Demirtaş'tan Cizre Açıklaması: 'Yalan Söylüyorsak İspatlamak Bir Dakikalık İştir'

 > -

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalar yaptı. Bekir Bozdağ'ın Faysal Sarıyıldız ile ilgili sözlerine sert tepki gösteren Demirtaş 'Adalet Bakanı çıkmış, milletvekilimizi teröristlere yardım ediyor diye hedef gösteriyor. 'Kanlı teröre elçilik yaptı' dediğiniz Tahir Elçi’ye ne oldu? 40 gün sonra katledildi. Bu linç ortamında infaz ettirdiniz. Şimdi Faysal Sarıyıldız’a aynısını yapıyorlar' ifadelerini kullandı.  Cizre'deki yaralılardan 3 gündür haber alamadıklarını söyleyen Demirtaş, 'Biz yalan söylüyorsak bunu ispatlamak bir dakikalık iştir. Niye yapmıyorsunuz 11 gündür?' diye sordu. Demirtaş ayrıca Sur ve Toledo örneğinin tesadüf olmadığını söyledi ve ekledi: 'Toledo düştükten sonra Franko faşizmi başlıyor' 

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, grup toplantısına, grup toplantısında bugüne kadar 7 ilin 20 ilçesindeki mahallelerde 56 kez, 350 gün sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini belirterek insanların özgürce evinden çıkamaz hale geldiğini bildirdi. Demirtaş "Sokağa çıkma yasağı değil balkona pencereye çıkamama durumu yaşanıyor. Oturma odasında mutfakta oturamıyor insanlar. Ya banyolar sığınak haline getirilmiş yada evlerin bodrum katında yaşamak zorundalar. Her an her yerden top tank mermisi gelebilir. Evinizin misafir odasında oturuyorsunuz top-tank mermisi geldi. Orada öldünüz çoluk çocuk. Mesele bitmiyor burada. Ölmek de öldürülmek de bunların içini soğutmuyor onlara yetmiyor. Cenazenizle uğraşıyorlar. Cenazeyi alamıyorsunuz. Çürüyor. Defnetmenize izin vermiyorlar" diye konuştu.

"Cizre'den 3 gündür haber yok. Biz yalan söylüyorsak bunu ispatlamak bir dakikalık iştir"

Cizre'de bir evin bodrum katında 31 kişinin bulunduğunu bunlarda 6'sının hayatını kaybettiğini ve yaralılardan 3 gündür haber alınamadığını aktaran Demirtaş şunları söyledi: "Dün 11 kadın binaya yaklaştı çocuklarını almak için. Annelerin aktardığı bilgi böyle. Adresi hükümet yetkilileriyle paylaştığımızda binada tek mermi yoktu. 3 gündür oradaki insanlardan haber alamıyoruz. Ölüler mi sağlar mı? Devlet yetkilileri 24 saat boyunca binayı insansız hava araçlarıyla izliyorlar. Ambulans gidince ateş açıldığı söyleniyor. Binanın önüne kadar anneler gittiler. Polisler anneleri gözaltına aldı. Ambulansın güvenliği olmadığı için binanın önüne gidemiyorlar. Gönüllü sağlıkçılar gitmek istiyor ama İdil, Midyat'ta durduruldular. Bırakın gitsinler. Orada yaralı sivil yoksa çıksın ortaya. Biz yalan söylüyorsak bunu ispatlamak bir dakikalık iştir. Niye yapmıyorsunuz 11 gündür. Silahlı insanlar var deniliyor. Binadan ateş açıldığına dair kimsenin iddiası yok. Velev ki orada direnişte olan yaralılar var. Direnişte olup olmaması bir yaralıya yardım konusunda ahlaki durumu değiştirir mi? Buradan yola çıkarak bunu yapabilen bir siyasi anlayış her şeyi yapabilir."

"Türk halkına seslenmek istiyorum: Kürt de, Türk de, PKK'lı, sivil de, asker de polis de bizim çocuklarımızdır"

Kürt olduğunu, Kürt dünyasını iyi bildiğini söyleyen Demirtaş, operasyonların Kürtlerin dünyasında bir kırılmaya yol açtığını vurgulayan Selahattin Demirtaş şöyle dedi: "Türk kardeşlerime, Türk halkına seslenmek istiyorum: Şu anda olup bitenler asla Türk halkının yanına değil. Halkın geleceğini kurtaracak operasyonlar değil. Orada yaşamını yitiren her insan bizim çocuklarımızdır. Kürt de, Türk de, PKK'lı, sivil de, asker de polis de bizim çocuklarımızdır. Uğruna canını verdikleri saray ve onun geleceği çocuklarınızdan kıymetliyse amenna. Böyle düşünen varsa hiç itirazım yok. Her insan canının kıymetli gördüğü şey için feda edebilir. Ama davam saraydır ve benim canımdan kıymetlidir diyen varsa açıkça ifade etsin. Vatan için vatanın bölünmemesin demesinler. Sesinizi yükseltmelisiniz."

Kürt sorununun çözülememesinin nedenini birlikte sağduyulu ve sabırlı bir şekilde konuşulmamaya bağlayan Demirtaş, şöyle konuştu: "Ortak vatan derken hepimiz bir şey katmışız diyoruz. Birlikte yönetelim birlikte üretelim. Benimde dilim özgür olsun, benimde çocuğum anadilinde eğitim yapsın. Kim varsa anadilinde eğitim yapmak isteyen hep birlikte yapalım korkmadan konuşalım. Nasıl anlaşacağız diyorlar? Hepimiz Türkçe de öğreniyoruz. Ortak dilimiz Türkçe olsun. Tek bir Kürtçe kelimeye her yerde böyle tahammülsüzlük varken nasıl kardeşlikten söz edeceğiz. Kürt sorununun temeli budur."

 

"Adalet bakanı bakan ama adalet sıfır"

Demirtaş, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın Cizre'de yaşananlarla ilgili HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız hakkındaki söylemlerini Demirtaş şu şekilde eleştirdi:

 "Adalet Bakanı milletvekilimizi terörist olmakla suçluyor. Hedef gösteriyor açıkça. En son Tahir Elçi bu şekilde hedef gösterildi. 'Teröre yardım yapıyor' dediniz. Ve 40 gün sonra katledildi. Şimdi Faysal Sarıyıldız' a aynısını yapıyorlar. Böyle bir şey olabilir mi? Adalet bakanı bakan ama adalet sıfır. Savcı mısın, mahkeme misin? Mahkemeleri aleni bir şekilde etkileyecek bir iş yapıyor ve utanmadan bir milletvekilini terörist olmakla itham ediyor demiyorum kararını veriyor. Milletvekilimiz 51 gündür Cizre'de ve evinden bile doğru düzgün çıkamadı. Ve bunu teröre yardım olarak lanse ediyor."

"Osmanlı'da eyalet, özerklik, federasyon sistemi var"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2 yıl önce Osmanlı'da yönetim şeklini anlatan sözlerini kürsüden dinleten Demirtaş şunları söyledi: "Böyle bir tutarsızlık olabilir mi? Doğru konuşmayı biliyor bazen. Bozuk saat gibi günde iki defa doğruyu gösterebiliyor. Ne oldu tarih değişti mi 2 yıl içinde. Biz özyönetim özerklik dediğimizde tarihimize en uygun öneriyi yapıyoruz. Osmanlı'da eyalet, özerklik, federasyon sistemi var. Kürt ve Kürdistan halkı içinde federasyon sistemi var. Başkanlığı savunmamak yasak, karşı çıkan vatan haini. Bir tek canlı yayına çıkalım. Başbakan ve cumhurbaşkanı da gelebilir. Noktayla virgül gelsinler beraber tartışalım. Noktalı virgül olsun birlikte tartışalım. Kim ikna ediyorsa gelsin tartışalım."

"Gerçekleri yazın"

“Sanki adil bir ortam varmış gibi davranarak da bir aldatmacayı kabul etmeyiz. Medya üzerinde bu kadar baskı varken, ortada eşit bir yarış yoktur. Şu konuşmamızı canlı verecek bir iki tv kanalı kaldı. Bırakın akşam haber yapacak kanal kalmadı. Yarın gazetelerde birkaç gazetede görürsünüz. Şili’deki konuşmayı 30 kanal canlı verir. Sahipleri evlerinde ayağa kalkarak önlerini ilikleyerek dinlerler.

“Böyle bir ortamda nasıl yeni bir anayasa tartışması yapacağız. Herkes bedel ödüyor. Medya patronları da mensupları da göze almalı. Başka türlü suça ortak olmaktan kurtulamazsınız. Gerçekleri yazın, bedel ödemeyi göze alın. İşten atılabilirsiniz, hapse atılabilirsiniz. Ama bütün bunlar ülkemizin çocuklarımızdan daha kıymetli değildir.

“Teslim olmayan muhalif medyayı, mensuplarını kutluyorum. Böyle zor dönemde faşizme karşı yan yana durmak lazım. Ana ilkelerde blok şekilde davranmak lazım. Çocuklarımızın ülkemizin ortak geleceğini kurmak istiyorsak faşizme karşı blok oluşturmak zorundayız. Ben buradan muhalif medyaya sahip çıkılması çağrısı yapıyor.

"BirGün, Gündem, Evrensel, Cumhuriyet’e sahip çıkalım"

“Birgün gazetesi kampanya yapıyor. Gündem gazetesine sahip çıkmalısınız, Evrensel gazetesine sahip çıkmanız lazım, Cumhuriyet gazetesine, doğruları yazan kim varsa yanında durmak lazım. Bedel ödüyorlar. Çünkü bunların patronu yok. Parababaları çıkarmıyor, halkın yayın organları. Oluk oluk devlet hazinesinden gazetelere para akıtılıyor, halk da kıt kanaat yayınlananlara sahip çıkmalı.

"Sur ve Toledo örneği tesadüf değil"

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Sur'un Toledo gibi yapılacağı sözlerini eleştiren Demirtaş şöyle dedi: "Toledo İspanya iç savaşında 70 gün direnmiş bir ülke. Toledo İspanya direnişinin sembollerinden biri haline geliyor. Toledo özerk bir bölgenin başkenti oluyor. Şu anda Toledo'yu örnek veren Başbakan Franco'ya özenmiş durumda. Bende Franco olmak istiyorum diyor. Vay halimize biri Hitler diğeri Franco özentisi. Tarihi günlerden geçiyoruz. Franco Toledo'yu düşürdüğünde faşizm başladığında bedeller ağır oldu. Ülkemizin Franco'suna izin vermeyelim. Bugün yan yana gelelim faşizme karşı duralım ki çocuklarımız artık bedel ödemesinler."

‘Leyla Zana yemin etse de etmese de arkasındayız’

Selahattin Demirtaş son olarak Leyla Zana'nın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşecek olmasıyla ilgili şu açıklamayı yaptı: "Leyla Zana barış için çırpınan bir siyasetçidir. Kan şiddet dursun diye çaba gösteren siyasetçidir. Çok umutlu değiliz ama görüşmek istiyorsa partimiz buna karşı değildir. Leyla Zana'ya karşı bu yüzden günlerdir hakaret yazıyorlar. Yemin etmezse olmazmış. Karşısında köle görmek istiyor. Biat etmiş talimatla hareket etmiş görmek istiyor. Senin sarayda her konuştuğun yeminli midir? Muhtarlar yeminli midir? Fukaraları sabah akşam çağırıyorsun beyinlerini yıkıyorsun yemin mi etmişler. Leyla Zana yemin eder mi etmez mi kendi bilir. Saygı duyarız. Bugün çıkıp yemin etse arkasındayız. 'Ben eksik değil fazla yemin ettim diyor' kendisi. Yine arkasındayız. Kimin barış diyalog yanlısı olduğunu şu basit ortamdan ortaya çıktı."

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Ahmet DavutoğluBaşbakanBekir BozdağBodrumHalkların Demokratik PartisiİspanyaPolisRecep Tayyip ErdoğanSelahattin DemirtaşŞırnakgündem
Görüş Bildir