Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

55 Yıl Önce 'Bir Hayalim Var' Diyen 4 Cesur Gencin Tarihin Akışını Değiştiren Duygu Dolu Hikayesi

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

Bir Hayalim Var! (Konuşmasından alıntılanan bir bölüm)

Bir hayalim var! Gün gelecek, eski kölelerin evlatlarıyla eski köle sahiplerinin evlatları, Georgia’nın kızıl tepelerinde kardeşlik sofrasına birlikte oturacaklar.

Bir hayalim var! Gün gelecek, Mississippi eyaleti bile, adaletsizliğin ve baskıların sıcağıyla bunalıp çölleşmiş olan o eyalet bile, bir özgürlük ve adalet vahasına dönüşecek.

Bir hayalim var! Gün gelecek, dört küçük çocuğum, derilerinin rengine göre değil, karakterlerine göre nitelendirildikleri bir ülkede yaşayacaklar.

Özgürlüğün yankılanmasını sağladığımızda, her kasabadan ve köyden, her eyaletten ve kentten özgürlüğün yankısını duyduğumuzda, o gün yakın demektir ve o gün tanrının bütün kulları, siyahlar ve beyazlar, Yahudiler, Hıristiyanlar, Müslümanlar,  Budistler herkes el ele tutuşup eski bir zenci ilahîsini söyleyecekler:

Sonunda özgürüz! Sonunda özgürüz!

Şükürler olsun Tanrım!

Sonunda hepimiz özgürüz!

Martin Luther King

Aşağıdaki galeri, Cemal Tunçdemir'in (www.amerikabulteni.com) sitesindeki Martin Luther King mi Malcolm X mi haklı çıktı? | Amerika Bülteni yazısından derlenmiştir.

1. 1 Şubat 1960 Güney'de Hava Özgürlük Kokuyor

1 Şubat 1960, Pazartesi günü, North Carolina’nın Greensboro şehrinde, o dönemin ‘’7 Eleven’’ı gibi olan ünlü kafe-market zinciri Woolworth şubesi, birazdan güney’de bir şeyleri kökten değiştirecek bir olayın tarihi anıtı olacağından habersiz, normal bir iş günü yoğunluğu içindeydi. North Carolina A&T Üniversitesi’nden 4 siyah öğrenci, mekana girdiler.

2. Bir Kural Tarihe Karışmak Üzere

Etraflarına biraz bakınan öğrenciler, bar şeklindeki tezgah bölümüne otururken, önce kafedeki diğer müşterilerin sonrasında ise tarihin dikkatini çekeceklerdi. Çünkü bu Woolworth, güneydeki birçok işletme gibi, ‘’sadece beyazlara’’ servis yapan bir kafe zinciriydi ve ilk defa dört siyah bu kuralı çiğniyordu.

3. McCain Yıllar Sonra O Günü Şöyle Anlatıyor

Beyaz ve yaşlıca bir kadın olan garson hemen 4 gence yaklaştı. O dört öğrenciden Franklin McCain, yıllar sonra o anı şöyle anlatıyor; 

‘’Benim arkama düşen taraftan bize doğru yaklaşırken, elinde dikiş iğnesi ya da makas gibi kesici alet olduğunu ve arkadan batıracağını düşündüm. Çünkü, deri rengimiz sebebiyle, oturmamamız gereken bir yerde oturuyorduk.’’

4. Siyahlara Diş Macunu Bile Satılmıyordu

Siyahlara diş macunu veya ampul bile satmayan bu market-café zinciri, pizza mı servis ederdi? Garson kadın, McCain’e dikiş iğnesi batırmak yerine eliyle sıcak şekilde omuzuna dokundu ve ağzından, ‘Çocuklar, sizinle gurur duyuyorum. Keşke 10 yıl önce yapsaydınız bunu’’ sözleri döküldü.

‘’Bu sözler hayatımın en ilham verici sözleriydi. Hiç beklemediğim bir anda hiç beklemediğim birinden geldi’’ diye anlatıyor McCain.

5. Gençlere Servis Yapılmadı

Kadının bu sıcak yaklaşımına rağmen kafe zincirinin sıkı politikası gereği, Franklin McCain,Joseph McNeil, Ezell Blair ve David Richmond’a yani o 4 siyah gence, o gün kahve servisi yapılmadı. Ancak gençler, beyazlara ait o koltuklardan kalkmadılar. Kelimenin gerçek anlamıyla kalkmadılar. Haklıysanız, yakıp yıkmadan, kırıp dökmeden, şiddet yaratmadan sadece oturmanın bile bir özgürlük devrimi yaratabileceğini bir kez daha dünyaya gösterdiler.

O gün dükkan kapanana kadar orada sadece oturdular. Kendilerine servis yapılmadı ama oturdular. Dükkan kapanınca üniversite kampüsüne geri döndüler

6. 4 Şubat Günü Daha Kalabalıktılar

Bu büyük bir kazanımdı. Kahve içmemenin pizza yememiş olmanın önemi yoktu. Beyazlara ait 4 koltuğa birgün boyunca oturabilmişlerdi. Siyah olmayan anlayamaz bu ayrıcalığı. Ertesi sabah kafe-bakkal açılırken kapıda 4 kız tam 25 öğrenciydiler. 

Yine oturdular. Üç gün sonra 4 Şubat günü kampüsün beyaz öğrencileriyle beraber tam 300 öğrenci Woolworth kafe-bakkalın kapısındaydı. Grup birkaç hafta boyunca her gün gelip oturdu. Kahve içemiyor bir şey yiyemiyorlardı. İncil de dahil kitaplardan yüksek sesle pasajlar okuyarak günü geçiriyorlardı.

7. Pasif Direniş Yayılıyor

Derken, bu masum eylem ırkçı ayrımcılığın bütün şiddetiyle egemen olduğu güney eyaletlerinin tamamına yayıldı. Önce Winston-SalemDurham, Raleigh, ve Charlotte. Derken,Nashville, hatta Richmond, Virginia. Hatta, Kentucky Louisville… Nerede siyahların oturması yasak bir restoran ya da kafe sandalyesi varsa oturdular. Kırmadan, dökmeden, yakmadan, taş atmadan, molotof atmadan sadece oturdular.

8. New York Times'ın Talihsiz Başlığı

New York Times gazetesi tarihinin en talihsiz başlıklarından birini 14 Şubat 1960 günü attı: ‘Negro oturma eylemleri, Güney’de huzursuzluk ve korkuya sebep oluyor’’.

9. Irkçı Gruplar Gösterilerle Cevap Veriyor

Şüphesiz, ırkçı beyaz gruplar da boş durmadı. Karşı gösteriler yaparak, ‘’Güney’in huzur ve asayişini bozan bu siyahilere karşı’’ durdular.

10. Tutuklamalar Başlıyor

Polis değişik şehirlerde kafelere girip oturan yüzlerce siyah ya da beyaz aktivisti tutukladı.

Güney eyaletlerinde üst düzey yöneticiler de dahil çok sayıda üst düzey isim, ‘’zencilerin durup dururken huzursuzluk çıkarmalarını’’ kınayan ortak bildiriler yayınladılar.

11. Başkan Eisenhower'ın Tarihe Geçen Çıkışı

Ancak dönemin ABD Başkanı Eisenhower, siyasi kariyerinin en onurlu çıkışlarından birini yaptı. 16 Mart 1960 günü, ‘’Doğrusu Anayasa’da teminat altına alınan eşitlik hakkı için mücadele eden herkese sempati duyarım’’ diyerek, ‘’Greensboro Dörtlüsü’’ diye anılan siyahi gençlerin başlattığı mücadeleye en üst düzey desteği verdi.

12. Temmuz 1960'da Woolworth Greensboro Şubesinde Ayrımcılık Bitiyor

Eşitlik eyleminin başladığı Woolworth Greensboro şubesi 6 ay sonra Temmuz 1960’ta ayrımcılık uygulamasını kaldırdı. Kafenin 4 siyah hizmetlisi, kafede yemek yiyip kahve içebilen ilk siyahlar oldular. 

Greensboro Dörtlüsü'nden Joseph McNeil, 1960 yılı Eylül ayında okula dönmek için şehre geri geldiğinde ilk işi eylemi başlattıkları kafeye giderek oturmak oldu. Artık siyahlara da servis yapılan kafede büyük bir heyecan ve keyifle pizza ve kahve ısmarladı. ‘’Bir daha da gitmedim’’ diyor; ‘’Pizzaları berbattı!’’.

13. O Sandalyeler Bugün Nerede?

Günümüzde dört yürekli gencin tarihe damga vurduğu o tezgah-bar ve dört sandalyesi, Washington DC’de ülkenin en prestijli müzesi olan Smithsonian Müzesinde bir özgürlük abidesi olarak sergileniyor.

14. Artık Ölümsüzler

Sonradan Müslüman olarak adını 'Cibril Hazan' yapan Ezell Blair, kimyager olan Franklin McCain, Amerikan ordusunda general rütbesine kadar yükselen Joseph McNeil ve artık aramızda olmayan dördüncü yoldaşları David Richmond; bugün üniversitenin önünde, özgürlük ve eşitlik kavramlarının insanlara hediye olarak sunulmadığını, uğruna nice fedakarlıklar gerektiğini ve bedeller ödendiğini hatırlatırcasına dimdik ayaktalar...

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
kaya-keleri

Mississippi Burning (Mississippi yanıyor) filmi de görülmeye değer.

metojen

’Herkes oturabilir. Yaşlı kadınlar bile oturabilir. Korkaklar da oturabilir. Ayağa kalkmak erkek adamın işidir’’ -Malcolm X Malcolm'u MLK'den ayıran yönü militan bir tavır takınmasıydı. Ezilen ulus şovenizmi. Malcolm X'in tavrını bugün Kürt Hareketinde görebilirsiniz.

tutcuali

saçma sapan paylaşımlar yerine bu şekilde paylaşımların artmasını diliyoruz. tebrikler editör.

codebender

barış manço'nun hemşerim şarkısı geldi aklıma okurken. içerik de gerçekten kaliteli, bilgilendirici.

kenanhucetzade

Tüylerim diken diken oldu

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriPolis
Görüş Bildir