Yemek Yerken Bu Davranışları Sergiliyorsan Kontrol Manyağısın!
Hadi dürüst olalım, hepimiz boğazımıza biraz düşkünüz ve kendimizi 'gurme' olarak tanımlamayı çok seviyoruz. Peki, senin bu yemek tutkun gerçekten bir lezzet arayışı mı, yoksa tabağın üzerinde kurduğun mutlak bir diktatörlük mü? Restoranda garsona 'Sos yanda gelsin, et orta-az pişsin ama içi de çiğ kalmasın' diye 15 dakika nutuk çekiyorsan, o sulu yemek yanındaki pilava değdiğinde midene kramplar giriyorsa tehlike çanları senin için çalıyor demektir! Aşağıdaki 20 maddelik listeden sana uyanları seç, yemek yerken ne kadar kontrol manyağı olduğunu hep birlikte görelim!
Alışkanlıkları seç bakalım!
Eğer seçmek istediğin tüm şıkları seçtiysen.
Sonucu görmek için yandaki butona tıkla!
Ağzının Tadını Bilen Katıksız Keyifçi Birisin!
Senin yemekle olan ilişkin tamamen ilkel, samimi ve saf bir sevgi üzerine kurulu. Hayatı kendine zindan eden o takıntılı tiplerden kesinlikle değilsin. Köfte pilavın suyuna değmiş, ketçap mayoneze karışmış, hamburgerden marul fırlamış senin için hiç fark etmez; günün sonunda hepsi aynı mideye gitmiyor mu zaten? Sen yemeğin estetiğine, kalorisine veya tabağın simetrisine değil; o an aldığın o muazzam lezzete ve hissettirdiği mutluluğa odaklanıyorsun. Bir restorana gittiğinde menüye 30 saniye bakıp 'Bize oradan en çok satan neyse ondan getir usta' diyebilecek kadar da hayata karşı esneksin. Senin bu rahat tavrın seni harika bir yemek arkadaşı yapıyor. İnsanlar senin yanındayken çatalı yanlış tuttum mu, sosu şuraya mı sıktım diye gerilmiyorlar. Salaş bir esnaf lokantasında da, lüks bir restoranda da aynı iştahla ve keyifle yemeğini yiyebiliyorsun. Yemek senin için bir kontrol alanı veya stres kaynağı değil, hayatın koşturmacası arasında verilen en keyifli mola. Ancak dikkat et, bu aşırı boş vermişlik bazen sağlığını veya hijyen standartlarını biraz ihmal etmene yol açabilir. Tabii ki tabakları milimetrik düzenleme ama en azından dışarıda yerken çatalın temizliğine hafifçe bir göz atmak fena olmayabilir. Ne olursa olsun, o güzel iştahını ve yemekten aldığın o saf neşeyi asla kaybetme; senin gibi insanlar sayesinde dünya hala lezzetli bir yer!
Keyif ile Düzen Arasında Mekik Dokuyan Birisin!
Sen tam olarak o 'tatlı gurme' sınırındasın. Yemek yemeyi çok seviyorsun, lezzetten anlıyorsun ama yemeğin sunumuna, ortamın temizliğine ve bazı küçük kurallara da içten içe dikkat ediyorsun. Mesela sulu yemeğin pilavını göle çevirmesinden çok hoşlanmıyorsun ya da sipariş verirken ne yiyeceğini bilmek istiyorsun ama bu durum hayatını karartacak, masadaki insanları delirtecek seviyede bir fobiye dönüşmemiş. Kontrol mekanizman çalışıyor ama keyif almanı engelleyecek kadar baskın değil. Senin yemek vizyonun oldukça dengeli. Güzel bir restorana gitmeden önce ufak bir araştırma yapmak senin için bir zevk, böylece kötü bir sürprizle karşılaşma riskini azaltıyorsun. Yemek yerken arkada doğru videoyu veya diziyi aramak gibi modern çağ takıntıların var ama en azından açlıktan bayılacak noktaya gelmeden o seçimi yapabiliyorsun. Tabağındaki düzen, senin hayata karşı olan genel düzen anlayışının küçük bir yansıması. Sana tavsiyemiz, bu dengeli yapını koruman. Arada sırada o küçük kurallarının dışına çıkmak, planlanmamış salaş bir mekanda ne çıkacağını bilmeden sipariş vermek ilişki kaliteni ve yemek deneyimini daha da zenginleştirecektir. Sen ne tabağı dağıtacak kadar salmış durumdasın ne de milim milim ölçecek kadar delirdin; tam kıvamında bir lezzet tutkunusun!
Gizli Kontrol Manyağısın!
Aynayla yüzleşme vakti geldi: Sen kendini dışarıya 'Ben sadece lezzetten anlayan, seçici bir gurmeyim' diye pazarlıyor olabilirsin ama içten içe tam bir yemek diktatörüsün! Tabağındaki her yiyeceğin yerinin milimetrik olarak belli olması, sosların birbirine karışmaması, masadaki hijyen standartlarının senin onayından geçmesi gerekiyor. Restorana gittiğinde garsonla kurduğun o uzun diyaloglar, yandaki masalardan 'Yine ne istiyor acaba?' bakışları almana sebep oluyor olabilir. Yemek yemek senin için sadece beslenmek değil, baştan sona yönetilmesi gereken bir operasyon. Bu takıntıların yüzünden bazen yemeğin o saf keyfini kaçırıyorsun. Yemek soğuyor ama sen hala arka planda izleyecek mükemmel videoyu arıyorsun; et geliyor ama sen sosun yanda gelmediğini fark edip mutsuz oluyorsun. Kalori hesapları, içerik kontrolleri ve tabağından birilerinin bir şey otlamasına karşı geliştirdiğin o vahşi savunma mekanizması, senin aslında hayatta da kontrolü kaybetmekten ne kadar korktuğunun küçük birer kanıtı. Biraz rahatlamaya ne dersin? Bırak o sos tabağın diğer tarafına aksın, bırak hamburgerin içindeki turşu tabağa düşsün. Hayat kusursuz bir menüden ibaret değil ve o çok korktuğun 'dağınıklık' bazen en güzel lezzetleri barındırır. Bir sonraki yemeğinde bilerek hiçbir şeye karışma, kontrolü tamamen aşçıya ve garsona bırak; bakalım dünya gerçekten başına yıkılacak mı?
Tescilli Kontrol Manyağısın!
Geçmiş olsun, sen artık gurmelik seviyesini çoktan aşmış, yemek yerken tabağın üzerinde mutlak bir terör estiren tescilli bir kontrol manyağısın! Seninle yemeğe çıkmak arkadaş grubun için adeta bir stres testi. Çatalın üzerindeki hayali lekeler, meyvelerin üzerindeki o görünmez iplikçikler, tabağın kenarındaki kemiklerin nizami dizilimi... Sen yemeği yemiyorsun, adeta laboratuvarda kimyasal bir deney gibi inceliyorsun. Tabağındaki o sulu yemek pilavına değdiği an senin için o masa bitmiştir, o yemek artık bir 'çöp' hükmündedir. Zihnin yemek konusunda o kadar çok kuralla, kalori hesabıyla, simetri takıntısıyla dolu ki, etrafındaki insanların normal bir iştahla yemek yemesini hayretle izliyorsun. Sosların tabağın köşesindeki güvenli bölgeleri, menüyü okurken geçirdiğin o yarım saatlik kriz anları senin hayat kaliteni günden güne eritiyor. Sen aslında yemeğin tadını almıyorsun; sen sadece kafandaki o katı kuralların harfiyen uygulanıp uygulanmadığını kontrol ediyorsun. Sana acil durum tavsiyesi: Bu gidişle yakında evde tek başına, her şeyi tartarak ve milimetrik kaplarda yemek zorunda kalacaksın! Silahlarını yere indir ve o çok korktuğun 'kaosun' içine kendini fırlat. Git ve en salaş, en kuralsız esnaf lokantasında, tabağın ortasına her şeyin karıştığı o yemeği ye. Kendine bu kadar acımasız kurallar koymayı bırak; yemek seni doyurmak ve mutlu etmek için var, seni bir hücre hapsinde gibi strese sokmak için değil!
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın