Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Onedio ile Müzik Keşfi 5x5: Dead Can Dance & Radio Tarifa

-

Dead Can Dance & Radio Tarifa

5x5'de sizler için çok fazla tanınmayan, çok fazla meşhur olmayan, belki sadece bir-iki şarkısını duyduğunuz iki grup veya şarkıcıyı tanıtıyoruz. İçerikteki her grubun veya şarkıcının 5'er şarkısı ile birlikte kısa bilgiler sunuyoruz. 

Her yeni bir içerikte, yeni iki şarkıcı veya grubu tanıtmaya devam edeceğiz. Sizler de önerilerinizle katkıda bulunabilirsiniz. 

Tabi ki bu iki grubu/şarkıcıyı karşılaştırma veya kapıştırma gibi bir durum söz konusu değil. Yeni müzikler ve yeni isimler dinlemek isteyenler için 5x5 sizlerle. Bu içeriğimizdeki konuklar Dead Can Dance ve Radio Tarifa. Keyifli keşifler.

Daha önceki içeriklerimiz;

Dead Can Dance - Compassion

Dead Can Danceİrlanda kökenli Avustralyalı iki müzisyen olan Brendan Perry ve Lisa Gerrard tarafından 1981 yılında kurulan müzik grubu. Melbourne'da başlayıp, 1998'de dağıldıktan sonra 2005 yılında tekrar konserlere katıldılar.

Dead Can Dance, yakın ve Ortaçağın karanlığında kalmış müziklere günümüzün ritm ve enstrümanlarıyla yeniden yaşam verdi. Grup, şarkılarında işlediği efsaneler, sembolik ve gotik temalarla ve Perry’nin elinde yeniden hayat bulan eski enstrümanları ile kimi zaman gothic rock kimi zaman da Ortadoğu’ya kayan melodileri kullanıyordu.

Gerrard ve Perry’nin atalarının müzik ve dillerine yeniden hayat verme çabası, şarkılarında İngilizce’nin dışında eski Katalan ve Breton dillerine de yer vermesiyle devam etti.

Dead Can Dance - Towards the Within

Lisa Gerrard, "kendi bilinç altına güvenerek" atalarının müziklerine tamamen kendi duygularını kullanarak söylediği Kelt dilini çağrıştıran seslerle eşlik edip, bir nevi artık dillerini anlamadığı ve duyamadığı ataları ile yeniden bağlantı kurmaya çalışıyordu. Grubun en ünlü şarkılarından biri olan "Cantara" böylesi bir seslenişin ürünü. Perry ise pastoral atalarına olan ve gittikçe de büyüyen ilgisini "Towards the Within" albümünde seslendirdiği "I Am Stretched On Your Grave (Senin Mezarına Serildim)" adlı şarkıyla anlatıyor:

"Senin mezarına serildim.
Ve sonsuza kadar orada kalacağım.
Ellerin ellerimde olduğu sürece,
Ayrılmayacağımızdan eminim.
Benim elma ağacım, aydınlığım..."

Grup ilk albümünü 1984 yılında aynı isimle çıkardı: "Dead Can Dance". Perry bu isimle ilgili "Ölüleri dans ettiriyoruz, çünkü ölüye dirilik katmayı; diriye ölülük vermeyi düşündük grubu oluştururken" demişti. İlk önceleri çoğu müziksever deneysel bir müzik ile karşı karşıya olduklarını düşündü. Aslında bu Perry ve Gerrard için geçerli olabilirdi. Zira Perryklasik müzik eğitim görmüş sonra punk rock grupları ile çalışmış bir müzisyendi. Gerrard’ın durumu da çok farklı sayılmazdı. Fakat ikilinin yeni tarz denemesi Perry’nin olağanüstü kompozisyon yeteneği ve Gerrard’ın teatral vokal yeteneği ve zekası büyük bir başarıyla sonuçlandı. İlk albümde "A Passage in Time (Zamanda bir Geçit)", "The Fatal Impact(Ölümcül Etki)" ve "Carnival of Light (Işık Karnavalı)" şarkıları büyük beğeni kazandı. Grup ilk albümleriyle belli bir elit müziksever kitleye ulaşmayı başardı.

Dead Can Dance - The Host Of Seraphim

Ancak DCD en büyük sükseyi "Within the Realm of a Dying Sun (Ölen Bir Güneşin Krallığında)" adlı üçüncü albümüyle yaptı. 1987’da yayınlanan albüm bir anda bağımsız müzik listelerinin zirvesine tırmandı. DCD’nin ünlü "Cantara" ve "Xavier" şarkıları ilk defa bu albümde yayınlandı. Bu albümde ayrıca sadece üç şarkının İngilizce sözleri vardı. Diğer şarkılar ise Lisa Gerrard’ın atalarının dilinde yani eski Kelt dili, Briton ve Gal dillerine benzer seslerin Orta ve Yakınçağ melodileriyle örtüşmesinden ibaretti. "Ölen bir Güneşin Krallığında" albümü ile DCD barok müziği çağrıştıran, mistik ancak anı zamanda romantik, modern bir karışıma imza attı.

DCD 1988 yılında ise dördüncü albümünü yayınladı. Albümle ilgili en iyi yorum yine Perry ve Gerrard’dan geldi. "...dünyanın havadan görüntülerine bakarsanız, dev bir organizmaya, bir makro kozmosa benzer. Yaşam gücünün, suyun yılankavi bir biçimde yayıldığını görürsünüz. Bizim vizyonumuz yumurtanın etrafındaki yılankavi kucaklaşma yani dünyadan ibaret. Yine bu albümde sözünü ettiğimiz temaları işleyerek Avrupa müziğinin ilk periyodunu yansıtmaya çalıştık."

1990 yılında grup erken Rönesans döneminin müziklerini yansıtmaya çalıştığı albümü Aion’u çıkardı. Albümde yer alan "Saltarello", "Mephisto" ve "The Song of the Sibyl (Sibyl’nin şarkısı)" DCD’nin klasikleri arasına girdi. DCD albümdeki bazı şarkılar için Rönesans döneminde kullanılan müzik aletlerini yeniden yaptırdı.

Dead Can Dance - The Carnival Is Over

1993 yılında DCD yeni albümleri "Into the Labyrinth (Labirentin İçine Doğru)”’yu yayınladı. Perry albümün ön çalışmalarını Kuzey İrlanda’da bir adada, Gerrard ise Avustralya’da Snow River dağlarında hazırladı. İkili bir araya gelerek albümü üç ayda hazırladı. Bu süreç içerisinde Perry atalarının primitif müziklerini araştırmayı derinleştirmiş, Gerrard ise eski dönem vokalleri üzerinde uzun uzun çalışma fırsatı bulmuştu. Sonuçta "İrlanda’nın asırlık ormanlarına düşen yağmurun sesi" Perry ve Gerrard’ın müzikal dehaları ile birleşmiş ve DCD tam anlamıyla karakterini kazanmıştı.

Bundan sonraki senelerde peş peşe çıkan albümler çok büyük yankılar uyandırmadı. "Toward the Within, Spiritchaser” dönemlerinin önemli albümleri olmuştur.

2012 Grup 2011 sonunda uzun bir aradan sonra çıkaracağı yeni albümü "Anastasis”'i duyurdu. Bu albüm çerçevesinde dünya turuna başladı. 9 Ağustos 2012'den Kanada'da başlayarak 28 Kasım 2012'de İrlanda'da sona erecek pek çok konser vermeye karar verdi. Türkiye konseri 19 Eylül 2012 gerçekleşmiştir.

Dead Can Dance - Persephone

Albümleri;

  • Dead Can Dance (1984)

  • Garden of the Arcane Delights (1984)

  • Spleen and Ideal (1985)

  • Within the Realm of a Dying Sun (1987)

  • The Serpent's Egg (1988)

  • Aion (1990)

  • Into the Labyrinth (1993)

  • Toward the Within (1994)

  • Spiritchaser (1996)

  • Anastasis (2012)

Daha fazla bilgiye ulaşmak için;

Radio Tarifa - Sin Palabras

Radio Tarifa, flemenko, Endülüs müziği, Arap müziği, caz gibi türleri harmanlayarak müzik yapan, 80'li yılların sonunda kurulmuş İspanyol müzik grubu

Üç kişiden oluşan grupta, vokalde Benjamin Escoriza, darbuka ve geri vokalde Fain Sanchez Dueñas ve diğer çalgılarda Vincent Molino vardır.

Radio Tarifa - Mañana

Kuruluşundan yaklaşık 20 yıl sonra, Kasım 2006'da Barcelona konserinden sonra dağılmışlardır. Grubun solisti Benjamin Escoriza, 9 Mart 2012'de akciğer hastalığı dolayısıyla vefat etmiştir.

1997'de İstanbul Caz Festivali kapsamında ülkemizde de konser vermişlerdir.

Radio Tarifa - La Tarara

Tarzları bir sentez olarak adlandırılabilir. İspanyol müziğini Arap ve Fars esintisiyle birleştiren grupta aslında pek çok yerden esintiler görebilirsiniz.

Onedio ile Müzik Keşfi 5x5: Dead Can Dance & Radio Tarifa
Onedio ile Müzik Keşfi 5x5: Dead Can Dance & Radio Tarifa
Onedio ile Müzik Keşfi 5x5: Dead Can Dance & Radio Tarifa

Grup dünya üzerinde bir çok sosyal müzikoloji araştırmasına konu olmuştur.

Radio Tarifa - Rumba Argelina

Ekşi sözlükte kendileri ile ilgili yapılan bir kaç yorum;

  • Ttnik müziği enfes icra eden, bununla yetinmeyip ruhu tuhaf kış rüzgarının önüne katıp; ipi kopmuş, hayalperest bir uçurtma gibi oradan oraya savuran müstesna grup. Daha çok şarkı yapsalardı keşke demiyor değil insan. Israrla dinleyiniz. 

  • Bir kaç ay önce garip bi uyuşukluk döneminde karşıma çıkıp beni sakinleştiren İspanyol grubu. 

  • Kelimelerle anlatılamayacak müziklerin altına imzasını atan müthiş grup. O kadar uzak ve o kadar bizden ki. Sadece dinlenmeli. Anlatılmaya kalkılırsa büyüsü kaçar.

Ekşi sözlükte kendileri ile ilgili yapılan bir kaç yorum;

  • İnsanı bir şeyler anlamaya zorlayan ama benim gibi ispanyolca bilmeyenler için bile, tek kelime dahi anlamadığınız halde; sabaha kadar çalsa dur demeyeceğiniz bir müzik yapmış bu adamlar. Acıyı ve hüznü bir nesne gibi işlemişler. Ezgilerinde insanı başka diyarlara sürükleyen bir şeyler var. Sanatın en saf halini yapmışlar vesselam.

  • Dinlediğim ilk günden beri, araç cdlerimin hepsinde bulunan sin palabras, bazen aracı kenara çekip sakin sakin bir kaç defa dinlememe bile sebep olacak kadar muazzam bir şarkıdır. Sigara içme isteği uyandırır.

Radio Tarifa - Canción Sefardí

Grup Üyeleri;

  • Benjamin Escoriza - vokal

  • Fain Sanchez Dueñas - darbuka, geri vokal

  • Vincent Molino - ney, crumhorn, poitou obua

Albümleri;

  • Rumba Argelina (1993)

  • Temporal (1996)

  • Cruzando El Rio (2000)

  • Fiebre (2003) (2002, Toronto Small World Music Festival konser kaydı)

  • Live 25 July 2004 - Ramallah, Palestine (2004)

Peki siz hangi grubu daha çok beğendiniz?

Dead Can Dance
Radio Tarifa

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ezgi-albayrak

off off the host of seraphim en efsanevi parçaları ablam 54 yaşında hala ses bomba ya Mist te dinlediğimde resmen kanım çekilmişti bildiğin hatun ağıt yaktı

ruveydaaydin

İçeriği hazırlayan arkadaş Cem bey, bende Cem isminde birinden Radio taifanın Manana şarkısını hediye aldım.İlk defa o tanıştırdı beni bu grupla.O şarkı bende ifade edilemez bir yerde.Şuan beni çok şaşırttınız.

Gizli Kullanıcı

The Mist filminden sonra tanımıştım Dead can Dance'i, o filmde müziği duyduğumda "yok artık" dedirtmişti =)

douchebek

tam ben yazacaktım lafı ağzımdan almışın :D

Gizli Kullanıcı

=)) Dimi ama tam da yerinde girmişti müzik. Şimdi anlatmayayım izlemeyen varsa spoyler olmasın =)

douchebek

aklıma sonu geldikçe daha kötüsü olamaz galiba :(

Gizli Kullanıcı

Evet =( Tekrar izleyesim geldi.

streetkedisi

İkisini de sevdim,verdikleri tat ayrı, farklı şeyler çağriştırdı her ikisi de.Teşekkürler

Başlıklar

Arda TuranFestivalİrlandaİstanbulKonsermüzikonedio
Görüş Bildir