Çocuk ve Oyuncak İlişkisinde Bilmeniz Gereken 22 Şey

 > -

Oyuncakların çocukların dünyasında önemli bir yeri var. Peki ebeveynler bu alana ne kadar giriyor? Ne kadar girmeli? Oyuncaklar nasıl olmalı? vs.

Kaynaklar:

http://www.kigem.com/cocuk-ve-oyuncak-secimi.html

http://www.egitim.aku.edu.tr/oyun.pdf

http://www.caglatugba.com/cocuk-ve-oyuncak/

1. Çocuk yakın çevresindeki her şeyi oyuncak olarak kullanabilir. Bu çevreyi düzenlemek çok önemlidir.

Çocuk küçük yaştan itibaren yetişkinlerin çalışmalarına katılır, yetişkin işlerinin çoğunu minyatürleştirip oyun şekline dönüştürerek kendi hayatına oyun olarak uyarlayabilir. Oysa bugün çocuğun çevresi tehlikeli ve anlaşılamaz bir haldedir. Çocuk annesinin yanına oturup çamaşır yıkayamamakta, onları serip kurutamamakta; çamaşır makinesine atılan kirlilerin öbür taraftan temiz ve kurumuş olarak çıktığını görmektedir. Çocuğun çamaşır makinesine yaklaşması tehlikeli görüldüğünden, çocuk bu olguyu yalnızca anlamadan seyretmekte, oyun olarak taklit edecek bir şey bulamamaktadır.

2. İyice hapsedilmiş oldukları ev içinde, anne - babalar çocukların ayak altında dolaşmamalarını tembihlemektedir

Elektrikli ev aletleri, tüp-gaz, büyük mobilyalar çocukların ev içindeki oyun çevresini onlar için tehlikeli bir hale getirmekte, ev içindeki oyunları devamlı sınırlandırılmakta, hatta oyun odaları ve kafesleri içinde korunmaya alınmaktadırlar. Büyük kentlerde ise cadde ve sokaklardaki kargaşa, oyun alanlarının olmayışı çocuğun geniş çevresindeki çok önemli problemler olarak ortaya çıkmaktadır.

3. Çocuğun yakın çevresi, ona oyun imkanları sağlayacak çeşitli malzeme ve eşyalarla dolu olmalıdır.

Büyükler için değersiz olan boş ambalaj kutuları, inşaat artıkları, dükkan ve tamirhane süprüntüleri çocuklar için çok ilgi çekicidir. İnşaat yerleri ve evde kırık-döküklerin doldurulduğu kutular çocuklar üzerinde sihirli bir çekme gücüne sahiptir.

4. Çocuklar oyunlarını değiştirecek ve zenginleştirecek şeyler peşindedirler.

Masaların altları mağara olarak kullanılabildiği gibi, eski kahve değirmenini de film makinesi olarak rahatça kullanmaktadır.

5. Çocuklar, bizim işe yaramaz diye attığımız her malzeme üzerinde birçok oyun kurgusu geliştirebilirler.

Çünkü onlarda geniş bir hayal gücü ve buluş bolluğu vardır. Çocuklarda yaratıcılık gücü en çok bu şekilde gelişir.

6. Anne - babalar çocukları, bazı malzemelerle oynamalarında ve eskitmelerinde serbest bırakmalıdırlar.

Büyüklere eski, işe yaramaz görünen şeyler çocuk odalarında çocuğun uzun zaman vazgeçemeyeceği bir oyuncak haline gelebilir. Buna karşın yeni alınan bazı fabrika oyuncakları çocuklara hiç bir oyun kurgusu ilham etmez ve itibar görmez.

7. Oyun malzemeleri için en önemli kaynak, ev işlerinin artıklarıdır.

Ambalaj kutuları, kese kağıtları, küçük torbalar, şeker kutuları, plastik bardaklar, çamaşır leğenleri, teneke ve plastik kutular, vidalı kapaklı şişeler, fileler vs. Çocuk bir ayakkabı kutusunu hem garaj, hem de bebek karyolası olarak, kese kağıtları şapka ve maske olarak, çok büyük karton kutuları ev olarak vs. kullanabilir. Bu malzemeler içinde çocuk kendi oyun dünyasını kurabilir. Eski giyim eşyaları, atılacak büyük ve küçük kumaş-bez parçaları, eski radyolar, teypler, vb. diğer ev eşyaları çocukların söküp - takma, hatta uzay istasyonu kurma çalışmalarında çok işe yararlar.

8. Çocukların oyun sevinçlerini boğmaktan, sık sık ve gereksiz yasaklamalar yapmaktan mümkün olduğu kadar kaçınılmalıdır.

9. Son zamanlarda oyuncak alanında ihtiyatla yaklaşılması gereken bir akım vardır: "Oyun oynamanın mutlaka öğretici bir tarafı olmalıdır"

Bu durum oyun ve oyuncakları giderek bir eğitim ve alıştırma aracı olarak görme eğilimi yaratıyor. Oyuncak endüstrisi "eğitici -öğretici oyun ve oyuncaklar" üretimi üzerinde gelişiyor. Ama bu şekilde yönlendirilmiş oyuncakların çocuk gelişimi üzerindeki etkileri, çocuğun zorlanarak vakitsiz zihni, duygusal ve bedensel gelişimi, çocukların oyuncakları beğenip seçmeleri gibi hususlar hiç düşünülmemektedir.

10. Çocuğumu ihmal mi ediyorum?

Ev dışındaki hayatı dolayısıyla çocuklarını ihmal ettiğini düşünen ve okul öncesi çocuk gelişimine önem verilmesi propagandası altındaki anne - babalar, çocuklarını ihmal ettikleri, bir şeyler unuttukları gibi korku ve endişelere sürüklenmektedirler. Çocukların öğretici oyuncaklarla daha iyi gelişeceğini ümit eden anne ve babalar "en iyi, en öğretici" diye tavsiye edilen oyuncakları incelemeden, düşünmeden satın almaktadırlar. Çocuklar da beğenmeseler bile alınan bu oyuncaklarla oynamaya zorlanmakta; hatta çocuğun gelişim düzeyine dikkat etmeden, bu oyuncakların öğretmeyi amaçladıkları düzene koyma, koordine etme, renkleri adlandırma, alt-üst kavramları ve şekil-renk karşılaştırmaları vs. yönünden oyuncaklarla meşgul olmaları için sıkıştırılmaktadırlar.

11. Çocukların çok oynamalarından rahatsız olmamalıdır.

Küçük çocuklar günde 7-9 saat oyun oynarlar. Bunun için onlara fırsat verilmeli ve rahatsız edilmemelidirler. Devamlı çocuklarla ilgilenen, can sıkıcı şeylerle çocukların büyük zamanlarını çalan ebeveynler vardır. Çocuk hep oyun oynuyor, ilerde ciddi işlerle uğraşmayacak, hep oyun düşünen bir genç olacak diye kuşkulanmaya gerek yoktur. Çünkü oyunda devamlılığı sağlayan, oyuna kendini veren çocuk; burada, çalışmada sürekliliğin ve kendini yoğun olarak işe vermenin temellerini atıyor demektir.

12. Çocuk oyunları gereksiz yere kesilmemelidir.

Eğer çocuklar bir oyuna dalmış gitmişlerse rahat olalım. Biz kendimizi bir şeye vermiş çalışırken rahatsız edilmekten nasıl hiç hoşlanmazsak, çocuklar da oyundaki her aksaklığı, her katkı ve müdahaleyi, kesmeyi hemen hissederler. Çocukların dikkati çok kolaya dağılır ve çok çabuk değişir.

13. Çocuklar oyuncak yığını arasında oturup kalmamalıdır.

Bugün çocukların eli altında o kadar çok oyuncak ve oyun malzemesi vardır ki, çocuklar ne ile oynayacakları hususunda bir karar verme güçlüğü çekerler ve hiç bir oyuncakta karar verip onun üzerine bir oyun kuramazlar. Çok oyuncak arasında çocuk ruhsal olarak yorulur, hiç bir şey yapmadan, mutsuz olarak kalır. Özellikle küçük çocuklar seçme eziyetinden kurtarılmalıdır. Çocuklara kendi gelişim düzeylerine uygun ve gereği kadar oyuncak alınmalıdır. Gereğinden fazla oyuncak ve oyun malzemesi daha iyi oyun demek değildir. Onun için gelişim düzeyinin üstünde veya altında, işe yarar - yaramaz bir sürü oyuncaklarla çocuğun odasını doldurmak hiç de uygun değildir.

14. Çocuk oyunlarına gereksiz yere müdahale edilmemelidir

Her çocuğun kendine göre bir oyun temposu vardır. Kendi oyun kurgusunu kendisi geliştirir ve yetişkinler bu kurguyu baştan sona tahmin edemezler. Çocukların çok yönlü ilgileri onlarda yeni oyun ilhamları geliştirir ve çocuk, müdahale edilmezse kanıksayıncaya kadar oyun oynar.

15. Çocuklardan, gelişim düzeylerinin üstünde şeyler istememelidir.

Onun gelişim düzeyinin çok ilerisindeki bir oyuncakla, tam o oyuncağın amaçladığı şeylere göre oynamasını; bunu başaramayınca da sabırsızca ikazlar ve teşvikler yapılması, çocukta bir tepki ve isteksizlik doğurur.

16. Çocuk özgürce oyun oynamalıdır.

Turfanda gelişim sağlamak amacıyla yapılan müdahalelerin hiçbir yararı yoktur; bilakis zararlıdır. Bazı anne-babalar çocuklarına sürekli olarak, onların sormadıkları ve anlayamayacakları bir şeyler anlatmaktadırlar. Çocuklar sormadan onlara bilgi yağdırmak da doğru değildir. Çocukları soru sormaya teşvik etmeli ve sorularına, onların anlayabilecekleri cevaplar vermelidir.

17. Çocuklar kendi başlarına oyun oynamalıdırlar.

Oyun sırasında, eğer çocuklar istiyorlarsa veya çözüp halledemedikleri bir şeyler varsa yardım etmelidir. Yoksa durmadan öğüt vermek, çocuklara oyun öğretmeye kalkmak, kendisi oynayıp çocuklara seyrettirmek doğru değildir. Anne-babalar, çocukların oyunlarını izlediklerini bile hissettirmemelidirler. Çocuklar oyunlarının seyircisiz olmasını isterler. Eğer anne-baba çocuğu izliyor, çeşitli yerlerde ikaz veya pohpohlama hareketlerinde bulunuyorlarsa çocuklar bundan rahatsız olacaklar, ya da oyun bir gösteri biçimine girecektir.

18. Çocukların oyuncaklarına saygı göstermelidir

Büyükler nasıl kendi kitapları, plakları, değerli eşyaları üzerinde titrerlerse; çocuklar da oyuncaklarına karşı öylesine titiz davranırlar. Oyuncaklar, çocukların malıdır. Anne-babalar çocuklara sormadan bu oyuncakları atarlar veya başkalarına verirlerse bu, çocukta olumsuz etki yapar. Çocukların oyuncaklarına ve onları kullanma biçimlerine saygı göstermelidir.

19. Kız ve oğlan oyuncakları arasında fark gözetilmemelidir

Geleneksel toplumlarda, kökü tarihin derinliklerine uzanan keskin bir rol bölümü vardır. Kadın ve erkek rolleri birbirinden tamamen ayrıdır. Erkeğin kadın işleri yapması nasıl mizah konusu olmuşsa, erkekçe davranışlar gösteren kadınlar da ayıplanmıştır. Bazı toplumlar, çocukları da bu rol ayrımına doğuştan itibaren hazırlamaya başlarlar. Elbise ve ayakkabıların renk ve şekillerinden oyuncaklara kadar her iki cinse de ayrı muamele yaparlar. Kız çocukları sürekli kadın rolü oynar, oğlanlar da erkek. Hatta bir zaman sonra oyun grupları bile ayrılır. 

Bu ayrım çağdaş toplumlarda ister istemez ortadan kalkacaktır. Çocuklar büyüklerin davranışlarını taklit edeceklerdir. Babası küçük kardeşine bakan oğlan çocuğu neden bebeklerle oynamasın? Kız çocuğu niçin annesinin kullandığına benzer arabalara özenmesin? Kendilerinin yaşadıkları gerçeğe rağmen, bazı aileler çocuklarını hala kız-erkek rolleri oynamaya zorlarlarsa, çatışma çıkması kaçınılmazdır.

20. Oyuncaklar çok karmaşık olmamalı ve dayanıklı olmalıdır.

21. Alınan oyuncaklar çok yönlü olmalıdır.

Bu amaçla kasları çalıştıran, hayal gücünü artıran, yaratıcılığı geliştiren oyuncaklar tercih edilmelidir. Çocuğun yaşına uygun oyuncak alınmalıdır. Basit oyuncaklar çocuğun çabuk sıkılmasını, karmaşık oyuncaklar ise özgüveninin azalmasına neden olur.

22. Yapı ve işleyiş bakımından çabuk anlaşılır olmalıdır.

Oyuncak çocuğun merak ve ilgisini çekebilmelidir.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
zeki-ala

Ben kızıma laq oyuncak aldım çok memnunuz kendisi 4 yaşında tavsiye ederim

Başlıklar

TercihUzaykadınlaroyunşeker
Görüş Bildir