Nazi Haberleri

Nazi ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Nazi ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

3 Dakikada Avrupa'nın 1000 Yılda Geçirdiği Değişim
Avrupa'nın siyasi değişimleriyle ilgili bilgilendirici ve bir o kadar da ilginç bir video hazırlanmış. Osmanlı İmparatorluğunun kalıcılığı, Ortaçağ Avrupası'ndaki binlerce devlet, Moğol ve Nazi istilaları videoda dikkat çeken sadece birkaç anekdot. İçinde birçok ayrıntı bulunduğundan, videonun ara ara durdurularak izlenmesi önerilir!
Nedir Bu Meshnet?
Korsan Parti Hareketi'nden Avukat Serhat Koç Agos'a konuştu. Bilişim hukuku uzmanı olan Koç, “Halen 3 bin civarında sitenin resmi yollarla engellendiği görünüyor ama aslında halen Türkiye'de 500-600 bin site kapalı” diyor. Koç’a göre yeni yasa ise fişleme ve sansürü devasa boyutlara taşıyacak. Türkiye'de pek bilinmeyen bir uzmanlık alanın var. Buradan başlayalım. 'Bilişim Hukuku' diyorlar ama aslında böyle bir alan yok. Çünkü bilişimin altında bilgi teknolojileri yatar ve bilgi teknolojilerinin değmediği alan olmadığı için, değmediği hukuk alanı da yok. Hukuk dalları temeldir; ceza, idari, anayasa hukuku... Bunların hepsinde bilişimle alakalı şeyler var. Hepsi hakkında sürekli müvekkilerle iş oluyor ama şahsi olarak bu konular zaten ilgimi çekiyor, o yüzden yapıyorum. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum, okurken de zaten fotoğraf ve bilgisayarla ilgileniyordum. Mezun olunca da fotoğrafçı veya bilgisayar mühendisi olamıyorum, bari bu insanların haklarını koruyacak bir alana yöneleyim, dedim. Türkiye'de bu işle ilgilenenlerin sayısı çok az. Türkiye'deki yasaların internete bakışı nasıl? Türkiye'de interneti doğrudan doğruya düzenleyen tek yasa 5651 Sayılı Kanun. Bu yasa interneti çok olumsuz ele alıyor. Yasanın konusu, internette yapılan suçlarla mücadele. Yani mücadele etmeye karar vermiş; desteklemeye değil. 2007’de 5651 Sayılı Kanun’un çıkış aşamasında da çok sayıda çocuk pornosu operasyonları yapıldı; medyada biri bin gösterdiler. Diyelim 100 kişi soruşturmaya uğradı, sadece 3'ü ceza aldı. “Biz çocukları koruyoruz” diyerek bir yasa yaptıklarını iddia ettiler. TBMM Genel Kurulu’nda, CHP'nin de isteğiyle, buna “Atatürk aleyhine suçları içeren kanun” da eklendi. Bu metin, o alanda çalışan uzmanların görüşlerini yansıtmıyordu. Vatandaş böyle bir kanunun olduğunu bile bilmiyor; insanlar sanıyor ki yasa değiştirilirken yeni şeyler geliyor. Aslında 2007'den beri var. Daha önce yoktu. Önce bilişim suçları diye bir tasarı düşündüler, sonra internet siteleriyle ilgili bir şey çıktı ve Cumhurbaşkanı’ndan döndü. Onları atlattık, işte bu yasaya takıldık. Bu anlamda, Türkiye'de interneti düzenleyen başka mevzuat yok. Bazı kanunlarda değinmeler var. Türk Ceza Kanunu'nda bilişim vasıtasıyla ya da bizzat bilişim sistemlerine karşı işlenen suçlar var. Mesela Facebook hesabının çalınması, özel olarak tanımlandı TCK'da. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda da bütün o eserlere ait hakların internette de ihlal edilebileceğinden bahseden yine özel maddeler var. Agos'un internet sitesi sürekli hackleniyor. Bu bir suç değil mi mesela? Evet, suç ama kim olduğunu bilemiyorsunuz, bilmek için teknik rapor gerekli ve hacklemeyi yapan kişinin de işi pek bilmeyen, acemi biri olması gerekir. Bilişim dünyasında her zaman iz kalır. Ama izin bulunması bazen çok uzun zamanlar gerektiren şifreleme yöntemleriyle bırakılmış olabilir. O kadar çok katman arkasındadır ki onu çözmeye çalışmak mantıksızdır. O yüzden o raporlar geldikten sonra meçhul bir şüpheli olarak şu şu IP numaralarında, şu tarihte, şu saatte bize saldıran diye… Savcı Telekom'a soracak, Telekom o IP'yi bulacak. O IP hangi internet sağlayıcıdan verilmişse o diyecek ki ben şu saatte bu IP'yi şu müşterime sağladım.  O müşteri de büyük ihtimal ya internet kafe çıkacak ya da 80 yaşında bir teyze çıkacak. Teyze mahkemeye gidecek ve ben bilgisayara dokunmadım diyecek. Böyle durumları binlerce kez yaşadık. Ondan sonra da zaten genelde beraat çıkar; suçlu da bulunamamış olur. Bu durumu sporda doping mevzuatına benzetiyorum. Dopingin önüne geçmek amacıyla Türkiye'de yapılan tek düzenleme kullanana ceza vermek. Ama dopingi kullanmaması için gereken altyapı hazırlanmıyor. Çözümden ziyade cezalandırma… Aynı şey 5651'de de söz konusu. 2007’den beri 8. madde nedeniyle pek çok site kapatıldı ama sitenin kapanmasına neden olan içeriği girenler yakalanmadı. Engelli web’de sanırım 3 bin küsür site gözüküyor ama o gerçekten buzdağının tepesi. Bugün Türkiye'de gerçekte 500-600 bin site kapalı ve bunların çok büyük bir bölümü müstehcenlikten kapalı. Geriye kalanlar siyasi nedenlerle kapalı ve o sitelere giren kişileri sorgulamıyor savcı, sadece siteyi kapatıyor. Aslında siteyi kapatmak çözüm değil. DNS numarasıyla yine girebiliyorum. Çünkü suç unsuru sayılan şeyler orada durmaya devam ediyor. Oysa mesela Almanya'da site kapanmaz, sadece içerik kaldırılır. İfade özgürlüğünün tek istisnası Nazizm. İfade özgürlüğünden yararlanmak için “nasyonal sosyalistim” deyip kurtarıyorsun ama “Nazi'yim” diyemiyorsun, Nazi sembollerini yayamıyorsun. O zaman içerikleri çıkarıyorlar. Altyapı var yani. İsveç gibi ülkelerde ifade özgürlüğü çok daha yukarıda. Şiddet çağrısı olmadığı sürece herkes her şeyi söyleyebiliyor. Sorunu çözmek istiyorsan içeriği çıkaracaksın; erişimi engellemeyeceksin. Sorunun köküne gidilmeli: Çocuk pornosunu internet üretmiyor. Çocuk pornosunu Filipinler'de, Rusya'da insanlar üretiyor. Onu kurutamadığın sürece etkisini internette görürsün. Türkiye’de devletin internetle ilgisi sadece siyasi amaçlı diyebiliriz miyiz? Şimdi iyiden iyiye öyle oldu. Dünyada sansür için dört tane temel kılıf var: Telif hakları, terörizm ve devlet sırrı, çocuk istismarı ve son olarak da şiddet çağrısı... Bunlar hep kılıf oluyor, ama temel nedeni gözetim. Devlet bunu istiyor. İnsanların internette neler yaptığını bilmek, takip etmek... Bunları görebileceği teknolojiler aynı zamanda sansür işlevi de görüyor. Devlet esasen fişlemek istiyor. Diğer yandan da telif lobisi sansürlemek istiyor. Devletin o yatırımı yapacak parası yok veya yapmak istemiyor, ama telif lobisinin var, onlar da parasını verip sansür mekanizmasını kurduruyor. Türk Telekom'un omurgasına kuruldu bu yazılım zaten. Bu yazılım, hem devletin hem de telif lobisinin işine gelecek. Önceki sohbetlerimizde 'meshnet'in çözüm olabileceğini söylemiştin. Nedir bu meshnet? Meshnet, şirketlerin çok işine yarayan bir mantık. Şirketler devletin ve internet servisi sağlayanların hiçbir dahiliyeti olmaksızın aralarında iletişim kurmak ister çünkü ticaret sırlarının, devletin hukuken göremeyeceği ama kafası attığında görebildiği teknik bir altyapıdan geçsin istemezler.  Dolayısıyla iki şirket kendi arasında özel bir ağ kurar ve bu özel ağa hiçbir şekilde üçüncü bir taraf dahil olamaz. Tamamen kriptoyla çalışır. Türkiye'de kriptoloji yönetmeliği de çıktı, ona da büyük itirazlarda bulunuldu. Devlet diyor ki “Kim kripto kullanırsa, anahtarını devlete verecek.” Ben de diyorum ki “Anahtarını devlete verecekse bu kriptonun mantığına aykırı.” Türkiye'de kripto şirketleri zaten söylediler bunu; “O zaman Türkiye'ye kimse kripto şirketi kurmaz” dediler. İşte meshnet böyle bir şey. Aynı zamanda büyük depremler, seller olduğunda klasik işletmecilerin kurdukları büyük ağlar çalışmayınca böyle daha küçük ağların çalışması mümkün. Bir de Türkiye gibi internet sansürü ve gözetiminin olduğu ülkelerde gözetimsiz, sansürsüz internete ulaşmak için kullanılabilir. Nasıl yapılıyor? Güvendiğiniz bir ülkeden örneğin İsveç veya İzlanda gibi, bir uydunet şirketi ile anlaşıp, çanak yoluyla internet almak ve o interneti yan binadaki arkadaşla, o da diğer bir arkadaşla paylaşa paylaşa bir meshnet ağı oluşturabilir ve sansürden kurtulabiliriz. FATİH GÖKHAN DİLER | Agos
Hitler'in Gizemli Tüneli
Avusturya'da Nazi lideri Hitler'e ait olduğu iddia edilen tünel bulundu. Hitler'in bu tünelde atom bombası araştırması yaptırdığı iddia edildi. Avusturyalı belgeselci Andreas Sulzer, 1885-1958 yılları arasında yaşayan biyolog Victor Schauberger'in hayatını anlatan bir film üzerinde çalışıyor. Yıllardır bu proje üzerinde çalışan Sulzer, biyolog Schauberger'in Nazi lideri Hitler'le de bağlantısı olduğunu buldu. Avusturya'da yayımlanan 'Krone' gazetesine konuşan belgecelci Andreas Sulzer, biyolog Viktor Schuaberger'in 1941 yılında Avusturya'nın St.Georgen bölgesinde bulunan Hitler'a ait gizli tünellerde 'atom bombası' projelerinde yer aldığını belirtti. Sulzer, iddialarını Schauberger'in o dönemde arkadaşlarına yazdığı mektuplara dayandırdı. Mektuplarda Schuaberger, arkadaşlarını Naziler'in bu gizli tünellerine karşı uyarıyor. İkinci Dünya Savaşı'nın Nazi Almanyası'nın yenilgisiyle sona ermesi sonrası Avusturya'nın bu bölgelerini Rusya işgal ediyor. Rusların bu gizli tunellerdeki araştırma araç ve gereçlerine el koyarak, ülkelerine transfer ettiği ve tünellerin birçoğunu da havaya uçurduğu ileri sürülüyor. Nazilerden geriye kalan diğer tüneller ise, 2002 yılından bu yana ise Avusturya inşaat şirketi BIG tarafından betonla dolduruldu. Türkiye
Mercedes Nazi Geçmişiyle Yüzleşti
Almanya'da Mercedes'in merkezinin de bulunduğu sokağa bir Macar Yahudisi kadının adı verildi. Şirket sokağa bir kadın adının verilmesini önererek Berlin belediyesine iki isim sundu. Bunlardan biri şirketin kurucusu Carl Benz’in karısı Bertha Benz ve diğeri de otomobil markasının adını aldığı, şirketin ortağı Emil Jellinek’in kızı Mercedes Jellinek idi. Ancak Belediye iki ismi de reddetti ve sokak için başka kadının adını önerdi: bu kadın Mercedes otomobili de üreten Daimler Benz fabrikalarında bir zamanlar, toplama kamplarından getirilerek zorunlu işçi olarak çalıştırılan Macar Yahudisi ressam Edit Kiss Bán’dı. Edit Kiss Bán önce Budapeşte ve ardından da Düsseldorf’ta resim ve heykeltıraş eğitimi gören bir sanatçıydı. 1944’te de Yahudi olduğu için Ravensbrück toplama kampına atılmıştı. Binlerce kadınla birlikte zorunlu işçi olarak Mercedes fabrikalarına gönderildi. Daimler Benz fabrikası sahibi aile, özellikle de Carl Benz’in karısı Bertha Benz, Hitler hayranıydı. Otuzlu yılların sonlarından itibaren Nazileri destekleyen aile, rejimle yakın ilişkiler içindeydi. Adolf Hitler doğum gününde Bertha Benz’e özel kutlama mesajı gönderirdi. Daimler Benz 1941 yılından itibaren Nazi imparatorluğu için tanklar ve uçak motorları üretmeye başlamıştı. Naziler de toplama kamplarına toplanan tutsakları fabrikalar için seferber eriyorlardı. 1941 yılında Daimler Benz fabrikalarında çalışan 14 600 işçinin % 35’i karın tokluğuna çalıştırılan tutsaklardan oluşuyordu. Bu oranın 1944’te yüzde 68’e ulaştığı belirtiliyor. Nazi Ravensbrück ölüm kampından 1944 yılında, Daimler Benz fabrikalarında uçaklar için motor üretmeye götürülen ve orada günde 12 saat çalışmaya zorlanan on bin tutsaktan biriydi Edit Kiss Bán. 86241 numaralı tutsak Macar ressam ölüm kampında süren hayatın resimlerini yaparak ölümsüzleşti. Kampta küçük bir deftere çizdiği resimler elden ele dolaşıyor ve tutsaklara güç veriyordu. Ancak daha sonra defterdeki on iki resim gardiyanların eline geçti. Edit Kiss Bán ölüm kampından birkaç tutsakla birlikte, savaşın son haftalarında kaçmayı başardı. Macaristan’a döndü. Kamp hayatını anlattığı resimleriyle, ölüm ve çalışma kamplarının dayanılmaz koşullarını dünya kamuoyuna, belleklerden silinmez bir anı olarak bıraktı. Ünlü ressam daha sonra Fas, Fransa ve İngiltere’de yaşadı ve 1966’da da intihar ederek hayatına son verdi. O tarihte artık çok ünlü bir ressamdı. İşte Berlin şimdi bu ünlü ressamın adını, Mercedes fabrikalarının merkezinin de bulunduğu ana sokağa vererek, Nazi geçmişle bir kez daha yüzleşmiş oldu. Aslında Mercedes üreten Daimler Benz geçmişle daha önce de yüzleşmişti. Şirket, 1980’li yıllardan itibaren, 2. Dünya Savaşı esnasında tutsakların zorunlu olarak fabrikalarda çalıştırılmasıyla, tarihinin en büyük karlarını elde ederken, bunun orada çalışan tutsaklar için ne anlama geldiğini kavradığını dile getirdi. Şirket bu kamplardan kurtulan Yahudilerle ve onların dernekleriyle ilişkiler geliştirdi. Nazi geçmişle ilgili araştırma yapan kurum, vakıf ve derneklere de destekler verdi. Ancak bu konuda atılan en önemli adım, sokağın adının değiştirilmesi oldu.BBC Türkçe
9 Soruda ‘Yeni’ Ukrayna
Ukrayna’da Rusya yanlısı devlet başkanı Viktor Yanukoviç’in görevden alınması sonrasında gerilim yüksek. Ülkede bir günde yaşanan siyasi değişimin ardından yol haritası yavaş yavaş belirginleşiyor. Ancak Rusya yanlılarıyla AB yanlıları arasındaki çatışma dineceğe benzemiyor. Peki Ukrayna’yı bundan sonra ne bekliyor, yer değiştirmiş görünen muhalefet ve iktidarın ana aktörleri kim? Yanukoviç’in görevden alınması sonrası, muhalifler Bağımsızlık Meydanı’nda ölenler için anma töreni düzenledi. 1 – KONTROL KİMDE? Parlamentoda çoğunluk, Yanukoviç’e karşı muhalefetin elinde. Milletvekilleri jet hızıyla oyşama yaparak, Timoşenko’nun eski müttefiki Oleksandr Turçinov’u geçici cumhurbaşkanlığına atadı. AB’yle serbest ticaret anlaşmasına karşı çıkan dışişleri bakanı Leonid Kozara ve müfredata Rusya yanlısı bir tarih anlatısı getirmekle eleştirilen eğitim bakanı Dimitri Tabaçnik başta olmak üzere, bir dizi bakan görevden alındı. Bağımsızlık Meysanı’ndaki şiddetten sorumlu tutulan içişleri bakanı Vitali Zakharçenko da cuma günü görevinden alınmıştı; eski bakanın saklandığı iddia edliyor. Salı gününe kadar ‘birlik’ hükümeti kurulması, 25 Mayıs’ta da seçim düzenlemesi bekleniyor. 2 – CADI AVI MI BAŞLADI? Polis muhalefetin yanında olduğunu duyururken, eski yönetimin bir dizi yetkilisi hakkında kovuşturma başlatıldı. Eski vergi bakanı Oleksander Klimenko ve Timoşenko’nun hapse atılmasından sorumlu tutulan eski başsavcı Viktor Pshonka hakkında tutuklama kararı çıkarıldı. Parlamento, son dönemdeki şiddet olaylarından sorumlu tutulan bir dizi yetkiliye yurtdışına çıkış yasağı getirdi. Yeni İçişleri Bakanı Arsen Avakov da polisin “Ukrayna halkına karşı eski liderler tarafından da işlenen suçları araştıracağını” söyledi. 3 – YANUKOVİÇ NEREDE, TEPKİSİ NE OLDU? Parlamento tarafından azledilmesi sonrası Kiev’den kaçan devrik liderin, kalelerinden biri sayılan Rusya yanlısı Donetsk kentinde olduğu sanılıyor. Yanukoviç, açıklanmayan bir yerden yayımladığı video mesajında yaşananları ‘darbe’ diye niteledi ve “Başkan hâlâ benim” dedi. Bu arada, Yanukoviç’in, Kiev’in dışında bulunan 140 hektarlık alana yayılan malikanesi de kamulaştırıldı. 4 – YANUKOVİÇ NE KADAR GÜÇLÜ? Yanukoviç’in Bölgeler Partisi’nden cuma günü kopmalar başlarken, parti bugün yazılı bir açıklamayla eski liderine sırt çevirdi. Yaşananlardan tümüyle Yanukoviç’in sorumlu tutulduğu açıklamada şöyle denildi: “Ülke tarihinin en zorlu ve trajik dönemlerinden birini yaşıyoruz. Uktayna kandırıldı ve soyuldu. Fakat bu durumun etkisi, ihtilafın her iki tarafından sevdiklerini kaybeden onlarca ailenin acısıyla kıyaslanamaz. Ukrayna ihanete uğradı. Tüm bunların sorumluluğu Yanukoviç’e ve yakın çevresine ait.” Açıklamada, Yanukoviç’in Kiev’den kaçışı da kınandı. 5 – TİMOŞENKO KİM, NE KADAR GÜÇLÜ? Yanukoviç’i ezeli rakibi, eski başbakan. 2004’te Yanukoviç’i deviren Batı yanlısı ve destekli Turuncu Devrim’in liderlerindendi. Yanukoviç’e karşı 2011’deki seçimleri kaybetmesi sonrası, Rusya’yla yapılan doğalgaz anlaşmalarında görevini kötüye kullanma suçlamasıyla hapse atıldı; suçlamaların siyasi olduğunu savundu. Cezaevinde hastalanan Batı yanlısı Timoşenko’nun serbest bırakılması ve tedavi için yurtdışına çıkışına izin verilmesi, Avrupa Birliği’nin Kiev’e serbest ticaret anlaşması için dayattığı şartlardan biriydi. Timoşenko serbest bırakılmasının ardından protestoların merkezi olan Bağımsızlık Meydanı’na tekerlekli sandalyeyle geldiğinde AB yanlılarını ‘kahramanlar’ diye selamladı. Fakat son gerilimde ön planda olan muhalif eylemcilerin birçoğu onu ‘demokrasi kahramanı’ olarak görmüyor. Gelecekteki yönetimde rol oynayıp oynamayacağı da kesin değil. 6 – AB YANLILARININ LİDERLERİ KİM? Ukrayna muhalefeti tek bir çatı altında toplanmış değil. Meydan’da ‘boy gösteren’ muhalefet liderleri ve hareketler şöyle: VİTALİ KLİÇKO AB yanlısı eski dünya ağırsıklet boks şampiyonu. Udar (Darbe) hareketinin lideri; seçimlerde başkan adayı olacağını açıkladı. ARSENİ YATSENYUK Ülkenin ikinci büyük partisi, liberal çizgideki Vatan’ın meclis grup başkanı. Timoşenko’nun eski müttefiki. SVOBODA (ÖZGÜRLÜK) HAREKETİ Aşırı sağcı hareket, yılbaşı günü birçoklarının Nazi işbirlikçisi olarak gördüğü Stepan Bandera için anma töreni düzenleyince Bağımsızlık Meydanı’nda gerilim çıktı. SAĞ SEKTÖR Aşırı sağcı, son şiddet olaylarından kısmen sorumlu tutulan grup. 7- KRİZİN TEMELİNDE NE VAR? Kriz, Yanukoviç’in AB’yle ortaklık ve serbest ticaret anlaşması müzakerelerini 21 Kasım 2013’te’te askıya aldı. Brüksel, Kiev’le anlaşma için Timoşenko’nun tedavi görmek üzere özgür bırakılmasını şart koşuyordu. Fakat Ukrayna parlamentosu önce Timoşenko’nun bırakılması tasarısını reddetti, hemen ardından da AB’yle anlaşmanın hazırlıklarını dondurdu. İşte bu kararın ardından, binlerce Avrupa yanlısı Kiev’deki Bağımsızlık Meydanı’nda kamp kurarak barışçıl gösterilere başladı. Ancak gösteriler kısa süre içinde şiddete döküldü; en az 80 kişi hayatını kaybetti. 8 – UKRAYNA BÖLÜNÜR MÜ? Tarihi boyunca Avrupa’yla Rusya arasındaki çekişmede sıkışıp kalan ülkede, Yanukoviç’in devrilmesi sonrası bölünme çağrıları gecikmedi. Çoğunlukla Rusça’nın konuşulduğu Kharkiv’de yerel liderler bölünmeye karşı olduklarını söylese de, Kiev’deki mevcut parlamentoyu tanımadıklarını açıkladı. Doğuda yaşayan Ukraynalıların büyük kısmı Rusya’ya ihraç yapan fabrikalarda çalışıyor ve AB’yle yakınlaşma yüzünden işlerini kaybetmekten endişe duyuyor. Batı’daki AB yanlılarıysa, Brüksel’le yakınlaşmanın refah seviyesini yükselteceğine ve hukukun üstünlüğünü tesis edeceğine inanıyor. Yanukoviç karşıtları, ülkenin batısındaki Lviv, Ternopil ve bir dizi başka kentte yönetimi devralmış durumda. 9 – TEPKİLER NE? Yanukoviç’i destekleyen Rusya, gerilimin geldiği noktadan memnun değil. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ‘yasadışı aşırılıkçı grupların silahsızlanmayı reddettiğini ve muhalefet liderleriyle birlikte Kiev’i kontrol altına aldığını’ savundu. Rusya, AB’den uzaklaşma karşılığı Yanukoviç’in hükümetine vaat ettiği 15 milyar dolarlık kredinin bir sonraki taksidini de askıya aldı. Perşembe gecesi arabuluculuk ettiği uzlaşma anlaşması çöken AB’yse, Rusya’ya ‘Uktana’nın içişlerine karışmama’ uyarısı yaptı. Brüksel, ‘demokratik bir hükümetin seçilmesi’ sonrası Kiev’e mali yardım da vaat etti. Ancak olası bir yardımın Rusya’nın teklifini aşması beklenmiyor. Sovyet Rusya’nın son lideri Mihail Gorbaçov’sa, ‘perestroika’nın Ukrayna’da başarısız’ olduğu yorumunu yaptı. diken.com.trBERİL KÖSEOĞLU
9 Soruda Kırım Krizi
Ukrayna’da Rusya yanlısı Viktor Yanukoviç’in devrilmesinin ardından, gözler Kırım’a çevrildi. Tarihi boyunca Kiev’den ziyade Moskova’ya yakın durmuş bölgeden,’Rusya’nın işgale giriştiği’ yönünde haberler geliyor. Ukrayna medyası Simferopol yakınlarındaki bir üsse 2 bin asker taşıyan 13 uçağın indiğini öne sürdü. İddia doğrulanmasa da ABD’den “İşgalin bedeli olur” açıklaması gecikmedi. Peki Kırım niçin önemli? Bölgedeki gerilimin tırmanması, Batı’yla Rusya arasında sıkışan Ukrayna için genel olarak ne anlama geliyor?
Tarihin Akışını Değiştiren 20 Kadın
Devletlere yön veren, tek bir sözüyle imparatorlukları titreten, yaptıkları buluşlarla dünyayı güzelleştiren kadınlar, yüzyıllardır tarihin akışını değiştiriyor. İşte tarihin akışını değiştiren kadınlar…