Her Ankaralı'nın Artık Duymaktan Yaka Silkip Göz Belerttiği 13 Cümle

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Her Ankaralı için şehir dışına çıktığında veya şehir dışından gelmiş birileriyle karşılaştığında duyacağından şüphe etmediği bazı cümleler vardır. Öyle ki, bu cümleleri duymadıklarında bir süre karşı tarafın akıl sağlığından bile şüphe edebilirler.

İddiaların hepsi doğru olsa bile "Eee?" demek ister insan, ne olmuş yani tüm bunlar mevcutsa? Ankara'nın ve Ankaralı'nın uzaya mı fırlatılması lazım, nedir yani? 

Gördüğünüzde, "Hay Ankara kadar başınıza taş düşsün!" demenize neden olacak, adınız gibi bildiğiniz o meşhur cümleler bu içerikte.

1. "Ankara'da deniz yok, denizsiz memlekette yaşanır mı?" Sanki kendisi Sahil Güvenlik dizisinde yaşıyor, haspam, her gün boğazdan yüzerek geçiyor.

Ayrıca balık mıyız la biz?

2. "Ankara bozkır ya." Aman paşam, Ayder Yaylası'nın ortasında müstakil evde yaşıyorsun tabii sen, İstanbul'da metrekaresine tonla para döktüğün ufacık dairelerde değil.

"Geçimini tarımdan mı sağlıyorsun, karşim, verimli topraklara merağın mı var?" diyesi geliyor insanın. Bozkırsa bozkır. Ayrıca yemyeşil piknik alanlarımız da ziyadesiyle mevcut.

3. "Ankara memur şehri, sıkıcı." Ay sanki koca koca plazalarda her gün başka bir parti dolu iş günü geçiriyorsun da Ankara'nın memur şehri olması zoruna gidiyor.

Ne olmuş memur şehriyse? Mis gibi işine gidip geliyor insanlar işte, iş her yerde iştir. Ayrıca büyüklerimizin de dediği gibi "Memur ol, hayatını yaşa."

4. "Ankara'da beşten sonra hayat bitiyor, herkes 11'de yatıyor, gece hayatı yok." Canısı, sen nereye gideceğini bilememişsindir. Sanki Bağcılar'daki, Limontepe'deki evinin altında 7/24 açık bar var.

Tövbessapisipisi, bir şehri beğenmemek için ne biçim bahaneler bunlar böyle? Ankara pavyonlarında geceler bitmez. Bizim de eğlencenin dibine vurduğumuz kulüplerimiz, barlarımız var. Zaten haftanın en fazla iki günü dışarı çıkan biri olarak bunlar ne havalar böyle?

5. "Ankaralıların konuşması çok kaba, hepsi çok kaba insanlar." Aman aristokrat yanların mı incindi? AMK ve AQ'yu noktalama işareti olarak kullanmıyormuş gibi Ankaralıların "la bebe" demesine mi alındın?

Ayrıca her Ankaralı "k" harfini "g" olarak telaffuz etmez ve her cümlesine "La bebe" diyerek başlamaz. Bunu daha çok kendi aralarında yaparlar. Behzat Ç. izledikten sonra bir Ankaralı'nın ömrü boyunca kullandığından çok "La bebe" kullanmamışsın gibi, oluyor mu hiç böyle?

6. "Ankara insanı soğuk nevale olur." Samimiyetle gevşekliği karıştırıyor olabilir miyiz? Bir kere size ısındı mı Ankara insanının sohbetine doyum olmaz.

Ankara'da karşısına geçip saatlerce izleyebileceğimiz manzaralarımız olmadığı doğru. En çok da bu nedenle, Ankara insanı birbirinin yüzüne bakarak sohbet eder, karşısındaki insanı tanımaya özen gösterir.

7. "Ankara'nın bir numarası yok, gri şehir, ama insanları sizi aksine inandırmaya çalışıyor." Yoo. Hiç öyle bir çabamız yok. Kapı açık, arkanı dön ve çık, istenmiyorsun artık.

Nasıl bir numara isterdiniz, göğümüzde ejderhalar mı uçsun? Sonradan kurulma bir şehir burası, temiz, düzenli. Ankara insanı da onu renklendirirken ortaya oldukça başarılı işler çıkarıyor.

8. "Ankara megaköy ya." Evet, canım, hala eşek sırtında işe gidiyoruz.

Nüfusunun büyük çoğunluğu köy ve kasabalardan aldığı göçlerden oluşan, dedeleri Anadolu'nun bağrındaki bir köyden göçmüş bir İstanbullu'dan böyle sözler duymak da biraz ŞEY...

9. "Vaay, AnGara bebesi misin la?" Yoo. AnKaralıyım, bebeysem de sana bebe değilim. Fazla Behzat Ç. izlemiş olabilir misin?

Ankaralılar günlük hayatlarında, şehir dışına çıktıklarında, omuzlarına yasladıkları bir teypten "Ankara'nın Bağları" çalarak yürümezler arkadaşlar, normal insanlardır. Ankara hakkında tüm bilginiz "Angara bebesi misin la?" olduğu için kendinizi sorgulayınız lütfen.

10. "Sen Ankara ayazına alışkınsın, üşümezsin." Çünkü kış bir tek Ankara'ya geliyor ve Ankaralıların derisi ejderha zırhı gibi.

Ankara'nın soğuğu kurudur, sıkıca giyinirseniz bir noktadan sonra hissetmezsiniz. Özellikle sert kış yaşanan deniz şehirlerindeki yapış yapış, insanın iliklerine işleyen soğuğa hiç çare yok.

11. Şair demiş ki, Ankara'nın demiş, en çok demiş, İstanbul'a dönüşünü seviyorum, demiş. Yahya Kemal'in en sevdiğin şiirlerinden söz edelim mi biraz da? A, bilmiyor musun? Biz de öyle düşünmüştük.

Lütfen yeni şairler keşfedip yeni klişeler bulalım, bu kabak tadı verdi artık. Biz de Ankara'yı nefes almadan kötüleyenlerin İstanbul'a dönüşünü çok seviyoruz, ne tesadüf.

12. "Ankara'nın Dikmen'i bi' daa gelirsem öp beni eki eki eki." Bebeyim sen hep böyle densiz misin?

He canım he, ayyy nen öyle, en komik sensin.

13. "Ankara'da manzara namına hiçbir şey yok." Bizim güzeller güzeli bir manzaramız var ki hem geçmişimizi hem de geleceğimizi aydınlatıyor.

Ankara'yı kötüleyecekseniz lütfen daha yaratıcı şeyler bulun. Tüm bunlardan biraz sıkıldık da.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
dapiesda

Ankara aşk aşk

thekum

4 yıldır Ankarada yaşıyorum. Hayatım Ankara. Evet, Ankara'lı değilim. Hayır, İstanbul'lu, İzmir'li değilim. Sen kaba değilsindir, arkadaşların kaba değildir, bebe değilsinizdir, trafikte yol verirsiniz, sıcak kanlı insanlarsınızdır vs. Eyvallah. Hepsini anlarım. Ben de önyargılarla dolu bir şehirden geliyorum. Bir gün içmeye gidelim beraber, dertleşelim. Fakat Ankara soğuk, insanı soğuk, insanı kaba, deniz yok, gri, kalabalık, karmaşık, sıkıcı, düzensiz, hayatı olmayan, neşesi olmayan zor, boktan bir şehir (genellemedir, şahsi alınmasın). Ankara'ya ilk geldiğimde bir arkadaşım "Ankara'da ya okuyacaksın ya da aşık olacaksın, başka türlü çekilmez" demişti. Ankara'yı seviyorsan öğrencisindir. Öğrenciyken her yer güzel. Ayrıca "Ankara'nın meşhur yemeği yok" diyorum. İlla ki hıyarın biri çıkıp "Simidi var ya aağbi" diyor. Yemek allahsız, yemek... Neyse, bugün Ankara evim. Evim olduğu için seviyorum sadece. Sevgiler.

ahmet-yildiz4

Aspava diye bir yemek daha doğrusu Aspvacılık diye bir tabir var .Bu yemeği denemelisin.Ankaranın en meşuru bu

ahmet-yildiz4

Bide Atatürk Orman Çiftliğini tavsiye ederim eğer gitmediysen

thekum

Aspava da kokoreç de harika. İkisini de çok severim. Benim kastettiğim şehrin ismiyle özdeşleşmiş bir yemeğinin olmaması. Mesela Adana'ya gidince kebap, Gaziantep'e gidince baklava yeneceğini herkes bilir sanırım. Burada o kadar isim yapmış bir yemek yok muhtemelen Ankara simiti dışında. Eğer varsa onları da öğrenmek için sabırsızlanıyorum. Yanıtınız için teşekkürler.

ahmet-yildiz4

Rica ederim .Bir Ankaralı olarak bunların dışında benim de bir bilgim yok.

fevzi-firat-tatar

Editörün dediği her şey doğru. Gerçekten katılıyorum ama İzmir'den gelince bir değişi oluyor insan o biraz sıkıntı. Gene de alışıyorsun

deryadrn

Şehirleri güzel yapan insanlardır! Ankara'nın insanını hiçbir yerinkine değişmem! Son zamanlarda biraz sığır dolsa da malum, yine de duyarlıdır Ankara! Boğulan bir insanın üzerine gazete atan ve istifini bozmadan deniz sefasından ödün vermeyen şehrin insanlarının asla yanaşamayacağı bir duyarlılık...

onuryavuztekin

ANKARA ANKARA DİYE diye doldurdunuz milleti her yer ev insan oldu.90 lardada izmire aynı reklamı yapmışlardı sonuç yığınla gelen kuru kalabalıklar.ankarada izmire istanbula dondu üsteki yazılardan eser kalmadı merak etmeyin!...

Başlıklar

AnkaraBehzat ÇİstanbulSahil Güvenlikkabakmemur
Görüş Bildir