Vintage denince insanlar hemen derin bir melankoliye kapılıyor, ama biz size öyle vintage eserler hazırladık ki bakalım bu gece uyku uyuyabilecek misiniz?
14-28 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da ilk kez gerçekleşecek olan festival, yakın coğrafyalarda üretim yapan ancak birbirinin işlerini izleme, tecrübe etme ve aynı sahneyi paylaşarak diyalog geliştirme şansı bulamayan sanatçıları bir araya getiriyor. Festival özellikle hegemonya, şiddet ve toplumsal cinsiyet konuları üzerine düşünen, bireysel olanla siyasi olanın çatışmasını araştıran özgün çalışmalardan oluşan bir seçki sunuyor.
Çocukluk anılarımız, genellikle kısa ve önemsiz gibi görünen deneyimlerimizden oluşur. Dışarıda oynamak, yağmurda ıslanmak, çamura bulanmak, bir köpeği beslemek gibi anılardır bunlar. Yaz boyunca iki küçük çocuğunun fotoğraflarını çeken profesyonel fotoğrafçı Adrian Murray, bu iki küçük adama unutulması mümkün olmayan bir yaz yaşatmışa benziyor. İşte ufaklıkların yaz deneyimlerinden 18 yürek ısıtan fotoğraf:
Londra'da başlayıp New York , Berlin , Dubai , Sao Paulo'ya kadar Dünya'nın farklı şehirlerinde gerçekleşiyor. Konserler evlerin oturma odalarında oluyor , izleyiciler de konserler sırasında telefon kullanmayıp , yemek yemeyip , gezinmeyip oturarak konseri dinliyorlar.Konser yerlerini öğrenmek için çekilişe katılıyorsunuz 2000 den fazla insan katılıyor ama 50 ve ya 60 kişi gelebiliyor. Çekilişi kazananlara konserin tarihini atıyorlar, Kimse konserin hangi evde , hangi müzisyen ya da grupların çalacağını öğrenemiyor son gece mail atılıyor , ve sonunda güzel bir etkinlik ortaya çıkıyor...
Reggae, Jamaika'ya özgü bir müzik türüdür. Jamaika usulü rock olarak da bilinen bu türün kökenleri calypso, ska/rocksteady, rock'n roll ve hatta rythm ve blues'a dayanır.Reggae'nin genel olarak ska, dub ve ragga gibi Jamaika'ya özgü tüm müzik türlerini tanımlamak için kullanıldığı sanılsa da, bu yanlış bir algıdır. Reggae, ska ve rocksteady ile akraba fakat başlı başına apayrı bir türdür. 1960'larda Jamaika'da ska ve rocksteady müziklerinden esinlenilerek doğmuştur. Özellikle roots reggae türü rastafarianizm ile iç içedir ve bir felsefeye dayanır. İnanç, aşk, barış, yoksulluk, eşitsizlik gibi temaları barındırır ve karşıt bir duruş sergiler. 1970'lerden itibaren dünyada popülarite kazananan Reggae, efsanevi sanatçı Bob Marley sayesinde dünya çapında üne kavuşmuştur. İşte bu müzik türünün en iyi örnekleri;
Sevindiğimizde, üzüldüğümüzde, hayal kırıklığına uğradığımızda, aşık olduğumuzda hep müziklerin gölgesine sığınırız. Ama bir çoğumuz son zamanlarda yabancı şarkıları tercih ediyor. Bu galeride sizi yansıtabilecek 20 tane Türkçe şarkı önerimiz var!
Açıkçası konunun ilk bölümünü paylaştıktan sonra devamı istense de üşengeçliğimden dolayı bi' liste daha çıkarmak içimden pek gelmemişti. Ama şuan vaktim ve o ruh halinde olduğuma göre size yeniden bu başlık altında güzel şarkılar sunacağım. :)
Dünyanın ilk sualtı kulüpleri arasında bulunan Türk Balıkadamlar Kulübü tarafından bu yıl 15. kez düzenlenen Uluslararası Marmara Sualtı Görüntüleme Festivali'nde birbirinden güzel fotoğraflar sergilendi. İşte o fotoğraflar ve fotoğraflardaki hayvanlarla ilgili bilgiler.
Bhagavad Gita, dünyanın en uzun destanı olarak bilinen Mahabbarata'nın on sekiz bölümünden birisi ve destanın kalbidir. Mahabbarata destanı bize kardeş çocukları arasındaki iktidar ve adalet mücadelesini anlatırken Bhagavad Gita çok daha büyük bir mücadeleyi, insanın korkularına, arzularına ve içindeki karanlığa karşı olan savaşı hoca ve öğrencisinin ağzından anlatır. Bhagavad Gita'da kendinizi, güçlü ve zayıf yönlerinizi görecek, kendi varlığını fethetmenin eşiğinde olan İç Savaşçı'yı hatırlayacaksınız.
Blues severler için bu tarz bambaşka bir yere sahiptir. Hep anlatmak isterken zorlanır bu insanlar Blues'u. Ekşi sözlükte bir kullanıcının bu müzikle ilgili yaptığı yorumdan yola çıkarak sizlere güzel bir blues ziyafeti hazırladık. Aynan Şöyle diyor; 'Cazibesinin kaynağı galiba 'hiçbir zaman aynı şekilde çalınamaması'ndan olan tür. Ne kadar kült olursa olsun, hiçbir blues şarkısı tam da aynı şekilde iki kere çalınamıyor. Sololar uzuyor, kısalıyor, değişiyor, doğaçlamalar falan... 'Aynı şarkıyı iki kere dinleyemezsiniz'in somut karşılığı. Solodaki ufacık bir değişiklik, o şarkıyı başka bir şarkı yapmaya yetiyor. Acayip bir zenginlik veriyor bu. Aynı şarkının onlarca kaydını dinleyip, her seferinde başka bir şey dinlemek gibi. Veya bir şarkıyı dinlemeye başlarken 'aslında nasıl bir şey dinleyeceğini' bilememek gibi. Sınırlı bile olsa bir sürpriz taşıyor hep blues. Tabi ki buraya eklemeyi unuttuğumuz ya da sığdıramadığımız isimler olacaktır. Sizlerde yorumlarınıza sevdiğiniz blues şarkılarını yazarak bizlerle paylaşabilirsiniz.
Dünyanın en masum canlıları çocuklar, dünyanın en berbat şeyi ise savaş. Peki, savaşta kalan o miniklerin ne suçu var? Sadece çocukları düşünsek bile hep bir ağızdan 'SAVAŞA HAYIR' nidasını dünyaya duyurmalıyız...
Ya aşkım 80’den fazla sanatçı var, 1500 eser sergilenecek, ben rotamızı şimdiden çıkardım… Harika olacak ya, inanılmaz… Dediğinde beni neyin beklediği konusunda pek bir bilgim yoktu. Bu ne aşkım dedim, 1500 eseri nereye sığdırmışlar? Öff’ledi bana, suratıma sanat sanat kokan nefesi vurdu, cahilliğim bienalin 1501’inci eseri olarak gözünün önüne geldi. Dalga geçiyorsun değil mi? dedi, 14’üncü İstanbul bienalinden bahsettiğimin farkındasın umarım diyerek aslında bilmiyor olsam bile bilmem gerekenleri ipucu olarak verdi. Canım dedim, bi tanem tabii ki biliyorum ve seninle biyanelin keyfini çıkarmak için sabırsızlanıyorum… Erkeklerin sanırım en büyük hatası bu, bilmedikleri bir şeyin bilmediklerinin anlaşılmasından deli gibi korkuyorlar. Oysa “ne bienali be?” demiş olsaydım çok daha az hasarla kurtulabilirdim.Öff biyanel değil, bienal dedi gülyüzlüm. Koy a.ına, nasıl olsa ikisinden de haberim yok… Diyemedim.
Yazarların, farklı kaynaklarda yer alan yazma eylemi üzerine söylediklerini derledik. Arada kendi yazma eylemleriyle ilgili kırıntılar da var. Keyifle okumak ve yararlanmak için…
Savaşın nasıl bir şey olduğunu sadece resimlerden, fotoğraflardan, anlatılanlardan anlamak zor. Ancak İkinci Dünya Savaşını iliklerine kadar yaşamış olan 652 nüfuslu Fransız kasabası Oradour-sur-Glane bunu size varlığıyla hissettiriyor. 9 Temmuz 1944 tarihinde Naziler tarafından işgal edilip, yerle bir edilen kasaba bugüne kadar hiç dokunulmadan bir açık hava müzesi olarak korunmuş. Bu kasabada bir gününüzü geçirerek savaşın kokusunu alabilir, savaşın ne kadar berbat bir şey olduğuna şahitlik edebilirsiniz.
DİKKAT: İçerik iç bayan, korkutucu, ürkünç ve rahatsız edici görüntüler barındırmaktadır. Body suspension, yani geçici piercing ekipmanları yardımıyla çeşitli pozisyonlarda kendinizi asma aktivitesi. Kökleri bir kızılderili kabilesi olan Mandan’lara dayanıyor. Arınma, dini ritüel, kendini bulma, vb. anlamları yok. Bir sıradan ve normal insanlara tamamen delilik gibi gelen bu uygulamanın dünya üzerinde müptelaları çok. İşte size body suspension lie ilgili kısa bilgiler, ne işinize yarayacaksa?!
HISHE(How It Should Have Ended) popüler filmlerin aslında nasıl bitmesi gerektiğine dair parodi animasyonlar yayınlayan enfes bir kanal. Geçtiğimiz günlerde de 11. yılını kutlayan kanal ortaya çok güzel bir iş daha çıkararak Batman, Superman ve daha nice karakterin içinde bulunduğu bir parodi video yayınlamıştı. Burada da ortaya çok güzel işler çıkartan kanalın Türkçeye çevrilmiş enfes animasyonlarından 10 tanesini izleyeceğiz.