ATO Başkanı’ndan Yeşil Pasaport Önerisi: “Vergisini Ödeyene Yeşil Pasaport Verilsin”
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, en az 15 yıl boyunca vergisini ödeyen, sosyal güvenlik ödemelerini aksatmayan, devlete borcu bulunmayan, ticari faaliyetlerini düzenli ve şeffaf biçimde sürdüren mükelleflere yeşil pasaport imkanı tanınmasının yapıcı ve özendirici bir adım olacağını ifade etti.
Odadan yapılan açıklamaya göre Baran, ATO 29. Dönem Ocak Ayı Olağan Meclis Toplantısı'nda konuştu.

Tüm dünyanın 2026 yılına yeni normal olan 'belirsizlik' ile başladığını belirten Baran, bu ortamda ticaretin kurallarının da yeniden yazıldığına dikkati çekti.
Baran, iklim krizini unutmadan yeşil dönüşüme uyum sağlamayı ve dijitalleşmeyi iş süreçlerinin merkezine koymak zorunda olduklarını bildirdi.
Türkiye'nin ihracat verilerini değerlendiren ve mevcut konjonktürde ihracatı artırmanın büyük bir başarı olduğunu vurgulayan Baran, ülkenin dış ticaretinin yüzde 40'tan fazlasının gerçekleştirildiği Avrupa Birliği ile iş dünyasının yaşadığı vize sorununa değindi.
Baran, ticareti sürdürebilmek için karşılıklı görüşmeleri başlatabilmeleri ve fuarlara katılabilmeleri gerektiğini ancak vize konusunda yaşanan sıkıntıların Türkiye'nin ticaretinin önünde engel oluşturduğunu ifade etti. Mevcut ekonomik konjonktürde kayıtlı ekonominin güçlendirilmesinin, vergiye gönüllü uyumun artırılmasının ve dürüst mükellefin daha görünür ve değerli hale getirilmesinin her zamankinden daha önemli olduğuna işaret eden Baran, şu değerlendirmede bulundu: 'Yeşil pasaport hem Avrupa Birliği'ne erişimin anahtarı hem de kayıtlı ticaretin ödülü olarak değerlendirilmelidir. Bu çerçevede, ticaret hayatına başladığı tarihten itibaren en az 15 yıl boyunca vergisini ödeyen, sosyal güvenlik ödemelerini aksatmayan, devlete borcu bulunmayan, ticari faaliyetlerini düzenli ve şeffaf biçimde sürdüren mükelleflere yeşil pasaport imkanı tanınması son derece yerinde, yapıcı ve özendirici bir adım olacaktır.'
Baran, bu yaklaşımın, vergiye uyumu yalnızca denetim ve yaptırımlarla değil, teşvik, ödül ve itibar mekanizmalarıyla destekleyen bir anlayışı ortaya koyacağını belirterek, şunları kaydetti: 'Bu şekilde devletimiz, vergiye uyumu cezayla değil, teşvikle güçlendiren bir yaklaşımı tesis etmiş olur. Hem kayıt dışılıkla mücadelede hem de vergi ahlakının güçlendirilmesinde çok daha kalıcı sonuçlar elde edilebilir. Vergisini ve primini zamanında ödeyenle ödemeyen aynı tutulmamalı. Yani suyu getirenle testiyi kıran aynı muameleyi görmemeli. İş insanlarımızın uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştıracak her adım, ihracata, yatırıma ve ülkemizin ekonomik büyümesine doğrudan katkı sağlar.'
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!




Yorum Yazın