Koronavirüs Paniği Dünyayı Sararken SARS Salgının Bıraktığı Fiziksel ve Ruhsal İzler Su Yüzüne Çıkıyor

-
Abone ol

Bundan 10 yıl önce, 8422 kişiyi etkileyip 1000'e yakın kişiyi öldüren SARS virüsünün travmatik yaraları hala yaşayanları etkiliyor... Peki Koronavirüs korkusu bu psikolojik çöküntüyü iyice çıkmaza sürükler mi?

Kaynak: https://www.scmp.com/news/hong-kong/arti...

10 yıl önce bugün, Hong Kong'daki Amoy Bahçeleri sakinleri sabah uyandığında gazetelerin manşeti olacaklarından habersizdi.

Kowloon Körfezi'nde ortaya çıkan ve şiddetli akut solunum sendromu (Sars) vakaları bir bir artıyordu. Bir karantina ilan edildi, ancak salgında 42 kişi hayatını kaybetmişti bile.

SARS virüsünün uzun vadeli etkileri, hem fizyolojik hem de psikolojik anlamda ise sürmeye devam ediyor.

Birçok uzman için ise SARS'tan hayatta kalanlar bugün hala depresyon ve salgın korkusu ile yaşamaya mecbur durumda. Özellikle de Koronavirüs salgını dünyayı yavaş yavaş sarmaya devam ederken...

SARSzedeleri tedavi eden doktor Ivan Mak Wing-chit şöyle anlatıyor; 

"Bu zamanlar özellikle bu insanlar için çok zor. Bir hastam Sars'ın 10. yıldönümü haberlerini gördüğü için depresif hissettiğini açıkladı. Bu hatıraların korkusu ile yaşamaktan artık bıktığını anlattı."

O dönemde şehrin en 'ölümcül yeri' Sha Tin kentindeki Prince of Wales Hastanesi idi. Burada birçok sağlık çalışanı ve hasta virüse maruz kaldı.

Burada bir hemşireden virüs kapan Kim Yuen, şöyle anlatıyor;

"O zaman 60 yaşlarındaydım. 100 günden daha uzun bir süre tecritte tutuldum. Hayatımda ilk kez o kadar yalnız hissediyordum. Bir anda hastalığım yüzünden korku ve panik içinde, yalnız bırakılmıştım."

"Her nefes alışım bir başka zorluktu. Kafamda bir sonraki nefesi alıp alamayacağımı düşünüyordum. Etrafımda kimse olmadan sanki orada terk edilmiştim, acı ve korku dayanılmazdı."

Yine aynı hastanede virüsü kapan Prof. Dr. Henry Chan, hastalığın hayatını kararttığını anlatıyor.

Her iki hasta da şanslıydılar çünkü tedavi oldular fakat geriye travma sonrası stres bozukluğu problemleri kaldı. Bazıları ise anksiyete bozuklukları, stres ve bu hatıralara karşı aşırı duyarlılık geliştirdi.

Bilinmezlik ve korkunun hüküm sürdüğü salgının üzerinden 2 yıl geçtikten sonra yapılan bir araştırmaya göre, SARS sonrası iyileşen hastaların %40'ı travma sonrası stres bozukluğu yaşadı.

Bu rakam daha önce yaşanmış doğal afetlerden bile daha çok! 

Yine aynı hastanede çalışan bir başka doktora göre, bu hastalar en küçük sağlık sorunlarında bile korku yaşarken, bu Koronavirüs salgını onları büyük bir paniğe sürüklüyor. 

Doktor Mak, hastalar ile birlikte Amoy Gardens bölgesini ziyaret ederek, bu travmaları atlatmaya çalışıyor.

Aynı hastanede o dönemde görev yapan Dr. Leung Chi-bong, meslektaşlarının da durumdan etkilendiğini, yalnız kaldığını, yorgunluk ve paniğin onları da çok derinden etkilediğini açıklıyor. 

"Yemeklerimizi yüz yüze değil, duvarlara dönük halde yemek zorundaydık. Hastane soğuk ve sessizdi, kimse kimseyle konuşmuyordu. Daha sonra virüsü tanıdıkça biraz daha normale dönmüştük fakat bu sefer de yemek yerken aramıza karton koyuyorduk. Ama en azından sohbet edebiliyorduk."

Yine de tüm bu karmaşanın içinde hastanede görev yapmak isteyen onlarca gönüllü çalışan da olmuş!

Bilim insanları için Sars virüsünün seviyesine gelmemiz henüz mümkün değil fakat panik ve korku yayılmaya devam ediyor.

Koronavirüs ile ilgili gelişmeleri en kısa zamanda vermeye devam ediyoruz!

Maskeli Önlem: İlk Koronavirüs Vakasının Ardından İstanbul'dan Manzaralar - onedio.com
Maskeli Önlem: İlk Koronavirüs Vakasının Ardından İstanbul'dan Manzaralar - onedio.com

Ayrıca önlemler konusunda daha detaylı bilgileri burada bulabilirsiniz.

Koronavirüs İçin İşyerlerinde Ne Tür Önlemler Alınmalı? Virüse Karşı Nasıl Hazırlık Yapılmalı? - onedio.com
Koronavirüs İçin İşyerlerinde Ne Tür Önlemler Alınmalı? Virüse Karşı Nasıl Hazırlık Yapılmalı? - onedio.com
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Gizli Kullanıcı

hep çinden çıkıyor salgın hastalıklar. çinlilerin yemek kültürü dedikleri dünya sağlığı için tehdit oluşturuyor. Yaptırım uygulanmalı

Görüş Bildir