Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Hiç de İlginç Olmayan 17 Meslek ve Oldukça Sıradan Hikayeleri

-

Ekmek parası uğruna neler yapılmıyor ki şu hayatta? Hepimiz bir şekilde var olduğumuz yerde elimizden geleni yaparken bazılarının mesleklerine methiyeler düzülüp romanlar yazılıyor. Peki ama ya diğerleri? Peki ya ilginçliğin zerresini barındırmayan diğer meslekler? Ekmek parası için illa ki onlar da yapılacaklar; hem de alın teriyle, her dakikasına emek verilerek yapılacaklar... Lafı fazla uzatmadan buradan tüm emekçilere selam edip, pek de ilginç olmayan meslekler galerimizi paylaşalım madem...

1. Bakkallık.

Bakkalsan günler oldukça benzer bir şekilde birbirini kovalar; müşteri elindeki ürünle kasaya gelir, fiyatını söylersin, parasını verir, para üstünü verirsin. Müşteriyi tanıyorsan deftere yazarsın, malın bitince toptancıya sipariş verirsin, mal gelir, tereklere dizersin. Bazen çocuklar ellerini açıp avuçlarındaki parayı göstererek "Bunla ne gelir?" diye sorar, kafana göre bir şey gösterirsin, öyle bir hayat işte, bir bakarsın aylar yıllar geçivermiş...

2. Ozalitçilik.

Üniversite öğrencileri ya da iş yerleriyle oldukça içli dışlı bir meslektir ozalitçilik. Öğrenciler ödevlerinin çıktılarını alırlar, geçen senenin çıkmış sorularını ve pahalı olduğu için alamadıkları kitapların fotokopilerini çektirirler. İş yerleri kendi amblemlerini afişlere, kupalara mouse pad'lere bastırtırlar. Kağıt ve plastik kokuları arasında ve baskı makinesi sesiyle geçer bütün gün. Ertesi gün için hiç heyecanlanmazsınız, nasılsa her şey tanıdık bildik.

3. Tuhafiyecilik.

Genelde mahallenin kadınları ve çocuklarıyla muhatap olursun bu meslekte. Kadınlar gelip yün alır, değişik numaralarda şiş alır, toplu iğne çengelli iğne alır. Çocuklar gelir toka alır, renkli kağıt alır, külotlu çorap alır. Bir bakmışsın akşam olmuş.

4. Çilingirlik.

Bu iş yine bir nebze daha ilginçtir diğerlerine nazaran, o da çalışma saatlerinden ötürü. Gece yarısı kapı kilit açtırmak gibi handikaplarından ötürü. Aksi takdirde sabahları 1 metrekareyi geçmeyen dükkanınıza gidersiniz, insanlar gelir, anahtar yaptırır, anahtarların ucuna plastik renkli başlıklardan takarsınız olur biter.

5. Büyük beden kıyafet mağazacılığı.

Bu işte mağazanızın çok özel bir hedef kitlesi olduğundan hep aynı tipte insanlarla muhatap olursunuz.Genelde orta yaş ve üzeri fazla kilolu insanlar kıyafetlerini sizden alırlar. Minimum 44 beden gibi sınırlamalarınız olur. Her ne kadar kilolu insanlar için bir umut kapısı olsanız da depresif ve karanlık bir havası olur iş yerinizin, siz de şikayet etmeden öyle yaşar gidersiniz.

6. Muhasebecilik.

Bu iş sıkıcılığıyla en fazla ün yapmış sıkıcı meslektir herhalde. Sabahları takım elbisenizi giyip, evrak çantanızı elinize alıp iş yerine gidersiniz, defter doldurursunuz, mükelleflerinizi ararsınız, gün içinde bol bol vergi dairesine gidersiniz, SGK yine arka bahçenizdir bol bol yollarını aşındırırsınız. Ay başını beklersiniz, ay başı gelince de ay sonunu beklersiniz. Kozmik döngü içinde ne yaptığınızı unutur, sadece işinizi yapmaya devam edersiniz.

7. Ayakkabı tamirciliği.

Genelde yer altında ve küçük bir dükkanınız vardır. Dükkanınız her zaman toz, deri ve uçucu madde kokar. İnsanlar ayakkabılarını getirir, sorununu anlatır, siz diker yapıştırırsınız; yeri gelir taban ekler yeri gelir topuk ilave edersiniz. Ayakkabı sahipleri gelip alırlar, birkaç sene daha da uğramazlar. Bazen de alınmayan sahipsiz kalan ayakkabılar olur, "Ne zaman atmalı?" diye düşünür durursunuz...

8. Kasiyerlik.

Bu işte kasanızda oturur, önünüze gelen ürünlerin barkodlarını elinizdeki gereçle okutarak size ödemeleri gereken toplam tutarı makinelere hesaplatırsınız. Sonra tutarı söyler, "Nakit mi kredi kartı mı?" diye sorarsınız. Gelen cevaba göre ya parayı alır ya da pos cihazını uzatırsınız. Saatler geçmek bilmez, bipler birbirine karışır, günün bittiğinde siz bile inanamazsınız!

9. Kışın turşucu yazın dondurmacılık.

Kışın turşucu yazın dondurmacılık.
Kışın turşucu yazın dondurmacılık.

Sonbaharda lahana, havuç, fasulye gibi sebzelerin pazar tezgahlarında görünmeye başlamasıyla tedariğinizi yaparsınız. Aldığınız onlarca sebzeyle büyük bidonlarda turşu tutarsınız. Sonra bu turşuları cam bir tezgahta sergileyerek satarsınız. İlkbaharla beraber turşu tezgahını kaldırır, yerine anlaşmalı bir firmadan getirttiğiniz dondurma dolabını koyarsınız. Yaz boyunca çocukların "Abi bu neli?" sorusuna maruz kalıp, dondurmayı koyduktan sonra da "Sos ister misiniz?" diye sorarsınız. Çocuklar mutlu, siz selamet...

10. Emlakçılık.

Mahalleli ile iyi ilişkiler kurmanız gereken bu işte yazıhanenizde oturur müşteri beklersiniz. Müşteri gelir, nasıl bir ev istediğini anlatır, siz de onu hiç dinlememiş gibi elinizde ne varsa onu gösterirsiniz. Şayet evi tutarlarsa komisyonunuzu alır, gerisine de karışmazsınız...

11. Bileyicilik.

Bu işte dükkanınızda oturup insanların bıçaklarını getirmelerini bekleyebileceğiniz gibi seyyar bileyici makasınızı alıp sokaklara da çıkabilirsiniz. Sokağa çıktığınızda "Bileeeeeeeeeeeeeyciiiii" diye bağırıp dikkatlerinizi üzerinize çekersiniz, ellerinde bıçaklarıyla size doğru koşan insan görünce bekler, bıçaklarını bileyler paralarını alırsınız. Dükkana dönüp makası bırakıp sonra da evinize gidersiniz.

12. Klima tamirciliği.

Yaz aylarında aktif olan bir meslektir. Genelde yaz başlarında insanlar klima montajı için ya da geçen sene sağlam bıraktıkları klimaları sihir yoluyla nedense bir anda çalışmaz hale geldiği için sizi ararlar. Genelde boru değiştirir, klima akıntılarını ve yanlış yerli yersiz üfleme aktivitelerini durdurursunuz. Evinize gittiğinizde vicdanınız rahat olur böylece.

13. Fatura ödeme merkezi veznedarlığı.

İnsanlar genelde elektrikleri ya da telefonları ödenmeyen faturadan dolayı kesildiğinde kapınızı aşındırırlar. Genelde son iki üç faturayı beraber alır, gelen kişinin "Kaç tanesini ödersem açılıyor?" sorusuna maruz kalırsınız. Çoğu kişi de makbuzlarını almayı önemsemez, arkalarından "Makbuzunu unuttunuz!" diye bağırmak zorunda kalırsınız.

14. Böcek ilaçlamacılık.

Dükkanda iş olmadığı zaman mahalle mahalle dolaşıp, üzerinde dev böceklerin olduğu el ilanı ya da stickerlarınızı kapı altlarına bırakıp, bazılarını da acımasızca pencerelerinin ortalarına yapıştırırsınız. Şayet bu kişiler evlerinde böcek çıkarsa sizi çağırırlar, "Kesin biter mi?" diye sorarlar. Siz de "Bir kere daha yumurtalar ve yavrular için gelmemiz lazım" dersiniz. Bir kere daha gidersiniz.

15. Nakliyecilik.

Aslında insanlar için büyük bir adım olan taşınmak, nakliyeci olduğunuz için sizin için küçük bir adımdır. Taşınma öncesi saha araştırmasına gider ne kadar eşya olduğuna bakar, kaç kişi getirmeye gerek olduğunu tespit edersiniz. Taşınma günü ev sahibi kırılacak dikkat edilmesi gereken kolileri söyler, elinizden geldiğince dikkat etmeye çalışırsınız.

16. Çeyiz mağazacılığı.

Nişanlı kadınlar ve yakın çevrelerinin uğrak yeridir mağazanız. Havlu, peçetelik, battaniye, nevresim, fiskos örtüleri satarsınız. Müşterileriniz heyecanlı oldukları için onlara "Aa traş takımı olmazsa olmaz! Artık bohçalara şunlardan da koyuyorlar, çok moda!" gibi şeyler söyleyip onları manipüle edebilirsiniz. Onlar da evlenecekleri için ve karşı tarafa mahcup olmamak için alırlar. Ben neler sattım diye düşünmez, pişmanlık duymazsınız.

17. Fırıncılık.

Sabahları erkenden fırını açar geceleri çok geç kapatırsınız. Çok uzun soluklu mesaileriniz olur. İçeri giren müşteriler sürekli ekmeğin taze olup olmadığını sorarlar, bazen sıcak ekmek alabilmek için oturup yeni postayı beklerler. Sıcak zorlasa da, evlere ekmek soktuğunuz için aynı rutinde işinizi yapmaya devam edersiniz.

Bonus: 1 milyonculuk.

İçinde her şeyin olduğu bir mağazanız olduğu için müşteri kitleniz de değişkendir. Kapı önünde mutlaka dükkanın en az 3'te 1'i kadar bir alanı ürünlerinizle işgal edersiniz. Adınız 1 milyoncu olmasına rağmen 1 milyon olmayan bir sürü ürün satar, insanların bu konuyla ilgili yaptıkları komik olmayan şakalara kulaklarınızı tıkar, dükkanınızın başında durmaya devam edersiniz.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

😎😎

A post shared by Onedio Goygoy (@goygoyonedio) on
Bu içerik tamamen eğlence amaçlı üretilmiş olduğundan kullanılan görsel ve metinler haber değeri taşımamaktadır.


BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
erlik

15 numarya itirazım var. Koca koca tırları koyup evden eve nakliye demişsiniz. Tır ile ev eşyası taşınmaz ;)

kadir-ozgul

Bu iş sıkıcılığıyla en fazla ün yapmış sıkıcı meslektir herhalde. Sabahları takım elbisenizi giyip, evrak çantanızı elinize alıp iş yerine gidersiniz, defter doldurursunuz, mükelleflerinizi ararsınız, gün içinde bol bol vergi dairesine gidersiniz, SGK yine arka bahçenizdir bol bol yollarını aşındırırsınız. Ay başını beklersiniz, ay başı gelince de ay sonunu beklersiniz. Kozmik döngü içinde ne yaptığınızı unutur, sadece işinizi yapmaya devam edersiniz

hiseme

İlginç meslekleride yazın bir ara onlarıda öğrenelim bir konu daha çıktı bakın.

subarusever

sene olmuş 2016 hala post cihazı diyen var ya. post cihazı ne amk. yok deri cihazı. kürk cihazı aq.

no-name

Çilingircilik nedense bana çok eğlenceli geliyor. Anahtara benzeyen ama anahtar olmayan şeyler yapmak ve onlarla kilit açmak beni çok mutlu eder.

Başlıklar

Kredi KartıSGKdondurmakadınlarvergi
Görüş Bildir