Görüş Bildir

Ebussuud Efendi'nin Yunus Emre Öğretisini İzleyenler Hakkında İdam Kararı Çıkarttığını Biliyor muydunuz?

Haberler
> Ebussuud Efendi'nin Yunus Emre Öğretisini İzleyenler Hakkında İdam Kararı Çıkarttığını Biliyor muydunuz?

Anadolu'da neredeyse bin yıldır süren bir tartışma...

Kaynak: Remzi Demir

UNESCO, 2021 yılını Yunus Emre yılı olarak belirledi. Genelde Yunus'u şair olarak görme eğilimimiz vardır ve bu aslında bize öğretilen bir şeydir. Akademisyen Remzi Demir ise Yunus'u...

UNESCO, 2021 yılını Yunus Emre yılı olarak belirledi. Genelde Yunus'u şair olarak görme eğilimimiz vardır ve bu aslında bize öğretilen bir şeydir. Akademisyen Remzi Demir ise Yunus'u...

Sadece bir şair değil, bir filozof ve onun felsefesini de Türk felsefesi olarak niteler. Yunus Emre bir Batıni'dir. Batıniyye, görünen ardındaki gerçek anlama ulaşabileceğini düşünen gnostik bir düşüncedir. Ancak İslam inancı Batıniliği pek onaylamaz.

Çünkü onu şöyle betimlerler: Dinin zorunluluklarını Müslümanlardan farklı yorumlayarak onların din anlayışlarını benimsemeyen ve inkara giden.

Çünkü onu şöyle betimlerler: Dinin zorunluluklarını Müslümanlardan farklı yorumlayarak onların din anlayışlarını benimsemeyen ve inkara giden.

Ayrıca ayet ve hadisleri sufi temayüllere göre tefsir eden mutasavvıflara aynı sıfat verilir. Ve işte Yunus Emre de bu iki açıdan Batıni sayılır. Ayrıca Yunus Emre bir alim değil ariftir. Bu konuda da gerek İslam anlayışı gerekse Ebussuud ile ters düşer.

Batıniliğin kaynağını Yahudi filozof Philon'un Tevrat'ı yorumunda görülmesi bu çatışmanın başka bir nedenidir tabii. Peki ilim ile irfan, alim ve arif arasında ne fark vardır?

Batıniliğin kaynağını Yahudi filozof Philon'un Tevrat'ı yorumunda görülmesi bu çatışmanın başka bir nedenidir tabii. Peki ilim ile irfan, alim ve arif arasında ne fark vardır?

Osmanlı'nın muktedir cemaati Alimler topluluğudur. Alimler medreselerde Kuran'ı temel alarak vahiy ve akıl yöntemiyle devlet yönetimi için gerekli olan 'ilm'i üretir ve uygularlar. Müderris, müftü, kadı, kazasker, şeyhülislam alimlerdendir.

Arifler topluluğu ise tasavvuf ve varlığın birliği ile Kuran'da mevcut olmayan bir öğretiye sahiptir ve dolayısıyla "muhalif" bir harekettir. Üyeleri şeyh ve müridlerdir. Yerleşik İslam algısından bağımsız...

Arifler topluluğu ise tasavvuf ve varlığın birliği ile Kuran'da mevcut olmayan bir öğretiye sahiptir ve dolayısıyla "muhalif" bir harekettir. Üyeleri şeyh ve müridlerdir. Yerleşik İslam algısından bağımsız...

Özgür bir dini yaşam süren arifin amacı vecd halinde Tanrı'nın bilgisine ulaşmaktır. İslam fıkhını önemsemeyen arifin iki temel kaynağı vardır: vahiy ve hads. Hads bir tür sezgidir ve arifi doğrudan Tanrı'ya ulaştırır. Eğitim kurumları tekkelerdir.

Bu tanımlamalar bağlamında Ebussuud Efendi bir alimdir. Ve biliyoruz ki Yunus'tan 3 yüzyıl sonra yaşar, Kanuni'ye ve Sarı Selim'e toplam 29 sene şeyhülislamlık yapar.

Bu tanımlamalar bağlamında Ebussuud Efendi bir alimdir. Ve biliyoruz ki Yunus'tan 3 yüzyıl sonra yaşar, Kanuni'ye ve Sarı Selim'e toplam 29 sene şeyhülislamlık yapar.

Onun, Yunus'u küfür ile suçlaması ise aslında sıklıkla duyduğumuz Yunus'un 'Bana seni gerek seni' şiiri ile olur. Yunus şöyle der bir beyitte: 'Cennet cennet dedikleri, bir ev ile birkaç huri / İsteyene vergil onu, bana seni gerek seni.'

Şiirin tamamı:

Şiirin tamamı:

A. Gölpınarlı'nın aktardığına göre "tasavvufu katli vacip" ilan eden mevzubahis fetva şöyledir: "Bu cennet ile ilgili beyti söyleyip garip vaziyetler ile birleştirirlerken Tanrı'nın birliğini bozup..."

A. Gölpınarlı'nın aktardığına göre "tasavvufu katli vacip" ilan eden mevzubahis fetva şöyledir: "Bu cennet ile ilgili beyti söyleyip garip vaziyetler ile birleştirirlerken Tanrı'nın birliğini bozup..."

'(Tanrı'ya) gah gönlüm gah sevgilim diyenler' ve buna razı olan Zeyd (erkek), yani onların şeyhleri hakkında küfürle hükmedilir; bu beyitlerde de Cennet hakkındaki söz açıkça küfürdür; bunların katilleri mubahtır.'

Yine Abdülbaki Gölpınarlı'nın aktardığı bir rivayete göre, bir gün bir arif, Ebuussud'u ziyaret eder ve ona sorar: "Kainat'taki alimlerin bilgisi Ezeli Bilgi'ye göre ne derecedir, ne kadardır?"

Yine Abdülbaki Gölpınarlı'nın aktardığı bir rivayete göre, bir gün bir arif, Ebuussud'u ziyaret eder ve ona sorar: "Kainat'taki alimlerin bilgisi Ezeli Bilgi'ye göre ne derecedir, ne kadardır?"

Günümüzde ise dostlar ilim ve irfan pek ayırt edilmiyor birbirinden... Siz ne dersiniz peki; ilim mi daha mühim irfan mı?

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
25
14
10
7
5
3
2
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?