İran'ın Takı Talebi İhracatı Uçurdu

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

İran’a mücevher ihracatı bir yılda 52 kat arttı. Sektör temsilcilerine göre nedeni, ambargonun etrafından dolanma çabası değil bireysel talepteki artış.

Türkiye'nin 2014 ihracatı, yüzde 4 artışla 157,6 milyar dolar oldu, yıllık bazda cumhuriyet tarihinin ihracat rekoru kırıldı. İran da yüzde 57’lik artışla, ihracatın en çok arttığı ülkelerin başında.

Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre geçen yıl 19. sırada olan İran, bu yıl 10 basamak yükseldi ve yılı dokuzuncu sırada tamamladı.

Peki bu yükselişte ne etkili oldu? Verilerin detayına bakıldığında bir sektör göze çarpıyor: 1 yılda ihracatın 52 kat arttığı değerli maden ve mücevher… Bir yılda toplam 4 milyar dolara ulaşan ihracatın yüzde 23’ü bu sektörden. İran bu rakamlar ile değerli maden ve mücevher ihracatında Birleşik Arap Emirlikleri’ni de geçerek birinciliğe oturdu.

"Dubai'den değil, Türkiye'den alıyorlar"

Al Jazeera ’ye konuşan Mücevher İhracatçıları Birliği Başkanı Ayhan Güner’e göre sektör olarak İran ile artırdıkları temasların meyvesini topluyorlar. Güner, ihracatta artışın yılın ikinci yarısından itibaren arttığını, İran’ın yönünü Dubai’den Türkiye’ye çevirdiğini söylüyor:

“İranlılara yapılan satışın neredeyse yüzde 100’ü işlenmiş altın takıdır. İran’ın bir önceki dönemdeki ihracatına ihracat denemez. Biz bu sene buradaki üreticiler olarak oradaki alıcılarla görüşmeler yapmak istedik. İran’da bütün şehirleri tek tek gezdik, oradaki müşterilerle görüştük. Dikkat ederseniz ihracat artışı ikinci yarıdan itibarendir. Ayrıca daha önce devlet izin vermiyordu. Bu sene daha rahatladı, uluslararası anlamda da İran’a karşı yumuşama var. Bu, İran konusunda rahatlamanın da neticesidir. Biz Ortadoğu’nun en büyük üreticisiyiz. Dubai'den değil, şimdi Türkiye üzerinden alıyorlar.”

"Altın fiyatlarındaki düşüş de etkili"

İstanbul Kuyumcular Odası Başkan Vekili Sarp Tarhanacı da özellikle İran’ın Türkiye pazarına ilgisini bu yıl güçlü bir şekilde hissettiklerini anlatıyor:

“Her yıl iki kuyum fuarı oluyor. Bu sene ağırlıklı olarak İranlı müşteriler gördük. İran’daki fuarlara da Türkiye ciddi teşkilatlanmış bir şekilde katıldı. Altın fiyatlarının düşmesi de altına talebi artırdı. İranlı müşteriler her zaman İran’a almıyorlar. İran’dan farklı ülkelere özellikle Türki Cumhuriyetlere satış yapılabiliyor. İran’a yaptırımların bu alanda bir bağlayıcılığı yok."

"İşlenmiş takı finansal araç olmaz"

Peki altın takılar ticarette finansal enstürman olarak kullanılabilir mi? İran bankacılıkta yaptırım kaynaklı engelleri altın takı yoluyla aşabilir mi? Mücevher İhracatçıları Birliği Başkanı Ayhan Güner bunun mümkün olmadığını söylüyor:

“Eğer konu külçe altın olsaydı bu mümkündü, çünkü külçe para yerine geçen finansal bir araç olarak kullanılabilir ama takı gibi işlenmiş bir üründe bu mümkün değil. Takı olarak işlendiğinde masraflar ve işçilik gibi kalemlerle bunun üçte biri gider.”

Merkezi Kapalıçarşı’da olan ALB Menkul Değerler’in Yatırım Uzmanı Volkan Kuğucuk da İranlıların artan talebinin tamamen bireysel müşterilere dönük olduğunu vurguluyor:

“Bu nihai mal olduğu için finansal bir araç olduğunu düşünmüyorum. İşlenmiş üründe ekstra bir maliyet doğuyor. 1 kg külçe altın 90 bin liraysa, 1 kg külçe altının işlenmiş hali 120 bin liraya çıkabilir. Yoğun işçilik varsa bu daha da artar Bireysel tüketici için kolye, yüzük gibi takılar gitmiş İran’a. İran üzerinden başka ülkelere de satış etkili olmuş olabilir. Katma değerli ürün satışı olarak da döviz girişi açısından önemli bir gelişme.”

DEİK Türk –İran İş Konseyi Başkan Yardımcısı Osman Aksoy’a göre de İran, Türkiye için çok büyük bir pazar ve ihracatın daha da artması gerekir:

“İran ile yılın son gününde Tercihli Ticaret Anlaşması imzalandı. Karşılıklı olarak gümrüklerde bazı mallarda indirime gidildi. Ticaretin artmaması için hiçir neden yok. Sınırda da yoğun bir ticaret var ve bunlar rakamlara yansımıyor. İran’da Türk malları çok seviliyor.”

İki ülke arasında 10 yıllık bir çalışmanın sonucu olan Türkiye-İran Tercihli Ticaret Anlaşması 1 Ocak 2015'te yürürlüğe girecek. Bu anlaşma, iki ülke arasında en üst düzeyde belirlenmiş olan 35 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşılması için büyük önem taşıyor. Türkiye ile İran arasındaki ticaret hacmi, 2012 yılında 21,9 milyar dolar ve 2013 yılında 14,6 milyar dolar oldu. 2014’te ise rakamın 15 milyar dolar civarında olması bekleniyor.

Melis Kobal | Al Jazeera

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AltınBirleşik Arap EmirlikleriDövizDubaiİranİstanbulKapalıçarşı
Görüş Bildir