Görüş Bildir

etiket Türk Halkı Olarak Çağdaş Dünyada Dört Elle Sarılmamız Gereken İki Şey: Atatürk ve Laiklik

Anasayfa > Iq

Akli düşünce ile dini düşüncenin ayrılması, devletin, ülkedeki mevcut dinlere karşı tarafsızlığı, tüm vatandaşların dini inançlarına saygı göstermesi ve beraberinde toplumsal barışın tesis edilmesi... Olması gereken şey öyle değil mi?

Kaynak: Atatürk Ansiklopedisi

Eski çağlarda laiklik rahipler sınıfına mensup olmayanlar anlamında kullanılır. Tam olarak kelime anlamı da "ruhani olmayan"dır.

Eski çağlarda laiklik rahipler sınıfına mensup olmayanlar anlamında kullanılır. Tam olarak kelime anlamı da "ruhani olmayan"dır.

Hristiyan aleminde ise eskiden kilise adamlarına clerici, bunların dışında kalan inananlar topluluğuna ise laici denir. Günümüzde ise din ve devlet arasındaki ikiliğe dair kullanılır.

Türkler, İslamiyet'e geçtikten sonra dinin özellikle toplumsal etkisi artar ve bu durum halifeliğin Osmanlılara geçmesi ile iyice pekişir.

Türkler, İslamiyet'e geçtikten sonra dinin özellikle toplumsal etkisi artar ve bu durum halifeliğin Osmanlılara geçmesi ile iyice pekişir.

Ancak 18. yy'a gelindiğinde fark edilen geride kalma durumu, beraberinde Batı'dan yeni hukuk yeni mahkeme almaya kadar gider ve özellikle 19. yy.'da Osmanlı'da yeni bir hareket doğar.

II. Meşrutiyet ise Türk modernleşme tarihi için bir milat sayılır ve ilk defa laiklikten söz edilmeye başlanır. Ancak dönemin aydınları...

II. Meşrutiyet ise Türk modernleşme tarihi için bir milat sayılır ve ilk defa laiklikten söz edilmeye başlanır. Ancak dönemin aydınları...

Dinin yasaları ile medeni yasaları bir potada eritmeye çalışarak bir sentez oluşturmaya kalkmışlar ve başarısız olmuşlardır. Yine de bu dönem bir 'geçiş' aşaması olarak anlaşılabilir.

1919'da başlatabileceğimiz Atatürk Türkiye'si ise laikliği 'ilmek ilmek' işler ve yola Amasya ve Erzurum'da başlar. Hakimiyetin...

1919'da başlatabileceğimiz Atatürk Türkiye'si ise laikliği 'ilmek ilmek' işler ve yola Amasya ve Erzurum'da başlar. Hakimiyetin...

Kayıtsız şartsız millette olduğu vurgusu bunun bir göstergesidir. Büyük zafer sonrasında 1922'de saltanat, 1924'te ise halifelik kaldırılır. 1925'te dini okullar kapatılır, 1926'da medeni kanun gelir.

1928'de ise Türk anayasasında artık "devletin dini" yoktur. 1930 ve 1934'te kadın hakları ile yasal düzenlemeler yapılır.

1928'de ise Türk anayasasında artık "devletin dini" yoktur. 1930 ve 1934'te kadın hakları ile yasal düzenlemeler yapılır.

Ve 5 Şubat 1937'de anayasanın birinci ve 'değiştirilemez' maddesine Türk devletinin laik olduğuna dair cümle eklenir. Yani dinin toplumdaki yeri artık iman ve ibadetten ibarettir.

Dini Tanrı ile kul arasındaki bağlılık olarak niteleyen Atatürk'e göre laiklik aslında beraberinde düşünce, bilim, sanat ve gündelik...

Dini Tanrı ile kul arasındaki bağlılık olarak niteleyen Atatürk'e göre laiklik aslında beraberinde düşünce, bilim, sanat ve gündelik...

Yaşamda özgürlüğü tesis eder. Bunun yanında 'Gericilere asla fırsat vermeyeceğiz.' diyen Atatürk, halkın böylesine özgürleşmesini kendine bir ülkü olarak beller.

Nitekim CHP'nin 14 Mayıs 1931'deki programında laiklik tarifi şöyledir: "Fırka, devlet idaresinde bütün kanunların, nizamların ve usullerin ilim ve fenlerin muasır medeniyete temin ettiği esas ve..."

Nitekim CHP'nin 14 Mayıs 1931'deki programında laiklik tarifi şöyledir: "Fırka, devlet idaresinde bütün kanunların, nizamların ve usullerin ilim ve fenlerin muasır medeniyete temin ettiği esas ve..."

'Şekillere ve dünya ihtiyaçlarına göre yapılmasını ve tatbik edilmesini prensip kabul eder.' Din telakkisi vicdani olduğundan Fırka, din fikirlerini devlet ve dünya işlerinden ve siyasetten ayrı tutmayı milletimizin muasır terakkide başlıca muvaffakiyet amili görür.”

Demek ki Atatürk laikliği, dinsizlik olmadığı gibi din bezirganlarının da her an ensesindedir. Atatürk Türkiye'sinde yaygın dinler devlet...

Demek ki Atatürk laikliği, dinsizlik olmadığı gibi din bezirganlarının da her an ensesindedir. Atatürk Türkiye'sinde yaygın dinler devlet...

Tarafından tanınır ancak bunların 'örgünleşmesine' izin verilmez. Bunun yanında Türk halkı Batı'nın aksine 'mücadele etmeden' laikliği 'kucağında' bulduğundan, ne yazık ki bu ilkenin değeri hala tartışılır.

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
294
182
57
29
10
5
1
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Uygar Aytun

Laiklik öylesine bir değer ki, laikliğin olmadığı topraklarda yaşayanlar hep laik ülkelere gitmek isterler. Bizimse gidecek yerimiz yoktur, laikliğe sahip ç... Devamını Gör

yobaz-hoplatan

bu serait diye yirtinan arap dolleri sanki seriat geldiginde ulke oyle bir kalkinacak ki Almanya'yi bile ekonomik olarak gececek. Nerde arapcilik, seriat va... Devamını Gör

nitz

şeriatı destekleyen bir akrabam var ve sırf böyle olduğu için hayatımızdan sildik ailecek. Atatürk'ün bütün ilkeleri kıymetlidir ancak özellikle son zamanlar... Devamını Gör