Büyük küresel krizler ve savaş dönemleri, geride sadece askeri belgeler ve diplomatik yazışmalar bırakmıyor. Şehirlerin dokusuna, hatta bazen yerin metrelerce altına kazınan somut hatıralar da bırakıyor. Türkiye, İkinci Dünya Savaşı'na fiilen girmemiş olsa da o dönemin yıkıcı atmosferini, olası işgal ve bombardıman tehditlerini çok yakından hissetti. Özellikle stratejik konumu nedeniyle her an namluların hedefi olabilecek İstanbul'da, sivil halkı ve orduyu korumak adına olağanüstü savunma önlemleri alındı.
'ran4away' isimli sosyal medya kullanıcısı İstanbul'da Nazi tehdidine karşı hazırlanan tünele girdi. İkinci Dünya Savaşı sırasında İstanbul'u olası askeri saldırılardan korumak amacıyla inşa edilen gizli yeraltı tünellerinden birine yapılan gizli giriş, sosyal medyada büyük bir merak uyandırdı. Nazi Almanyası'nın Balkanlar'a kadar ilerlediği ve Türkiye sınırına dayandığı o gerilimli yıllarda, şehrin stratejik noktalarına kazılan bu savunma hatları, tarihin en gizemli sayfalarından biri olarak yeraltında varlığını sürdürüyor.
Peki, savaşa girmeyen bir ülkenin en büyük metropolünün altında neden kilometrelerce uzunlukta tüneller inşa edildi?
1940'lı yıllarda, Avrupa'yı yerle bir eden Luftwaffe (Alman Hava Kuvvetleri) bombardıman uçaklarının İstanbul semalarında görünme ihtimali neredeyse an meselesiydi. Hükümet, bu tehdide karşı pasif savunma önlemlerini devreye soktu; karartma geceleri ilan edildi ve en kritik kamu binalarının, askeri komuta merkezlerinin altına betonarme sığınaklar yapıldı. Yerin metrelerce altındaki bu karanlık dehlizler, sadece bombalardan kaçış noktası değil, aynı zamanda olası bir işgal durumunda gerilla savunması yapılmasına imkan tanıyacak şekilde tasarlanmıştı. Tünellerin duvarlarında günümüze kadar ulaşan ve dönemin ideolojik çatışmalarını yansıtan grafitiler, sığınakların savaş sonrasında da farklı gruplar tarafından gizlice kullanıldığını ve yeraltı dünyasının bir parçası haline geldiğini gösteriyor. Bugün çoğu unutulan, nemli ve karanlığa gömülen bu yapılar, İstanbul'un sadece bir megakent değil, aynı zamanda devasa bir yeraltı askeri hafıza kartı olduğunun en net kanıtı.
👇
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın