Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Muhtemelen Birçoğunu Bilmediğiniz, Ancak Bilmeniz Gereken 23 Türk Ressam ve Resimleri

-

Türkiye'de resim sanatı genellikle çok takip edilmemesine karşın, son yıllarda resme yönelik belirgin bir ilgi artışı olduğunu gözlemlemek mümkün. Ancak hâlâ almamız gereken epey yol var...

Biz de bu ilgiyi bir nebze de olsa canlandırmak adına, büyük çoğunluğu klasik ressamlarımızdan ve onların eserlerinden oluşan bir listeyi sizin için hazırladık.

Not: Sıralama ressamların doğum tarihine göre yapılmıştır. 

1. "Narlar ve Ayvalar", Şeker Ahmet Paşa (1841-1907)

Şeker Ahmet Paşa Türk resminin en önemli isimlerinden biridir. Paris’te Louvre Müzesi’ne hayatta iken resmi kabul edilen ilk Türk ressamıdır. Resimlerinde kendine özgü bir perspektif anlayışı vardır. Daha çok natürmort resimleri ile bilinir.

2. "Mihrap", Osman Hamdi Bey (1842 – 1910)

Osman Hamdi Bey Osmanlı arkeolog, müzeci, ressam ve Kadıköy'ün ilk belediye başkanı. 

Mihrap (Tekvin veya Yaradılış), Osman Hamdi Bey'in 1901 yılında yaptığı tartışma yaratmış tablo. Son olarak Demirbank’ın arşivlerinde kayıtlı görünen tablo, kayıptır. 

Osman Hamdi'nin eserleri hakkında araştırma yapan sanat tarihçisi Mustafa Cezar, Hamdi Bey'in esere ne ad taktığı o sırada tespit edilmemiş olduğundan tabloya Mihrap ismini vermiştir. 

Tablonun ilk kez 1901'de Berlin'de, ardından 1903'te Londra'da Kraliyet Akademisi'nin yaz sergisinde sergilendiği ve her iki sergi kataloğunda da adı La Genèse (Tekvin ya da Yaradılış) olarak yer aldığı sonradan tespit edilmiştir.

Mihrap, yapılışından itibaren çok sayıda eleştiri ve saldırının hedefi olmuştur. Osman Hamdi Bey’in tüm resim kariyerinde en çok bu tablosunda toplumsal ahlak ve din açısından ‘dokunulmaz’ alanlara temas etmiştir. 

Osman Hamdi’nin “oryantalist” suçlamasının gelmesinde en önemli sebebin Mihrap adlı eseri olduğu düşünülür çünkü eserde ayaklarının dibine dini içeriklerin kitapların düzensizce atılmış olduğu bir kadını tasvir edilmektedir. Kimi yorumlara göre tablo kadının statüsünün önemini vurgular; yere atılan dini içerikli kitapların kadının özgürlüğünü engelleyen dinsel baskıları simgelemektedir. 

Resimdeki kadının kışkırtıcı göğüs dekoltesiyle birlikte başının açık, sırtının da Kâbe’ye dönük olması karşı tavrı belirginleştirir.

3. "Göksu Sefası", Halil Paşa (1857 – 1939)

Asker ressamlardandır ve bir hayli üretkendir. İstanbul'un çeşitli yerlerini belgeler nitelikte resimler yapmıştır.

4. "Göl Kenarı", Hoca Ali Rıza (1858 – 1930)

Hoca Ali Rıza, Türk resminde manzara resmi yapan ilk ressamlardan biridir. İzlenimci bir ressamdır. Avrupa’ya hiç gitmemiş olmasına ve empresyonizmi yakından tanıma fırsatı bulamamasına karşın eserlerine Batılı bir tarz katmayı başarmıştır.

5. Hüseyin Zekai Paşa (1860 – 1919) – Üsküdar’dan, 1919

www.medyaradar.com

Hüseyin Zekai Paşa, Avrupa’da resim öğrenimi görmemesine karşın, orada öğrenim görmüş ressamların yapıtlarını inceleyerek Batılı bir anlayışla eserler verdi.

6. "Haremde Beethoven", Abdülmecid Efendi (1868 - 1944)

Osmanlı hanedanının tek ressam üyesidir ve döneminin önemli Türk ressamları arasında yer almıştır. Abdülmecid Efendi'nin "son halife" olduğunu hatırlatmakta fayda var...

7. "Ormanda Karacalar", Halid Naci (1875 – 1927)

Halid Naci, Sultan Abdülhamit tarafından, Paris’e, Sevres Porselen Fabrikası’na gönderilmiştir. Orada dekor üzerine eğitim gören Halid Naci, döndükten sonra Yıldız Çini Fabrikası’nın baş ressamlığına getirilmiştir. 

Porselenler üzerine manzara resimleri yapmıştır. O dönemde yapılan birçok porselen dekorları Halid Naci imzasını taşımaktadır.

8. "Anadolu’da Köylüler", Sami Yetik (1878 – 1945)

1914 Kuşağı’nın asker temsilcisi olan Sami Yetik, Türk resim sanatı içinde önemli bir yere sahiptir. Sanatçı uzun yıllar cephelerde kalması nedeniyle askerlik ve kahramanlıkla ilgili resimler yapmıştır. Fakat yaşamının son yıllarında natürmorta ve portreye yönelmiştir.

9. "Sokak Manzarası", Nazmi Ziya Güran (1881 – 1937)

Empresyonizmi en üst seviyede temsil eden ressamın bu eseri başyapıtları arasında gösteriliyor. Resimde İstanbul insanının bu doğal ve kentsel ortam içinde akıp giden yaşamını ele almıştır. Sanatçı, tipik tarzı olan değişken ışık anlayışını bu resmine de aktarmış.

10. "Üsküdar", İbrahim Çallı (1882 – 1960)

Ressam Roben Efendi’den de resim dersleri alan İbrahim Çallı, Şeker Ahmet Paşa’nın önerisi üzerine 1906 yılında şimdiki adı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olan dönemin Sanayi-i Nefise Mektebi’ne girdi. Altı yıllık okulu üç yılda bitirme başarısı gösterdi. 

Türk resminde, İbrahim Çallı ve arkadaşları, “1914 Kuşağı Türk Ressamları”, “Türk İzlenimcileri” ve  “Çallı Kuşağı” olarak anılırlar. Çallı, resim alanında Batı anlayışına yönelik bir sürece girilmesinde öncü isimlerden biri olmuştur.

11. "Celaleddin Arif Bey", Feyhaman Duran (1886 – 1970)

Türk resim sanatında portre sanatının ilk ve en önemli temsilcisidir. İzlenimci bir anlayışı yansıtan eserlerinde renk ve desen uyumu dikkat çekicidir. 

Portresini yaptığı Celaleddin Arif Bey, son Osmanlı Meclis Başkanı’dır.

12. "Sedirde Uzanan Kadın", Namık İsmail (1890 – 1935)

Daha çok nü tablolarıyla tanınan Namık İsmail bu yapıtında Batılı kıyafetler giyen seçkin bir Osmanlı kadınını tasvir etmiştir. Kitaplık ise, eğitimli üst tabakaya mensup kadını simgeler.

13. "İstanbul Boğazı", Güzin Duran (1898 - 1981)

Uzun yıllar okullarda resim öğretmeni olarak çalışmıştır. Resimlerinde izlenimci bir tarzı benimseyerek figür, natürmort ve manzara resimleri yapmıştır. Karagöz ve Hacivat konulu araştırmalar gerçekleştirmiş ve eserler de vermiştir.

14. "Caz Orkestrası", Fikret Mualla (1903 – 1967)

Henry Matisse etkisiyle, dışavurumculuk etkisi altına girdi. Fikret Mualla'nın caz üzerine birçok yapıtı vardır.  Kendi hayatı her ne kadar acı, hüzün, hastalık, alkol gibi zorluklarla dolu olmasına karşın, bütün yapıtlarında yaşama sevinci hakimdir. Bu resimde de bunu görebiliyoruz.

15. "Sara", Mahmut Cûda (1904 – 1987)

Mahmut Cûda’nın az sayıda nü çalışmasından biri olan resme, sonradan pembe elbise giydirilmiştir.  Giydirilen elbise eşine aittir

1929 yılında yaptığı üç nü tablodan birine pembe volanlı elbise, 1931’de evlendiği eşi Nazıma Hanım’ın Akademi Balosu’nda giydiği elbisedir. Cûda, çok sevdiği eşiyle ilk karşılaşmasında üzerinde gördüğü bu elbiseyi nü tablosunun üzerine giydirir. 

Nü tablosu yaptığı Sara ise o dönemde, Akademi’de çalışan modellerden biri...

16. "Otoportre", Hale Asaf (1905 – 1938)

Hale Asaf, kısa yaşamında bir yandan hastalıklarla mücadele etmiş, bir taraftan resim tutkusuyla Avrupa – İstanbul arasında mekik dokumuş önemli bir kadın ressamdı. Asaf, aynı zamanda ilk Türk kadın ressamlardan Mihri Müşvik’in yeğeniydi.

Bu portre, Paris’teki hocası Andre Lhote’nin ona kazandırdıklarıyla kübizm etkisinde yaptığı otoportredir.

17. "Ütücü Kadın", Nurullah Berk (1906 – 1982)

Türkiye’ de geometrik-figüratif yapımcılığın (konstruktivizim) ilk temsilcilerinden biridir. Eserlerinde kübizm etkilenmeleri de mevcuttur.

18. "Tophane", Bedri Rahmi Eyüboğlu (1911 – 1973)

Çok yönlü sanatçı kişiliğiyle Bedri Rahmi Eyüboğlu, edebiyatta ve görsel sanatların farklı alanlarında pek çok yapıt bıraktı. 

Bu eserinde sanatçı, Avrupa kültürünü takip eden, İstanbul’da modernizmin simgesi olmayı amaç edinen kalabalığı, sanata yakınlığı, gece yaşamı, kahve kültürüyle 1900-1950 arasında önemli bir merkez olan Tophane'yi tasvir etmektedir.

19. "Uzun Yürüyüş", Abidin Dino (1913 – 1993)

Nâzım Hikmet'in "Bana mutluluğunun resmini çizebilir misin" diye sorduğu, Abidin Dino, sanatın her dalında gösterdiği çalışmalarla çağdaş kültürün gelişmesinde çok çaba harcamış bir sanatçıdır. 

Bu tablosu için, Nâzım Hikmet bir şiir de yazmıştır.

Bu adamlar, Dino,
Ellerinde ışık parçaları,
Bu karanlıkta, Dino,
Bu adamlar nereye gider?
Sen de, ben de, Dino,
Onların arasındayız,
Biz de, biz de, Dino,
Gördük açık maviyi.

20. "Üç Güzeller", Nuri İyem (1915 – 2005)

Nuri İyem toplumsal-gerçekçi sanat akımının önde gelen ressamlarındandır. Anadolulu kadın portreleriyle tanınmıştır. 3500 civarında resmi vardır.

Üç Güzeller teması, Yunan ve Roma mitolojisinde karşımıza çıkar. Bu üç tanrıça, Neşe, Görkem, Övünç adlarıyla; güzellik, doğa, cazibe, yaratıcılık ve doğurganlığı temsil eder.

21. "Atlı", Avni Arbaş (1919 – 2003)

Sanatçı, daha öğrencilik yıllarında İstanbul’un sanat çevrelerine giren Arbaş, İbrahim Safi, Naci Kalmukoğlugibi sanatçılarla tanışıp onların atölyelerinde çalıştı. Akademi`nin, “Cours de soir” denilen kayıtlı öğrenci olmayan yetenekli gençlere çalışma ortamı ve model sağlayan gece kurslarına gitmeye başladı ve 1937’de Galatasaray Lisesi‘nden ayrılıp Güzel Sanatlar Akademisi’ne girmeye karar verdi. 

Önce Çallı atölyesinde, daha sonra da “Resmin kuralları olduğunu ondan öğrendim” diyeceği Leopold Levy`nin atölyesinde çalışmaya başladı. Daha sonra da Fransız hükumetinin bursuyla Paris'te eğitim aldı.

22. "Harman", İbrahim Balaban (1921 – )

95 yaşındaki üstad ressam Balaban, Anadolu insanının yaşamından ve halk efsanelerinden yola çıkarak toplumsal gerçekçi yapıtlar üretti.

23. "Mavi Senfoni", Burhan Doğançay (1929 - 2013)

Burhan Doğançay, 11 Eylül 1929 tarihinde İstanbul'da doğmuştur. İlk sanat eğitimini, ressam babası Adil Doğançay ve diğer bir ressam Arif Kaptan'dan almıştır. 1950 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olduktan sonra; 1950 ile 1955 yılları arasında Fransa'daki Académie de la Grande Chaumière'de sanat kurslarına katılmış ve 1953 yılında Paris Üniversitesi'nde iktisat konusunda doktora yapmıştır.

Bu dönemde, resim çalışmalarına devam etmiş ve eserlerini birkaç karma sergide sunmuştur. Daha sonra; 1970'li yıllarda fotoğrafçılığa başlamış ve dünya çapındaki bütün şehir duvarlarını çekmeye girişmiştir.

Kasım 2009'da, yaptığı tablolardan "Mavi Senfoni", Yıldız Holding yöneticisi Murat Ülker tarafından 2,2 milyon TL'ye alınmıştır.

Bonus: "Kaplumbağa Terbiyecisi", Osman Hamdi Bey.

"Kaplumbağa Terbiyecisi" artık fazlasıyla meşhur. Bu sebeple bu eseri bonusa daha uygun gördük. Eserle ilgili daha detaylı bilgi için ise aşağıdaki içeriğimize bakabilirsiniz.

21 Maddede Osman Hamdi Bey ve Türk Resminin En Pahalı Tablosu 'Kaplumbağa Terbiyecisi' - onedio.com
21 Maddede Osman Hamdi Bey ve Türk Resminin En Pahalı Tablosu 'Kaplumbağa Terbiyecisi' - onedio.com

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
nebusimdi

Televizyonlardaki bilgi yarışmalarından birinde kaplumbağa terbiyecisi tablosunda yerde kaç kaplumbağa olduğu sorulmuş.

fatih-cantas

Çok güzel eserler ama keşke sergilendiği yerler de dipnotla belirtilseydi ne güzel olurdu

sertan.kacar

Ne kadar güzel eserler varmış öyle, bayıldım. Gerçekten çok kaliteli resimler çıkmış. Keşke hepsini alabilsem:D ( çakmaları da olsa olur)

Gizli Kullanıcı

son halifedeki kaliteye bak bide bugün halifelikte hak idda eden andavalların kalitesizliğine bak

gintokisensei

'mihrap' Osmanlı zamanını o kadar güzel özetlemiş ki! aksini düşünenler konu din oldumu kısa devre yapanlardır. birazcık düşünmek sizi dinden çıkarmaz. düşünmediğiniz için düşünmekten korktuğunuz için aleminiz yerlerde.

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

AnkaraArda TuranFransaİstanbulİstanbul BoğazıMurat ÜlkerÜsküdarYunanistanşeker
Görüş Bildir