Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Ankara Hakkında Ankaralı Olanların Bile Muhtemelen İlk Kez Duyacağı 13 Eşsiz Bilgi

-

Ankara üzerine içerik üreten Lavarla.com'da 'Nesluik' tarafından kaleme alınan 'Ankara Hakkında Az Bilinen Gerçekler' makalesi, Ankara dendiği zaman "gri şehir, deniz yok, İstanbul'a dönüşü güzel" klişelerini duymaktan bıkanlar için ilaç niyetine okunuyor:

Nefes aldığımız, binaları arasında kaybolduğumuz, yollarını arşınladığımız, zaman zaman sessizliğini dinlediğimiz, zaman zaman kaosunda ve griliğinde boğulduğumuz, köşe başlarını mesken tuttuğumuz Ankara hakkında ne biliyoruz? Fark ettim ki bunca yıldır burada yaşamama rağmen; bu kenti tanımıyorum. Aşağıda okuyacağınız küçük sırları ben yeni öğrendim ve şimdi size soruyorum.

Kaynak: http://lavarla.com/ankara-hakkinda-az-bi...

1. Ankara’nın tarih boyunca; Helenistik ve Bizans dönemlerinde gemi çapası anlamına gelen Angira (Ankyra veya Ancrya), Türklerin Anadolu’ya gelmesinden sonra Ankara ve Engürü, Batı’da ise uzun yıllar boyunca Angora olarak anıldığını,

2. Ankara’nın ilk yerleşim tarihi net olarak bilinmese de, kentin Paleotik Çağ’dan beri yerleşim alanı olduğunu,

3. 19. yüzyılın Ankara’nın afet ve kıtlık yüzyılı olduğunu...

İlk büyük kıtlığın 1826 Mayıs’ında çekirge istilasından kaynaklandığı, ikinci büyük kıtlığın 1845 yılında  ‘Altmışbir kıtlığı’ olarak tarihe geçtiğini ve bu kıtlık yüzünden insanların göç etmesini önlemek amacıyla, şehre fırınlar yapılıp halka birkaç ay bedava ekmek dağıtıldığını, 1873 Kasım ayında yaşanan şiddetli yağmur yüzünden her yerin göle döndüğünü ve 1874 Ocak ayında iki buçuk ay süreyle kar yağdığını, bu kıtlıklar ve doğal afetler yüzünden sayısı bilinmeyecek kadar kayıp verildiğini,

4. 1916 yılının Eylül ayında sebebi bilinmeyen bir şekilde çıkan yangının 3 gün 3 gece sürdüğünü ve Ankara’nın dörtte üçü’nün yandığını,

Raporlara göre bu yangında 11 mahallede 735 hane tamamen, 298 hane kısmen, 2 cami, 6 mescid, 7 kilise, 6 mektep, 3 hastane, erkek ve kadın hapishaneleri, polis numune karakolu, ittihad kulübü, Atpazarında 130 dükkan,4 han, 2 ekmekçi fırını, Arasta’da 50 dükkan, Bedesten’de 300 dükkan, Balıkpazarı’nda 435 dükkan ve 4 ekmekçi fırını, Reji Dairesi Ahz-ı Asker Şubesi binası; Evkaf Dairesi Katib-i Adl Dairesi olmak üzere 969 bina tamamen harap olmuştur.

5. Ankara’da ilk resmi futbol maçının 21 Ekim 1922 yılında ‘Talimgahgücü’ ve ‘Anadolu Sanatkarangücü’ arasında yapıldığını ve ‘Anadolu Sanatkarangücü’nün ilerleyen zamanlarda Ankaragücü adını aldığını,

6. Abidinpaşa ilçesine adını veren Abidin Paşa’nın Ankara’nın 19.yüzyıl valilerinden olduğunu ve Ankara’ya suyu getiren yönetici olduğunu,

7. Cebeci Hastanesi’nin Cumhuriyetin ilanından sonra Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle Türkiye Cumhuriyet’inin ilk tıp fakültesi olduğunu,

8. Bayındır Barajı’nın (bugünkü adıyla Mavi Göl) 11 Eylül 1957’de yaşanan ve 169 kişinin ölümüne sebep olan büyük sel felaketinden sonra önlem olarak yapıldığını,

9. Ulucanlar Cezaevi’nin 1925 yılında açıldığını, 1925’den önce ‘at yetiştirmek’ ve ‘silah deposu‘ olarak kullanıldığını,

10. Ankara’da hepimizin yakından bildiği çoğu heykelin Metin Yurdanur’a ait olduğunu,

Miras (Gar-1979), Eller (Abdi İpekçi Parkı -1979), Dayanışma (Batıkent-1980), İnsan Hakları Heykeli (Yüksel Caddesi-1990), Kaynak (Atakule,1989), Madenci Heykeli (Olgunlar Sokak-1989), Maliye Bakanlığı Anıtı (1994), Dans (Cemre Parkı-1991), Çocukların Kardeşliği (Batıkent-1990) , Anayasa Mahkemesi Anıtı (1995), Duatepe Anıtı (Polatlı-2000), Cumhuriyet Anıtı (Gençlik Parkı-2009), Berfo Ana Anıtı (Çankaya-2013), Yaşar Kemal Anıtı (2015), Uygarlıkların ve Hukuk’un Beşiği Anadolu Rölyefi -2000)

11. Ulus’ta Sümerbank binasının yerindeki Taşhan’ın arka bahçesinde açılan Karpiç Lokanta’sının Ankara’nın ilk modern lokantası olduğunu ve ismini Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiğini,

12. Ankara’nın ilk pastanesinin 1920 yılında Ulus Meydanı’nda açılan İstanbul Pastanesi olduğunu ve Faruk Nafiz, Hasan Ali Yücel ve Ahmet Muhip Dranas’ın müdavimleri arasında yer aldığını,

13. Uzun ömür ve sonsuzluğun simgesi olan Gingko Biloba ağaçlarından birinin Ankara Gar’ında bulunduğunu ve bu ağacın 79 yaşında olduğunu,

biliyor musunuz?

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
tc-ahmet-ozan-sen

6-Abidinpaşa ilçe değil, semt adı. Orada vali Abidin Paşa'nın köşkü var. Abidin Paşa Arif ve Abidin Dino'nun babaları veya dedeleri. 9-Tavla olarak yapıldığı (süvari ahırı) söylenir bu da doğru. 11-Taşhan'dan sonra 100. Yıl Çarşısı'nın yerindeki Evkaf çarşısı'na taşınmıştır. Halen 100. Yıl Çarşısı'nda aynı adda bir mekan varsa da alakaları yoktur. Yahu hemen hepsini biliyormuşum ben.

tc-ahmet-ozan-sen

1-Frig dilinde "çapa" demektir, Gordias'ın rüyasında bu tepede bir çapa bulacağı, o çapanın olduğu yerde bir kale kurarsa ömrünü hep mutlu geçireceğini görmesi üzerine kurulmuştur. 3-Ayrıca şehrin başlıca ihracat malı olan tiftiğin Avustralya'da da üretilmesi sonucu tekelin kırılması ekonomik bir darbe vurmuştur. 4-1929'da da başka bir büyük yangın, Anafartalar Caddesi, Atatürk Bulvarı ve Posta Caddesi arasında kalan bölgeyi tamamen yakmıştır, Hal o yangın yerleri üstüne kuruludur. 5-Ankaragücü ismini, dönemin Askeri Fabrikalar Genel Müdürü Eyüp Durukan koymuştur. Gençlerbirliği'ni de Atatürk Lisesi öğrencileri kurmuştur.

bariss17

Bu kadar felakete rağmen mesajı alamamışsınız hala :) nedir orda yaşama ısrarı, çok da matah bi yer olsa...

Gizli Kullanıcı

Şu günlerde sık sık tekrarladığım sözler; Ayazınla beni tehdit etme Ankara, hayallerimi yaksam ağustosu yaşatırım sana" ve "Başını yesin gardaş la" Ankara'yı seviyorum canım memleketim.

serci

Özledim lan :/

Görüş Bildir