Tam 81 Yıl Geriye Gidiyoruz! Picasso'nun Politika ve Savaştan Doğan Sanat Eseri: Guernica

-

Guernica, her şeyden önce sadece bir resim değil, bir katliamın ismidir. Neden mi? Çünkü onda ne doğanın yeşilini, mavisini; ne de gündelik yaşamdaki sıradanlığı bulmak mümkün. Durmadan, bıkmak usanmak bilmeden savaşan insanlığın karanlığına boyanmış siyah-beyaz yansımadır adeta. Aslında sadece tarihteki bir iç savaşın acımasızlığını anlatmaktan öte, geçmişteki tüm savaşların ve gelecekte çıkacak olanların insanlığı mahkum ettiği acıları anlatır bize. Bir nevi hem geçmiş hem de gelecektir. O zaman şimdi tam 81 yıl geriye, Guernica'ya gidelim...

1937'de İspanya, faşist diktatör Franco yönetiminde bir iç savaşın içinde bulunuyordu.

Franco’nun arkasında, bugün isimlerine hiç de yabancı olmadığımız iki faşist diktatörün desteği vardı; Alman Adolf Hitler ve İtalyan Benito Mussolini.

Franco’nun korku saçan yönetiminden kaçan insanlar Guernica’ya sığınmak istiyordu ve bu durum giderek bölge nüfusunun artmasına sebep oldu.

Adının duyulmasına sebep olan hava saldırısının öncesinde ve sonrasında Basklar için her zaman önemli bir şehir olan Guernica, o zamanlar bu kaos ortamından oldukça uzaktı. Yöresel Biskay Meclisi, bu kasabada bulunan Gernika Arbola olarak anılan meşe ağacının altında toplanırdı.

Guernica, stratejik önem taşıyan bir noktaydı.

General Franco yönetiminde olan Milliyetçi güçler, Cumhuriyetçi Hükûmet kontrolündeki bölgelere girmeye başladı. Guernica bu bölgelerden sadece biriydi. Saldırının gerçekleştiği gün olan pazartesi günü, şehirde pazarın kurulduğu gündü ve çevre şehirlerden birçok insan bu pazara gelirdi. Hiçbir askeri birlik ve üssün bulunmadığı bu kent, sivil halkın direnişini kırmak için bombalandı. O dönemde Bask Hükûmeti'nce yapılan açıklamaya göre ölü sayısı en az 1.654, yaralı sayısı ise 889'du.

Picasso o zaman Paris’te yaşıyordu ve olayı gazetelerden öğrendikten altı gün sonra Guernica için eskizler yapmaya başladı.

Paris’te sürgünde bulunan İspanyol Cumhuriyetçi Hükûmeti, Paris Dünya Fuarı'nda sergilenmek üzere Picasso'ya bir tablo sipariş etmişti. Fakat bu saldırı olana kadar Picasso gerekli olan ilhamı bulamamıştı. Bu saldırı sonrası Picasso 15 gün içinde Guernica'yı yeniden yarattı.

Picasso'nun Guernica için yaptığı eskizlerden birkaçı:

Ve Picasso bu katliam için şöyle diyordu:

İspanya’nın mücadelesi, insanlara, özgürlüğe yapılan saldırıya karşıdır. Ressam olarak hayatım boyunca sürekli sanatın ölümüne karşı durmaya çalıştım. Benim gericilikle ve ölümle anlaşma içinde olduğumu kim bir an için bile olsa düşünebilir? Üzerinde çalıştığım ve Guernica ismini vereceğim resimde, ve son zamanlardaki tüm eserlerimde, İspanya’yı acı ve ölüm okyanusuna batıran askeri sınıfa duyduğum nefreti açıkça göstermekteyim…”

Hitler, Paris’i işgal ettiği zaman Picasso, Guernica resminin fotoğraflarını çoğaltarak halka dağıtmıştı.

Picasso'nun Seine Nehri'ne bakan Saint Augustin rıhtımındaki atölyesinde, Nazi subayıyla gerçekleştirdiği hafızalardan silinmeyen o meşhur diyalog şöyleydi;

Nazi subayı Guernica'ya bakar ve Picasso'ya sorar:

"Bunu siz mi yaptınız?" 

Ve Picasso o olağanüstü cevabı verir:

"Hayır, siz yaptınız."

Guernica ilk olarak 11 Temmuz 1937 Paris Fuarı’ında sergilendi.

Resim Paris'in ardından İngiltere’ye, sonra da ABD’ye gönderilir.

Ve Picasso, Guernica’nın New York’ta kalmasını ister. Çünkü İspanya’daki faşizm sona ermeden Guernica’nın o topraklara girmesini istemez. İspanya'da Cumhuriyet ilan edildikten sonra Guernica, nihayet  ülkesine geri döner. Ama ne yazık ki Picasso bunu göremez. Ölümünden 8 yıl sonra, 25 Ekim 1981’de Guernica, Madrid’e ayak basar. Asıl ilginç olan ise, Picasso, bu resmi armağan ettiği Guernica topraklarına bir kez bile gitmemiştir fakat oradaki faşizmi ve katliamı hissedebilmiştir.

Bazen politikalar ve savaşlar her ne kadar can acıtıcı olsa da,

Sanat her zaman en umutsuz olduğumuz anda taşların arasından hayat bulan bir çiçek gibi, bizlere gelecekte hâlâ bir umut olduğunu müjdeler...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
corpse-bride

bir ülke kendine gelebilmek için iç savaş yaşamak zorunda mı ? bu soru geldı aklıma yazıyı okurken

promerta

bence iç savaş kendine gelmekten çok bir ülkenin kendinden geçmesi bir cinnet hali ve kesin olan tek şeyde cinnet geçiren bir organizmanın beyninde büyük bir psikolojik hasar vardır.

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriİngiltereİspanyaSiyah Beyaz
Görüş Bildir