19 Mayıs'ta Mykonos
Yunan adalarının en ünlüsü olan Mykonos, her daim ilgi gören ve yoğun turist akınına uğrayan bölgelerden biri. Bu nedenle tüm Yunan adaları turlarında adı geçiyor. Büyük seyahat gemileriyle ulaşım sağlanabilen adaya Kuşadası’ndan düzenlenen turlarla da gidebilirsiniz. Renkli bir gece hayatına sahip olan Mykonos, dar sokakları, küp şeklinde evleri ve taş kaldırımlarıyla en çok seyahat edilen yerlerden biri. Plajlarıyla adından söz ettiren adanın güney kıyısı en iyi kumsallara ev sahipliği yapmaktadır. Mykonos kasabından 4 kilometre uzaklıkta bulunan Platis Gialos bu kumsallardan biri. Adanın başlıca plajlarından olan kumsalın çevresinde pek çok otel ve restoran bulmak mümkün. Pek çok dalış okulunun da yer aldığı plaj, dalış meraklıların uğrak noktası oluyor. Dilerseniz Platys Gialos’tan hareket eden taksi tekneler ile diğer koyları gezebilirsiniz. Mykonos’un en güzel plajları arasında Paradise, Agrari, Super Paradise, ve Elia gelir. Çeşitli kafeler, barlar ve diskoların yer aldığı Paradise, adanın en ünlü plajlarından biridir. Su sporlarına yönelik zengin alternatifler sunan plajda keyifli vakitler geçirebilirsiniz. Tekne turlarının son durağı olan Elia, diğer plajlara göre daha sakin olmasıyla bilinir. Eğer rüzgar sörfü tutkunuysanız Korphos plajı sizin için ideal bir seçim olabilir. Adanın en dikkat çeken özelliklerinden biri ise Çıplaklar Kampıdır.Turistlerin meraklı gözlerine tanıklık eden çıplaklar kampı gerçekten çılgın bir deneyim yaşatabilir. Kendine has bir güzelliği olan Mykonos, beyaz evleri, koyu mavi kapıları, mor-pembe begonvilleriyle müthiş bir görsel şölen sunuyor. Gezilecek en güzel yerlerden biri ise dar sokakları, şapelleri ve taş kaldırımlarıyla ünlü, başkent Hora. Mykonos pek çok tarihi güzelliğe ev sahipliği yapar. Kliseler, müzeler, yel değirmenleri ve eşsiz plajlar Mykonos’ta gezilecek yerler arasındadır. Yel değirmeni, Folklor müzesi, Delos Adası, Arkeoloji müzesi görülmeye değer yerlerdendir. Adanın simgesi olan Yel değirmenleri, hilal görünümündeki limanın ilerisinde bulunmaktadır. Günümüzde işlev görmeyen ard arda sıralanmış beş değirmen, koya ayrı bir hava verir. Değirmenin yer aldığı tepeye çıkarak eşsiz liman manzarasını seyredip Mykonos’un rengarenk begonvilli evlerine hayran kalabilirsiniz. Mykonos’ta her türlü damak zevkine hitap eden restoranlar bulabilirsiniz. Venedik koyu yakınlarında veya sokaklardaki evlerin arasında pek çok restorana rastlayabilirsiniz. Yunan mutfağından lezzetlerden tatmak istiyorsanız koyun en eski mekanlarını tercih etmenizi öneririz. Türk mutfağından izler taşıyan yemekleriyle öne çıkan Yunan mutfağı, musakka, imambayıldı, cacık ve geleneksel Türk tatlılarından baklava gibi lezzetlerle hem gözünüze hem damağınıza hitap eder. Yunan Tavernalarında, nefis Ege mezeleri eşliğinde balıkların tadına vararak felekten bir gece çalabilirsiniz.
Meteorit Altından Bile Değerli
Yumruk kadar bir meteoritin yaklaşık 1 kilo ettiğini, ve eğer dağda bayırda gezerken 1 kilo meteorit bulursanız 1 kilo altın fiyatından daha yüksek bir rakamla satabilme ihtimaliniz olduğunu biliyor muydunuz? Peki bu sabah işe giderken sokakta tekme attığınız taşın belki de bir meteorit olma ihtimalini düşünmüş müydünüz? Meteoritler, atmosfere girdikten sonra yanarak yeryüzüne düşen ve kaynağının genellikle Jüpiter ile Mars arasındaki asteroit kuşağı olduğu düşünülen külçe gibi ağır taş parçaları. Uzayda milyonlarca yılı bulan göçebe bir hayatın, zaman zaman diğer göktaşlarıyla olan çarpışmaların, ipsiz sapsız serseri turlamaların ardından Dünya denen gezegenin çekim alanından kaçamamış avare kozmik cisimler. Meteorit konusunun dünya çapında meraklıları, dernekleri, koleksiyonerleri, müzeleri ve alım-satım yapılan pazarları var. Yani meteorit toplayıcılığı aslında sıradan bir genel kültür olayını geçmiş ve meteorit avcılarının bir nevi “havadan para” kazandığı keyifli bir pazar halini almış durumda. Öncelikle Asteroit nedir? Meteor nedir? Meteorit nedir? NASA’nın tanımına göre uzayda bir gezegenden daha küçük kaya parçalarına “Asteroit” deniyor. Güneşin yörüngesinde bulunan milyonlarca asteroitin yaklaşık 700.000 kadarı Mars ile Jupiter arasındaki asteroit kuşağında bulunuyor. Bu asteroitlerden bazıları yüzlerce kilometre çapında. “Meteor” ise Dünya’nın atmosferine girdiği anda yanmaya başlayan bir asteroit veya kuyruklu yıldızdır. Sizin de kolayca tahmin edebileceğiniz görsel nedenlerden dolayı meteorlara “Kayan Yıldız” adı da verilir. “Meteorit” ise bir meteorun yeryüzüne düşmüşüne denir. Yani eğer bir meteor, atmosferin katmanlarında yok olmadan yeryüzüne ulaşır ve çarparsa, meteorit adını alır. Bu durumda bu nadir bulunan cisimleri (ki bazıları birkaç gram, bazıları birkaç kilo olabilir) pek çok koleksiyoncu ve müzeler toplamaya çalışmakta ve dünya çapında bir meteorit pazarı oluşmaktadır. Bir Meteoriti Nasıl Tanırım? Tabii ki hiç bir iş öyle çalışmadan çabalamadan olmuyor. Bir kuşu, bir balığı, bir koleksiyon objesini tanımak için öncelikle o alanla ilgilenmeniz, ardından da kendinizi eğitmeniz gerekiyor. Mesela bazı derneklere üye olabiliyor (listesi aşağıda var), internette bazı sayfalardan bilgiler toplayabiliyor (aşağıdaki kaynaklar bölümüne bakın veya kendiniz gugıllayın), bazı açık artırmalara katılıp alınıp satılan objeleri kendiniz de görebiliyorsunuz. Meteroitler, ağırlıklı olarak demir veya çok sert kaya parçaları. “Demir Meteroitler”in yüzde 90’ı demirden oluşuyor. “Taş Meteroitler” ise oksijen, demir, silikon, magnezyum ve diğer elementleri içeriyor ve genelde bu iki tip meteorit de çok ağır olmaları bakımından kendilerini doğadaki normal taşlardan ayırdedebiliyorlar. Öte yandan atmosfere yanarak girdikleri içinde hem içlerindeki suyu kaybetmeleri onları ağırlaştırıyor, hem de üzerlerindeki yanıklar kendilerini belli ediyor. Ayrıca bulunacakları yer ille de bir krater kenarı olması şart değil; şehir içinde bile meteoritlerle karşılaşmak olası. Bir Meteorit Kaç Paraya Satılır? Jeoloji (yerbilim) konusundaki otorite isimlerden Geology.com sitesinde bu konuda şöyle yazıyor: “Meteoritler genelde ya güzelliklerine göre estetik bir değerle, ya da ağırlıklarına göre gramla veya milimetreyle satılırlar.” Tabii ki her alım satımda olduğu gibi bir meteoritin değerinin belirlenmesinde de pek çok parametre rol oynayabilir. Kaynağı, tipi, kondisyonu, estetiği, hikayesi. Ve herşeyden önce bilimsel bir desteğinin olup olmadığı; yani saygın bir bilim kuruluşu tarafından incelendikten sonra “evet bu bir meteorittir” denip denmediği. Meteorit fiyatları bir kaynaktan diğerine değişebilir ama eğer araştırma yapılmaksızın Sahra Çölünden bir göçebe tarafından kapıp getirilen bir taştan bahsediyorsak fiyatı 50 cent/gram’dır. 5 Mart 1960’ta Burkino Faso’ya düşen Gao-Guenie parçaları 1,5 dolar/gram, veya Arjantin’e düşen Campo del Cielo meteoritinin parçaları “kilosu 400 dolar”dan satılır. 12 Şubat 1947’de Rusya’ya düşen Sikhote-Alin meteoritinin parçaları estetik doğal güzelliği nedeniyle daha yüksek bir fiyata, mesela 2-3 dolar/gram -yani kilosu 2.000-3.000 dolar- aralığında bir fiyata satılabilir. Pallazit (pallasite) adı verilen ve yarı-değerli bir olivin yumrusunu sarmalayan taş meteoritler ise daha da fazla revaçtadır. Bakması başlı başına bir keyif ve görsel şölen olan bu tip meteoritler içerdikleri kristaller, güzel renkler ve ışık geçirgenlikleri nedeniyle çok daha kolay alıcı bulurlar ve fiyatları da doğal olarak daha da yüksektir. Mesela Imilac (Şili), Glorieta Dağı (ABD) ve Esquel (Arjentin) kaynaklı meteoritler 20 ila 40 dolar/gram -yani kilosu 20.000-40.000 dolar- aralığında bir fiyatla alıcı bulurlar. “27 Haziran 1931’de Tunus’a düşmüş bir meteorit 50 dolar/gram fiyatla satılmaktadır ki bu şu demektir: Kilosu 50.000 ABD Doları.” Altının kilosunun şu sıralar yaklaşık 40.000 ABD Doları (gramı 40 dolar) olduğunu düşünürsek, gramı 50 Dolar olan bir meteoritin altından daha pahalı olduğunu, kız isteyecekseniz aman babası duymasın. Meteorit Nasıl Bulunur? Basit düşünün. Daha önce diğerleri onu nerede bulduysa siz de orada bulabilirsiniz. Bu nedenle biraz astronomi tarihi karıştıracaksınız. Mesela Kuzey Arizona’da 19 Haziran 1912’de Holbrook denen kasabanın hemen dışına göktaşı yağmış. Binlerce meteorit. Bugün bu bölgeden hala mercimek büyüklüğünden ceviz büyüklüğüne kadar irili ufaklı meteoritler bulunabiliyor. Mantar toplamak gibi ama mantardan fersah fersah değerli şeyler bunlar. Şimdi bir araştırsak sizin oturduğunuz bölgeye de bir gün bir göktaşı yağmuru olduğunu mutlaka buluruz. Büyüklerinize sorun, muhtarla konuşun, eski gazete koleksiyonlarını karıştırın. İkinci bir arama şekli de dedektörlerle yapılıyor. Meteoritler demir içerdiğinden aslında tam olarak aradığınız şey doğal şekilde yanmış ve sonra da paslanmış demir parçaları. Bu sayede hiç kimsenin bilmediği ve kayda geçmemiş bir meteorite de ulaşmak mümkün. Bu tip aramalar genelde şehirlerin dışında yapılıyor ve Sahra Çölü, Antarktika örnek gösterilse de ülkemizde de bu tip boş araziler hiç de az değil. Üçüncü şekil ise kayan yıldızları izlemek. Yıldız kayarken dilek dilemek yerine deha gerçekçi olun ve gidin nereye düşmüş olacağını bulun. Heyecan verici bir safari başlatın. İster arkadaşlarınızı da örgütleyin, ister Red Kit gibi yalnız bir kovboy olarak arayın şansınızı. Peki buldunuz diyelim, nerede satacaksınız? O da çok kolay. Bugün Google’da ingilizce olarak “meteorites for sale” yazınca 100.000 sonuç çıkıyor. Aşağıda da bazı adresler veriliyor. Ama siz önce meteoriti bir bulun hele, satın almaya da mutlaka birilerini bulacaksınız. Hatta iş hoşunuza gider ve şans da yaver giderse kartvizitinize günün birinde “Meteorit Avcısı” yazdırmanız da pek sürpriz olmayacak. Kaynaklar Fiyat konusunda: http://geology.com/meteorites/value-of-meteorites.shtml Meteorit fiyatları http://www.bigpara.com/altin/gram-altin-fiyati/ Altın fiyatları Satış konusunda: http://www.meteorite.com 1996 yılından beri göktaşı alımı satımı yapılan site http://www.meteoritemarket.com Üstteki sitenin rakibi http://www.aerolite.org/ Meteorit satış mağazası Dernekler: http://meteoriticalsociety.org 52 ülkeden 1000 bilim adamının oluşturduğu ve göktaşları, asteroidler, kozmik tozlar, kuyruklu yıldızlar, astronotların uzaydan getirdiği numuneler ve kraterleri inceleyen uluslararası dernek. http://www.imca.cc Uluslararası Meteorit Koleksiyoncuları Derneği http://www.imo.net Uluslararası Meteor Organizasyonu Kitaplar: http://www.amazon.com/Treasure-from-Space-Meteorite-Hunting/dp/B0056UN9DO – Gökyüzünden Gelen Hazine: Meteor Avcılığı http://www.amazon.com/Meteors-Meteorites-Patrick-Practical-Astronomy/dp/1848001568/ – Meteorlar ve meteoritler konusunda bir saha çalışması http://www.amazon.com/Atlas-Meteorites-Monica-Grady/dp/052184035X – Meteoritler Nasıl Sınıflanır, Nerede Bulunur? Havadan Para Kazanmak İçin Diğer Bir Yöntem: http://www.avantajix.com Son Not: Bu yazımız hoşunuza gittiyse Onedio üzerinden bizi izlemeye devam edin. Enteresan konular üzerine yazacağımız bilgilendirici, keyiflendirici ve fayda yaratan yazılarımız devam edecek.
Mevcut En Ağır Element Bulundu
Bu element, binlerce kalsiyum 48 ve berkelyum 249 atomunun bir araya getirilmesi ile elde edildi ve kurşundan %40 daha ağır. Almanya'daki parçacık hızlandırıcı laboratuvarda çalışan bilim adamları, şu ana kadar gözlenmiş en ağır madde olan Element 117'nin ortaya çıkartılması ve doğrulanması gibi nadir rastlanacak bir yeteneğe imza attı. Bu element, binlerce kalsiyum 48 ve berkelyum 249 atomunun bir araya getirilmesi ile elde edildi ve kurşundan %40 daha ağır.
Kendini iyi hissetmenin 99 adı
Kendimizi çekici hissetmeyip, değersiz bulduğumuz her an için bir kavanoza bozuk para atsaydık eğer, çoğumuz şu an milyoner olmuştuk. İnsanoğlu hep neşe, mutluluk, sevinç gibi kavramların peşinde koşar. Oysa, ihtiyacımız olan şeyler, karnımızı doyurabileceğimiz basit bir yiyecek ve başımızı sokabileceğimiz bir çatıdan ibarettir. Ve işte bunlardan mahrum kaldığımızda, azla yetinebilmeyi öğrenmeye başlarız. Yaşantımızı öylesine negatiflikler üzerine kurmuşuz ki, sonunda kusurlarımız ve yenilgilerimiz, hayatımızın merkezine yerleşmiş. Mutluluğu geride bırakıp yaşamımızın arka planına itmişiz. Kötü hissetme konusunda bu kadar başarılıyken, bir şeyleri hâlâ değiştirme şansımız var mı? Daha mutlu olabilir miyiz? Hayatımıza yapacağımız bazı ufak dokunuşlarla bu soruya rahatlıkla “evet” diyebiliriz. Mutluluk -ruhsal ve bedensel olarak- en çok ihtiyaç duyduğumuz şey. Ve mutluluğu elde edebilmenin yolu, her ne olursa olsun hayata olumlu bakabilmekten geçiyor. Kalbimiz ve beynimiz her zaman, sevgiyi yeni baştan öğrenebilmemiz için kolayca programlanabilir. Boş, aldatıcı hayaller ve beklentilerle yaşamak, bizlerden her gün bir şeyler alıp götürür, sonunda da bitap düşürür. Ancak pozitif düşünce ve davranışlar, bizleri karanlıktan kurtarabilir. Basit ve küçük davranış değişiklikleriyle, daha mutlu, kendinden daha memnun bireyler haline gelebiliriz. İpuçlarını duymak ister misiniz? Öyleyse, mutluluğa giden yolda ışık tutabilecek 99 formülden oluşan listeyi paylaşıyoruz sizlerle. 1) Annenizi arayın: Kulağa oldukça sıradan gelebilir, ama burada esas istediğimiz, size en çok destek veren kişiyle düzenli olarak konuşmanız ve ondan olumlu sözler sarf etmesini istemeniz. Eğer anneniz dışında, başka biri de size aynı güveni veriyor, size iyi geliyorsa, düzenli olarak onu arayın . 2) Aynaya bakın: Kusurlarınızı boş verin, tüm dikkatinizi sadece güzel olan yerlerinize verin. Gözleriniz, gülüşünüz ya da saçınız mı güzel ? Yalnızca bir dakika, beğendiniz kısımlara odaklanın ve bunlar için şükredin. 3) Küçük notlar yazın: Sevdiğiniz birine küçük notlar bırakın, birine onu sevdiğinizi tekrar tekrar göstermek sizi daha sevgi dolu biri yapar. 4) Başardıklarınızı bir kağıda yazın: Şu ana kadar ki tüm başarılarınızı bir kağıda not edin, okuyun ve kendinizle gurur duyun. 5) Masanızı temizleyin: Üstü ıvır zıvırlarla dolu düzensiz masanızı temizleyin, yapacağınız bu temizlik, size yeni ve yaratıcı kanallar açar.
Turkey's Star Poster | Türkiyenin Yıldızları Poster Tasarımları
Kağan Yıldırım'ın tasarladığı 'Turkey's Star ' adında poster tasarımları.Türkiyenin önde gelen sanatçı ve oyuncularını kapsıyor.'Barış Manço,Cüneyt Arkın,Müslüm Gürses,Münir Ozkul,Şener Şen,Neşet Ertaş,Sezen Aksu,Kemal Sunal,Kadir İnanır,Orhan Gencebay,Türkan Şoray'bulunuyor.
NASA Mars’ta Sera Kuracak!
Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA, bir sonraki Mars robotunu Mars’ta sera kurmak için hazırlayacak! Robotun hedefi kızıl gezegende bitki yetiştirebilmek.Günümüze kadar bir çok başarılı projeye imza atan Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA, bunlara bir yenisini daha eklemek istiyor. Kurumun bir sonraki büyük projesinin kızıl gezegen Mars'ta serakurmak ve o serada bitkiler yetiştirebilmek olduğu açıklandı.Bir sonraki Martian Rover isimli robota yerleştirilecek ekipmanlar sayesinde bunu başarmayı amaçlayan NASA, deney için kızıl gezegeneDünya havası ve suyu taşıyacak. Martian Plant Experiment (MPX) isimli deneyde bitkiler en azından 15 gün süreyle canlı tutulmaya, bu sayede gezegenin bitkilere uygun olup olmadığı anlaşılmaya çalışılacak.Hedef 2021!Projenin hayata geçeceği tarih kesin olarak belirtilmese de, bazı kaynaklar projenin 2021 yılında sonuca ulaşacağını söylüyor. Belirtmekte fayda varNASA proje için söz vermedi, henüz üzerinde çalışıldığını, plan aşamasında olduğunu söyledi. Ancak bir çok kişi NASA'nın bunu gerçekleştirebileceğini ve Mars'ın kolonileştirilmesinde en önemli adımlardan birisinin atılacağını düşünüyor.Shift Delete
Dinozor Dünyasının Pinokyo'su
Çin'in güneyinde yeni bir dinozor türü keşfedildi. Burnu diğer türlerinkinden uzun olan bu yeni türe Pinokyo Rex adını takıldı. Pinokyo Rex, avcı dinozorlar olarak bilinen Tiranozor familyasına ait. Yırtıcı ve etçil dinozor türünün boyu 9 metreyi buluyor ve boynuzu andıran uzun bir burnu var. Bir inşaat sahasında bulunan fosilin kazılarını Edinburgh Üniversitesi'nden bilim insanları yaptı. 66 milyon yaşındaki dinazorun bilimsel adı Qianzhousaurus sinensis, ama bilim insanları ona uzun burnu nedeniyle 'Pinokyo' diyor. Dr. Stev Brusatte, keşfi şöyle anlatıyor: 'Pinokyo, görünüş olarak diğer tironozolardan çok farklı. Burnu çok ince ve uzun, ve üzerinde bir dizi boynuz var. Onun bir takma ada ihtiyacı olduğunu düşündük ve uzun burnu nedeniyle Pinokyo adını verdik.' Bilim insanları Pinokyo'nun görüntüsü karikatürleri andırsa da en az diğer tiranozorlar kadar tehlikeli olduğunu söylüyor. 'Pinokyo'nun burnunun benzer dinazor türlerinden üç kat daha uzun olmasının bir nedeni olmalı.' Bilim insanlarının görüşü bu, ancak kesin nedeni henüz bulunamadı. Dr. Brusatte'ya göre nedeni beslenme şekliyle ilgili olabilir: 'Tiranozor türlerinden en bilineni heybetli ve ikonik görüntüsüyle T-Rex. Pinokyo'nun kemikleri T-Rex'e göre daha küçük. Bu onun benzer türlere göre daha hızlı bir avcı olduğunu ve farklı avlandığının göstergesi olabilir.' Pinokyo'nun diğer tiranozorlara göre daha ince olan dişleriyse, tüylü dinazorlar ve kertenkele cinsleri gibi daha küçük hayvanlarla besleniyor olabileceğini gösteriyor. Pinokyo'nun keşfi, son yıllarda bulunan farklı dinozor fosilleri hakkında yeni bir tartışma başlatabilir. Geçen yıllarda Moğolistan'da da hortuma benzer burunları olan iki dinazor iskeleti bulunmuştu. Bu da tiranozorların daha önce bilinmeyen bir familyası olabileceğine dair kuşkuları artırdı. Moğolistan'da bulunan fosillerin genç dinazorlara ait olması nedeniyle kesin bir çıkarımda bulunamamış olan bilim insanları için Pinokyo'nun keşfi büyük bir fırsat. Dr. Brusatte 'Bu tam da aradığımız kanıt, uzun burunlu dinazorlar gerçekmiş' diyor. Araştırmacılara göre, Moğolistan ve Çin'de yapılan keşifler, uzun burunlu dinozorların Asya'da geniş bir alana yayıldığının da göstergesi. Bu keşiften yola çıkarak, Asya'da Kretase yani Tebeşir dönemi olarak bilinen, günümüzden yaklaşık 142 milyon yıl önce başlamış ve yaklaşık 80 milyon yıl devam etmiş dönemde, farklı avlarla beslenen bir kaç tiranozor türü yaşamış olabileceği belirtiliyor.BBC Türkçe
ABD'li Avukat, Porno Dolu Bilgisayarıyla Evlenmek İstiyor!
Şaka değil! Porno film ile doldurulmuş bir bilgisayar ve bilgisayarıyla evlenmek isteyen bir adam... Teknoloji dünyası birçok garipliğe şahitlik yaptığımız bir alan. Her gün birbirinden farklı iddia ve haber ile karşılaşırız. Konu mahkeme salonu ile ilgili olduğu zamansa, akla ilk olarak sonu gelmez telif hakkı davaları gelir... Ancak Florida'lı hakimin karşısına çıkan dava, bir noktaya kadar teknoloji ile alakalı olsa da sektördeki en fantastik olaylardan birisi olma özelliğini taşıyor. Beach New Times'da kendisini gösteren habere göre, Marc Sevier isimli şahıs, 'azınlıkta bulunan cinsel yönelim grupları adına' içerisi porno film ve fotoğrafla dolu olan Apple bilgisayarı ile evlenmek için mahkemeye başvurmuş. Gazetedeki düşülen nota göre 'eş cinsel evliliğe inanmadığı için, yasal sistemi zorlamak adına yapılmış' bir girişim olarak beyan edilen bu hareket, büyük tepki çekti. 'Eğer eşcinsel insanlar, gerekli cinsel nesnenin eksikliğine rağmen, birbirlerinin cinsel arzularına karşılık vermek üzere evlenebiliyorlarsa, o zaman ben de tercih ettiğim cinsel obje ile evlenebilirim.' şeklinde açıklamada bulunan Sevier, hakim tarafından yazılan kararname sonucuna göre reddedildi. Sevier, 2011 yılında da, Tennessee'de gerçekleşen bir olayda Apple'ı, şu anda evlenmek istediği bilgisayarı kendisine satmakla suçlamış ve sonuç olarak 'akıl sağlığı sorunu ya da hastalığı var' gerekçesi ile davadan uzaklaştırılmıştı.Chip
Gerçek Çiçekler Kullanılarak Yapılmış 12 Yaratıcı Elbise Tasarımı
Singapur'da yaşayan 22 yaşındaki öğrenci Grace Ciao moda tasarımında farklı bir yaklaşım gelişirmiş. Mürekkep, sulu boya, kumaş veya kalem yerine gerçek çiçek yaprakları kullanıyor. Bu tasarımları yapmasına sebep olan olay ise erkek arkadaşının ona aldığı çiçekleri heba etmeme isteği. Genellikle birden fazla renk ve tonda olan yapraklarla çalışmayı daha çok sevdiğini söyleyen genç sanatçı işletme okumasına karşın freelance olarak moda tasarımı yapıyor. İyi eğlenceler dileriz...
Curiosity, Mars'ta Üçüncü Sondajını Gerçekleştirdi
Mars'ta keşif görevine devam eden Curiosity, Kızıl Gezegen'de üçüncü kez sondaj gerçekleştirdi. Curiosity'nin topladığı numuneler üzerinde gerçekleştirdiği analiz, birkaç gün içinde sonuçlanacak. Mars keşif robotu Curiosity, Kızıl Gezegen'de üçüncü kez sondaj gerçekleştirdi. NASA, numunelerden elde edilen sonuçları birkaç gün içinde açıklayacak.NASA, 1 ton ağırlığındaki altı tekerli nükleer laboratuvar Curiosity'nin üçüncü sondaj çalışmasını başarıyla gerçekleştirdiği duyurdu. Yapılan açıklamada, keşif robotunun Windjana adı verilen kaya üzerinde 1.6 santimetre genişliğinde ve 6.5 santimetre derinliğinde bir delik açtığı belirtildi. Sondajdan elde edilen kaya tozu, Curiosity'nin bilimsel donanımı tarafından birkaç gün içinde analiz edilecek. En son deney hakkında açıklama yapan Curiosity ekibinden Jim Bell, 'Windjana kayasının geçmişte sondaj yapılan iki kayaya kıyasla ortaya çıkan tortunun daha koyu ve daha az kızıl olduğunu' belirtti. Arizona State Üniversitesi'nde görevli olan Bell, bu belirtilerden yola çıkarak, Windjana kayasının önceki sondajlara kıyasla farklı kimyasal bulgular verebileceğini ifade etti. Mars'a Ağustos 2012'de iniş yapan Curiosity, iki sondajını kayalık Sarıbıçak Körfezi'nde gerçekleştirmişti. Gale kraterinde yer alan bölgeden elde edilen ilk numuneler, Mars'ın bir zamanlar antik nehir yatağına ve akıntılara sahip olduğunu öne sürmüş ve mikrobiyolojik yaşamın bir zamanlar var olduğu savını güçlendirmişti. En son sondajın gerçekleştirildiği Windjana kayası, Sarıbıçak Körfezi'nin 4 kilometre güneybatısında kalıyor. Kaya, Curiosity'nin eteklerine ulaşmaya çalıştığı 5 bin metre yüksekliğindeki Sharp Dağı'nın yolu üzerindeki bölgede bulunuyor. Curiosity, Mars'ın milyonlarca yıl öncesine uzanan çevresel değişimlerini incelemek için Sharp Dağı'nın eteklerindeki çok katmanlı yüzeyleri inceleyecek. Curiosity, 2012'de Mars'ta antik nehir yatağı keşfetmiş ve geçtiğimiz yıl da organik yaşama dair çok önemli izler sunan sülfür, nitrojen, hidrojen, oksijen ve karbon mineralleri tespit etmişti. Bir diğer Mars keşif aracı Opportunity de aynı yıl içilebilir su izlerine rastlamış ve Kızıl Gezegen'in bir zamanlar yaşam barındırdığına dair delilleri güçlendirmişti. Al Jazeera
Telefonu Şarj Eden Ayakkabı Olmaz Demeyin! Oldu!
Her bir adımınızdaki enerjiyi boşa kullanmak yerine telefonunuzu şarj eden bir buluş ortaya çıktı.Carnegie Mellon üniversitesi öğrencilerinden Matt Stanton ve Hahna Alexander tarafından tasarlanan SolePower isimli teknoloji adımlarımızda oluşan kinetik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürülebilen bir ayakkabı keçesi tasarladılar.Ortalama bir akıllı telefonu 24 km yürüyüşte tam şarj edebilen ve her ayakkabıya rahatlıkla uygulanabilen SolePower adımlarımızdaki kinetik enerjiyi depolayıp akım haline getiriyor. Akımlar ise cihazın içindeki lityum-iyon polimer pilde depolanarak akıllı cihaznınızı şarj etmenize olanak sağlıyor.Bu ürünün yaratıcıları 24 km şarj süresini 8 km gibi daha düşük bir rakama çekmek istiyorlar. Yürüyüş yaparken telefonunuzun bir yandan şarj olması çok güzel. Fakat kullanış ve rahatlık açısından insanların beğenilerini nasıl toplayacak bilemiyoruz. Son zamanlarda değişik değişik ortaya çıkan fakat hayatımızı kolaylaştırmayı amaçlayan böyle cihazları gördükçe seviniyoruz.— Kerem AğlıkXbox 360, Android, Fotoğrafçılık,Spor,Müzik...