Sezaryen Doğum Yapan Annelerin Keşke Daha Önce Bilseydim Dediği 13 Acı Gerçek

-
Abone ol

Sezaryen doğum yapmayı planlayan annelerin mutlaka okuması gereken gerçekler. Belki de fikriniz değişir...

1. Herkesin başına gelebilir!

Sezaryen doğumun normal doğuma kıyasla daha az önerildiğini biliyoruz. Normal doğum planlasanız da fetüsün yanlış bir şekilde durması ya da hamilelikte oluşacak komplikasyonlar, anneyi sezaryen doğum yapmaya zorlayabilir. Bu yüzden, sezaryen doğum istemeseniz de mecbur kalabilirsiniz.

2. Nihayetinde bıçak altına yatıyoruz.

Sezaryen doğum her ne kadar sıklaşsa da bunun bir ameliyat türü olduğunu unutmamak lazım. Her ameliyatta olduğu gibi anestezi alacaksınız ve sonrasında karnınızda birkaç adımda kapanacak derin bir kesik olacak. Bunların kulağa korkunç geldiğinin farkındayız ama siz hiçbir şey görmeyeceksiniz çünkü belinizden aşağısı bir örtü ile kapanacak. Tek göreceğiniz ise bebeğiniz olacak.

3. Sonda taktırmanız gerekecek.

Operasyonun önemli kısımlarından biri de mesanenize sonda takılması olacaktır. Bu işlem mesanenizi boşaltmak için yapılacaktır. Dolu rahime baskı uygulayarak doğumdan sonra rahimin daralmasını sağlayacaktır.

4. Ameliyatta tek kalmak zorunda değilsiniz. Partneriniz de sizinle olabilir.

Stresli geçen doğum sürecinde anne adayının tek hissetmemesi ve babanın doğuma eşlik etmesi, hem anne hem de baba için önemli süreçlerden biridir. Her ebeveyn bu mucizevi ana tanıklık etmek isteyecektir.

5. Enfeksiyon kapma riskini unutmayın.

Doğum sonrası enfeksiyon riski, sezaryen doğumlarda daha yüksek gözlemlenmiştir. Doğum yapan kadınların yaklaşık %15'i enfeksiyon kapıyor. Obezite hastaları ise enfeksiyon kapma ihtimali daha yüksek hasta grubudur. Bu yüzden, doktorlar genellikle hastalara enfeksiyon riskini azaltmak amacıyla antibiyotik yazarlar.

6. Ağrı kesicilere ihtiyacınız olabilir.

Her doğum türü malaesef ki acıyı da beraberinde getiriyor. Sezaryen doğum yapan kadınların, doğum sonrası yaşadıkları ağrılar normal doğum yapanlara oranla daha fazla olabilir. Ameliyat sonrası, sırt ve karın ağrılarınız aylarca sürebilir. Bu yüzden, doktorunuz tavsiyesiyle ağrı kesici kullanmanız gerekebilir.

7. Sezaryenden sonra daha dikkatli hareket etmelisiniz.

İşin en zorlu kısmı olan doğum süreci bitmiş olsa da sezaryen ile doğum yaptıysanız, ameliyat sonrası sürecin de kolay olmadığını söyleyebiliriz. Öncelikle vücudunuzda hala dikişler olacak ve ani hareketler bu dikişlerin zarar görmesine neden olabilir. Buna ek olarak, bebeğinizden ağır herhangi bir şey kaldırmamanızı öneriyoruz.

8. Dikişleriniz hala sizinle, bunu unutmayın!

Dikişlerinizin enfeksiyon kapmaması ve çabuk iyileşebilmesi için yaranıza iyi bakmanız gerekecek. Pansumanınızı gün aşırı değiştirmenizi öneriyoruz. Bu işlemi yapmadan önce doktorunuza danışmayı unutmayın. İç çamaşırı ve pantolon tercihlerinizi ise dikişli bölgeye baskı yapmayacak şekilde daha yüksek ya da daha düşük belli tercih etmelisiniz.

9. Emzirmede zorluk yaşabilirsiniz.

Sezaryen doğum sonucu, süt salgılama sürecinizde gecikme olabilir. Bu yüzden, bebeğinizi memenize yakın tutmanız her zaman iyi olacaktır. Ameliyat sonrası aldığınız ilaçlar sütünüze karışıp bebeğinizi daha uykulu hala getirebilir. Bu durum da emzirmeyi zorlaştıracaktır.

10. Bebeğinizin bağışıklık sistemi zayıf olabilir.

Sezaryen doğum ile dünyaya gelen bebeklerde diyabet ve astım riski daha yüksektir. Daha farklı bağırsak mikroflorasına sahip oldukları için metabolik düzensizliklerden müzdarip olma riskleri de yüksektir.

11. Bir sonraki doğumunuz da sezaryen olabilir!

Sezaryen doğum sonrası normal doğum da yapabilirsiniz ancak belirgin riskleri bulunmakta. Her koşulda, bu durumu doktorunuza danışmanız gerekecektir.

12. Doğum sonrası depresyonu da unutmayalım.

Sezaryen doğum gerçekleştiren kadınlarda, doğum sonrası depresyonu görünme riski %15 artıyor. Bu durum anne ile bebek arasındaki ilişkiyi tamamen etkileyebilir. Bunun yanı sıra, depresyon kronikleşebilir ve anneyi uzun süre etkisi altına alabilir.

13. Bebeğinizi nasıl dünyaya getirdiğiniz konusunda asla utanmayın!

Biliyorsunuz ki doğum yöntemi sadece bizim elimizde olmayabiliyor. Normal doğum yapmak isteyen bir anne de sezaryen doğum yapmak zorunda kalabilir. Günün sonunda sağlıklı bir bebeği elinizde tutmanın verdiği mutluluk diğer etkenleri bir çırpıda silecektir.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
arslanoglu

resmen sezeryanı aşağılamış utanmayın falan ne alaka sıkıyorsa sen doğur bir canlı bunun normali anormali mi var. sığ zihniyet bu

gzm-ynklr

Bende öyle doğmuşum.

elifcee

doğum sonrası depresyon korkusu anksiyete problemi olanlar için çok zor, sürekli bu ihtimali düşünüyorum

nazli-sevim

herkeste farklı. bana da neler soylendi ama hic biri olmadi. kimseye kulak asmamak gerekiyor. bu yazılanlara da:)

sevda-guner

Arkadaşlar sezeryan oldum. inanmayın bu şehir efsanelerine.Aynı gün ayaktaydım.Ağrım sızım olmadı doğum sonrası depresyonum olmadı Normal doğumdada enfeksiyon riski oldukça fazla ve depresyon her doğumdan sonra görülebilir

flyingdaddy

Maalesef şehir efsanesi dediğiniz şeyler bilimsel gerçekler. Sizin bunları yaşamamış olmanız bir istisnadır. Sizin gibi birçok istisna da olabilir ama yukarıda yazılanların birçoğu yüzdesel olarak gerçektir. Çevremde de sezeryan sonrası bu semptomları yaşayan çok kişi var. Sonuç olarak sezeryan bir seçim değil, zorunluluk durumunda başvurulması gereken bir kolaylık olmalıdır. Yaratılış ve ya evrimimizin (hangisine inanıyorsanız) doğal gerekliliği budur.

Görüş Bildir