Yaşam Odası Zorunlu

 > -
Yaşam Odası Zorunlu

Soma’daki faciada, madendeki yaşam odasının kaldırılmış olması şirkete hukuki bir yaptırım getirmeyecek. Ancak Türkiye’nin AB’ye uyum için çıkardığı yasalar kaçış ve kurtarma olanaklarını sağlamayı mecbur kılıyor.

Soma’da 284 madencinin ölümünün ardından şirket yetkililerinin kameralar karşısında söylediklerinden belki de en can alıcı olanı “yaşam odası”na ilişkindi.

Şili’de 2010 yılında meydana gelen maden kazasında işçilerin 69 gün boyunca yaşama tutunmasını sağlayan bu odalar, Türkiye’de mevzuatta olmasa da, Avrupa Birliği ile müzakere sürecinde düzenlenen “Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği” yönetmeliği, işverenlerin bu veya benzeri güvenlik tedbirlerini almasını zorunlu hale getiriyor.

Avrupa Birliği direktifi

Yönetmeliğin, Avrupa Birliği’nin maden güvenliği hakkındaki kanunları ve direktifleriyle paralel olarak çıkarıldığı da açıkça ifade ediliyor.

Ve bu direktiflerle çıkarılan kanun ve yönetmeliklerde şu ifadelere yer veriliyor;

İşveren, bir tehlike anında çalışanların çalışma yerlerini en kısa zamanda ve güvenli bir şekilde terk edebilmeleri için uygun kaçış ve kurtarma araçlarını sağlar ve kullanıma hazır bulundurur… Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelik hükümleri saklı kalmak kaydı ile çalışanların zararlı ortam havasına maruz kalabilecekleri yerlerde yeterli sayıda uygun solunum ve canlandırma ekipmanı bulundurulur… Bu ekipman uygun yerlerde saklanır ve korunur.”

Bu ifadeler, yaşam odalarına yer vermeyi mecburi kılmasa da yaşam odalarının kaldırılmış olması ve işçilerin, yine maden şirketinin ifadesi ile 350 metrelik yokuş yukarı bir yolu aşmalarının beklenmesi, söz konusu yönetmeliğin ve bu yönetmeliğe kaynak olarak gösterilen AB standartlarının açıkça ihlal edildiğini gösteriyor.

Al Jazeera, Avrupa’daki maden işletmelerinin çatı örgütü olan Euromines ile görüştü. Yetkililer, Türkiye’nin de kabul ettiği maden ve işçi güvenliğini kapsayan 89/391/EEC ve 92/104/EEC isimli kanunları yorumladılar.

Yetkililer kıtada yer alan madenlerde yaşam odasının yer aldığını, söz konusu kanunlarda bu odaların yer almasının kesin bir dille ifade edilmese de güvenlik tedbirlerinin eksiksiz yerine getirilmesine dair ifadelerin bu tip odaları zorunlu kıldığını söylediler. Yani mevzuattaki bu cümleler, AB ülkelerinde zorunluluk olarak algılanıp yaşam odaları yapılırken, Türkiye’de açıkça yazılmadığı için ‘mevzuatta yok’ denilerek sorumluluktan kurtulmanın yolu haline gelebiliyor.

Türkiye’nin henüz imzalamadığı Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Sözleşmesi'nin 176. maddesi, madenlerde güvenliği belirliyor ve bu madde yaşam odalarını zorunlu kılıyor.

ILO Sözleşmesi, “İşverenin ne pahasına olursa olsun işçinin güvenliği ve sağlığı için her türlü önlemi almakla yükümlüdür” diyerek bağlayıcılık getiriyor.

“Patlama üç ay sonra olsaydı”

Soma Holding’in basın toplantısında yönetim kurulu başkanı Alp Gürkan "Yaşam odası kapatılmıştı, yenisi hazırlanıyordu. Eğer patlama üç ay sonra olsaydı yaşam odası bitmiş olacak ve kimse ölmeyecekti" diye konuştu.

Mevcut yasalara göre maden ocaklarında yaşama odası kurma zorunluluğunun net bir ifade ile yer almaması, sektördeki işletmeleri maliyet- güvenlik dengesinde 'para'yı tercih etmesine yol açıyor.

Bir kaza anında işçiler açısından hayati önem taşıyan yaşam odaları Türkiye’deki 400 maden ocağından sadece dördünde var.

Al Jazeera’ye konuşan Madenciler Odası Genel Sekreteri Engin Erdoğan;

“Mevcut mevzuatımızda yaşam odası kurulması diye bir zorunluluk yok. Bu işverenin takdiridir. Türkiye bu açıdan gerekli düzenlemeleri yapmalıdır. ILO Sözleşmesi'ni imzalamalıdır” diye konuştu.

19 yıldır yürürlükte olan, Türkiye’nin imzalamadığı sözleşmeyi şu ana kadar 28 ülke imzalamış durumda.

Bu yıl içinde Fas'ta ve Rusya'da da yürürlüğe girecek olan sözleşmeyi, birçok Avrupa ülkesinin yanı sıra ABD, Arnavutluk, Ermenistan, Bosna Hersek, Botsvana, Brezilya, Çek Cumhuriyeti, İrlanda, Lübnan, Peru, Filipinler, Polonya, Portekiz, Slovakya, Güney Afrika, İspanya, Ukrayna, Zambiya, Zimbabve imzaladı.

Kaynak: Alper Altuntaş | Al Jazeera

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriAvrupa BirliğiBrezilyaÇek CumhuriyetiFilipinlerİrlandaİspanyaLübnanPortekizRusyaSomaTercihUkrayna
Görüş Bildir