article/comments
article/share
Haberler
'Dünyanın En Tehlikeli Yolu' Seçilen Bayburt Derebaşı Yolunun Keşfini Ünlü Gazeteci Anlattı

'Dünyanın En Tehlikeli Yolu' Seçilen Bayburt Derebaşı Yolunun Keşfini Ünlü Gazeteci Anlattı

'Dünyanın En Tehlikeli Yolları' listesinin 2026 seçkisi yayınlandı. Bugüne kadar listenin daimi bir üyesi olan Bayburt, Derebaşı yolu bu kez listenin birinci sırasında yer aldı. Sarp dağ yamaçlarını kesen sayısız keskin virajıyla dünyanın en korkutucu yolu olan Derebaşı'nı Gazeteci Özgür Hasan Altuncu anlattı.

İşte Derebaşı yolunun keşif hikayesi!

Kaynak: X / Özgür Hasan Altuncu 

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Karşınızda dünyanın en tehlikeli yolu: Bayburt Derebaşı

Karşınızda dünyanın en tehlikeli yolu: Bayburt Derebaşı

Bolivya'nın meşhur uçurumlarından Himalayalar'ın dondurucu geçitlerine kadar pek çok riskli güzergahın değerlendirildiği 'Dünyanın En Tehlikeli Yolu' raporunda bu sene birincilik Bayburt'un oldu. Türkiye'nin Karadeniz kıyısındaki Trabzon şehrini Bayburt'a bağlayan D915 yolu tüm rakiplerini geride bıraktı. 

Fakat bu meşhur yol bir zamanlar listede bile yer almıyordu.

Peki Derebaşı Yolu nasıl keşfedildi?

Gazeteci Özgür Hasan Altuncu, Derebaşı Yolu'nun hikayesini anlattı.

Gazeteci Özgür Hasan Altuncu, Derebaşı Yolu'nun hikayesini anlattı.
twitter.com

Bir zamanlar listede yer almayan Derebaşı, zamanla belgesel çekim noktasına dönüştü.

Bir zamanlar listede yer almayan Derebaşı, zamanla belgesel çekim noktasına dönüştü.

Altuncu'nun paylaştığı tweetin devamı şu şekilde:

'2000’li yılların ilk yarısında internet haberciliği yeni yeni yükseliyordu. Milliyet açık ara öndeydi. Galeri haberciliğinin en parlak dönemiydi; amaç daha çok tıklanmak, kullanıcıyı sayfada daha uzun tutmaktı.

Bir gün “Dünyanın En Tehlikeli Yolları” başlıklı bir galeri habere denk geldim. Yaklaşık 50 yol vardı. Hepsine tek tek baktım. Çocukluğumun geçtiği, ilk büyük korkularımı yaşadığım Derebaşı listede yoktu.

Buldum numarasını, bir meslektaşı olarak o günkü milliyet editörünü aradım. “O kadar uzak yerlere gitmeye gerek yok, dünyanın en tehlikeli yollarından birinin Türkiye’de olduğunu biliyor musunuz” dedim. Derebaşını anlattım. Hiç duymadım. Haber dış mahreçli, hem elimizde fotoğrafı yok” dedi.

Öğrenciyken amatör makinemle çektiğim birkaç fotoğrafı gönderdim. Listeye son sıradan eklendi Derebaşı. Sonraki yıllarda haber hep tekrarlandı, listede yer aldı. Zamanla zirveye kadar çıktı. Tanındı, popüler oldu. Ralli tanıtımlarına ev sahipliği yaptı, lastik reklamlarının, telefon operatörü kampanyalarının çekim mekanına dönüştü. Belgeseli yapıldı.'

"Her virajda aynı sahne yaşanırdı. Kamyon durur, muavin elinde takozla iner, araç bazen 5-10 manevrayla virajı dönebilirdi."

"Her virajda aynı sahne yaşanırdı. Kamyon durur, muavin elinde takozla iner, araç bazen 5-10 manevrayla virajı dönebilirdi."

'Ünlü Rus kamyon markası “Kamaz” lansman çekimini Derebaşında yaptı mesela.

Bunun anlamı çok daha farklıydı. O yol, bizim olduğumuz kadar Rusların da yakın tarihinden izler taşıyordu.

Nasıl Moskova Metrosu, Sovyetler döneminde Nazi savaş esirlerinin emeğiyle yapılmışsa; Derebaşı da işgalci Çarlık ordusunun zorla çalıştırdığı, çoğu sivil olan büyük dedelerimizin kazma kürekle açtığı bir yoldu.

Amaç, işgal ordusunun askeri sevkiyatını Trabzon’dan Bayburt üzerinden Erzurum hattına daha hızlı ulaştırmak ve işgal sahasını genişletmekti.

Sonra tarih yön değiştirdi. Bolşevik ihtilali olunca Çarlık ordusu dağıldı, geri çekildi.

Ve silah zoruyla yaptırılan o yol, bu kez büyük dedelerimizden bize miras kaldı.

Öncesinde yaylalara saatlerce yürüyerek çıkan insanlar, Cumhuriyet’in ilk yıllarında gelen kamyonlarla bu yolları kullanmaya başladı. Yaşlılar, çocuklar kamyon kasalarında yaylaya gitmeye başladı. Ama yol kamyonlar için fazla dardı. Virajlar ölümcüldü.

Her virajda aynı sahne yaşanırdı..

Kamyon durur…

Muavin elinde takozla iner…

Arka teker uçuruma santim kala durdurulurdu…

Araç bazen 5-10 manevrayla virajı dönebilirdi.

Birçok yolcu o korkuyu yaşamamak için Derebaşı’nda iner, son soğanlı dağlarına dik yaya patikayla son viraja kadar yürümeyi tercih ederdi. '

"90’lı yılların ikinci yarısına kadar bu maceralı yolculukları biz yaşadık."

"90’lı yılların ikinci yarısına kadar bu maceralı yolculukları biz yaşadık."

'90’larda minibüs seferleri başladığında da korkular bitmedi. Yaylamıza yolcu taşıyan bir minibüsün yuvarlandığı kazada çocuklar ve yaşlılar hayatını kaybetti.

Üstelik tehlike sadece viraj değildi. Sis çöktüğünde bir metre önünü bile göremezdin. O zaman bir kişi araçtan iner, uçurumun kenarında yürür, şoför de onu takip ederek ilerlerdi.

Hatta yolculuğun kendi içinde oluşmuş sessiz bir ritüeli vardı.

Derebaşı’na kadar minibüslerde kemençe kasetleri çalardı; sohbet olur, şakalaşılır, yaylaya varmanın heyecanı yaşanırdı.

Ama araç Derebaşı virajlarına geldiğinde hava bir anda değişirdi. Şoför kaseti çıkarır, yerine Kur’an-ı Kerim kaseti takardı. 90’lı yılların ikinci yarısına kadar bu maceralı yolculukları biz, babalarımız, dedelerimiz son 3 kuşak insanımız eksiksiz yaşadı.

Bugün yaylamıza çok daha güvenli, yeni bir yoldan ulaşıyoruz.

Ama Derebaşı virajları hala orada duruyor.

Savaşın ve kendi geçmişimizin izlerini taşıyan, zorla çalıştırılan insanların alın teriyle açılan, hayatta kalma mücadelesine ve yeni bir hayata tutunma çabasına tanıklık eden o yol, Of - Çaykara bölgesinin ortak hafızasında, yalnızca yayla ile köyü birbirine bağlayan bir geçit değil; kuşaktan kuşağa anlatılan büyük bir hikaye olarak yaşamaya devam ediyor…'

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
2022 yılında Ege Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümü'nden mezun oldum. Farklı alanlarda tercümanlık ve metin yazarlığı yaptım. Henüz öğrencilik yıllarımda merak saldığım içerik dünyası, profesyonel hayatımın büyük bir parçası haline geldi. Onedio'da Yaşam Editörü olarak dünyadaki en güncel haberleri takip ediyor, yaşamın içinden dikkat çekici konuları sizlere aktarıyorum. Z kuşağının bir üyesi olarak internet dünyasının içine doğdum, şimdi ise onu şekillendiriyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
5
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın