Jeff Bezos Amazon'da PowerPoint Kullanmayı Yasakladı, Yerine Binlerce Yıllık Bir Yöntem Getirdi!

-

Kurumsal hayatın belli başlı kodları ne çalışanlar ne de yöneticiler tarafından anlaşılamasa da belli kurallar gereği uygulanmaya devam eder. Fakat her şirket geleneksel olacak değil, tüm dünyaya temas eden devrimci şirketler bazı kodların da devrimini üstleniyor.

Amazon'da uygulanmaya başlanan yeni kural da bunlardan biri.

Şirketin CEO'su Jeff Bezos 2018 için oluşturduğu yıllık mektubunda iş yapma biçimlerini güncellerken şirket içi bir kural daha getirdi.

Artık şirket toplantılarında ve sunumlarında PowerPoint kullanılmayacak. Aslında 15 yıldır halihazırda uygulanan bu gelenek bir tür resmiyete erişerek kural haline geldi.

Slaytlar, görseller, animasyonların yerine önerdiği alternatif bir 'hikâye yapısı kurma' üzerine.

Yani sunum yapmak bazı grafiklerin dillendirilmesiyle geçiştirilen afâki bir etkinlik, Bezos'a göre. Storytelling (Hikâyeleştirme, hikâye anlatımı) ise Amazon bünyesine yeni katılan yöneticileri şoke edecek kadar etkili, bir o kadar da basit bir alternatif.

Sunumların yerini 6 sayfalık hikâyeleştirilmiş, grafiklerden arındırılmış cümlelerin yazdığı notlara devretti Bezos.

Notlar var fakat etkileşim bunun neresinde? O da var, hatta olabilecek en etkili şekilde.

Gelin,  Amazon'da gerçekleşen olağan bir toplantı akışına bakalım.

Toplantı başladığında 6 sayfalık, kuru cümleler yerine hikâyeleştirilmiş notları herkes okur.

30 dakika sürer bu okuma, toplantının bu ilk kısmı sessiz geçer.

Okuma kısmı tamamlandığında resmiyet kıskacına takılmayan, hikâye anlatımını sürdüren, renkli tartışma faslına geçilir. Sunumu üstlenen kişinin de dahil olduğu fikir alışverişiyle sonuca ulaşılır.

Her şeyi karmaşıklaştırdığımız ve bunun her nedense daha iyi olduğuna kani olduğumuz modern iş yaşamında teknoloji devi Amazon'un daha basite olan bu yolculuğu sebepsiz değil.

Toplantılarda storytelling (hikâyeleştirme, hikâye anlatımı) yönteminin gücünü küçümsememek gerek.

Sunumların yerini hikâye anlatımı temelli tartışmaların almasının en temel sebebi hikâyelerin insan zihninin gelişiminde büyük rol oynaması.

Hayal gücünü tetikleyen, hayati olayların paylaşımını sağlayan hikâyeleştirme insanlığın toplu yaşamaya başladığı o ilk yıllara dek izi sürülebilen bir gelenek. Bu haliyle de dört başı mamur bir hikaye bizi vurucu başlıklardan oluşan bir sunumdan daha fazla içine çekiyor, dikkatimizin dağılmasını engelliyor.

Aristoteles'ten bu yana belagat, hisler vasıtasıyla beynimize ulaşan en kısa yolu kullanır.

Dolayısıyla hisleri harekete geçirecek hikâyelerin sürüklediği fikirler de beynimizde ulaşması hedeflenen noktaya giden en kısa yolu kullanır. Ayrıca bu yolla eriştiğimiz bilgiler zihnimizde isteksizce özümsenen diğer bilgilerden daha kalıcı yer edinir.

Bezos'un hikâyelere güveni sadece şirket içinde yankı bulmuyor, müşterilerinden gelen şikayet hikâyelerini de titizlikle inceliyor.

Artık milyonlarcasını aldığı için 'inceletiyor' da olabilir fakat şirkete dair kararlar alırken kullanılan metrikler arasında en etkili ve tutarlı olanın müşteri yorumları olduğunu düşünüyor. 

Hatta ona göre bu yorumlar sayılardan ibaret verilerden bile daha kıymetli.

Haksız da değil aslında. Sunumlarda kullanılan materyaller fikirlerin paylaşımı için en az etkili yol olabilir.

Bu sebeple sadece Amazon değil, Elon Musk'ın yönettiği şirketlerde de, Sundar Pichai'nin CEO'su olduğu Google'da da sunumların yerini hikâyeleştirme ve tartışma aldı.

Teknoloji dünyası yavaş yavaş karmaşıklığın büyüsünden kurtularak her yönden sadeliğe evriliyor. Dev girişimler de buna öncülük ediyor.

Kıssadan hisse, her ne kadar görselleştirmenin gücünü yanımızda taşısak da sunum başlıklarının sunamadığı ilham, etkileşim ve verim, insanlık tarihinde binlerce yıldır eskimeyen yöntemleriyle hikâyelerde gizli.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Gizli Kullanıcı

Gavur felan diyoruz da adamlar bizden oldukca zeki. Teknolojileri bize gore neredeyse 100 yıl ilerde. Biz bitmisiz haberimiz yok. Kendi kendimizle ugrasmaktan baskalarini degil gecmek takip edemez olmusuz.

alperen-a.kaya

Hep söylüyorum öğrenme yolu klasik metotlarla olmalı bu kara tahta bir nimettir ödevler için ansiklopedi kaynaklarından faydalanılmalı teknolojinin daha doğrusu slayt akıllı tahta akıllı telefon gibi şeyler beyni yorup hayal gücünün önüne geçiyor.

masterplan

amazondaki kel adam

babato150

Bu zorunluluğu Türkiye’deki slaytla ders anlatan geri zekâlı hocalara da getirmeliler bence. Gelip arkasını dönüp slayt okuyup ders bitti gidin diyen hocalar için bu zorunluluk şart.

Gizli Kullanıcı

Bu yüzdendir zaten o slaytlar dünyanın en köklü üniversitelerinde kullanılmıyor. Hatta ispirtolu kalemi bırak, tebeşir ve kara tahta ile ders anlatıyorlar. Öğrenciler de farklı. Youtube'dan 5 dakikalık video izleyerek finali geçme derdinde çoğu. 500 sayfalık İngilizce kitabı bitirip sonra da kendi dilinde okurmuş sevdiğim bir akademisyen. Sonra mühendislik bitirdim, mühendisim; iktisat bitirdim, iktisatçıyım. Hikaye.

babato150

Ülkemizdeki köklü eğitim kurumlarında da en azından liselerde hâlâ eski yöntemler kullanılıyor ama ne yazık ki üniversitelerde öyle değil. Hocalar ders anlatmıyor, üstek öğrenciden üst düzey performans bekliyor. En basitinden kendi okuduğum okulda istatistik gibi matematiğe dayalı bir dersi hoca slaytla anlatıyor slayt üzerinden dersi işliyor. Zaten ülkedeki hocaların %95’i böyle slayt açsın, kitap açsın okusun buna da ders anlatıyorum desin. Ülkenin iyi denilen okullarına da gittim derslere arkadaşlarımın yanında ama hepsi neredeyse aynı. Slayt açmayan da zahmet edip yerinden kalkmıyor ders anlatmak için sayısal derslerde de böyle. Hele sınav yapmayan hocalar var o da ayrı bir dert. Sınav yerine ödev veriyor ödevi yapın getirin not vereyim diyorlar. Sonra da bizden ödev diye aldıkları slaytları ya da notları birbirine ekleyip ders notu diye bize anlatmaya çalışıyorlar. Kısacası, Türkiye’deki eğitim ancak ve ancak süpermarkette kasiyer yetiştirmeye yeter fazlası yok.

om.mani.padme.humm

üniversitedeki hocaların çoğunluğu öyle sorsan bilim insanı biyografisinde akademisyen yazar powerpoint ve intihal dışında hiçbirşey bilmezler

babato150

Üniversitede hoca olmak ortaokulda, lisede hoca olmaktan daha kolay hale geldi artık çünkü torpil ve ezberci sistem her şeyi çabuk elde edilebilir yaptı. Üniversite hocalarının özgeçmişlerine bakınca Einstein, Hawking ya da ne bileyim Newton bile onların yanından geçemiyor. Ama iş pratiğe gelince 0 maalesef ki. Neden? Çünkü torpil ve saçma salak formalite şeylerden ibaret bir sistem var. Kadınlarkulübü.com mu ne öyle bir site var oradan alıntı yapıp slayta koyan hocalar gördüm yani daha ne olabilir ki?🙄

Başlıklar

CEODeepMind
Görüş Bildir