Paris'i Bir Parizyenmiş Gibi Dolaşmak İçin Son Seviye: 13 Adımda 'Paris Advanced'

-

Parise doymadık, doyamadık. Bir gittik turistliğimizi yaptık, ikincisinde işi biraz ilerlettik üçünc gidişimizle artık Parizyen olacağız. Parisi köşe bucak gezmiş, başımızı göğe erdirmiş olacağız. 'Paris advanced'e başlıyoruz, buyurun!

1. Pont des Arts kilitli köprülerin ağa babası

Seine Nehri üzerinde Louvre Müzesi ile Institut de France'i birbirine bağlayan Pont des Arts'ın bir diğer ismi de Passerelle des Arts'tır. 155 metre uzunluğunda 11 metre genişliğindeki bu demir köprü aynı zamanda aşklarını sonsuza dek kilitleme ekolünün de ilk temsilcilerindendir. Köprünün bu kilitlerle dolup taşması hem görüntüyü hem de güvenliği tehdit ettiğinden kilitler, Paris Belediyesi tarafından 2015 yılında kaldırıldı. Köprünün taşıdığı kilitlerin ağırlığı ise gerçekten güvenliği tehdit eder boyutlardaydı, tam 45 ton! Kilitsiz ya da daha az kilitli de olsa siz siz olun 1802-1804 yılları arasında inşası tamamlanan köprüde bir akşam geçirmeyi ihmal etmeyin. Parisli genç arkadaşlarınızın yaptığı gibi müzik dinleyin, bir şeyler için, sohbet edin, performanslar seyredin. Parizyen gençlerle takılın ki Parizyen olasınız.

2. Cour Saint Emilion: Paris'in ortasında bir kasaba çarşısı

Cour Saint Emilion'u nasıl anlatalım. Paris'in Doğu mahallelerinden Bercy'de tam 6500 yıllık bir eski yerleşkede sinemalar, restoranlar, tasarım dükkanlar barındıran bir yer Cour Saint Emilion. Etrafı yemyeşil alanların çevrelediği çağdaş binalarla dolu, dolayısıyla Bercy'de Cour Saint Emilion'a gelmeden zamanda yolculuk yapıyormuş gibi birçok farklı deneyim yaşayabilirsiniz.

19. yüzyıla ait bir şarap mahzeninin renovasyonu ile oluşmuş Cour Saint Emilion. Tasarım alışverişlere meraklıların da, huzurla yemek yiyip etrafı seyretmek isteyenlerin de, ideal kaçış noktasıdır Cour Saint Emilion. Üstelik gerçekten Paris'i çok iyi bilmeyenlerin yolunun düşmeyeceğini bir yerdir, bu çevrede ne tur otobüsü göreceksiniz ne de turist, kendinizi Parislilerin gizli dünyasında bulacaksınız.

3. Rue de Buci: minicik bir Paris sokağı

İşte size tam bir Paris sokağı! Arnavut kaldırımlı bir sokak. Saint Germain des Pres'den kuzeye geçmek için kullanacağınız Rue de Seine'e gelmeden önce sağ taraftaki bu küçük sokak ve onun paralelindeki kafeler bir zamanlar Picassolara, Dalilere kimlere kimlere ev sahipliği yaptı! Sağında solunda dükkanlara girerken, sokağın sonuna doğru yer alan Taschen'de ya da sokağın bitimindeki sahaflarda kendinize kitap bakarken, bir kafeye oturup bir şeyler içerken hep o sanatçıları düşünün, sanki hala oradalarmış gibi hissedeceksiniz.

4. Gelmeden olmaz: Shakespeare and Company

Madem Seine'in güneyindeyiz ve madem kitapçıları gezmeye başladık işte size en hası Shakespeare and Company. O kadar ünlendi ki son zamanlarda neredeyse turistik oldu diyebiliriz, son demlerinde çizginin diğer tarafında geçmeden gidiniz görünüz, hadi gitmişken önünde bir fotoğraf da çektiriniz. Aslında Shakespeare and Company Paris'in sol yakası yani Güneyinde bulunan birbirinden bağımsız iki kitapçının adı olmuş. İlki 1919'da açılmış ve Alman kuşatması devam ederken 1940'ta kapanmış ki Ernst Hemingwaylere James Joycelara evsahipliği etmiş, ikincisi ise 1951'de Le Mistral adı ile açılmış fakat 1964'te ilk kitapçıya ithafen adını Shakespeare and Company olarak değiştirmiş. Mutlaka görmeniz gereken Paris noktaları listesinde, check atmadan geri dönmeyiniz.

5. Paris'in parkları meşhur malum, biz birinciliği Parc Monceau'ya verdik.

Parc Monceau, Paris'in 8. bölgesinde Boullevard de Courcelles, Rue de Prony ve Rue Georges Berger'i birbirine bağlıyor. Bu küçük ama muhteşem parklar zaten parklarıyla ünlü Paris'te bizim için hepsinden ayrı bir noktada. 8.2 hektarlık bu güzide parkın her daim sessiz sakin oluşu Paris içinde bir vaha olduğunu kanıtlar nitelikte. Burada biraz dinlendikten sonra çıkışında Champs Elysees'ye gidip turistlik mekanlarınızı da yad edebilirsiniz.

6. Place des Vosges, Marais'nin en düzenlisi

Seine'in kuzeyinde gezinmeye devam ediyoruz. Place des Vosges Paris'in en eski avlulu yapılarından biri. Kendine has Marais bölgesine göre bile farklılık gösterir. Tam bir sınır taşı gibi 3. ve 4. bölgeyi ayırır. 4. Henri tarafından 1605-1612 tarihinde inşa ettirilen 140x140 metrelik tam kare bir yapıdır ve Avrupa şehir planlamacılığının ilk yapı elemanlarından biridir. Place des Vosges bugün galeriler ve ıhlamur ağaları ile çevrili, görülmeye değer.

7. Picasso'yu Paris'te bulmak isterseniz tek adresiniz Musée Picasso

Yine Marais tarafındayız madem Picasso'yu anmadan müzesine gitmeden olmaz. Öncüsü olduğu Kübizm akımının ortaya çıktığı 20. yüzyılın sanat merkezi Paris elbette Picasso'yu unutmamış, hakkını vermiş. Bu büyük sanatçıya saygı duruşu için Picasso Müzesi'ni atlamayın deriz.

8. Mezarlık mı heykel bahçesi mi ünlüler geçidi mi karar veremeyeceksiniz: Père Lachaise

Eğer mezarlıklar yeri doldurulamayacak insanlarla dolu ise Père Lachaise bu konunun şahikasıdır. 1804 yılında açılan mezarlık, aralarında Ahmet Kaya, Yılmaz Güney, Oscar Wilde, Edith Piaf'ın da olduğu bir milyonun üzerinde kişinin ebedi istirahatgahıdır. Heykelleri ise görülmeye değerdir, en azından bir kere gidin, görün.

9. Paris'in romantizm sıfatının hakkını vermek için tek adres: Canal Saint Martin

Ağaçlar arasında usul usul akan kanal boyunca yürüyüş, sarı sarı ya da mevsime göre yemyeşil yaprakların hışırtısı, sokak sanatçılarının melodileri Paris'in romantizmini dibine kadar yaşamanızı sağlayacak ve bize teşekkür edeceksiniz emin olun. Canal de l'Ourcq ile Seine Nehri'ni birbirine bağlayan Canal Saint Martin, Bastille ve Républic metrolarının altından akar. Her 10-15 yılda bir temizlenen ve arıtılan kanal pırıl pırıl yanınızda akar gider siz de mutlu mesut bir Parisli oluverirsiniz.

10. Antrikot'un hası: Le Relais de l'Entrecote

Paris'te 1959 yılında Paul Gineste'nin oluşturduğu menü bugün hala aynı şekilde ününe ün katarak devam etmekte. Rezervasyon almazlar, kapıda beklersiniz, tek tip giyinmiş tatlı garsonların hizmet verdiği lokantaya girer siparişinizi verirsiniz ve lezzetin tadına varırsınız. Yiyeceğiniz sadece antrikot ve patatestir ama başka yerde de böylesini yiyemezsiniz. Tadını çıkartın!

11. Les Invalides, askeri tarih için mutlaka görün

Hôtel national des Invalides diye de anılan Paris'in 7. bölgesinin önemli yapı komplekslerindendir. Bu yapı kompleksinde Fransa'nın askeri tarihini de gözler önüne seren önemli bir müze bulunurken savaş yaralılarına hizmet veren bir hastane olması yapının asıl görevidir. Musée de l'Armée, Fransa'nın askeri tarihini en yakından görmenizi sağlar, zırhlar arasında kendinizi Orta Çağ'da hisseder, İkinci Dünya Savaşı silahlarını gördükçe içiniz cız eder. Savaştan bir kere daha nefret etmek için mutlaka görün. Ayrıca burası Napoleon Bonaparte gibi önemli isimlerin mezarlarının bulunduğu kilise Dôme des Invalides'in önemli kısımlarından.

12. Paris'in yeni sanatçı ve hipster mekanı: Batignolles

17. bölgede bulunan Batignolles, Paris'in en yeni hip mahallesi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Sanatçıların yerleşip revaçta yaptığı mekanlar Marais'nin iyice pahalılaşması üzerine başka bölgelere kaymış. Yeni sanat merkezi Batignolles artık, önceden uyaralım, herkes keşfetmeden gidenlerden olun, bit pazarına uğramayı ve antikalara bakmayı belki de almayı ihmal etmeyin.

13. Gitme vakti geldi, ayrılık zor, Gare de l'Est'teyiz

Paris yaşamaya doyulacak bir yer değil elbette, defalarca gelinir, hakkında sayfalarca yazılır. Ayrılırken bir tren garını seçiyoruz, Güney'deki Gare de l'Est'teyiz. Milyonlarca insanın Paris'ten ayrıldığı bu gardan gidiyoruz. Paris'i 'advanced' olarak da gezdik bitirdik. Tekrar görüşmek üzere.

İlk Kez Gidecekler İçin 12 Adımda 'Paris 101' - onedio.com
İlk Kez Gidecekler İçin 12 Adımda 'Paris 101' - onedio.com
Paris'e Doyamayıp Tekrar Ziyaret Edecekler İçin 11 Adımda 'Paris 102' - onedio.com
Paris'e Doyamayıp Tekrar Ziyaret Edecekler İçin 11 Adımda 'Paris 102' - onedio.com

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ekinezya

Aynı şeyi Londra için de bekleriz :) Vazgeçmeyeceğim söylemekten :)

burak-atahan-isler

Midnight in paris filmini tavsiye ederim

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

Ahmet KayaFransaKitapŞarapSavaşmüziktatlı
Görüş Bildir