Görüş Bildir

Beşir Atalay Haberleri

Beşir Atalay ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Beşir Atalay ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

Popüler İçerikler

Türkiye, Kırım İçin Devrede: Amaç Barışçıl Çözüm
Rus askeri birliklerinin, Ukrayna’ya bağlı Kırım Özerk Bölgesi’ne girmeleri ve stratejik noktaların kontrolünü ele geçirmesiyle çok daha tehlikeli bir sürece giren “Kırım bunalımı”, yerel seçim gündemine boğulmuş Türkiye’nin de gündeminde. Kırım bölgesinin Türkiye açısından tarihsel ve stratejik öneminin yanısıra nüfusu 350.000’in üzerindeki Kırım Türkleri ile yakın soydaşlık bağları da Türkiye’nin, bunalımın en kısa sürede ve diplomatik yollarla çözümü için devreye girmesine yol açan unsurlar arasında yer aldı. Ukrayna’da aylardır yaşanan gerilimin, Karadeniz’i etkileyebilecek sıcak savaş sınırına yaklaşması üzerine Cumartesi günü Ukrayna’ya dışişleri bakanını gönderen ve göreve gelen yeni yönetimle ilk temas kuran ülke olan Türkiye, Kırım’da yaşanan gerginliğin giderilmesi için çok yönlü bir diplomatik süreç içerisinde. Bakan Davutoğlu, Cumartesi gününden bu yana aralarında ABD, Fransa, Polonya, Almanya, İngiltere ve AB dışişleri bakanları olmak üzere süreci yakından takip eden ülkelerle yakın temas içinde kaldı ve görüş alışverişinde bulundu. Dışişleri Bakanı’nın bu temaslarının ileriki günlerde de devam edeceği ve Rusya ile de konunun ele alınacağı bir zemin arayışında olduğu kaydedildi. Türkiye’nin konuyla en üst düzey ilgisini gösteren gelişme Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün liderliğinde Pazartesi günü gerçekleştirilen ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ile diğer yetkililerin de katıldığı toplantı oldu. Toplantıda, Kırım bunalımının yanısıra gelişmelerin bölgeye olası etkileri ve Türkiye’nin takınması gereken tavır da masaya yatırıldı. Türkiye açısından en olumsuz senaryo, Kırım merkezli gerilimin Rusya ve Ukrayna arasında bir askeri çatışmaya dönme ihtimali olarak görülüyor. Her iki tarafın da Karadeniz’de güçlü filolarının bulunması olumsuz bir durumda gelişmelerin Türkiye’ye önemli yansımaları olabileceğini gösteriyor. Bu kapsamda, olası çatışma durumunda, NATO’nun alacağı karar da Montreux Sözleşmesi ile Karadeniz’e kıyısı olmayan ülkelerin boğazlardan askeri gemi geçişlerini kontrol altında tutan Türk hükümeti açısından büyük önem taşıyacak. Dolayısıyla Ankara’da yapılan ilk değerlendirmelerde, sorunun sıcak çatışmaya dönüşmeden barışçıl yollarla çözümüne vurgu yapılıyor. Davutoğlu, Pazar günü yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın parçalanmasının bölgedeki birçok tartışmalı bölgeyi de olumsuz etkileyebileceği değerlendirmesini yapmış, Moldova ve Gürcistan’daki bazı bölgelerin de kopuş içine girebileceklerini kaydetmişti. Ancak Davutoğlu, bölgedeki en önemli dengelerden birinin Türk-Rus ilişkileri olduğunun altını çizerek, Türkiye’nin “Rusya’la bir gerilim içine girmeyeceği” öngörüsünde bulunmuştu. Aynı değerlendirmelerde en acil durum olarak ise sayıları 350,000’i bulan Kırım Türkleri’nin can ve mal güvenliğinin korunması ve gelişmelerin Kırım Özerk Bölgesi’nin Ukrayna’dan kopmasına yol açacak şekilde büyümesini önlemek olarak görülüyor. “Kırım’ı Türkiye’nin bir parçası olarak mütalaa ediyoruz” diyerek, konunun Ankara açısından ne kadar önemli olduğunu vurgulayan Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Kırım Türkleri’nin geçmişte yaşadığı acıları tekrar yaşamamaları için konuyu hassasiyetle ve yakından takip ettiklerini kaydetti. Atalay, “Kırım bizim için çok önemli. Orada yeni haksızlıklar olmaması için de şu anda Türkiye aktif şekilde devrede,” diye konuştu. Bakan Davutoğlu da 50 kadar derneğin katılımıyla oluşan Kırım Dernekleri temsilcilerini kabul ederek, Türkiye’nin bu süreçte Kırım Türkleri’nin yanında olmaya devam edeceği güvencesini verdi. Kırım Türkleri’nin 1944 senesinde yaşadıkları topraklardan sürüldüğünü ve büyük acılar yaşadıklarını anlatan Davutoğlu, “Başbakanımız ve Cumhurbaşkanımızın, Kırım’da veya dünyanın herhangi bir yerinde soydaşlarımızla ilgili herhangi bir meseleye kayıtsız kalacağını zihninizin ucundan bile geçirmeyin,” diye konuştu. Toplantıya katılan Kırım dernekleri adına çıkışta gazetecilere açıklamalarda bulunan Kırım Türkleri Yardımlaşma Derneği Başkanı Tuncer Kalkay, Kırım Türkleri’nin can güvenliklerinin tehlikede olduğunu belirterek, Ukrayna ordusuna bağlı generallerin bile teslim olmaya başladığını anlattı. Kalkay, Türkiye’den beklentilerinin işgalin durdurulması ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve siyasi egemenliğinin “barışçıl yollarla” korunması için uluslararası toplumu harekete geçirmesi olduğunu da belirtti. Serkan DemirtaşBBC Türkçe
"Demokratikleşme Paketi" Kabul Edildi
'Demokratikleşme paketi' olarak bilinen Temel Hak ve Hürriyetlerin Geliştirilmesi Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.Kanuna göre, hem yerel hem de genel seçimlerde her türlü propaganda, Türkçenin yanı sıra farklı dil ve lehçelerde de yapılabilecek. Siyasi partiler, tüzüklerinde yer almak ve 2’den fazla olmamak koşuluyla eş genel başkanlık sistemini uygulayabilecek. Siyasi partilerin, bir ilçede teşkilatlanmaları için beldelerde teşkilat kurma zorunluluğu kalkacak. Siyasi partilere devlet yardımı yapılabilmesi için milletvekili genel seçimlerinde alınması gereken oy oranı yüzde 7'den yüzde 3'e indirilecek. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının kullanılacağı yer ve güzergahı, ilgili belediye başkanları ile siyasi partiler, meslek örgütleri ve sendikaların görüşü alınarak, mahallin en büyük mülki amiri tarafından belirlenecek. Toplantı ve gösteri yürüyüşünün yapılacağı yer ve güzergahlar, yerel gazeteler ile valilik ve kaymakamlık internet sitelerinde ilan edilecek. Açık yerlerdeki toplantı ve yürüyüşler, güneş batmadan önce dağılacak şekilde, kapalı yerlerdeki toplantılar ise saat 24.00'e kadar yapılabilecek. Düzenleme kurulu Toplantı ve gösteri yürüyüşleri sırasında hükümet komiserinin görev ve yetkileri, düzenleme kuruluna verilecek. Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde katılımcıların ve konuşmacıların ses ve görüntüleri, kolluk tarafından yapıldığı belli olacak şekilde kaydedilebilecek. Bu kayıtlar, şüphelilerin ve suç delillerinin tespiti dışında başka bir amaç için kullanılamayacak. Toplantının amacı dışına çıktığı veya düzen içinde gerçekleşmesi imkansız gördüğü takdirde kurul veya toplanamadığı takdirde kurul başkanı, dağılma kararı alacak ve durumu derhal yetkili kolluk amirine bildirecek. Düzenleme kurulu veya kurul başkanı, kanuna aykırı hale dönüşmesi durumunda, toplantı veya gösteri yürüyüşünün sona erdiğini topluluğa ilan edecek ve durumu derhal yetkili kolluk amirine bildirecek. Kurulun veya kurul başkanının bu görevi yerine getirmemesi halinde, durum yetkili kolluk amirince mahallin en büyük mülki amirine bildirilecek ve mülki amirce toplantının sona erdirilip erdirilmeyeceğine karar verilecek. Mülki amir, yazılı veya acele hallerde, sözlü emirle, mahallin güvenlik amirlerini veya bunlardan birini görevlendirerek olay yerine gönderecek. Farklı dil ve lehçelerde eğitim, öğretim Özel Öğretim Kurumları Kanunu hükümlerine tabi olmak üzere, Türk vatandaşlarının günlük yaşamlarında geleneksel olarak kullandıkları farklı dil ve lehçelerle eğitim ve öğretim yapmak amacıyla özel okullar açılabilecek. Bu kurumlarda eğitim ve öğretimin yapılacağı dil ve lehçeler, Bakanlar Kurulu kararıyla tespit edilecek. Kanunla, anayasada öngörülen temel hak ve hürriyetlerden biri olan eğitim ve öğretim hakkının kullanılmasının engellenmesi yaptırım altına alınıyor ve bu suç için belirlenen ceza artırılıyor. Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla; devletçe kurulan veya kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak yürütülen her türlü eğitim ve öğretim faaliyetlerine, kişinin eğitim ve öğretim hakkının kullanılmasına, öğrencilerin toplu olarak oturdukları binalara veya bunların eklentilerine girilmesine veya orada kalınmasına engel olanlara, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecek. Kamu kurumlarında veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında verilen ya da kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak sunulan hizmetlerden yararlanılması hakkının engellenmesinde de 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası uygulanacak. Yaşam tarzına müdahale suç kapsamında Kişilerin toplu ibadetleri yanı sıra bireysel ibadetlerinin engellenmesi de suç olarak düzenleniyor. Kişinin dini inancının gereğini yerine getirmesinin engellenmesi yaptırım altına alınıyor. Kişilerin Anayasa'da ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan dini inanç, düşünce ve kanaatleri açıklama özgürlüğünün cebir veya tehdit kullanılarak engellenmesi suç olarak tanımlanıyor. Dini inancın gereğinin yerine getirilmesinin veya dini ibadet, ayinlerin bireysel ve toplu olarak yapılmasının cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesi halinde, fail bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak. Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir kimsenin inanç, düşünce veya kanaatlerinden kaynaklanan yaşam tarzına ilişkin tercihlerine müdahale eden ve bunları değiştirmeye zorlayan kişiye de aynı ceza verilecek. Nefret suçu Kanunla, 'ayrımcılığın' yanı sıra 'nefret suçu' da kanun kapsamına alınıyor. Böylece söz konusu suçun nefrete dayalı ayrımcılık olduğuna vurgu yapılıyor. Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle; bir kişiye kamuya arz edilmiş olan bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya kiraya verilmesini, bir kişinin kamuya arz edilmiş belli bir hizmetten yararlanmasını, işe alınmasını, olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleyen kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. Köylere eski isimleri geri verilebilecek Kanunla, köy isimlerinin resen değiştirilmesine yol açan hükmü kaldırılarak, köylere, eski isimlerinin geri verilmesine imkan tanınıyor. Kanunun, 'Türkçeden başka dil ve yazı kullanamazlar' ibaresi madde metninden çıkarılarak, ön seçimler esnasında yapılacak propagandalarda Türkçeden başka dil ve yazı kullanılması yasağı kaldırılıyor ve adayların ön seçim propagandasında kendilerini Türkçeden başka dil ve yazıyla da ifade edebilmelerine imkan sağlanıyor. Her çeşit fitre, zekat, kurban derisi ve bağırsak yardımlarının sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının geliri sayılmasına ilişkin düzenleme yürürlükten kaldırılıyor. Şapka İktisası Hakkında Kanun ile Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanunda yasaklanan eylemler ve yükümlülüklere aykırı davranmayı suç olarak düzenleyen Türk Ceza Kanununun 222. maddesi yürürlükten kaldırılıyor. Tasarıda, 'terör eyleminden mahkum olanların da aralarında bulunduğu bazı suçlardan' mahkum olanların, siyasi partilere üye olamayacakları ve üye kaydedilemeyeceklerine ilişkin düzenleme yürürlükten kaldırılıyordu. Ancak AK Parti'nin verdiği değişiklik önergesi ile bu maddede değişiklik yapılarak, mevcut hüküm korundu. Buna göre, kamu hizmetlerinden yasaklılar; basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, kaçakçılık suçları, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma veya devlet sırlarını açığa vurma suçlarından biriyle mahkum olanlar; taksirli suçlar hariç beş yıl ağır hapis veya beş yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkum olanlar, terör eyleminden mahkum olanlar siyasi partilere üye olamayacak ve üye kaydedilemeyecek. Terörle Mücadele Kanunu'na gerek yok Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Terörle Mücadele Kanunu'na şu anda ihtiyaç olmadığını, bu kanundaki bütün maddelerin karşılığının Türk Ceza Kanunu'nda olduğunu söyledi. Atalay, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen, 'Demokratikleşme paketi' olarak bilinen Temel Hak ve Hürriyetlerin Geliştirilmesi Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısının 2. bölümü üzerinde milletvekillerinin eleştiri ve sorularını yanıtladı. Adalet Bakanlığı'nın yeniden yargılama ile ilgili çalışması olduğunu belirten Atalay, 'Bu konuda kapsam vesaire ne kadar, onun hacmini bilmek gerekiyor' dedi. Atalay, Terörle Mücadele Kanunu'na şu anda ihtiyaç olmadığını, kanundaki bütün maddelerin karşılığının Türk Ceza Kanunu'nda olduğunu ifade ederek, 'Bu kanunun kalkmasıyla hiç bir boşluk oluşmuyor. İleriki bir zaman içinde onun da yapılması gerektiğini düşünüyorum' diye konuştu. Tutukluluğun bir ceza değil tedbir olduğuna ve bunun mümkün olduğunca kısa sürmesi gerektiğine inandığını belirten Atalay, tutukluluğun süresinin son yapılan çalışmayla 5 yıla indirilmesinin olumlu bir gelişme olduğunu kaydetti. Atalay, tutuklamayı zorlaştıran epey düzenleme yaptıklarını söyledi. Başbakan Yardımcısı Atalay, tasarının, 'Yer isimlerinin değiştirilmesine ilişkin maddesiyle' ilgili de açıklama yaptı. 1949 yılında ilgili kanunla devlete, Türkçe olmayan yer isimlerini değiştirme görevi verildiğini belirten Atalay, '12 bin kadar yer ismi değişmiş. Bazen o ismin kökeni belli değil ama yıllardır oralarda o isimlerle biliniyor. Şimdi yapacağımız düzenlemeden sonra vatandaş kendi yaşadığı yerin ismini değiştirmek istiyorsa referandum yapacak, sonucunu da İçişleri Bakanlığı'na gönderecek. O yerin ismi de İçişleri Bakanlığı'nın onayı ile değiştirilecek' diye konuştu. Muhabir: Coşkun Ergül/Ali Hakan Der | AA
Beşir Atalay'dan Niğde Saldırısı Açıklaması
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay Niğde'nin Ulukışla ilçesinde, uygulama yapan güvenlik güçlerine ateş açılması sonucu ilk belirlemelere 2 asker ve 1 polisin şehit olduğu saldırıyla ilgili açıklama yaptı. Atalay, “Bana gelen bilgide Suriye notu var. Çok vahim. Seçim ortamını bulandırmak istiyor olabilirler…” ifadelerini kullandı.Star
Van'da Miting Sonrası Kavga: Polisin Ateşiyle 1 Kişi Yaralandı
Van'da Başbakan Erdoğan'ın parti mitinginin ardından AK Partililer ile BDP'liler arasında gerginlik çıktı. BDP'li gruba polis müdahale etti. Polis kalabalığı havaya ateş açarak dağıtmaya çalıştı. Bir kişi göğsünden vurularak ağır yaralandı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , partisinin düzenlediği mitingi için Van’a geldi. Yoğun güvenlik önlemlerinin olduğu Van’da mitinge gelenlerin yanlarına getirdikleri su şişelerinin kapakları bile polisler tarafından alınarak atıldı. Miting alanı yakınında da BDP ’liler ile AK Partililer arasında kısa süreli bir gerginlik görüldü. Miting alanına doğru giden bir grup BDP’li, yine BDP’li yöneticiler tarafından güçlükle çevrildi. Yerel seçimlere kısa süre kala Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, miting için özel uçakla Van’a geldi. Başbakan Erdoğan’a eşi Emine Erdoğan ve Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay da eşlik etti. Başbakan Erdoğan’ı havaalanında Van’da bulunan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, AK Parti Van Milletvekilleri Burhan Kayatürk, Fatih Çiftci, Mustafa Bilici, Gülşen Orhan tarafından karşılandı. Başbakan Erdoğan daha sonra partisi tarafından Beşyol meydanında düzenlenen mitinge katıldı. Başbakan Erdoğan’ın yapacağı miting öncesi Van’da güvenlik üst seviyeye çıkartıldı. Mitingin yapılacağı Beşyol Meydanı ve çevresi polis barikatları ile çevrilirken, vatandaşlar tek tek aranarak güvenlik noktalarından geçirildi. Arama yapan polisler kadınların çantalarındaki parfüm, keçeli kalemleri çıkartıp atarken, vatandaşların ellerindeki su şişelerinin de kapakları yine polisler tarafından açılarak atıldı. POLİSLERE YAKA KARTI Mitingde görev yapan polislere de yaka kartı takmaları dikkat çekti. Polis memurlarının mavi, amirlerin ise sarı renkli kart taktı. Mitingin yapılacağı Beşyol Meydanı yakınındaki Cumhuriyet Caddesi’nde de BDP’liler ile Ak Partililer arasında kısa süren gerginlik görüldü. Nedeni belli olmayan gerginlik yine BDP’li yöneticiler tarafından önlendi. MİTİNGİN ARDINDAN POLİS ATEŞ AÇTI: 1 YARALI Van’da Başbakan Erdoğan’ın parti mitinginin ardından AK Partililer ile BDP’liler arasında gerginlik çıktı. BDP’li gruba polis müdahale etti. Polis kalabalığı havaya ateş açarak dağıtmaya çalıştı. Bu sırada, bir otelin restoran bölümünde çalıştığı öğrenilen, Kadir İnan isimli genç bir işçi göğsünden vurularak ağır yaralandı.. (Osman BEKLEYEN- Gülay ÖZEK- Murat ÇAĞLAR- Özcan ÇİRİŞ / DHA)
Adana'da Yeniden Sayım Bitti
MHP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi, Konya Milletvekili Faruk Bal, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde AK Parti'nin tüm oyların yeniden sayılmasına ilişkin taleplerinin ilçe seçim kurullarında reddedildiğini söyleyip, '22 bin civarında oy farkıyla kazanmış olan MHP'nin adayı Sayın Hüseyin Sözlü'nün önüne konulmak istenen takoz kaldırılmıştır' dedi.Faruk Bal, Seyhan 3'üncü Seçim Kurulu'nda itirazlar üzerine 114 sandıkta geçersiz oyların tekrar sayılması sonucunda da AK Parti'ye 64 oy, MHP'ye 60 oy çıktığını belirtti. Bal, Hüseyin Sözlü'nün pazar veya pazartesi günü mazbatasının verilmesine beklediklerini ifade etti. 'İTİRAZLAR SURATLARINA ŞAMAR GİBİ ÇARPTI' Adana'daki seçimle ilgili Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu'yu eleştiren Bal, 'Adana'da seçim sulh ve sükunet içinde geçti, ama seçimden sonra fırtınalar koptu. AKP her şeyi hazmeden bir parti ama Adana'daki seçim sonuçlarını bir türlü hazmedemedi. Başta Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, seçimlerin ilk sonuçlarının alındığı andan itibaren bir fişek attı, 'Adana'da iki gün içinde her şey değişebilir' dedi. Arkasından Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, devlet gücünü de arkasına almak suretiyle seçim kurulları üzerinde yoğun bir baskı uyguladı. AKP Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu da aynı şekilde akla ziyan iddialar ile Adana bir kamuoyu yaratmaya çalıştı. Amaçları belliydi, seçim kurulları üzerinde baskı yaparak, Adanalıların iradesini seçim kurulları kararlarıyla ortadan kaldırmaktı, Adana'daki seçimleri iptal ettirmekti. Bu akla ziyan işler, ilçe seçim kurullarına yapmış oldukları itirazların bumerang gibi geri dönüp, suratlarına şamar gibi çarpılmasıyla sona ermiştir' dedi. Bal, itiraz sürecinin devam ettiğini ancak Hüseyin Sözlü'ye mazbatasının pazar veya pazartesi günü verilmesini beklediklerini kaydetti. Bal, CHP Adana Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Yıldıray Arıkan'ın AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Abdullah Torun ile birlikte basın toplantısını ise şöyle değerlendirdi; 'Nasıl ikna ettilerse etmişler, o emellerine, yani seçimin iptali sonucuna ulaşabilmek için beyanını alabilmişler. Yani ben tebrik etmek istiyorum AKP'yi bu başarısından dolayı.' Bünyamin YIL- Çağlar ÖZTÜRK/ADANA,(DHA)
Genel Yayın Yönetmenleriyle Buluştu
BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, öğleden sonra bazı basın kuruluşlarının genel yayın yönetmenleriyle bir araya geldi.Erdoğan, saat 14.20 sıralarında Üsküdar Kısıklı'daki konutundan çıkarak, Kandilli'de bulunan Adile Sultan Sarayı'na geldi. Başbakan Erdoğan'ın genel yayın yönetmenleriyle yaptığı toplantı basın mensuplarına kapalı olarak gerçekleşti. Toplantıya, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay da katıldı. Yaklaşık 3 saat süren toplantının ardından, genel yayın yönetmenleri herhangi bir açıklama yapmadan Adile Sultan Sarayı'ndan ayrıldı. Başbakan Erdoğan da saat 18.15 sıralarında saraydan çıkarak, Kısıklı'daki evine döndü. Toplantıyla ilgili herhangi bir açıklama yapılmadı. DHA
MİT Yasası Meclis’i Karıştırdı
Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşmelerinin yapıldığı TBMM Genel Kurulu’nda Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ve MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak arasında ‘Şerefsiz’ tartışması yaşandı. Yaşanan gerginlik nedeniyle birleşime ara verildi.TBMM Genel Kurulu’nda Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, söz alarak komisyon üyelerinin bulunduğu yerinden kalkarak 2 dakikalık konuşma yapmak için kürsüye çıktı. Çözüm sürecini anlatan Atalay, “Biz çözüm sürecini hiç bir safhasını gizli yürütmüyoruz. Meşru zemin içinde, hukuk içinde yürütüyoruz. MİT daha öncede görüşmüştür, 15 yıl öncede görüşmüştür. Devletin menfaati gereği görüşür. Biz çözüm sürecini apaçık yürütüyoruz. Biz öyle lafımızı çekinmeyiz. Yaptığımız yaptık deriz. Biz risk alan bir hükümetiz. Ülkemizin bir sorunu varsa cesaret gösteririz. Biz çözüm süreci yürütüyoruz. Mit örgütle de görüşüyor. Biz BDP ile görüşüyoruz. Siyasi boyutunu biz yürütüyoruz. Bu devam edecek. Gerekirse MİT başka örgütlerle de görüşecek” dedi. Konuşmasının ardından Atalay, komisyon üyelerinin bulunduğu yerine geçti. Bu sırada MHP sıralarından ‘Şerefsiz’ cümlesinin kullanıldığını iddia eden Atalay, MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak’a tepki gösterdi ve Uzunırmak’a dönerek aynı cümleyi kullandı. Bunun üzerine ikili arasında sözlü tartışma yaşandı. Bunun üzerine Genel Kurul bir anda karıştı. Uzunırmak yerinden kalkarak hızla yürümeye başlayınca araya bazı milletvekilleri girdi. Tartışma, araya giren milletvekilleri tarafından sonlandırıldı. TBMM Başkanvekili Meral Akşener ise yaşanan gerginlik nedeniyle birleşime ara verdi. zete.com
Meral Akşener MİT Oturumunda Tokmağı Gösterdi!
Akşener, Başkanlık kürsüsündeki tokmağı eline alarak, 'Kalkıp buradan inip elime şunu alıp sizi kovalayamayacağıma göre, suhuletle şu meclisi kavgasız gürültüsüz yürütmeye çalışıyorum' dedi. Gerginliğin ardından verilen 15 dakikalık aranın ardından birleşim tekrar açıldı. Burada Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ve MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak arasında yaşanan 'Şerefsiz' tartışması TBMM Genel Kurulu'nda birleşimin tekrar açılmasından sonra da devam etti. Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ve MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural arasında yaşanan sözlü tartışmaya AK Parti ve MHP'li milletvekilleri de girince, TBMM Grup Başkanvekili Meral Akşener sinirlendi. TOKMAĞI GÖSTERDİ Süren tartışmalar üzerine TBMM Başkanvekili Meral Akşener, Başkanlık kürsüsünde bulunan tokmağı eline alarak salladı ve şunları söyledi: 'Emir kipiyle bugüne kadar hiçbir milletvekilline konuşmadım. Sus, otur, kalk, git diye kimseye konuşmadım. Rica ediyorum diyorum. Sonuç itibariyle ricaya uyarsınız uymazsınız sizin bileceğiniz iş. Kalkıp buradan inip elime şunu alıp kovalayamayacağıma göre sizleri, dolayısıyla bakın suhuletle şu meclisi kavgasız gürültüsüz yürütmeye çalışıyorum. Ben bir milletvekilini ister burada, isten orada otursun emir kipiyle hiç konuşmadım, konuşmayacağım da. Herkes için geçerli. Elbet ben rica edeceğim uyacaksınız, uymayacaksınız sizinle alakalı. Benim görevim sükuneti sağlayabilmek. Sağlayamazsam idare amirleri devreye girecek.' Tartışmalar sürünce, Akşener, birleşime tekrar ara verdi. Genel Kurul saat: 20.30'da yeterli sayı olmadığı için birleşim kapandı. Genel Kurul haftaya salı günü saat: 15'te tekrar toplanacak. Fırat KESKİNKILIÇ/ANKARA,(DHA)
Beşir Atalay: 'Cumhurbaşkanlığı İçin İki Favori Aday Var'
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Kanal 24 Televizyonunda gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Cumhurbaşkanı'nın artık TBMM tarafından seçilmediğine işaret eden Atalay, 'Cumhurbaşkanı artık meydana inecek. Kampanya yürütecek ve millet seçecek. Bu ancak siyasetten gelen birileriyle yürür ve bundan sonra da Cumhurbaşkanları siyasetten gelecek. Bu çok sağlıklı bir şey. Hayatın içinden, siyasetin içinden... Siyasetten gelmeyen cumhurbaşkanları, ki siyasetten gelse bile istisna teşkil edecek bir sayın Demirel vardı. Bir anlamda vesayet mekanizmalarının odağı, milli iradeye karşı oluşumların odağı şeklinde Cumhurbaşkanlığı Köşkü bir anlamda değerlendiriliyordu. Şu anda o bitti. Abdullah Bey zamanında Cumhurbaşkanlığı tam halkın cumhurbaşkanlığı. Bundan sonra seçim meydanında seçilecek, milletin Cumhurbaşkanı olacak. Artık öyle yüksek yargıdan birisi veya emekli generaller filan o tür şeyler, Cumhurbaşkanı olma filan şansı kalmadı. 'Cumhurbaşkanlığı seçimleri geliyor. İki favori aday var. Birisi çok daha büyük ihtimalle yüzde 99 bence sayın Başbakan. Ama sonra hem rakip olunabilir mi, iki adaydan biri olabilir mi? Hem de acaba sayın Cumhurbaşkanı da siyasete dönüp partide görev alabilir mi?' diye tartışmalar yapılırken, sanki Erdoğan'la Gül arasında da bir kırıklık, bir fay hattı kayması oluşturulmaya çalışılıyor gibi bir şey var. Bu ihtimal üzerine bir siyaset yapılabilir mi? Buna ihtimal veriyor musunuz?' sorusuna karşılık, 'Ben buna ihtimal vermiyorum' yanıtını verdi. 'Bunun çok hayrını göreceğiz' Türkiye ilk defa Cumhurbaşkanının sandıkta seçileceğini dile getiren Atalay, 'Bu bizim demokratik hayatımıza getirdiğimiz çok önemli bir yenilik. Bunun çok hayrını göreceğiz' dedi. 'Cumhurbaşkanlığı seçimi ve diğer gelişmeler, bu yaşadığımız seçimi göz önüne alacaksınız. Bu seçim hepimiz diyorduk ya 'referandum olacak', en çok muhalefet diyordu bunu. Seçimden sonrasını belirledi bu seçim. Yani şu anda AK Parti'nin önünde rahat, huzurlu, ferah bir alan var. İstediği bu konuda kararı rahatça alabileceği bir sonucu bu seçim sağladı ve Cumhurbaşkanımızda Başbakanımızda partimizde hükümetimizde bu konuda bir rahatsızlık, bir sıkıntı, 'acaba bir zorluk çeker miyiz bu konuda, bir kriz çıkar mı' gibi bir duygu içinde değiliz. Aksine çok ferah bir ortamdayız. Biz bunu kendi içimizde görüşerek en uygun alternatifimizi çıkaracağız ve ilk turda da seçeceğiz. Bu seçim onu gösterdi. Yani yerel seçimde yüzde 45,5-yüzde 46, genel seçimde yüzde 52-53'dür. Onun için burada hiç bir zorluk çekmeyeceğiz.' Dün akşam Ankara'da yapılan Kutlu Doğum etkinliklerinde Cumhurbaşkanı Gül'ün çok hoş bir konuşması olduğunun altını çizen Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Bir müslüman ülkenin bir müslüman lideri islam dünyasının bütün yükünü sırtına almış gönlüne almış ve bununla değerlendirmeler yapıyor ve millete ne hoş mesajlar veriyor. Abdullah bey böyle çok başarılı bir Cumurbaşkanlığı dönemi geçirdi. Kendisinden Allah razı olsun. Bu hareketin bugüne gelmesi, Tayyip Beyin, Abdullah Beyin belli bir öncü arkadaş grubunun eseridir. Bu 12 yıl Türkiye'nin çağ atlamasıdır. Türkiye hamdolsun çok mesafeler aldı her açıdan. Bunların hepsi büyük isimler ve güzel isimler ve Türkiye'nin nadir yetiştirdiği isimler. Bu böyle bir ekip. Bunlar bu hareketi her an birbirine fedakarlık yaparak getirdiler. İlk seçimde birisi milletvekili olamadı, öbürü hükümet kurdu. Sonra öbürü genel başkan milletvekili oldu. O götürdü dedi ki 'Bu emanet senindir'. Sonra Cumhurbaşkanlığı seçimi geldi ve o dedi ki, 'Cumhurbaşkanı senin olman daha uygundur' Bu böyle geldi. Bundan sonra da böyle gidecek. Hiç kimse burada kriz filan beklemesin. Hiç kimseyi Allah'ın izniyle rencide etmeden biz kendi içimizde bunu hallederiz. Birileri içimizden veya dışarıdan gereksiz, erken yorumlara giriyorlar. Biz girmiyoruz.' Başbakan'ın 'Biz Cumhurbaşkanımızla görüşerek süreci başlatacağız' sözlerini aktaran Atalay, şunları kaydetti: 'Tabii mekanizmalarımız içinde görüşülecek. Partimizin geleceği... Burada sadece Cumhurbaşkanlığı seçimi değil, eğer Başbakanımız aday olma yönünde kararı olduğunda partide genel başkan meselesi var, yeniden hükümet kurulacak. Cumhurbaşkanımızın burada rol alıp almayacağı, tabii o geçen gün 'böyle bir konuda benim kararım önemli' dedi. Tabii onun kararı önemli. Ondan sonrası bütün bunlar şu süreçte sakin sakin değerlendirilecek. Ama biz bir davayı yürütüyoruz. Burada bir dava ahlakı vardır. Herkesin birbirine sadakati vardır, herkesin birbirine vefası vardır. Burada hiçbir kimse ne rencide edilir, ne de burada kriz çıkar. Allah bize bu emaneti nasip etti ve bu bir nimet. Biz o emanetin hakkını vermek için bütün nefislerimizi arkaya alarak herkes kendisi daha ne kadar katkı veririm o çaba içinde. Hiç kimse burada 'ben' demez. Herkes birbirine 'sen' der ve 'biz' deriz. Buradaki çalışmalar öyle yürür. Bunu vatandaşlarımız, kendi teşkilatımız böyle bilsin. Biz bu duygu zenginliğini ve bu fedakarlık ortamını böyle yürüteceğiz. Daha uzun yolumuz var. Cumhurbaşkanımızı seçeceğiz müthiş bir kampanyayla ve ondan sonra yeni düzenimiz kurulacak. 2023'e doğru, Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümüne daha büyük bir Türkiye için uğraşacağız. Çabamız onun için' dedi.gazetevatan
"Cumhurbaşkanımız da Başbakanımız da O Makama Yakışır"
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, gazetecilerin sorularını yanıtladıBaşbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin, 'Cumhurbaşkanımız da başbakanımız da o makama en yakışacak isimdir. İkiside çok yakışır' dedi. Atalay, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker ile çekimleri Kahramanmaraş'ta yapılan 'Yedi Güzel Adam' dizisinin galası için özel uçakla kente geldi. Başbakan Yardımcısı Atalay ile bakanlar İslam ve Eker, havaalanının ardından Mado Tesislerine geçti. Atalay, burada gazetecilerin Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin sorusu üzerine, sürecin başladığını söyledi. Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili milletvekili ve il başkanlarıyla temayül yoklamasının yapıldığını hatırlatan Atalay, AK Parti'de kararlar verilirken istişare mekanizmasının çok iyi çalıştırıldığını belirterek, şöyle dedi: 'Genel başkanımızın da açıkladığı gibi önümüzdeki günlerde istişare mekanizmaları devam edecek. İstişareler bittikten sonra da başbakanımızın ifade ettiği gibi önce Cumhurbaşkanımızla değerlendirme yapacaklar. AK Parti içinde bu konular daha önce de olduğu gibi büyük bir fedakarlık duygusu içinde, büyük bir dava ahlakı içerisinde, herkesin birbiriyle kardeşliği dostluğu içinde çözülür.' Başbakan Yardımcısı Atalay, seçimler için Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlarının önemli olduğunu, istişare mekanizmaları bittikten sonra da o görüşmenin yapılmış olacağını kaydetti. 'FEDAKARLIKLAR ÖNEMLİ, HERKESE BEN ONLARI ANLATIYORUM' Cumhurbaşkan Gül ve Başbakan Erdoğan'ın ülkenin yetiştirdiği büyük bir değer olduğunu dile getiren Atalay, şunları söyledi: 'Partimizin ve hükümetimizin bu günlere gelmesinde ikisinin bir biri için yaptığı o fedakarlıklar önemlidir. Herkese ben onları hatırlatıyorum. 2002'deki ilk seçimi düşünün, birisi genel başkan ama milletvekili değil. Abdullah bey milletvekili 'kardeşim hükümeti sen kuracaksın' diyor ve o kuruyor sonra başbakanımız Siirt'ten milletvekili oluyor. Abdullah bey 'şimdi artık sen yürüteceksin' diyor ve ona teslim ediyor. Şimdi Cumhurbaşkanlığı geldi. Bizim burada işler böyle yürür. Aynı nezaket içerisinde aynı zarafet içerisinde bir sorun olmadan bu kararlar verilecektir. Yoğun şekilde çalışıyoruz. İstişareler yapıyoruz.' AK Parti içindeki istişareler ile Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan'ın birlikte vereceği kararla cumhurbaşkanının kim olacağını Türkiye'nin çok iyi bildiğini dile getiren Atalay, 'İnşallah bu seçim gösterdi ki bu karar kimin için verilirse Türkiye'nin Cumhurbaşkanı o olacaktır. Şu anda bizim için önemli olan budur. Böyle bir seçim sonrası önümüzde rahat bir tablo var. Biz bu rahatlık içinde o kararımızı olgunlaştırmaya çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımız da başbakanımız da o makama en yakışacak isimdir. İkisi de çok yakışır' diye konuştu.
  • 1