Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Dünyaya Korku Salan Zika Virüsü Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Zika virüsü son zamanlarda adını sıkça duymak zorunda kaldığımız bir virüs. Günden güne de dünya gündemini daha fazla meşgul etmeye başlıyor. Peki bu virüs nereden geldi, nereye gidiyor? Yol açtığı hastalıklar neler, belirtiler neler, etkisi artmaya devam edecek mi? Bu ve buna benzer soruları yanıtladığımız, zika virüsüyle ilgili her türlü bilgiye ulaşabileceğiniz yazımıza başlayalım.

Virüs nasıl bulaşıyor?

"Son derece kritik" seviyede tehlike arz eden zika virüsü sivrisinekler aracılığıyla yayılıyor, dolayısıyla sivrisinek tarafından ısırıldığında bulaşıyor. Yine de son zamanlarda elde edilen bulgulara göre hastalığın cinsel ilişki yoluyla da bulaşıyor olabileceği sonucuna ulaşılmış; ancak böylesine bir durumun çok nadiren gerçekleştiğini de söyleyelim.

Hangi ülkeler tehlike altında?

Şimdilik Kuzey ve Güney Amerika kıtalarındaki tam 21 ülke yüksek tehlike altında, sadece 2016 içerisinde bu ülkelerdeki 3-4 milyon insanın virüsten etkileneceği öngörülüyor. Kıta genelinde hastalığın vurmayacağı iki ülke ise Kanada ve Şili, bu iki ülkenin iklimi virüsü taşıyan sivrisinek türünün yaşaması için elverişli olmadığından tehdit riski düşük seviyede.

Hastalığın diğer kıtalara da sıçrama ihtimali var mı?

Var, ancak böyle bir durumun oluşması tam bir felaket senaryosu anlamına geleceğinden şimdiden çok sıkı önlemler alınmış durumda. Tüm bunlara rağmen yine de Avrupa kıtasında hastalığa daha önce 4 kez rastlandı; bu dört vakadan 3'ü İngiltere'de, 1'i Danimarka'da görüldü. Tüm bu hastaların ortak noktası ise yakın zamanlarda Amerika kıtasına seyahat etmiş olmaları.

Virüsün etkileri/belirtileri neler?

En büyük etkinin kesinlikle yeni doğan bebeklerde görüldüğünü belirtelim, zaten hastalığın ciddiyeti de yeni doğanlarda görülen küçük başlılık/gelişmemiş beyin gibi belirtiler sayesinde anlaşıldı. Bu da virüsün annenin vücudundan bebeğin vücuduna geçebildiğini gösteriyor. Bu bebeklerin yaşamları oldukça kısa sürüyor. Sırf bu nedenle çoğu ülkenin doğum yapmayı düşünen ailelere bu isteklerini bir süre ertelemeleri konusunda uyarılar yaptıkları da ekleyelim, mesela El Salvador'da ailelere 2018 yılına kadar çocuk sahibi olmamaları uyarısında bulunuldu.

Bunun dışında Guillain-Barre Sendromu adlı bir hastalığa da yol açtığını söyleyelim. Bu sendrom, ilerleyici kas zayıflığı veya felciyle seyreden akut bir hastalıktır. Vücudun bağışıklık sisteminin kendi sinir sistemine saldırıp sinir kılıfını (miyelin kılıfı) zedeleyerek iltihaplanmaya yol açtığı bir otoimmün bozukluktur.

Belirtiler arasındaysa yüksek ateş, baş ağrısı, gözlerde kızarma, kusma ve kas-eklem ağrıları bulunuyor.

Salgın nasıl tespit edildi?

Dünya Sağlık Örgütü tarafından açıklanan rakamlarda Brezilya'da bu yılki mikrosefali (yeni doğan bebeklerdeki küçük baş/beyin durumu) sayısı 3400 civarındaydı, bu rakam 2010'dan beri görülen yıllık ortalamaların neredeyse 30 katıydı. Sağlık kuruluşları tarafından bu durumun üzerine gidilince de neden olarak Zika virüsünün etkili olduğu keşfedildi.

Peki virüs 2015'ten önce bilinmiyor muydu?

Hayır, virüs aslında 1950'lerden beri biliniyordu; ancak küçük bir bölgede rastlanan bir hastalığa sebep olduğundan büyük bir tehlike olarak görülmüyordu. Brezilya'daki bu artan hastalıklı bebek doğumları durumun oldukça ciddiye alınmasına neden oldu.

Daha detaylı bakmak gerekirse; Zika virüsüne ilk defa 1947'de rastlandı. Uganda'da bulunan bir maymundan alınan örneklerde tespit edilen virüs, 1 sene sonra aynı bölgedeki bir sivrisinekten elde edildi. 1968 yılında ise Nijerya'da virüs ilk defa bir insandan alınan örnekler aracılığıyla izole edildi. 

Bunun dışında 1951-1981 yılları arasında Mısır, Gabon, Tanzanya, Uganda gibi Afrika ülkelerinin yanı sıra Hindistan, Endonezya, Tayland ve Vietnam gibi Asya ülkelerinde hastalıktan etkilenmiş insanların olduğu bazı vakalar rapor edilmiş.

Peki hastalığın herhangi bir tedavisi var mı?

Maalesef hayır. Bulaşıcı hastalık uzmanlarına göre tam anlamıyla etkili bir aşının bulunması 10 yıl kadar uzun bir zaman alabilir. Bu da zaten dünya genelinde panik oluşmasının en büyük nedeni. 10 yılda hastalık korkunç boyutlara ulaşabilir, ancak sıkı önlemlerle bir şekilde bu durumun önüne geçilmesi planlanıyor.

Bu virüsün ve salgının küresel ısınma ile bir ilgisi var mı?

Öncelikle elde net bir bilgi olmadığını söyleyelim; ancak bazı bilim insanları böyle bir bağlantının var olabileceğini savunmakta. Küresel ısınma neticesinde yükselen sıcaklıklar sivrisineklerin daha hızlı ve daha çok sayıda üremesine neden oluyor; bu da hem hastalık oluşması ihtimalini artırıyor, hem de oluşan hastalıkların yayılma hızını.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
skriiiex

millet Alaskaya taşının sıcak iklimlerden uzak durun

skriiiex

zombi olunmuyo dimi bunla. hüsran. heycan verici olurdu.

sinem-onceguldumsonrapapatya

bu virüsün laboratuarda üretildiğini söyleyip üretenlere küfredenler, lütfen dünya nüfusunun çoğalmasının dünyaya yaptığı etkileri araştırsınlar. insanların ölmesi harika bir şey olmayabilir ama böyle giderse kendi kendimizi yok edeceğiz

spartacus-olmedi

genelde fazlalık sorunları savaşla hallediliyordu.

sinem-onceguldumsonrapapatya

şimdiki savaş nükleer bombayla yapıldığı için o seçeneği geçelim bence sonra dünya falan patlamasın

huseyin-kilic1

dan brown: cehennem

sinem-onceguldumsonrapapatya

harika kitaptı

spartacus-olmedi

önceki de nükleer bombayla bitmişti zaten.

sodom-and-gomorrah

Heyecanlandım sanki!!

sinem-onceguldumsonrapapatya

ben dedim bu sivrisinekler ciddi sorun dedim dinlemediniz bak noldu şimdi

karabasan

Biz de tam Sinem Öncegüldümsonrapapatya demişti diyorduk içimizden o soyismi unutmamız mümkün mü brezilyalı mısın hocam sen

sinem-onceguldumsonrapapatya

brezilyada böyle espriler yapılmıyordur bence. gerçi bilemem gitmedim brezilyaya ehe.

karabasan

Espri yaptığımı kim söyledi halk arasında bunun adı Taş..k geçmek.

sinem-onceguldumsonrapapatya

yok yok o soyad gülünmeyen esprilerden biri... şu hastayım fıkrası gibi

Başlıklar

2016BilimBrezilyaEndonezyaHindistanİngiltereMısır
Görüş Bildir