir başlangıç noktasıdır. Bu muhteşem bir olaydır. Bundan sonra böyle bir olayın tekrarlamaması için dua edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından Ömer Çelik ve İsak Haleva, birlikte 73 yıl önce hayatını kaybeden 768 kişi için boğaza çelenk bıraktılar.

73 YIL ÖNCE STRUMA OLAYI

Bundan tam 73 yıl önce, 24 Şubat 1942 tarihinde, Köstence limanından kalkan Yahudi göçmenleri taşıyan 'Struma' gemisi, Karadeniz’de, Şile açıklarında, uluslararası sularda bir Sovyet denizaltısı tarafından torpillenerek batırılmış, bir kişi hariç, mürettebatla birlikte gemide bulunan 103’ü çocuk 768 kişi hayatını kaybetmişti.

Enver Alas, DHA

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

İsrailİstanbulNorveçÖmer ÇelikVasip Şahin
Görüş Bildir