Beşir Atalay: 'Silah Bırakılırsa Çözüm Süreci Yeniden Başlar'

 > -
4 dakikada okuyabilirsiniz

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin önde gelen isimlerinden, genel başkan yardımcısı Beşir Atalay, 7 Haziran seçimlerinden sonra askıya alınan çözüm sürecinin PKK silahlarını bırakırsa yeniden başlayacağını söyledi.

Seçimlere kısa bir süre kala çözüm sürecinin akıbeti yeniden konuşulmaya başlandı. Hem hükümetten hem de muhalefetten yeni bir süreç olasılığı konusunda açıklamalar geliyor.  

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 'seçim sonrası yeni bir çözüm sürecinin başlatılması gerektiğini ve bunun TBMM'nin de katılımıyla şeffaf yürütülmesi' gerektiğini söylemişti. AK Parti de, çözüm sürecinin zaten kendi projeleri olduğunu ve belli koşullar yerine getirildiğinde sürecin yeniden başlayacağını, zaten çökmediğini, buzdolabında olduğunu söylüyor.

Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı olduğu dönemlerde çözüm sürecini hükümet adına yürüten kilit isimlerden olan Beşir Atalay, milletvekili adayı olduğu Van'da BBC Türkçe'ye çözüm süreci ile ilgili konuştu.

"Kürtler gönüllerinden gelmeden HDP'ye oy verdiler"

Bölgedeki Kürt vatandaşların HDP'nin barajı aşması için gönüllerinden gelmese bile HDP'ye oy verdiklerini ifade eden Atalay, buna gerekçe olarak 'HDP barajı geçerse mecliste güçlü temsil edilirse siyaset kurumu daha güçlenir. Türkiye'nin sorunları, bölgeyle ilgili sorunları, terör sorunları mecliste görüşülür konuşulur. Böylece terör ve şiddet biter' düşüncesini gösterdi. 

Atalay, "Siyasetin güçlenmesine millet umut bağladı. Ama seçimden sonra o beklenti de yerine gelmedi. Bu beklenti içinde olup oy verenleri HDP hayal kırıklığına uğrattı. Aksine, bu iki seçim arasında şiddet tırmandı, terör tırmandı" değerlendirmesinde bulundu.

Çözüm süreci neden bitti?

"Çözüm sürecini kimin nasıl bitirdiğini onlar biliyor. Çözüm süreci AK Parti'nin projesi onların değil" diyen Atalay, sürecin neden bittiğine yönelik soruya şu sözlerle yanıt verdi:

"Çünkü terörü başlattılar. Polislerimiz uyurken katledildi. Bir sürü terör olayı oldu. Terörün olduğu, silahın olduğu yerde, bölgede vatandaşlara baskı başladı. Muhtarlara tehdit başladı. Tabi devlet çözüm sürecini yürütürken devlete suçlamalar gelmeye başladı. Çözüm süreci diye bölgede bunların güçlenmesine hatta bazı yerlere silah yığınağı yapmalarına fırsat verildi diye devlet suçlandı.

Dolayısıyla, devlet de tekrar güvenlik önlemlerini başa aldı. Bölgede huzuru sağlamak için bölgede operasyonlar başlattı. Bölgede silah varken, terör olurken çözüm süreci diye bir şey olur mu?

Çözüm sürecinin tek hedefi vardır:

  • Terör unsurları yurt dışına çıkacak

  • Silah bırakılacak

  • Devlet dağdakilerin, terör unsurlarının eve dönüşüyle ilgili çalışmalar yapacak

Bunun 2014'te yasasını çıkarttık. Mecliste yürüten, savunan benim. Bunlar orada yazılıdır. Çözüm sürecinin anayasası o. Çözüm sürecinin başka bir hedefi yok. Şiddet bitecek. Yurt dışındaki terör unsurları evine, hayatına, siyasete dönecek. Siyaset yapacak.Bu olmayınca, şiddeti de onlar tekrar başlatınca, devlet de operasyonları başlattı. Olay budur başka bir şey değil."

Erdoğan, 'Süreç buzdolabında' demişti. Peki süreç bundan sonra nasıl devam edecek?

"Sorunları güvenlik tedbirleri dışında, dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi farklı yöntemlerle, görüşmelerle terörü bitirmek" amacında olduklarını ifade eden Atalay; "Devlet bunları çözmek için çaba sarf eder ama bunları çözerken kamu güvenliğini ihmal edemez, güvenliği iyi sağlamak durumunda. Şu anda 'buzdolabında' denmesinin sebebi bu.

Ama bir gün tekrar bir irade ortaya çıkarsa, terör kesiminde, "Biz silahı bırakacağız" iradesi ortaya çıkarsa, ama artık söz de değil, inandırıcı, güven verici olması gerekir, o zaman tekrar çözüm süreci veya adı başka bir şey olur, tekrar o görüşmeler, süreçler başlar.

Ama o irade ortaya çıkmadan, terör ve şiddet sürdükçe, devlet artık onu buzdolabından çıkarmaz." değerlendirmesinde bulundu.

Yalçın Akdoğan'ın "HDP sürecin anca filmini çeker" ifadesi ve Başbakan Davutoğlu'nun 'Beyaz Toros'larla ilgili sözleri hatırlatılan Atalay, böyle bir iradenin bu tarz sert söylemler arasında çıkar mı sorusuna ise;

"Seçim dönemleri sert dilin olması normaldir. Türkiye bir kader seçimine gidiyor. AK Parti için, tek başına iktidar olup olmama. Bu seçimin gündemi artık HDP, şu veya bu değil. Bu seçimin gündemi artık AK Parti tek başına iktidar olacak mı olmayacak mı?"

- O zaman seçimden sonra çözüm süreci devam eder mi?

"Seçim sonrası, seçimin sonucuna göre değerlendirmek lazım. Bu seçimin sonucunu göreceğiz. Bizim hedefimiz şu anda biraz limitlerde görünüyor. AK Parti tekrar tek başına bir iktidar olursa, o zaman tekrar istikrarlı bir dönem başlar. Bu işlerin daha kolay yürüyeceğine inanıyorum. Olmazsa da artık hemen artık yeniden erken seçim olmaz. Artık koalisyonlu bir dönem başlar."

Devlet İmralı ve Kandil'imi muhatap alacak?

HDP'nin barajı geçememesi durumunda muhatap olarak devlet İmralı ve Kandil arasında sıkışmış kalmayacak mı sorusu üzerine Atalay;

"Onlar tabi devlet politikası. Ben bakan da değilim, bundan sonrasını yürüten arkadaşlarla konuşmak lazım. Ben muhataplar konusunda bir şey diyemem.

Bu görüşmeleri çok iyi bilen, görüşmeleri eş genel başkanla yürüten birisi olarak bilerek inanarak samimiyetle söylüyorum. HDP sürece ihanet etti. PKK demiyorum, PKK daha fazla ihanet etti. Ama HDP ile PKK birlikte ihanet ettiler. Biz bu konuya çok emek verdik. 

-Neden ihanet etsinler? Bölge de süreçten memnundu.

"Çünkü onların samimiyetine inanmıyorum. Sorun böyle çözülsün istemiyorlar"

- Nasıl çözülsün istiyorlar?

"Farklı, uluslararası ilişkileri var, Suriye ilişkileri var. Sınır ötesi ilişkileri var. Farklı hedefleri var. Onlara şimdi değinmek istemiyorum."

Çağıl Kasapoğlu / BBC Türkçe

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAhmet DavutoğluBaşbakanBaşbakan YardımcısıBeşir AtalayHDPHalkların Demokratik PartisiİmralıSelahattin DemirtaşSuriyeTerörTürkiye Büyük Millet MeclisiVanolay
Görüş Bildir