Eski Sevgilimi Terk Ederken Bile Bu Kadar Zorlanmamıştım! Peki Kahveyi Hayatımdan Nasıl Çıkardım?

60PAYLAŞIM

Günde en az üç bardak kahveden, hiçe indirmek, ondan vazgeçmek hiç kolay olmadı.

Halsizliklerim, baş dönmelerim, el titremelerim, en sonunda bayılmalara kadar varan vitamin eksikliklerim beni mahvetti.

Her gün iğne olmak zorunda kalarak popomu delik deşik hale getirdim ve riskli seviyenin altındaki vitamin değerlerimi zar zor düzelttim.

Doktorun söylediği tek şey ise şu oldu: Bundan sonra kahve içmeyeceksin...

Üniversite sınavı çalışmalarıyla başlayan kahve sevdam, resmen yasak aşka dönüşmüştü.

Yine de kahve içmeye devam ettim tabii. Hepimizin, "Aman n'olucak kahveyi (ya da sigarayı, alkolü, çikolatayı abur cuburu vs…) bırakamam ben!" dediğimiz ve sağlığımızı mahvettiğimiz dönüm noktalarımız mutlaka olmuştur. Sonu hiç güzel bitmeyen bu dönemleri mantıklı bir şekilde söz dinleyerek atlatamıyoruz genelde. Mutlaka başımıza çok daha kötüsü gelmeden akıllanmıyoruz.

Sınav mı var, kahve; sabah ders mi var, kahve; arkadaşlarla toplandık sohbet edeceğiz, kahve; sigara yanına kahve; üşüdüm, kahve, hava çok sıcak, bir soğuk kahve… Her yerde her koşulda sürekli kahve içiyordum. Ama sağlığım mahvolmuştu.

Artık uykularım açılmıyordu ki kahve içince, başım dönüyordu... Aşırı kafein tüketiminden ellerim titriyordu. Daha kolay sinirleniyordum, çünkü duymuşsunuzdur kahve içmek adrenalini artırıp beyni uyaran birtakım zımbırtılara sahip, daha hassas bir insan haline dönüşüyorsunuz.

Kahve içmek bana kilo da aldırdı en başlarda...

Üniversite sınavlarına hazırlandığım dönemlerdi... Zaten deli gibi stresten yemek yiyip kilo almaya meyilliyim bir de bu kremalı şekerli hazır kahveler mahvetti bizi. Aşırı şekerli, kremalı, lezzetli kahveler içmeyi hepimiz severiz. E ama kalorisinin de haddi hesabı yok tabii, aldık kiloları mis gibi… Ondan vazgeçip sert şekersiz kahve dönemine başlamak da ayrı zordu ama konumuz o değil…

Susuz kalan vücudum da cabası...

Kahve ve çay gibi muhteşem içecekler sayesinde daha çok çişiniz geliyor siz de farkındasınızdır. Vücut su tutamıyor kahveyi çayı dayayınca direk tuvalete koşuyorsun. Vücudun susuz kalması ise ne demek biliyor musunuz? En başta halsizlik ve uyku demek… Az su içmenin ve vücudun susuz kalmasının halsizlik yaptığını duymuşsunuzdur. Ben duymamıştım o zamanlar, ta ki tekrar kan vermeye doktora gittiğim güne kadar. Kahvenin yerine su koymak en mantıklı kararıymış hayatımın şimdilerde onu düşünüyorum. Kahve, hayatıma fayda değil zarar getiriyormuş.

Artık ikimiz de daha mutluyuz. Evet midem ve ben...

Ve kahveyi bırakınca ne oldu biliyor musunuz? Midem rahatladı. Üniversiteye hazırlanmaya başladığım dönemde son gaz içmeye başladığım kahveler yüzünden mide yanmaları, ağrıları ve tabii gastrit beni mahvediyordu. Endoskopi denen şeyden de aşırı korktuğum için asla doktora gitmedim, hep bir şekilde bastırmaya çalıştım. Aç karnına her sabah içtiğim kahveler midemi deldi mi, çürüttü mü ne yaptı hala bilmiyorum ama kahveyi bıraktığımdan beri daha az mide sıkıntısı çekiyorum.

"Peki, bunu nasıl başardın?" diyenler olacaktır. Kahveyi bırakmak benim için gerçekten bir bağımlılığımdan vazgeçmek gibiydi. Zaten alışkanlıklarına aşırı bağlı bir insanım ama onun yerini bir şeylerle doldurmam gerekiyordu. Resmen senelerdir birlikte olduğum sevgilimden ayrılmış gibiydim.

Çok sevmesem de en azından kendime “kahve içtim” diyebiliyordum…

Klasiktir, yavaş yavaş azaltmaya başladım. Yine her sabah kahve içiyordum ama bu sefer en azından aç karnına içmemeye çalıştım. Bu da benim için sıkı bir kahvaltı demek oluyordu. Simit veya poğaça yanında genelde çay içmeyi sever ya insanlar, ben kahve içiyordum. Sert, şekersiz, sütsüz kahve... Önce kahvaltıdaki kahve keyfimi bırakmadım ama en azından mideme o kadar dokunmasın diye içine süt eklemeyi denedim. Bol sütlü kahveler içmeye başladım. Çok sevmesem de en azından kendime “kahve içtim” diyebiliyordum…

Sonraki aşama, gün içerisinde içtiğim kahveler yerine başka bir şey koymak oldu.

Çünkü gün ortasında bastıran yorgunluk ve uykuyu bir şekilde bastırmam gerekiyordu. Özellikle kış dönemine denk gelen kahveyi bırakmaya çalışma maratonu zorladı beni. Yazın olsa daha kolay olurdu buna eminim çünkü yazın zaten bir şekilde soğuk içeceklerle yerini doldururdum ama üşüdüğüm zaman içimi ısıtmak için içtiğim kahveler çok daha başka bir keyif veriyordu. Onun yerine bitki çayları koymayı denedim ve çok da işe yaradı. Her çeşit bitki çayını denemeye başladım. Zaten hasta olmaya çok açık bir bünyem var,  bitki çayları bu noktada çok yardımcı oldu ve açıkçası kahveden daha çok içimi ısıtıyordu. Böylelikle gün ortasındaki kahve ihtiyacını bir şekilde bastırdım.

Peki çok uykusuz olduğum sınav dönemleri? Onlara bir çözüm yaratmak gerçekten çok zordu. Bitki çaylarının uyku açmak yerine insanı mayıştıran bir özelliği var, onlar bu noktada dost değil düşman görevi görüyorlar gerçekten.

Sabah neyse ama, inanın öğlen içtiğiniz kahve bile uyku saatlerinizi geç vakitlere atabiliyor.

Ben de uykusuz kalmak yerine, uyumayı tercih ettim. Sabah ders çalışmayı her zaman daha çok sevmişimdir, gece karanlığında uyku bastırır. Haliyle erken yatıp erken kalkmaya başladım. Ders çalışma düzenimi ona göre ayarladım ve sabah daha dinç kalkmaya başladım. Kahveyi azaltınca inanın bana bu daha kolay oluyor. Çünkü uykularımı bölmesin diye akşamüzeri bile içmemeye başladığım kahve işimi kolaylaştırıyordu. Sabah neyse ama, inanın öğlen içtiğiniz kahve bile uyku saatlerinizi geç vakitlere atabiliyor. O yüzden uyku düzenimi ayarlamaya başladıktan sonra erken uyuyabilmek, sabah kalkabilmek, sınavlara çalışmak bile daha kolay oldu. Kahveyi bırakmak hayatımı gerçekten düzene soktu.

İlk bir hafta olan halsizlikler, kafein yoksunluğu, uyku halleri, gerginlikler, bir hafta sonunda azalmaya ve yerini rahat bir mideye, titremeyen ellere ve daha dinç bir vücuda bıraktı.

Artık içtiğim kahveler belki arkadaşlarla sohbet esnasında içilen Türk kahvesiyle sınırlı. O da zaten hepimizin asla bırakamayacağı bir keyiften ibarettir diye düşünüyorum, mideyi de değil rahatsız etmek daha çok rahatlatıyor, bilirsiniz.

Peki, siz kahve konusunda neler düşünüyorsunuz? Yorumlarda bizimle paylaşın…

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
eppursimuove

Bitki çayları uyutur demişsiniz ama aslında bu durum yarı yarıya. Uykuyu açan da bir sürü çay mevcut. En kolay ulaşabileceğeniz yeşil çay. Uykuyu açar, odaklanmayı ve konsantrasyonu artırır. İçemem diye düşünmeyin alışıyor insan ve yeşil çay içtiğim günler kendimi çok daha iyi hissediyorum gerçekten :)

gamze-ozcan15

Filtre kahve aşktır :)

metrosexualfruitcake

günde 2 makine filtre kahve içiyorum sade şekersiz katkısız sizin tabirinizle zift gibi.Su kaybı evet yaşıyorum ama gerekli vitamin minarellerimi alıyorum düzgün bir beslenmem var.Bazen midemi bozuyor nadirde olsa,ama kahve adı altında şekerli su içmediğim için bir zararını görmedim hatta su atımı sayesinde vücudumda fazla tuttuğum suyu attım.Daha belirgin hatlara sahip oldum.Kafein sağolsun fazlasıyla enerjik oluyorum özellikle spor yaparken performansımı çok etkiliyor.Demem odur ki hanım ablamız biraz abartmış tabii kahve yerine 3ü1 aradaları götürünce o artık kahvelikten çıkıyor

gayetnormal

Türk kahvesi gunde 2 fincan içiyorum ve hiç zararını gormedım . Katkılı ve işlenmiş aşırı sekerli kremalı kahveler çok zararlı (Bunu yazarken buzlu turk kahvesi içiyor olmakta ayrı zevk ) :D

Gizli Kullanıcı

ben de üniversite yıllarından beri, çoğunlukla günde sadece küçük bir fincan ama zehir gibi sade kahve içerim ve genelde bu hafta içi aç karınla içtiğim bir kahve olur. ama şu son bir senedir midemin deli gibi yandığını fark ettim ve kendime gidip bir french press ile filtre kahve aldım. mide yanmalarına son, kahve keyfine devam ;) tabiki hala bir fincan yetiyor günde :)

Görüş Bildir