ALO Fetva'ya Bunu Da Sordular: Bitcoin Caiz Mi, Değil Mi?
İstanbul Müftülüğüne bağlı, dini konularda vatandaşların sorularını yanıtlayan 'Alo Fetva' hattına 2020 yılında 155 bin soru soruldu. Ancak bu soruların içinde en dikkat çekeni de bitcoin ile ilgili sorulanlar. Peki, Bitcoin caiz mi, değil mi? İşte merak edilen sorunun yanıtı...
"Alo Fetva"Ya Bitcoin Sorusu
İSTANBUL (AA) - HİKMET FARUK BAŞER - AYŞE NUR AKÇELİK - İstanbul Müftülüğüne bağlı, dini konularda vatandaşların sorularını yanıtlayan 'Alo Fetva' hattına 2020 yılında 155 bin soru soruldu. Hatta geçen yıl estetik ameliyatlar ve dövme yaptırmanın hükmü, evcil hayvanın kısırlaştırılması gibi konuların yanı sıra bitcoin alım ve satımı, borsa ve banka kredisi gibi ekonomiye dair sorular da yöneltildi. Salgın döneminde vatandaşların Alo Fetva'dan yardım aldığı bir diğer konu da Kovid-19 oldu.İstanbul Müftü Yardımcısı Halime Yıldız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 'Alo Fetva'' hattının İstanbul'un 39 ilçesinde hizmet vermeye devam ettiğini söyledi. Alo Fetva hattının hafta içi mesai saatleri içerisinde 5 gün hizmet verdiğini belirten Yıldız, 'Pandemi nedeniyle çalışma saatlerinde değişkenlik oluyor. Bu kapsamda hafta içi 10.00 ile 16.00 saatleri arısında vaizlerimiz, din hizmetleri uzmanlarımız, fetva verme ehliyetine sahip personelimizle hizmet vermeye devam ediyoruz.' dedi.Yıldız, 'Alo Fetva' hattında kimi dönemlerde yoğunluk yaşandığını ifade ederek, şunları kaydetti:'İstanbul'da Alo Fetva hattına 2020 yılında yaklaşık 155 bin soru soruldu. Gelen soruların yoğunluğu ilçelerin nüfus yoğunluğuna göre de değişiyor. Bazı ilçelerimizden yoğun soru gelirken, bazılarına az sayıda soru geliyor. Koronavirüs salgını döneminde hattımıza gelen soru yoğunluğu arttı. Pandeminin ilk zamanlarında soru hattına gelen soru sayısı yüzde 30 arttı. Bu dönemde daha çok koronavirüsle bağlantılı olarak cenaze işlemleri ve ölen kimsenin durumuyla ilgili sorular daha yoğunlukta geldi. Zamanla pandemiyle doğrudan bağlı sorularda azalma olurken dolaylı olarak takıntı, korku, boşanmalara dair gelen soruların artması bu sürecin insan psikolojisinde bıraktığı olumsuz etkiyi yansıttığını düşünüyorum.' 'Kovid-19'dan ölenler şehit sayılır mı?'2020 yılında ''Alo Fetva'' hattına daha çok namazla ilgili sorularını geldiğini belirten Yıldız, hatta gelen diğer sorulardan bazılarını şöyle sıraladı:'Hattımıza geçen yıl, kaza namazı kılınmayan vakitler, sandalyede namaz meselesi, oruca niyet vakitleri, orucu bozan haller, estetik ameliyatlar ve dövme yaptırmanın hükmü, evcil hayvanın kısırlaştırılması, ramazan ayında özellikle fitre, zekat ve hatim konuları, bitcoin alım ve satımı, borsa gibi ekonomiye dair sorular, banka kredisi gibi sorular yöneltildi. Ayrıca koronavirüsle ilgili de hattımıza, 'Eşim Kovid-19 virüsünden öldü, ardından ağlamam onun şehit sevabı almasını engeller mi, bir kabre birden fazla cenaze konur mu, Kovid-19'dan ölenler yıkanıyor, kefenleniyor mu, Kovid-19'dan ölenler şehit sayılır mı, Kovid-19'dan olma riskine karşı oruç tutulmasa olur mu, kolonya ve dezenfektan abdesti bozar mı, pandemide oluşturulan vefa gruplarında din görevlisi var mı, Kovid-19 aşısı yaptırmanın hükmü nedir, virüs sebebiyle cuma namazına gidemiyorum evde cuma namazı kılabilir miyim?' gibi sorular yöneltildi.' İstanbul Müftü Yardımcısı Caner Akdemir ise Alo Fetva hattının daha önce İstanbul Müftülüğünün Nuruosmaniye ek hizmet binasında hizmet verdiğini anımsattı.İstanbul'un nüfusuna bağlı olarak daha geniş bir hizmet ağı kurmaya karar verildiğini vurgulayan Akdemir, 'Hattın daha sağlıklı hizmet vermesi için de 39 ilçede müftülük bünyesinde hizmet verecek bir sistem kuruldu. Bizim için özel bir yazılım yapıldı ve mart ayında ilçelerde sistem kuruldu. Nisan ayından beri de İstanbul'da Alo 190 hattından hizmet vermeye devam ediyoruz.' dedi.
Antalya'nın Marka Potansiyeli Çevrim İçi Toplantıda Değerlendirildi
ANTALYA (AA) - Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Antalya İl Müdürü Ömer Ersoy, Antalya'dan geçen yıl 136 patent, 71 faydalı model, 5 bin 225 marka, 510 tasarım başvurusu yapıldığını bildirdi. Antalya Ticaret Borsası ile Adres Patent iş birliğiyle çevrim içi olarak 'Marka Şehir Antalya' paneli düzenlendi.Ersoy, panelde yaptığı konuşmada, markalaşmış kentlerin ülke ekonomilerine ciddi katkı sağladığını belirtti.Antalya'nın köklü tarihi ve coğrafyasıyla dünyada tanınan ve markalaşan bir şehir olduğunu vurgulayan Ersoy, son yıllarda sanayide de önemli gelişmeler gösteren bir şehir hüviyetine dikkati çekti.Antalya'nın en çok marka başvurusunda bulunan beşinci il olduğunu aktaran Ersoy, şunları kaydetti:'Geçen yıl 136 patent, 71 faydalı model, 5 bin 225 marka, 510 tasarım başvurusu yapıldı. Kentimizde 7 de coğrafi işaretli yöresel ürünümüz bulunuyor. Şehrin marka değerini koruyacak işler yapmak öncelikli hedefimiz. Değerlerimizi artırmak için var gücümüzle çalışıyoruz.''Antalya'da 2 yılda marka sayısı yüzde 44 arttı'Adres Patent Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yüksel, Antalya'nın tarımın ve turizmin yanında teknolojisiyle de son derece güçlü bir şehir olduğunu belirtti.Kentte 2 yılda marka sayısının yüzde 44 artığını aktaran Yüksel, Türkiye olarak da 2023'te bir milyon patent hedefinde olduklarını kaydederek, 'Bunu başarabilirsek dünyadaki en büyük 3-4 ekonomi ile bilek güreşi yapabiliriz.' ifadesini kullandı.Antalya Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı Halil Bülbül de salgın sürecinde dijital çağa ayak uyduramayan, rekabet düzeyi düşük ve markalaşma sürecini tamamlayamamış firmaların geride kaldığını hatta ticari faaliyetlerini sonlandırdığını bildirdi.Antalya'nın dünya genelinde tanınan bir kent olduğunu aktaran Bülbül, 'Allah'ın bize bahşettiği deniz, kum, güneş ve iklim avantajlarını kullanarak, doğal markalarımızı sınırlı düzeyde tanıtarak gelir elde etme yolunu tercih ediyoruz. Oysa bizim ürettiğimiz ürünün katma değeri yüksek bir bölümünün bu topraklarda kalacağı markalaşmaya geçmemiz gerekiyor.' değerlendirmesinde bulundu.Borsa olarak Antalya'nın markalaşma çalışmalarına ciddi katkılar sağladıklarını belirten Bülbül, kıyıda ve köşede kalmış ürünleri ekonomiye kazandırmak için 'Yöresel Ürünler Fuarını (YÖREX)' organize ettiklerini anımsattı. Vakıf Çiftliğinde 2 bin 630 dönümlük alanda 'Zeytinpark' markasıyla zeytin ve zeytinyağı üretimine geçtiklerini anlatan Bülbül, bölgenin en önemli zeytin çeşidi Antalya Tavşan Yüreği zeytinine coğrafi işaret aldıklarını bildirdi.Bülbül, Antalya'nın ülke ve dünya nezdindeki tanınırlığını ve marka değerini hatırlatmak amacıyla 'Şimdi Antalya Zamanı' adlı sosyal medya çalışması yaptıklarını kaydetti. Antalya'da tarım teknoparkı kazandırılacakAntalya Teknokent Genel Müdürü İbrahim Yavuz da Teknokent'te şehrin en güçlü sektörleri turizm, tarım ve sağlık teknolojisi alanlarında güçlenmeye çalıştıklarını belirtti.Tarımda ciddi çalışmalar yaptıkları anlatan Yavuz, içerisinde tohum teknoloji şirketleri, bitki ıslahı ve gen bankasını barındıran tarım teknoparkını Aksu'da hayata geçireceklerini bildirdi. Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Odman Boztosun, Antalya'da markalaşma çalışmalarının maya tuttuğunu kaydetti.Antalya'nın birçok ürünün tanıtımı konusunda çok iyi bir merkez olduğunu aktaran Boztosun, 'Tüm kurumlar hem fikri mülkiyet konusunda bilinçli hem de Ar-Ge ve inovasyonun önemini kavramış durumda.' ifadesini kullandı.
Çin Devlet Medyası, Alibaba'nın Kurucusu Jack Ma'yı "Lider Girişimciler" Arasında Saymadı
ANKARA (AA) - Çinli internet şirketi Alibaba'nın kurucusu, iş adamı Jack Ma'nın ülkesindeki piyasa düzenleyici kurumları ve kamu bankalarını eleştirmesinin ardından siyasi iktidar ile arasının bozulduğu iddiasını destekleyen yeni işaretler ortaya çıktı.Bloomberg'te yer alan habere göre, Çin resmi haber ajansı Xinhua'nın çıkardığı borsa gazetesi 'Shangai Security News'te yer alan 'Çinli Lider Girişimciler' başlıklı yazıda Jack Ma'nın adının anılmaması, ülkenin en zenginlerinden olan iş adamının gözden düştüğü şeklinde yorumlandı.Gazetenin baş sayfasında yayımlanan yazıda, teknoloji şirketleri Huawei'nin kurucusu Rın Cıngfey, Xiaomi'nin kurucusu Ley Cun ve otomobil üreticisi BYD'nin patronu Vang Çuanfu, teknoloji ve girişimcilik alanındaki katkılarından ötürü övülürken, ülkenin en büyük internet şirketlerinden Alibaba'nın kurucusu Jack Ma'ya yer verilmedi.Çin'in en zengin insanlarından ve önde gelen girişimcilerinden biri olan iş adamı, 24 Ekim'de yaptığı konuşmada, Çin'deki piyasa düzenleyici kurumları ve kamu bankalarını 'zamanın gerisinde kalmakla' eleştirmesinin ardından 3 ay ortadan kaybolmuştu.Söz konusu eleştirilerin ardından Pekin yönetimi, Ma'nın kurucusu olduğu Ant Grubu şirketinin Hong Kong ve Şanghay borsalarındaki eş zamanlı halka arzını durdurmuş, ayrıca iş adamının kurucusu ve eski Üst Yöneticisi olduğu Alibaba Grubu hakkında antitröst soruşturması başlatılmıştı.İnsan Hakları İzleme Örgütü Direktörü Kenneth Roth, Twitter'da konuyla ilgili paylaştığı mesajda, 'Alibaba'nın kurucusu Jack Ma'nın Çin'in finansal sistemini eleştiren bir konuşma yapmasının ardından şüpheli şekilde kaybolması, her ne güvence verilirse verilsin Çin teknoloji şirketlerinin nihayetinde Çin Komünist Partisinin kontrolünde olduğunu gösteriyor.' ifadelerini kullanmıştı.
Ercan Altuğ Yılmaz Yazio: 2020 Pandemi Döneminde Oyunlaştırma ile Başaranlar
Değişen ve dönüşen dünyada işletmelerde çalışan personelin bir taraftan motivasyon ve performansını artırıp bağlılığını sürdürmek amacıyla diğer taraftan da pazar payını korumak ve artırmak amacıyla çeşitli yöntemlere başvurulmuştur. Bunlardan en önemlisi ise 2010’lu yılların başında hayatımıza giren ve her geçen yıl etkinliğini arttıran oyunlaştırma olmuştur. Günümüzde ise eğitimden, sağlığa, spordan, iş dünyasına kadar başarının sürdürülebilirliğini sağlamak için oyunlaştırmaya her zamankinden daha çok ihtiyacımız olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin 2020 yılında birçok işletme bu konuda çalışmalar gerçekleştirmiş ve pek çok başarıya imza atmıştır. Gelin hep birlikte bunlara bir göz atalım.
Borsadan ve Bitcoin’den Kazanmış! Proje Casusunun Bankadaki Kasalarından Milyon Dolar Çıktı
Savunma sanayisindeki projeleri yabancı firmalarla paylaştığı iddiasıyla tutuklanan eski İnsansız ve Akıllı Sistemler Dairesi Proje Müdürü Yusuf Hakan Özbilgin’in bankalarda kiralık kasaları bulundu. Özbilgin kasalardan çıkan 1 milyon Euro ve 500 bin doları, “Borsadan ve Bitcoin’den kazandım” diyerek savundu. Özbilgin evinde çıkan 1.5 milyon Euro için de “Arkadaşım unuttu, sonra alacaktı” demişti.
Tüsiad'ın Dijital Türkiye Konferansı
İSTANBUL (AA) - Logo Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Tuğrul Tekbulut, Türk yazılım sektörünün ürün ve platform oluşturmaya ağırlık vererek rakiplerinin önüne geçebileceğini belirterek, 'Türkiye, döngüyü hızlandırmak zorunda. Ürün üretecek bir yönteme doğru geçmemiz lazım. Ürünleri üretirken de yazılım sektörünün eski modellerine değil, bugünkü modellerine bakarak, yani bulut tabanlı ve hizmet odaklı modellerle iş yapmak gerekiyor. Bulutta çalışıyorsanız zaten bir anda küresel bir firma olabiliyorsunuz.' dedi.Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) tarafından düzenlenen TÜSİAD Dijital Türkiye Konferansı kapsamında 'Türkiye'de Yazılım Sektörü' paneli gerçekleştirildi. Panelde konuşan Logo Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Tekbulut, Türkiye'de yazılım sektörünün 1980'lerde başladığını ifade ederek, PC'nin çıkması ve bilişimin demokratikleşmesi sonucu yazılımın bir ürün haline geldiğini söyledi.Yazılımın, geçen 40 yılda ekonominin dönüşmesine yön veren sektör olduğunu belirten Tekbulut, dünyanın en zengin kişileri listesinde genellikle yazılım şirketi sahibi iş insanlarının bulunduğunu anlattı.Tekbulut, Türkiye'de yazılım sektörünün durumunun hala iyi olmadığını belirterek, 'Çevremizdeki bütün ülkeler, bizden sonra başlayan bütün ülkeler bile bizi geçti.' dedi.Türkiye'deki 800 milyon dolarlık yazılım sektörü ihracatını küçümsememek gerektiğini aktaran Tekbulut, 'Üretilen katma değer, aslında tekstilde üretilenin 10 katıdır. Yani 8 milyar dolarlık bir tekstil ihracatıyla karşılaştırmak gerekir. Çünkü katma değeri çok yüksektir.' ifadelerini kullandı.'Logo Yazılım'ın hisselerinin büyük çoğunluğunu yabancılar alıyor'Tuğrul Tekbulut, Türkiye'de dolar kurunun artması nedeniyle yazılımcılara rakip ülkelerde olduğu gibi yüksek maaşlar verilemediğini belirterek, şunları kaydetti: 'Türk yazılım firmalarının ürünleşmekten başka çaresi yok. Ürünleşmek lazım ki kar marjınızı kontrol edebilesiniz. Logo'nun başarısındaki en önemli şeylerden bir tanesi, ürünleşmeyi çok erken zamanlarda fark etmesi oldu. Peki ürünleşmek herkesin harcı mıydı? Çok zordu. Niye Logo ürünleşebildi de diğerleri ürünleşemedi? Ben sadece sabır ve inat diye düşünüyorum.Türkiye'de sermaye azlığı nedeniyle yazılım firmaları ürünleşmeyi başaramadı. Bugün Logo Yazılım halka açık ve halka açık hisselerinin büyük bir çoğunluğunu yabancılar alıyor. Yabancılar aldığı için de değerleniyor. Çünkü Türkiye'de borsa analistlerinin bile yeni baktığını görüyoruz. Yani yazılımı değerlendiremiyorlar bile... Bu şirkete bir çimento şirketi gibi 'niye temettü dağıtmıyor' diye bakıyorlar.''İnsan kaynağımız yetenekli'Logo Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Tekbulut, yazılım sektörü oyuncularının sermaye yokluğu nedeniyle proje yaparak geçinmeye çalıştığını, yabancılara terzi usulü, parça başına iş yapıldığını söyledi.Sürdürülebilir gelişim için sektörün; telif hakları koruması ve doğru kamu destekleriyle güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Tekbulut, Türk yazılım sektörünün ürün ve platform oluşturmaya ağırlık vererek rakiplerinin önüne geçebileceğini söyledi. Tekbulut, 'Türkiye, döngüyü hızlandırmak zorunda. Bunun için de bence insan kaynağımız var. İnsan kaynağımız yetenekli. Ölçekleyebilme sorunumuz var. Bu konuda az adam yetiştiriyoruz. Bunlarla birlikte ürün üretecek bir yönteme doğru geçmemiz lazım. Ürünleri üretirken de yazılım sektörünün eski modellerine değil, bugünkü modellerine bakarak, yani bulut tabanlı ve hizmet odaklı modellerle iş yapmak gerekiyor. Bulutta çalışıyorsanız zaten bir anda küresel bir firma olabiliyorsunuz.' diye konuştu. 'Yazılım sektöründe 800 milyon dolar seviyesinde bir ihracatımız var'TÜSİAD Yazılım Çalışma Grubu Başkanı ve Arçelik Genel Müdür Yardımcısı Utku Barış Pazar da Polonya'da 380 bin, Türkiye'de ise 120-150 bin arasında yazılımcı bulunduğunu bildirdi. Pazar, 'Polonya'nın yazılım sektöründe ulaştığı ihracat rakamı 15 milyar dolar seviyesine gelmiş durumda. Türkiye için bu rakama baktığımızda en son verilere göre, yazılım sektöründe 800 milyon dolar seviyesinde bir ihracatımız var. O yüzden de Türkiye'nin yazılımcı ekosistemi haline gelmesi, çok uluslu şirketlerin Türkiye'de istihdam yapması ve ekosistemin her alanda gelişmesi çok kritik konular olarak öne çıkıyor.' şeklinde konuştu.'Sektör, ürünleşme konusunda küresel rakiplerinin 20 yıl gerisinde kaldı'Telenity Üst Yöneticisi (CEO) İlhan Bağören ise Türkiye'de yazılım sektörünün uluslararası yetkinliğe ulaştığını ancak sektörün sahip olduğu teknolojiyi ticarileştirme konusunda yeterli başarıyı yakalayamadığını söyledi.Sektörün ürünleşme konusunda küresel rakiplerinin 20 yıl gerisinde kaldığını savunan Bağören, 'Firmalarımızda çalışan başına gelirimiz senelik 20-25 bin dolarda kalmış durumda. Uluslararası rakipler 150 bin dolarlar seviyesinde giderken...' ifadelerini kullandı.Ürün yönetimi konusunda gelişmiş yazılım ekosistemlerinde 7 yazılım mühendisine bir ürün yöneticisi düştüğünü aktaran Bağören, şöyle devam etti: 'Türkiye'de 120-140 bin arası yazılımcı, bilişimci olduğunu düşünürseniz 20 bin ürün yöneticisine ihtiyacımız var. Halbuki bizde 20'den fazlaysa şaşırırım. Firma olarak ürün yöneticilerimizi hep yurt dışından ithal ettik. Amerika'da ürün yönetimi ve ürün yöneticiliği, yazılım şirketlerinin en doğal parçası. Yani bir basketbol takımında oyun kurucu gibi... Mahalle basketbolu oynuyoruz aslında. Daha organize olmamız lazım.' Devletin yazılım sektörüne destek konusuna geç eğildiğini ifade eden Bağören, yazılımın, son 3-4 yılda destek almaya başladığını söyledi. Bağören, 'Yazılım aslında bambaşka bir dünya... O nedenle desteklerin de ona göre kurgulanması lazım.' dedi. 500 İstanbul Yönetici Ortağı Rina Onur Şirinoğlu, Türkiye'de yazılım mühendisi artışının yüzde 16 ile Avrupa'daki en yüksek oranlardan biri olduğunu söyledi.Şirinoğlu, Türk yazılım mühendislerinin ve sektörün ürünleşme ve platformlaşmaya odaklanması gerektiğini de sözlerine ekledi.
ABD'de Beyaz Saray Ve Trump Tower'a Saldırı Planlamaktan Tutuklanan 2 Kişi Suçlamaları Kabul Etti
NEW YORK (AA) - ABD’de Washington'daki Beyaz Saray’a ve New York’taki Trump Tower binasına saldırı planı yapmaktan tutuklanan 2 kişi, haklarındaki suçlamaları kabul etti.Associated Press’in (AP) ulaştığı mahkeme kayıtlarına göre, Teksas eyaletinden Jaylyn Christopher Molina'nın Mayıs 2019’dan itibaren Güney Carolina'da yaşayan 34 yaşındaki Kristopher Sean Matthews ile birlikte Suriye’deki DEAŞ örgütüne katılarak Beyaz Saray, New York’taki Trump Tower ve borsa binası gibi yerlere saldırı düzenlemeyi planladığı belirlendi.Söz konusu kişilerin çıkarıldıkları mahkemede haklarındaki suçlamaları kabul ettikleri kaydedildi.Matthews’in 4 Mart’ta, Molina’nın da 22 Nisan’da tekrar mahkemeye çıkarılacağı ve ikisinin de komplo suçlamasından 20 yıla kadar hapsinin istendiği öğrenildi.22 yaşındaki Molina’nın, cep telefonunda yapılan aramada çocuk pornosuna dair görüntüler çıktığı, bundan dolayı da ayrıca 20 yıla kadar hapis cezası alabileceği bilgisi paylaşıldı.Molina ve Matthews, DEAŞ'e destek sağlamak suçlamasıyla 25 Eylül 2020'de Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ekiplerince gözaltına alınmıştı.
Anadolu'nun Peynir Kültürü Uluslararası Platformda 50 Bin Kişiye Anlatıldı
ANTALYA (AA) - Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Tarım Orman İl Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen 'Peynir Atölyesi' eğitim çalışmasına, yerli ve yabancı 50 bin kişi katıldı.Borsa'dan yapılan açıklamaya göre, antik çağlardan bugüne kadar peynirin yapımı, Anadolu'nun peynir kültürü ve çeşitlerine ilişkin bilgilerin paylaşıldığı eğitim çalışması, bir ay sürdü.Öğrencilerden akademisyenlere, ev hanımlarından iş insanlarına, güvenlik görevlisinden çobana kadar geniş bir kitlenin katıldığı Peynir Atölyesi, 50 bin kişiye ulaştı. Atölyede Kıbrıs, İngiltere, Almanya, Singapur, Malta, Avusturya, Ürdün, Rusya, ABD ve İsviçre'den de katılımcılar yer aldı.'50 bin kişiye ulaşmak büyük bir başarı'Açıklamada görüşlerine yer verilen ATB Başkanı Ali Çandır, salgın döneminde tarımsal eğitimi sürdürebilmek amacıyla başlatılan uzaktan eğitim programının başarılı şekilde gerçekleştirildiğini bildirdi.Eğitmenlere ve emeği geçenlere teşekkür eden Çandır, 'Bir ayda 50 bin kişiye ulaşmak büyük bir başarı.' ifadesini kullandı. Yöresel Ürünler Fuarı'nın da coğrafi işaretli ürünleri ve Anadolu'nun peynir zenginliğini gün yüzüne çıkardığını ifade eden Çandır, yaptıkları çalışmalarla yöresel ürünlerin farkındalığını ve ekonomiye kazandırılmasını sağlamaya çalıştıklarını belirtti. Tarım ve Orman İl Müdürü Gökhan Karaca da eğitime katılanların yüzde 90'ının kendi peyniri yaptığını kaydetti. Eğitimler sayesinde coğrafi işaretli peynir tüketmeye yönelik farkındalık oluştuğunu bildiren Karaca, katılımcıların yüzde 99'unun yeni eğitimlere katılmak istediğini belirttiğini aktardı. Eğitimin sonunda sınava tabi tutulan katılımcılar arasında başarılı olanlara belge verildi.
Trabzon Ticaret Borsası Fındık İhraç Rekortmenlerini Ödüllendirdi
TRABZON (AA) - Trabzon Ticaret Borsası (TTB), fındık ihracatında ilk 20 arasına girmeyi başaran Trabzonlu üreticileri plaketle ödüllendirdi.TTB'den yapılan yazılı açıklamaya göre, 2020 yılı rakamlarına göre fındık ihracatında ilk 20 arasına girmeyi başaran Trabzon'da üretim yapan 4 firmaya gümüş telkariden imal edilen fındık figürlü plaketle teşekkür edildi.Karadeniz ile İstanbul Fındık ve Mamulleri Birlikleri tarafından açıklanan fındık ihraç rekortmenleri listesinde ilk sırada Ferrero Fındık olmak üzere Trabzon'dan Arslantürk Tarım Ürünleri, Özgün Gıda ve Sabırlar Fındık yer aldı.TTB Yönetim Kurulu Başkanı Eyyüp Ergan, dünya fındık ihracatının büyük kısmının Trabzon'da üretim yapan firmalar tarafından gerçekleştirildiğine işaret ederek, 'Tek kuruş ithal girdisi olmadan ülkemize her yıl 2 milyar doları aşkın döviz kazandırdığımız fındıkta, hedefimiz ihracatımızı istikrarlı bir şekilde artırmaktır. Bunun için sürdürülebilir politikaların izlenmesi gerekir. Tarihten gelen bir ticaret ve üretim merkezi olan Trabzon'dan fındık ihraç ederek Türkiye'nin kalkınmasına katkı sağlarken, aynı zamanda büyük bir istihdam yaratan firmalarımıza ne kadar teşekkür etsek azdır.' ifadelerini kullandı.TTB Meclis Başkanı Sebahattin Arslantürk, Yönetim Kurulu Başkanı Ergan ve Genel Sekreter Nazlı Genç'ten oluşan heyet, Ferrero Fındık'ın Arsin Organize Sanayi Bölgesi'ndeki entegre işletmesini ziyaret ederek, Fabrikalar Müdürü Metin Sağlam'a plaketini takdim etti.Borsa heyeti daha sonra Arslantürk Tarım Ürünlerinde Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Arslantürk, Özgün Gıda'da firma sahibi Edip Sevinç ve Sabırlar Fındık'da da yine firma sahibi Hasan Sabır'ı işletmelerinde ziyaret ederek, teşekkür plaketlerini verdi.
ABD Hazine Bakanı Yellen'ın Özel Kalem Müdürü Bir Türk Olacak
ANKARA (AA) - ABD Başkanı Joe Biden'ın Hazine Bakanlığına atadığı Janet Yellen'ın özel kalem müdürünün Türk asıllı Didem Nişancı olacağı duyuruldu.Bakanlıktan yapılan açıklamada, Nişancı'nın, Yellen'ın atamasının Senatoda onaylanmasının ardından görevine başlayacağı belirtildi.Nişancı, Yellen'a en yakın isimlerden biri olacak. Özel kalem müdürü, bakanlık makamının faaliyetlerini koordine etmenin yanında, tüm bakanlık personelinin amiri konumunda bulunuyor.Finansal veri hizmetleri ve medya şirketi Bloomberg'in kamu politikaları bölümünde yöneticilik yapan Didem Nişancı daha önce eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonunda (SEC) özel kalem müdürlüğü yapmıştı.Nişancı, 2018'de Bloomberg'deki görevine başlamadan Promontory Finansal Grup şirketinde çalışmıştı.ABD Senatosunun bankacılık komitesinde de görev alan Nişancı, 1998-2001 yılları arasında ise Hazine Bakanlığında görev yapmıştı.ABD Başkanlığına seçilen Joe Biden, Kasım 2020'de eski ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Janet Yellen'ın Hazine Bakanı adayı olduğunu duyurmuştu. Janet Yellen, atamanın ABD Senatosunda onaylanması durumunda ülke tarihinde bu göreve getirilen ilk kadın olacak.