Atatürk Orman Çiftliği'nin İmar, Ulaşım Plan ve Projelerine İptal Kararı

 > -
4 dakikada okuyabilirsiniz

Ankara 5. İdare Mahkemesi, AOÇ Koruma Amaçlı İmar, Ulaşım Planı ve Uygulama Projesi'ni oy birliğiyle iptal etti.  Cumhurbaşkanlığı kaynakları, sözkonusu kararın Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nı etkileyen bir nitelik taşımadığını ve bu yöndeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Ankara 5. İdare Mahkemesi, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisince onaylanan, Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) Koruma Amaçlı İmar, Ulaşım Planı ve Uygulama Projesi'ni, "AOÇ'nin kuruluş amacına uygun olmadığı, nazım plan kararlarıyla getirilen fonksiyonların, sit alanı statüsünü sürdüren kısımlar bakımından 1. derece doğal ve tarihi sit alanına uygun yapılmadığı" gerekçesiyle oy birliğiyle iptal etti. 

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Peyzaj Mimarları Odası, Çevre Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası, Şehir Plancıları Odası ve Ziraat Mühendisleri Odası, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının 21 Mayıs 2010 günlü, Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 2 Temmuz 2010 günlü kararıyla uygun görülen, "1/10000 ölçekli Atatürk Orman Çiftliği Alanları Nazım İmar Planı ve I. Derece Doğal ve Tarihi Sit Alanı Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı, 1/10000 ölçekli Ulaşım Şeması ve 1/1000 ölçekli Ulaşım (Yol-kavşak vs) Uygulama Projesi"nin kabul edilmesine ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 13 Ağustos 2010'da gerçekleştirdiği işlemin iptali istemiyle dava açtı. 

Davaya bakan Ankara 5. İdare Mahkemesi, belediye meclisinin işlemini oy birliğiyle iptal etti. 

Gerekçeden 

İdare Mahkemesinin gerekçesinde, davanın konusunu teşkil eden plan değişikliğinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olup olmadığının saptanması amacıyla uyuşmazlık konusu yerde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği belirtildi.

Gerekçede, keşif sonucu düzenlenen 26 Aralık 2012 tarihli raporda özetle, "Dava konusu planların şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olmadığı, 1/25000 Ölçekli Nazım İmar Planı'na içerik ve alan kullanımı açısından uygun olmadığı, tarihi ve doğal sit alanlarının yasada ve ilke kararlarında belirtilen koşullara göre korunmadığı, bu alanların Atatürk Orman Çiftliği'nin tarihsel kimliği ve amacına uygun düzenlenmediği hususlarına yer verildiği görülmektedir" değerlendirmesinin yer aldığı aktarıldı.

Bilirkişi raporu ve rapora itirazların birlikte değerlendirildiği kaydedilen gerekçede, mahallinde ikinci kez keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği ifade edildi. 

İkinci bilirkişi raporu 

Yeniden oluşturulan heyet tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda da özetle, "Dava konusu planın Ankara kentinden faydalananların sosyal ve kültürel gereksinimlerini karşılama yeterliliği, sağlıklı ve güvenli çevre oluşturma amacı, yaşam kalitesini artırma hedefi ve bu amacın gerçekleştirilmesi için Ankara'nın sosyal, kültürel, tarihsel ve fiziksel özellikleri gözetilerek hazırlanmadığı" görüşüne yer verildiği belirtildi.

1. derece sit şerhi kaldırılan alanlar

Gerekçede, AOÇ'nin 7 ve 46 hektarlık bölümlerinin 1. derece doğal ve tarihi sit şerhinin kaldırıldığı, buna ilişkin davalarda da idare mahkemelerinin verdiği iptal kararlarının Danıştay 14. Dairesince yürütmesinin durdurulduğu anımsatıldı.

Kararın devamında, bu nedenle, mevcut durum itibarıyla planlama alanının bir kısmının "I. derece doğal sit ve tarihi sit" statüsünün sona ermesi gözetildiğinde, bilirkişi raporunun bu kısımlarla ilgili planlama kararlarının 728 ve 421 sayılı ilke kararlarına aykırı olduğu şeklindeki görüşünün ve bu görüşe dayalı tespitlerin hükme esas alınamayacağı, raporun diğer kısımlarının hükme esas alınacağı vurgulandı.

Gerekçede, şunlar kaydedildi:

"Bu durumda, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 13 Ağustos 2010 günlü kararıyla onaylanan "1/10.000 ölçekli Atatürk Orman Çiftliği Alanları Nazım İmar Planı ve I. Derece Doğal ve Tarihi Sit Alanı Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı'nın ve eki olarak onaylanan 1/10.000 ölçekli Ulaşım Şeması ile 1/1000 ölçekli Ulaşım (yol - kavşak vb.) Uygulama Projesi'nin, planlama hiyerarşisine yönelik ilkelere uygun olmadığı, nazım imar planı tekniği ve ilkelere uygun hazırlanmadığı, nazım plan kararlarıyla getirilen fonksiyonların dağılımının AOÇ'nin kuruluş amacına uygun olmadığı, nazım plan kararlarıyla getirilen fonksiyonların 1. derece doğal ve tarihi sit alanına uygun olmadığı (bu statüyü sürdüren kısımlar bakımından), planla getirilen ikili fonksiyonların kullanımına yönelik plan notlarında açıklama getirilmediği, plan notlarıyla ilgili belirsizlikler bulunduğu, ulaşım şemasının hazırlanmasında ön inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, ulaşım şemasının hazırlanmasında bilimsel altyapının bulunmadığı, peyzaj-ekoloji prensiplerinin göz ardı edildiği, dolayısıyla imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğu sonucuna varıldığından dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmamaktadır."

Mahkemenin 13 Temmuz'da oy birliğiyle aldığı karar, 30 gün içinde Danıştayda temyiz edilebilecek.

"Cumhurbaşkanlığı aleyhinde bir karar yok"

Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından yapılan açıklamada, Ankara 5. İdare Mahkemesi'nin verdiği kararın Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nı etkileyen bir nitelik taşıdığı yönündeki iddia ve haberlerin gerçeği yansıtmadığı belirtildi. 

Aynı kaynaklar, iddia edildiği türden bir karar veya kararlar verilmiş ise de bunun hizmet binaları ile ilgili olmadığının, çiftlik alanının tamamına ilişkin üst ölçekli ve 2010 yılında Ankara Büyükşehir Belediyesince onaylanan 1/10.000'lik nazım imar planıyla ilgili olduğunun düşünüldüğünü ifade ettiler.

"Yüksek yargı kararıyla çürütüldü"

Kaynaklar, Ankara 5. İdare Mahkemesi'nin iptal kararları gerekçe gösterilerek, uygulama imar planlarına ve ruhsata karşı açılan davalarda, herhangi bir yürütmeyi durdurma veya iptal kararı verilmediğine, iskan ruhsatının da zaten alınmış olduğuna dikkat çekti.

Cumhurbaşkanlığı, iptal karar veya kararlarının dayanaklarından birisi olarak ileri sürülen "1/10.000'lik nazım imar planının, SİT durumu dikkate alınmadan yapıldığı" iddiasının da 25 Haziran 2015 tarihi itibariyle, Danıştay 14. Dairesi’nce verilen kararlarla, "söz konusu alanın tarihi SİT özellikleri taşımadığı" hükme bağlandığından, yüksek yargı kararlarıyla çürütülmüş olduğunu belirtti.

AA

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AnkaraDanıştay
Görüş Bildir