Bir Katilin Sıradışı Öyküsü: 15 Adımda Kokuların Efendisi Jean-Baptiste Grenouille

 > -

Jean-Baptiste Grenouille, Patrick Süskind'in 1985 tarihli "Das Parfum" adlı romanının ve bu kitaptan uyarlanan 2006 tarihli "Perfume: The Story of a Murderer" adlı filminin kahramanı. Daha doğrusu bir antikahraman. 

Doğumundan ölümüne kadar olan süreçte kokulara hükmetmiş kişi.

Biz de sizlere Jean-Baptiste Grenouille'in hikayesinin sıradışı yönlerini 15 maddede listeledik.

***SPOILER ALARMI***

Bir de öncelikle uyarmalıyız ki; şu kitabı okumayanlar ya da şu filmi izlemeyenler, için bu içerik spoiler olabilir.

1. Jean-Baptiste Grenouille sefalet, açlık ve pislik içerisinde yüzen 18. yüzyılın Paris'inde bir balık satıcısı kadının oğlu olarak tezgah arkasında çöplerin arasında doğar.

Annesi de daha önceki doğumlarında hep bebeklerinin ölü doğduğu için onu da çöplerin arasına atmıştır. 

Denizden karaya atılan balık gibi anne karnından dünyaya atılmış ve ölüme terk edilmiştir Jean-Baptiste.

2. Ama Jean-Baptiste Grenouille yaşar ve yetimhanede büyür. Koku duyusunun ne kadar gelişmiş olduğunu fark eder.

İyi ve kötü koku ayrımı yapmayan Jean-Baptiste bulabildiği her şeyin kokusuna vakıf olmaya çalışır. Onun için dünya kokulardan ibarettir.

3. Gençlik döneminde Jean-Baptiste tabakhanede çalışmaya başlar. Bu sırada meyve satan güzel bir proleter kıza rastlar.

Kıza belli etmeden yaklaşır ve onun tarifi mümkün olmayan güzellikteki kokusunu içine çeker.

4. Ancak kız Jean-Baptiste'i fark ettiğinde çığlık atmaya çalışır. Ne yapacağını bilemeyen Jean kızın ağzını kapatır ve soluk almasını engeller.

Kızı istemeden de olsa öldürmüştür Jean-Baptiste. Ancak hala rastladığı en güzel kokuyu mümkün olduğunca daha fazla duymak ister. Ölümle yaşamın bir arada olduğu bu keskin kokuyu proleter kızın vücudundan avuçlarıyla toplayarak kaybetmemeye çalışır ama bir süre sonra artık eskisi gibi kokmamaktadır kız. Jean-Baptiste de bundan sonra kokuları saklamanın yolunu aramaya çalışacaktır.

5. O zamanın Paris'inde usta bir parfüm üreticisi olan Baldini yaşar ve bir gün tabaklanmış derileri Baldini'ye getiren Jean, ona Paris'in en iyi burnunun kendisi olduğunu söyler.

Baldini önce inanmaz ancak Jean rakip üreticinin mamulünü kısa bir sürede üretince şaşırır. Bir süre sonra da Jean ona mükemmel kokular üreterek yanında çalışmaya başlar.

6. Ancak Jean'ın artık bir hedefi vardır. Her şeyin kokusunu esir edebilmek. Baldini'den bunu ona öğretmesini ister.

Güllerden imbiklerle koku üretimini gören Jean, her şeyin kokusunu bu sayede çıkarabileceğini düşünür. Lakin işler umduğu gibi gitmez. 

İmbikte kaynatıp damıtmayı denediği cam ve kedinin kokusunu alamaz.

7. Baldini o sırada, ona koku konusunda efsanevi bir bilgi vermiştir. 12 ana kokudan, bunların vereceği hissiyattan ve birleşecekleri 13. koku ile oluşturacakları mükemmeliyetten bahsetmektedir.

Bu konuşma Jean'a yeni amacını gösterir. Bundan sonra Jean Baptiste, güzelliğin o tarifi mümkün olmayan kokusuna ulaşmak için elinden geleni yapacaktır.

8. Baldini'nin yanında onun teknikleri ile bu kokuları elde edemeyeceğini anlayan Jean, Grasse'deki çiçekleme tekniğini öğrenir ve oraya gitmek üzere yola çıkar.

Ama önce dünyadaki bütün kokulardan arınmış yeri bulacaktır. Burada bir süre huzurla geçirir. Ancak bir gün dünyadaki çoğu şeyin aksine kendisine ait bir kokunun olmadığının farkına varır Jean Baptiste.

Sadece kokularla yaşayan bir insan için tarifi mümkün olmayan bir trajedidir bu. Yoklukla eşdeğerdir. Hatta sanki hiç var olmamış gibidir.

9. Grasse'a yaptığı yolculuk onun için daha çok anlam kazanmıştı. Artık o muhteşem kokuya ulaşıp herkese varlığını hatta olağan üstü biri olduğunu kanıtlayacaktı.

Grasse'de çalışmaya başlayan Jean için ilk deneyini yapma vakti gelmiştir. Bulduğu ilk kadını içine attığı imbikten de herhangi bir koku elde edemez. Bunun üzerine tekniğini değiştirir ve onları önce hayvansal yağla kaplayarak sonra bu yağı damıtma yoluna gider. İkinci cinayeti sonrası tekniği verimini verir. İnsanın kokusunu elde etmiştir. Artık 12 şişeyi tamamlamaktadır sıra.

10. Muhteşem kokuya ulaşmak için gerekli olan 12 şişeyi ara vermeden işlediği cinayetler sayesinde tamamlamayı başarır Jean-Baptiste.

Şimdi sıra 13. ve en önemli kokudadır. Ancak halk işlenen cinayetler dolayısıyla tedirgin olmuş ve katil aranmaya başlanmıştır. Ama Jean-Baptiste Grenouille durmak istemez ve 13. kokuya ulaşmak için elinden geleni yapar.

11. 13. şişe için Jean-Baptiste, mağaradan çıktığı anda şehre girerken duyduğu kokunun sahibini yani Laura'yı seçer.

Laura'nın kokusu yanlışlıkla öldürdüğü o proleter kızın kokusunu da andırmaktadır. Bu yüzden son şişeyi dolduracak koku onunkidir. Ancak Laura'nın babası şehrin önde gelen bir aristokratıdır. Jean-Baptiste'in Laura'ya ulaşması kolay olmayacaktır.

12. Bir şekilde Laura'yı da öldürüp kokusunu 13. şişeye doldurur Jean-Baptiste. O muhteşem kokuya ulaşmıştır artık.

Ama çok geçmeden tutuklanır ve halkın karşısında işkenceye ve idam edilmesine karar verilir.

13. Şehir meydanında işkence platformu hazırlanır. Meydana gelen Jean, iksirini sürdüğü an bir anda öfkeli kalabalık yerini bir sevgi kalabalığına bırakır.

Grenouille’in ideali onu elde ettiği mucizenin (artık ona "parfüm" demek yetersiz kalıyor çünkü) kokusunu hissedip de normal kalamayan insanlığın haz ve coşkudan, aşk ve şehvetten kendini alamadığı gerçeğine ulaştırır.

14. Fakat çok geçmeden dıştaladıkları mucize, Grenouille için de sonun başlangıcı olacaktır.

"Jean-Baptiste'in yanında, isterse tüm dünyayı esir edebilecek kadar parfüm kalmıştır. Versailles'a kadar gidip, krala ayaklarını öptürebilirdi. Papa'ya parfümlü bir mektup yollayıp, yeni mesih olduğunu ilan ettirebilirdi. Tüm bunları hatta daha fazlasını yapabilirdi. Elinde paranın, şiddetin hatta ölümün gücünden daha güçlü bir şey vardı."

15. Ancak Jean Baptiste bunları değil de ölümü tercih eder. Duyduğu kokular onu Paris'e doğduğu yere götürür.

Burada o müthiş, kokuyu üzerine boşaltır. Çevredeki insanlar Jean Baptiste'in hemen farkına varırlar ve ona karşı tarifi mümkün olmayan bir istek beslerler. Çok sürmeden hepsi Jean Baptiste'in bedenine saldırır ve parçalayıp yerler.  Belki de hayatlarında ilk defa gerçekten sevdikleri bir şeyi yapmışlardır.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
godofthenewworld

Okumayan için film, okuyan için kitap tapılası derecede güzeldir. Eğer yalnızca filmini izlediyseniz kesinlikle okumalısınız, yoksa benim ömrüm boyunca unutamayacağım bu şaheseri siz bir süre sonra unutabilirsiniz.

ezgilice

Filmin ilk sahnesinde ( aynı zamanda konudaki ilk resmin olduğu kare ) o bebeğin parmağı tutup koklaması beni inanılmaz etkilemişti.. Yine içim bi hoş oldu.

enda

mükemmel bir konu.. mükemmel bir oyunculuk.. her şeyiyle harika bir film

yerce-gokce

Film efsaneydi.

oyku-alim

http://unutulmazfilmler.co/perfume-the-story-of-a-murderer-koku-bir-katilin-hikayesi.html (burdan izleyebilirsiniz)

Başlıklar

İdamKatilTercihanneaşkmeyvetarifi
Görüş Bildir