Kuruluş Devri Osmanlı Tarihinin En İlginç Şahıslarından Birisi: Şeyh Bedrettin

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Şeyh Bedrettin, çoğu kişinin adını duyduğu fakat faaliyetlerinden çok da haberdar olmadığı bir şahsiyettir. Osmanlı tarihinde kuruluş döneminin hiç de önemsenmeyecek bir ismi olan Şeyh Bedrettin'in kişiliğine, faaliyetlerine ve Osmanlı'da oynadığı role kısaca değinmeye çalışacağız.

Bedreddin tahminen I. Murad devrinde, günümüzde Yunanistan sınırları içerisinde bulunan Simavna'da doğdu. Babası burada kadılık vazifesindeydi. Dedelerinin Türkiye Selçuklularına dayandığı söylense de bunun sonradan siyasi maksatlarla ortaya atıldığı tahmin olunmaktadır.

Bedreddin ilk eğitimini babasından aldı. Çevresindeki yüksek din bilginleri vasıtasıyla muazzam bilgilerle donatıldı. Bunun yanı sıra matematik, astronomi, mantık ve Felsefe'ye de meraklıydı.

Bedreddin dört bir tarafta çok önemli medreselerde eğitim aldı. Kahire'den Mekke'ye ve hatta Tebriz'de Timur'un yanına bile gitti. Timur'un çeşitli konularda bilginleri toplayıp tartışmalar yaptırdığı bilinmektedir. Şeyh Bedreddin de bu tartışmalara katılmıştı ve Timur'un dahi dikkatini çekmişti.

Şeyh Bedreddin çeşitli kilise ve illeri gezerken tanınmaya da başlanmıştı. 1402 Ankara Savaşı sonrasında Timur, Yıldırım Bayezid ve oğlu Musa Çelebi'yi esir almıştı.

Savaş meydanından kaçmaya muvaffak olan diğer şehzadelerden Emir Süleyman Edirne'de, İsa Çelebi Bursa'da ve padişah olacak Mehmed Çelebi ise Amasya'da yerleşmişlerdi. Yönetim üçe ayrılmış zannedilse de görünüşte Emir Süleyman'ın padişahlığı kabul ediliyordu.

Tam da bu sırada Şeyh Bedreddin'in kaderini değiştirecek olay yaşandı. 1403'te Yıldırım Bayezid'in ölümünden sonra Timur, Musa Çelebi'yi serbest bıraktı. Musa Çelebi bütün kuralları bozacak, kanlı mücadele başlayacaktı.

Musa Çelebi evvela Bursa'ya yürüdü ve burada kardeşi İsa'yı yendi. Lakin İsa Çelebi Edirne'ye geçerek abisi Emir Süleyman'dan aldığı askerler ile geri döndü ve şehri aldı.

Çelebi Mehmed ise olaylara daha diplomatik yaklaşıyordu. O da İsa Çelebi'nin üzerine yürüdü ve muvaffak oldu. 1406'da İsa Çelebi'nin ölümü üzerine Emir Süleyman kontrolü bizzat eline almak istedi.

Çelebi Mehmed tek başına abisi Emir Süleyman'a karşı koyamayacağının farkındaydı. İyi bir plan kuruldu: Musa Çelebi gizlice Rumeli'ne geçecekti. Abileri Emir Süleyman haberi alıp Edirne'ye geri döndüğünde bu sefer Çelebi Mehmed Bursa'nın üzerine çökecekti.

Bu plan tıkır tıkır işledi. Musa Çelebi abisi karşısında ilk birkaç çatışmada yenildiyse de en sonunda Emir Süleyman'ı öldürüldü ve Musa Çelebi Edirne'ye hakim oldu. Şeyh Bedreddin'i kendisine kazasker yaptı.

Fakat şimdi ortaya bambaşka bir problem çıkmıştı. Musa Çelebi abisi Mehmed'i tanımıyor, kendini padişah ilan ediyordu. Bu çatışma sonucunda 1413'te Musa Çelebi öldürüldü ve Çelebi Mehmed Osmanlı'nın tartışmasız padişahı oldu. Şeyh Bedreddin'i bir din adamı olduğu için öldürtmedi ve İzmir'e sürdü. İşte isyan tam da bundan sonra alevlenecekti.

İzmir'de faaliyete başlayan Şeyh Bedreddin, Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal vasıtasıyla çevresine müritler toplamaya başladı. Öyle ki bazıları hiç görmediği halde anlatılanlardan etkilenip Şeyh Bedreddin'in safına geçiyorlardı.

Bir Osmanlı kaynağında Şeyh Bedreddin'in söylemleri şöyle nakledilmektedir: 

''Şimdiden geri bana gelin, itaat edin. Padişahlık bana verildi, yeryüzüne ben Halife olsam gerek. Her kime Sancak ve Subaşılık gerek, benim yanıma gelsin. Börklüce Mustafa Aydın ilinde isyan etti ol-dahi benim müridimdir. Benim için isyan etmiştir.'' (Mehmed Neşri-Kitab-ı Cühan-Nüma, II/547)

İsyanı bastırmak için evvela Çelebi Mehmed'in önemli vezirlerinden Bayezid Paşa, Börklüce Mustafa'nın üzerine gönderildi. Karaburun'daki savaşta Börklüce Mustafa öldürüldü. Bayezid Paşa bundan sonra da Manisa'da Torlak Kemal'i yakalatıp astırdı.

İsyan büyük ölçüde bastırılmıştı fakat Şeyh Bedreddin halen serbest vaziyette propagandasına devam etmekteydi. Kısa süre sonra Şeyh Bedreddin de yakalandı ve Serez'de padişahın huzuruna getirildi.

Çelebi Mehmed kendi başına Şeyh Bedreddin'in idam emrini vermedi. Çevresindeki alimlerin görüşünü aldı ve Mevlana Haydar'ın 'katli helal, malı haramdır' fetvasıyla Şeyh Bedreddin pazar yerinde asıldı.

Şeyh Bedreddin'in hareketi doğrudan Osmanlı tahtını hedef alan, kuruluş devrinin önemli bir isyanıydı. Yunanistan topraklarında kalan mezarı 1924'te Türkiye'ye getirildi ve 1961 yılında Sultan II. Mahmud türbesinde yeniden defnedildi. Şeyh Bedreddin, adını günümüze kadar duyurmuş ve Osmanlı'nın kuruluş devrinde kendine önemli yer bulmuş bir tarihi şahsiyettir.

Ayrıca bakınız:

Kendini Mesih İlan Ederek 17. Yüzyıl Osmanlı Tarihine Damga Vurmuş Gizemli Bir Şahsiyet: Sabetay Sevi - onedio.com
Kendini Mesih İlan Ederek 17. Yüzyıl Osmanlı Tarihine Damga Vurmuş Gizemli Bir Şahsiyet: Sabetay Sevi - onedio.com

Şeyh Bedreddin ve taraftarlarının özel mülkiyeti reddederek mülkiyetlerin halkın ortak malı olduğunu savunmaları, çok sonraları bazı yazarlar tarafından Marksizm ve Sosyalizm ile bağdaştırılmıştır. Bu zeminde bazı Marksist çizgideki yazarlar tarafından Şeyh Bedreddin ve takipçilerinin faaliyetleri bir 'halk hareketi' olarak yorumlanmıştır.

Bundan başka Bedreddin Simavî adıyla da anılan Şeyh Bedreddin'in birçok eserinin olduğu da bilinmektedir. Fıkıh alanında yazdığı ilk eseri Letâ'if'ül-İşarat ve kazaskerliği sırasında kaleme aldığı Câmi'u'l-Fusûleyn kitapları arasında zikredilmektedir. Daha sonraları torunu Halil b. İsmail tarafından kaleme alınan Menâkıbnâme adlı eserde Şeyh Bedreddin'in görüşlerinin Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal tarafından yanlış yorumlandığı ve aslında kendisinin devlete karşı olumsuz bir tutum içerisinde olmadığı fikri ön plana çıkmaktadır.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
nazim-fayik

Böyle mal içeriklere kalmayın açın azap ortakları kitabını okuyun

ibrahim.ibi

kimmiş bu amca anlamadım ben ... allah rahmet eğlesin ... mekanı cennet olsun göçmüş gitmiş... ne bu şimdi? bilgilendirmemi...

vladimir

ya ne kadar kesin hükümleriniz var lan.. şeyh bedrettini sokmadığınız yer kalmadı.. hain mi olmadı kansız mı! bazen sağda solda sözde tarihçi-gerçek şarlatan kadir mısırlıoğlunun açıklamalarını duyunca "yuh bu kadar da saçmalık olmaz" diyordum.. bu yorumlara bakınca cok daha fazla saçmalık olacağını gördüm!

karayel2009

yazıdan iki alıntı: "Çevresindeki yüksek din bilginleri vasıtasıyla muazzam bilgilerle donatıldı. Bunun yanı sıra matematik, astronomi, mantık ve Felsefe'ye de meraklıydı". Bedreddin dört bir tarafta çok önemli medreselerde eğitim aldı. Kahire'den Mekke'ye ve hatta Tebriz'de Timur'un yanına bile gitti. Timur'un çeşitli konularda bilginleri toplayıp tartışmalar yaptırdığı bilinmektedir. Şeyh Bedreddin de bu tartışmalara katılmıştı ve Timur'un dahi dikkatini çekmişti. din bilgini, şeyh ama orada kalmamış çok daha ilerisine gitmiş ve devletteki halka yönelik zulümleri fark edip de bilerek isyan etmiş. isyanla bildiklerini, teorisini devlete uygulamak istemiş Osmanlının ilk devrimcisi başarısız da olsa.

goruncekadam

Osmanlı'nın Bizanstan bile destek alıp şeyh bedrettin isyanını ancak 3 dalgada ve çoluk çocuk demeden öldürerek bastırabilmiştir. Şeyh ismi ona sonradan veriliyor. Yoksa öyle birisi değil. Şeyh bedrettin in fikirlerini keşke güzelce anlatsalardı. YARİN YANAĞINDAN GAYRİ HER ŞEY ORTAKTIR. Söylemini bazı propaganda sever angutlar bilmez. Tarihi bi siz biliyorsunuz, en doğrusunu siz biliyorsunuz değil mi, dincilerin erkek çocuklara tecavüzüne ses çıkarmayıp onaylayanlar gelip burda çok bilmişlik yapıyor. Kendinden olmayına hakaret etmeyen, kötü demeyen, saygı duyan dinci, Osmanlıcı, marjinal, ocu, bucu yok bu ülkede. Osmanlıda 16.yy isyanları neden çıkmış bilen yok. Varsa yoksa Osmanlıyı yıkmak için diyor amk çomarları.Kendinden olmayanı kötüle, İslamcıların en iyi yaptığı şey.

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

AnkaraAydınBursaİdamİzmirManisaSavaşYunanistanolay
Görüş Bildir