Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Gelecek 10 Yılı Şekillendirecek 10 Sosyal ve Teknolojik Trend

 > -

Büyük veya küçük, her yeni buluş sayesinde, toplumlar devrimsel değişimlerine kendiliğinden devam ediyorlar. Ve bu yüzden, artık hiç bir şeye, "hayal ürünü" gözüyle bakmıyoruz.

10 yıl kadar önce, "sürücüsüz elektrikli arabalar, dijital para birimleri ve derin deniz madenciliği" gibi fikirler, insanlara birer bilim kurgu filmi senaryosu gibi gözüküyordu. Şimdi geldiğimiz nokta ise; sosyal, ekonomik ve teknolojik değişimlerin ne denli hızlı geliştiğinin bir göstergesidir. Çünkü düne kadar imkansız gibi gözüken bu yaratıcı fikirlerin, tek tek gerçeğe dönüştüğüne hep birlikte şahit oluyoruz. Bitcoin'in kullanıma geçmesi ya da BM'nin bazı şirketlere derin deniz madenciliği için lisans vermesi, bunlara örnektir.     

Listemizdeki trendlerin bir çoğunun gelecek 10 yıl içerisinde günlük hayatımızın birer parçası olacağına emin olabilirsiniz...

Kaynak: http://www.forbes.com/sites/sarwantsingh...

1. İnternet

2020 yılına gelindiğinde dünyada internet kullananların sayısının 5 milyarı bulması bekleniyor. Bu kullanıcıların yarısından fazlasının erişimlerini elde taşınır cihazlarla sağlayacağı ve 80 milyar cihazın  internet bağlı olacağı ön görülüyor.  Frost & Sullivan tarafından literatüre "bağlantılı yaşam" olarak giren, bu bağlanırlık; günlük yaşantılarımıza farklı, benzersiz ve aynı zamanda da kusursuz deneyimler katacak.    

"Bağlantılı yaşam"; günlük yaşamlarımıza dijital asistanların dahil olmasıyla; "kusursuzca çalan bir şarkı gibi", banliyölerdeki evlerimizin kapılarını kapattığımız andan, arabalarımızla şehirdeki iş yerlerimize gidene kadar, istediğimiz her an ve her yerden erişebileceğimiz, içinde her şeyin olduğu bir bulut gibi, rehberlik edecek. 

Günlük deneyimlerimizi, (enerji verimliliği sağlayan) akıllı aydınlatma, mobil iş çözümleri ve akıllı devlet gibi hizmetleri mümkün kılan yeni sınıf teknolojiler biçimlendirip, yön verecekler.

Bu bağlanırlık; bugün hali hazırda kullanılan; hassas analizler, açık inovasyon, yeni işletme sigortası modelleri, kişiye özgü pazarlama ve ilaçlar gibi, piyasalarda yeni ürünlere ve hizmetlere fırsat yaratan, büyük kaynak benzeri diğer alt trendleri de harekete geçirecektir.

2. Tuğla ve tıkla

2020 yılına gelindiğinde, "tuğla ve tıkla" tarzı pazarlama modelinin, geleceğin ticaret formu haline gelmesi ve her bir perakendecinin, hem çevrimiçi hem de fiziksel olarak varlık ve faaliyet gösterdiği bir dijital kimliğe sahip olması bekleniyor. 

2025 yılına gelindiğinde ise, gelişmiş sanal pazarların, marketlerin ve "tuğla ve tıkla" satış modellerinin ortaya çıkması sonucunda, Global B2C (İşletmeden halka) satışlarının neredeyse %19'unun online olarak gerçekleşeceği ve gerçekleşen satışların hacminin 4.3$ trilyon dolara ulaşacağı ön görülüyor.  

Yaşanacak bu gelişmelerin bir diğer mikro etkisi de, şirketlerin tüketicilerine odaklanarak; onlara kusursuz bir çevrimiçi/dışı kullanım macerasını ve benzersiz kişisel tüketim deneyimini, hizmet veya ürünlerin kullanım süreleri içerisinde yaratması olacaktır.  

Not: Tuğla ve Tıkla" e-ticarette bir şirketin geleneksel “tuğla ve topla” stratejisinden farklı olarak hem çevrimiçi hem de fiziksel olarak varlık ve faaliyet göstermesine dayalı işletme stratejisi modeline denir.

3. Ulaşım

Gelecekte insanlar ve organizasyonlar, A noktasından B noktasına giderken; arabaların daha geniş bir ulaşım ağının bütünleyici bir parçası olduğu, çok çeşitli modellerdeki ulaşım sistemlerinde, bir biletle veya üyelikle sağlanan, akıllı teknolojiler ile bütünleşik, kusursuz bir kişisel seyahati talep edecekler.

4. Kentleşme

Mahatma Gandhi bir keresinde, " Hindistan'ı şehirlerde değil, onu oluşturan 700.000 köyde bulabilirsiniz" demiştir. Bu tanım 19. yy için doğru kabul edilebilirdi. Ama 21. yy'in konusu bu olmayacak. Çünkü bu yüzyılda şehirlerin genişleyerek birer mega şehirlere dönüştüğüne şahit oluyoruz. Hatta salt mega şehirlere değil, mega bölgelere ve koridorlara dönüşüyorlar. Tıpkı Boston ve Washington D.C gibi. Bu iki mega koridor 2025 yılına gelindiğinde, 58.2 milyona ulaşacak nüfuslarıyla, Birleşik Devletler G.S.M.H'sının %20'sini üretiyor olacaklar.    

Bu şehirler o denli büyüyecekler ki; Şirketler onları yatırım için odaklanılacak anahtar merkezler olarak kabul edecekler. Hatta şehirleri birer "müşteri" olarak kabul etmeyi , tıpkı daha önceleri ülkeleri gördükleri gibi  stratejilerinin merkezine koyacaklar. Bazı belediye başkanları, ülke ekonomilerine "Seoul, Bogota ve Brüksel örneklerinde görüldüğü gibi" büyük katkılar sağlamaya devam ederken, BM' de koltuk sahibi olmayı bile talep edebilecekler.  

5. Sosyal trendler

Gelecekteki toplumumuzu; orta sınıfın yükselişi, tersine beyin göçü, helal ekonomi, çok kültürlü toplum, Hindistan gibi ülkelerde geleneksel politik değişiklikleri, Çin'de tek çocuk politikasının ve Hukou sisteminin yürürlükten kaldırılması, yaşlanan nüfuslar ve kadınların güçlendirilmesi gibi Y- Jenerasyonuna ait bazı sosyo-ekonomik toplumsal trendler belirleyecek.

6. Sağlık

Şayet uzun süreli iktisadi dalgalanmaların mantığını anlarsak, bu bizlere 2050 ve hatta daha ötesine uzanacak, mega bir döngünün, tüm yolunu aralar.   

Gelişmiş dünyadaki bir ülke; G.S.M.H'sının %20'sini etki altına alan sağlık hizmetleri harcamaları karşılamakta zorlandığı an "sağlık hizmetleri"nin tanımı da değişecek. Önleyici tedavi ve teşhis odaklı tedaviler yerlerini zihnin, vücudun ve ruhun sıhhati odaklı olanlara bırakacak.

7. Sıfıra doğru değişmek

Sıfıra doğru değişmek aslında "Sıfır Konsepti"nin mega bir vizyonudur. Bu vizyona göre tüm dünya odağını sosyal değişimi kapımıza kadar getiren ürünler ve teknolojiler geliştirmeye kaydırır.  

Örnekle; Sıfır emisyon değerlerine, sıfır kaza oranına ve sıfır ölüm oranına sahip otomobillerimiz olur.  Şehirlerin ve binaların karbon nötr ( karbon yayılımı yapmayan) olması istenir. Tıpkı Kopenhag'ın dünyanın ilk karbon nötr başkenti olmaya çalıştığı gibi. Hatta öyle bir şehirse bir insan bir bardak karbon nötr bira içebilir ve geceyi karbon nötr bir otelde geçirebilir. 

Dünya çapında birçok organizasyon şimdiden bu konuya el attılar. Yakın zamanda Atos adlı bir şirket "sıfır e-posta", "sıfır gelen kutusu" stratejisi geliştirdiğini açıkladı.

8. Akıllı yeşil

Geçtiğimiz 10 yılın mega trendi olan "yeşil", gelecekte önemini devam ettirdiği sürece, akıllı ürünlerdeki değişim sürmeye devam edecek. Bu sayede cihazlar; sezgi, veri işleme, raporlama ve düzeltici eylem gibi yeni yeteneklere de kavuşacak.  

Tüm çevremizde, kıyafetlerden tutun, saatlere, telefonlara, binalara ve şehirlere kadar akıllı ürünler olacak.  Bilhassa endüstriyel gelişmelerle sıçrayışa geçen akıllı şehir pazarının büyüklüğünün 2020 yılında 1.5 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Bu büyük pazarın içinde yer alacak katılımcıların eko-sistemde, 4 farklı rolden en az birini ya da fazlasını oynaması ön görülüyor. Bunlar da: 

1-) Hizmet sağlayanlar

2-) Ağ operatörleri

3-)Ürün tedarikçileri

4-)Yönetimli hizmet sağlayıcılar

9. Paranın karşılığı

Gelecekte, 4 milyar insanın oluşturacağı bir global orta-sınıfın ve internete sürekli bağlı 5 milyarlık topluluğun ortaya çıkması, girişimcilerin ve işletmelerin "bir koy, üç kazan" olarak da bilinen konsepti uygulamasına olanak sağlayacak.  

Bu konsept, adı üzerinde; şirketlerin; aynı ürünü ya da hizmeti, tek bir platform (internet gibi) ya da gelişmekte olan uygun maliyetli bir strateji kanalı vasıtasıyla, hem kalkınan hem de kalkınmış ülkelerdeki tüketicilere, üretip satmasıdır.  

"Paranın karşılığı" iş modelinin en ilgi çekici özelliği, modelin inovasyonunu; "kitlelere "düşük maliyetli uçuşlardan- fiyatı düşük sağlık ürünlerine kadar" sağlayan çok çeşitli sektörlerin arasından alması ve işletmenizi ilk günden itibaren global pazara göre ayarlamasıdır.

10. Enerjinin geleceği

Enerji endüstrisi, daha etkin ve çevre dostu çözümler geliştirmek için ilgili birkaç endüstri ile bir noktada buluşacak. Bu alanda göreceğimiz anahtar trendler; akıllı dağıtım şebekeleri, geleceğin "enerji internet"i ve Birleşik devletlerdeki kaya gazı olacaktır. 2030'lu yıllarda, kaya gazı kullanımının toplam oranın %40'ını aşması bekleniyor. Derin deniz petrol sondajlarının ise global üretimin %20'sini oluşturmasının, beraberinde derin deniz madenciliğinde kullanılacak yeni teknolojilerin önünü açması hedefleniyor. 

Gelecekte, Elektrikli arabalara güç aktarmakta kullanılan mikro güç şebekelerine, enerji depolama teknolojilerine ve muhtemelen yörüngede ürettiği güneş enerjisini dünyaya ışınlayan uydulara da şahit olacağız.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
lahme

Onu bunu boşverinde 2050 yılına çıkarmıyız diye bir düşünün

Gizli Kullanıcı

bence zorlarız azcuk ama 249 a geliriz..ASD:W

Gizli Kullanıcı

2049 klavye delirdi..aS:DA

lahme

Zor gelitriz ama gerisi gelmez bu gidişle

Gizli Kullanıcı

dünyada bir gün ölecek..yapcak bişey yok ama ne yaşadık bhee demeyi çok istiyorumm

lahme

Dünya ölmüycek.Birgün güneşin bir parçası olacak ya da kavrulmuş bir gezegen olacak.Ozamana kadar yeni gezegenler bulursak orada yaşarız ama bulamassak yıldız tozu oluruz

Gizli Kullanıcı

ama biz birgün bir saatte gebereceğiz adam anla artıkk

lahme

Ölümümüz yavaşşş yavaş olacak bir anda ölüm diye bişey yok

Gizli Kullanıcı

ölüm yavaş değil..ölüm hızlıdır...hayat durur ve bitersin...

lahme

Öyle bişey yok.Herşein sonu var ama her son yeni bir başlangıçtır o yüzden sonsuz bir döngüde gibiyiz

Gizli Kullanıcı

sonsuzluk die birşey yoktur bu dnyada...var gibi hissedebilirsin ama yokk

lahme

Sonsuzluk belirsizlik demek yani bilemessin

Gizli Kullanıcı

anlamını biliyorum ama bu dünayada yok.

lahme

Dünya önemsiz bir katı parça.Kozmosu ne sanıyorsunuz ya :)

Gizli Kullanıcı

sen hep gerçeğe bakıyorsun biliyor msn...hayal kursan bile....o hayal olarak kalıyor senin için..yada sadece hayal kurarken gerçeği unutuyorsun...unutma...dünya katı bi parca değil..dünya senin suan bilgisayarı acıp onedio sayfasına girip benimle konusmanı sağlayan.. sana hayat veren sana nefes veren sana seni veren birşey...senin inanabildiğin gibi konusmaya calışıyorum...dünya katı değil....

lahme

Dünya bir madde yığını,canlılarda komplex bir kimya.Kendimizi çok önemli sanmamız niye.Gerçeklerle yaşıyoruz.Hayallerim gerçeğe dönüşemiyecek kadar fantastik

Gizli Kullanıcı

Devamı mı yok mu yahu ? :) (sohbetin)

lahme

Takip mi ediyorsun hocam :)

Gizli Kullanıcı

Okudum valla hepsini o yüzden sordum :) takip mi evet :)

lahme

İstersen tartışalım senle bu konuyu

Gizli Kullanıcı

şurada katılıyorum sana;Dünya bir madde yığını,canlılarda komplex bir kimya.Kendimizi çok önemli sanmamız niye. hayaller de kişiye bağlı fantastik yada gerçeğe yakın :) seninle aynı fikirdeyiz bir bakıma.

lahme

:) İnsanda ego olmasa çok şey değişik olurdu. Hocam ben 4 yıldır yoğun şekilde bilimle ilgileniyorum ve bikaç aydır felsefeyle.Bu ikisi hayatımı,kararlarımı şekilldendiriyor

Gizli Kullanıcı

ego konusunda da katılıyorum. aslında kendimize yüklediğimiz ağır bir yük ego.

lahme

Dünyayın dengesini bozan,hayatı mahveden bir saçmalık...

Gizli Kullanıcı

sence olumlu bir etkisi var mı ? hayata kararlarımıza ? az da olsa. peki ego bize nereden bulaştı ? nereden neden geldi ? ilk insanların tek derdi yemek ve ısınmaktı onlarda ego yoktu.

mynameisferit

migan ben seni aradan alayım. Sohbet etsinler.

lahme

Egonun hiçbir olumlu etkisi yok.Bak insan kendini üstün görüyor kendini doğanın tanrısı sanıyor. İlk insanlarda amacı sadece yemek ve üremekti.Normal bir canlı gibi ama insan gelişti.Doğamızdan iyice uzaklaştık.EE ne oldu aptal insanlar kendilerini doğanın tanrısı gibi hissettiler

Gizli Kullanıcı

Böylece tüm yaşananların bizim çevremiz de olduğunu zannedip saçma sapan tavır ve hallere giriyoruz.(kendim de dahil) Farklı bir soru egodan sıyrıldın bu sefer de çok tevazu gösteriyorsun diye seni eziyorlar.

lahme

Bırak egolarını tatmin etsinler.Hepimiz yıldız tozuyuz ve tekrar yıldız tozu olacağız.Kozik zamanda bir hiç olan ömrümüzde bile bu kadar saçma hallere giriyorsak bu insanlığın aptallığıdır.

lahme

Neyse ben şimdilik gidiyorum :) Nöronlarımı dinlendirecem

Gizli Kullanıcı

katılıyorum sana ses çıkarmamak en iyisi. başka bir konu da görüşmek dileğiyle... bana kattığın olumlu fikirler için teşekkürler.

Gizli Kullanıcı

lahmee bu ego bana koyduğun bi tespit mi.

Gizli Kullanıcı

dünya her ne kadar senin dediğin gibi olsada biz insanları bu kadar küçük görme!..gerçek ne ssenin için..bilim mi?...pei bu bilimi insanlar bulmadığında nolcaktı...herşey falsefeden çıkma...düşünceden çıkma...onları ortaya çıkaran kim...tas mı..kum mu...deniz mi..ne söle bakalımm

lahme

Görüşürüz :)

Gizli Kullanıcı

görüşürüz canısı..görüşürüz:D

lahme

Evet bilim gerçeklerdir.Bilimi insan bulmadı.Sadece keşfediyor

Gizli Kullanıcı

bende onu diyorum ya..bilimi biz bulmadık ama biz keşfettik..!

lahme

Tamam işte bilgimiz arttıkça egomuz azalıyor.Cahil insan egosu yüksek insandır

Gizli Kullanıcı

bunun egosu ile alakası yokkiiiiiiiiiiiiiiiiiiii...offfffffffff tmmmmmmm

lahme

Bilgi arttıkça ego azalır . :)

Gizli Kullanıcı

peki

lahme

tartışıyoruz farkındaysan ama sen sadece bir peki diyorsun :9

Gizli Kullanıcı

:D...

lahme

He ok :D tmm

Gizli Kullanıcı

4 yıl bilimle ilgieniyorsun..ben bilimi bildiğim kadarıyla sana söylüyorum..bili ilgimi çeker ewet ama bunu bi sna anlatamadığım söleyemediğim sekilde offf herneyse bu sadce

lahme

Bilim gerçeklerdir.Gerçeklerle yaşadığımıza görede...

Gizli Kullanıcı

biim her ne kadar gerçek se o zaman bilimi keşfedenide unutma!!!..ego her insanda bulunur hayvanlarda da vardır hatta...snde de var bnde de..inkar etme!!...!!Bilim gerçeklerdir.Gerçeklerle yaşadığımıza görede.!!..bilim insan hayatında sadece bi bilgidir..bilmek isteyen bilir bilmek istemeyen bimez...gerçeklik senin yarattığın ve yaşadığındır..insan gün boyunca bilimle yasamaz..bilim dogru bi bilgidir..

Gizli Kullanıcı

dogru ve gerçek farklıdır....

lahme

Bilim doğru olan gerçeklerdir.Zaten gerçeğin yalanı olmaz.Bilim bizim yaşantımı kolaylaştırır.Bilim bir yaşam tarzı dostum :)

Gizli Kullanıcı

bilim bizim yaşantımızdan ziyade bilgi kutumuzu kolaylaştırır..BİLİM bilmek isteyene kaçar adamım:)..yaşama değil...

lahme

Benim hayatımı kolaylaştırıyor.Seninkiyide . Bunu istediğin kadar inkar et

Gizli Kullanıcı

öle olsada ilgilenmiyorum...hedefimde bilim yok..bilim ile aramda sadece bi meraba meraba var o kadar..inkar?...haketmeyen belki

lahme

Ben bilimle içiçe yaşarım.Teknolojiylede

Gizli Kullanıcı

peki...:D

mynameisferit

Bilim herşey değildir.. :D "Ciyce"...

Görüş Bildir