7.2 Milyarlık Gizli Gelir, "Ulak" Sistemi, Şifreli Çantalar... Alihan Kuriş Yapılanmasının Gizli Sırları
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturma dosyasında, Alihan Kuriş liderliğindeki yapılanmaya dair son derece çarpıcı tespitler yer aldı. Türkiye genelinde 81 ilde ve dünya genelinde yaklaşık 50 ülkede faaliyet gösteren yapının, son derece katı bir gizlilik, mutlak itaat prensibi ve kayıt dışı devasa bir finansal ağ kurduğu belirlendi. Sabah'tan Halit Turan'ın haberine göre yıllık 7.2 milyarlık gelir elde edilirken şifreli çantalar ve 'ulak' sistemi ortaya çıktı.
Evrakları imha ettiler.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 'Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik yürütülen soruşturmada, İstanbul'un Ümraniye ilçesinde örgüt ve soruşturmayla bağlantılı bazı evrakların imha edildiği yönündeki ihbarın doğru olduğu tespit edildi.
İhbar üzerine adreste arama yapılması için karar verildi. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince söz konusu adrese düzenlenen operasyonda arama gerçekleştirildi. Yapılan incelemelerde, ihbarın doğru olduğu belirlenirken, imha edilmek amacıyla parçalandığı değerlendirilen çok sayıda evraka el konulduğu öğrenildi.
Alihan Kuriş liderliğindeki yapılanmaya dair çarpıcı detaylar ortaya çıktı. 7.2 milyar TL'lik gelir elde etmişler!
Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü'nün verilerine göre, bünyesindeki 2 bin 82 dernek aracılığıyla sadece 2025 yılında 7.2 milyar lira gelir elde eden yapının, bu geliri hiçbir şekilde resmi sisteme dahil etmediği raporlandı. Bankacılık işlemlerinde Ziraat Bankası, Halk Bankası ve Vakıf Bankası gibi kamu kurumlarını kullanmaktan özenle kaçınan organizasyonun, para transferlerini tamamen güvendikleri kişilerin şahsi banka hesapları üzerinden yürüttüğü saptandı.
Haberleşmek için 'ulak' kullanmışlar: 'Ulaklar' iki kez üst üste aynı şehire gidemez, aynı aracı kullanamaz.
Hazırlanan evraklarda, grubun üst yönetiminden mensuplarına 'Kendimizi kuma gömeceğiz' talimatı gittiği görüldü. İletişim güvenliğini en üst seviyede tutmak adına WhatsApp veya Facebook gibi yaygın sosyal medya platformlarının kullanımı tamamen yasaklandı. İletişimin özel şifreli e-postalar ve ByLock benzeri yazılımlar üzerinden sağlandığı tespit edildi.
Bölgeler ve iller arasındaki emir trafiğinin ise 'Ulak' adı verilen özel görevlilerce yürütüldüğü anlaşıldı. Bu ulakların deşifre olmamak amacıyla iki kez üst üste aynı şehre gitmedikleri ve kesinlikle aynı aracı kullanmadıkları belirlendi.
'İNKAR DA BİR CİHATTIR' EMRİ
Sabah'tan Halit Turan'ın haberine göre yapılan incelemelerde, bünyelerindeki yurtlarda resmi ve gayri resmi olmak üzere iki farklı kayıt tutulduğu ortaya çıkarıldı. Kayıt dışı gelirlerin takibi için özel olarak görevlendirilen sorumluların, 3 aşamalı onay kodlarıyla girilebilen zimmetli bilgisayarlar kullandığı aktarıldı.
Denetimlerden kaçınmak için yurtlarda kamera kaydı tutulmaması yönünde kesin talimat verildiği, olası bir kolluk denetiminde ise kameraların 'bozuk' olduğunun söylenmesi istendi. Soruşturma dosyasına giren kayıtlarda, üyelerle yapılan görüşmelerde 'İnkarın da bir cihat olduğunun unutulmaması' telkininde bulunulduğu belirtildi.
Alihan Kuriş'in 'Mehdi' olarak görüldüğü belirlendi.
Soruşturma dosyasında, Alihan Kuriş'in tabanda 'Mehdi' olarak görüldüğü ve kararlarını dini referanslarla aldığı yönünde bir inanç oluşturulduğu vurgulandı. Asıl doğum tarihi 28 Temmuz 1982 olmasına rağmen tabana hicri 1400 yılına denk gelen 21 Kasım 1979 tarihinin lanse edildiği belirlendi.
Kuriş'in resmi kayıtlarda 'Erhan Faruk' olan adını 1989 yılında önce 'Ali Erhan'a, 2006 yılında ise 'Alihan'a değiştirdiği saptandı. Örgüt tabanının, Alihan Kuriş'in kararlarını Peygamber Efendimiz ile görüşerek aldığına inandırıldığı ve bu sayede mutlak itaatin sağlandığı kaydedildi.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın