Görüş Bildir

Alzheimer Tedavisinde Heyecanlandıran Gelişme: Prof. Dr. Zülküf Önal ile Alzheimer'da TPS Yöntemini Konuştuk

Anasayfa > Cafe

Alzheimer'la ilgili çoğu kişinin merak ettiği sadece birkaç soru: Alzheimer nedir? Alzheimer'ın tedavisi var mı? Kaç yaşında Alzheimer görülme sıklığı vardır? Biz de sizler gibi bu soruları merak edince Nörolog Prof. Dr. Zülküf Önal'ın kapısını çaldık ve ilgi çekici cevaplar aldık.

Son zamanlarda adını sıklıkla duymaya başladığımız hastalıklardan biri de Alzheimer. Bu hastalığın tedavisi ile ilgili yöntemlerde ise heyecanlandıran gelişmeler var. Alzheimer konusuna mesleki hayatını adayan Nörolog Prof. Dr. Zülküf Önal'a kafamıza takılanları ve tedavi ile ilgili gelişmeleri sorduk, oldukça bilgilendirici cevaplar aldık. Buyurun Prof. Dr. Zülküf Önal ile söyleşimize...

Son zamanlarda adını sıklıkla duymaya başladığımız hastalıklardan biri de Alzheimer. Bu hastalığın tedavisi ile ilgili yöntemlerde ise heyecanlandıran gelişmeler var. Alzheimer konusuna mesleki hayatını adayan Nörolog Prof. Dr. Zülküf Önal'a kafamıza takılanları ve tedavi ile ilgili gelişmeleri sorduk, oldukça bilgilendirici cevaplar aldık. Buyurun Prof. Dr. Zülküf Önal ile söyleşimize...

Alzheimer tedavisi mümkün olan bir hastalık mı?

Alzheimer tedavisi mümkün olan bir hastalık mı?

Alzheimer, tedavisi mümkün olan bir hastalık değil, fakat hastalığı yavaşlatmak amacıyla elimizde 3-5 ilaç bulunmakta. Tedavi verilmediği takdirde hastaların yaşama süresi 5 yıl civarında iken, bu tedavilerle 10 yıla kadar uzatabiliyor. Bu ilaçlara rağmen, kaçınılmaz sona engel olan tedavi henüz yok.

Alzheimer hangi yaş aralığında sık görülüyor?

Alzheimer hangi yaş aralığında sık görülüyor?

Aslında 60 yaş üzerinde daha sık karşımıza çıkıyor ama son zamanlarda 50-60 arasındaki insanlarda da görmeye başladık. Özellikle bu pandemi sonrası, hastaların sosyal olarak kapanmaları, beyin fonksiyonlarında gerilemeye neden oldu. Covid olup iyileşen hastalarda da bilinç sislenmesi dediğimiz bir durum ortaya çıkmaya başladı, hafıza sorunları görülüyor. Hasta iyileşiyor ama iyileşmesine rağmen hafızasında, akli melekelerinde özellikle yakın hafızayla ilgili sorunlar olmaya başlıyor. O yüzden daha erken yaşlarda Alzheimer hastaları görmeye başladık. Meslek hayatım boyunca yılda bir erken yaşta Alzheimer hastası görürken, son bir yıl içinde, 15-20 civarında erken yaşta Alzheimer hastası görmeye başladım. Popülasyon yaşlandıkça, nüfus arttıkça hastalığın görülme sıklığı artacak. Ancak bu tip durumlar pandemi gibi sosyal ilişkilerin azalmasına neden olan, kapanma gibi zorunlu süreçler hastalığın daha sık karşımıza çıkmasına neden oluyor. Şöyle bir rakam verecek olursak, 60 yaş üstü basit bir şekilde 20 kişide 1 görülürken, 80 yaşın üzerinde neredeyse 2 kişide 1 görülüyor. Yani neredeyse 85 yaş üzerinde %50 risk var.

Alzheimer’da erken teşhis ne kadar önemli?

Alzheimer’da erken teşhis ne kadar önemli?

Erken teşhis ve ayırıcı tanısı çok önemli. Hastalık erken dönemlerde, birçok kişi tarafından göz ardı ediliyor. Hastanın yakınları tarafından fark edilse de, hastalarda ciddi bir inkar süreci gözlemleniyor. Ayrıca, hasta yakınlarının ihmal etmesi de söz konusu olabiliyor. Erken dönemde, kişi eşyalarını kaybetmeye başlıyor, aynı şeyleri tekrar tekrar sormaya başlıyor, gezmekten ya da sosyal ortamlarda bulunmaktan kaçınmaya başlıyor. Geçiştirmek veya bu hastalığı ötelemek, hastalığın var olan, elimizdeki kısıtlı tedavilerden yararlanmasını daha da zorlaştırıyor. Ama erken teşhis birçok hastalıkta olduğu gibi, Alzheimer tedavisi için de çok önemli.

Aşı ve TPS tedavisi nasıl bir fark yaratıyor?

Aşı ve TPS tedavisi nasıl bir fark yaratıyor?

Alzheimer tedavisiyle ilgili neredeyse 20 yıldan beri yeni bir ilaç geliştirilmedi. Son birkaç yıl içinde Alzheimer’la ilgili iki tedavi yöntemi karşımıza çıktı. Birisi aşı yöntemi, diğeri ise TPS. Aşıyla ilgili şöyle bir sıkıntı var, bir kere çok pahalı; yıllık tedavisi 56 bin dolar civarında. Aşıdan yararlanmak için hastalığın mutlaka erken dönemde olması lazım. Hastanın ayda bir, hastane koşullarında damardan bir tedavi alması gerekiyor. Amerika’da FDA tarafından onaylanmış bir tedavi yöntemi. Onaylanmış olmasına rağmen, ilacın çok ciddi yan etkileri var. Bu nedenle ilacın pratikte kullanımının önünde ciddi sorunlar var. Bu nedenle, bütün dünyada yaygınlaşması, oldukça zaman alacaktır. FDA’de bunu onaylayan komiteden buna karşı çıkanlar olup istifa etmiş olmaları da ayrı bir konu.

Bir başka yöntem ise TPS (Trancranial Pulse Stimülasyon) yöntemidir. Aslında bunun çıkış mekanizması böbrek taşı kırma yönteminde kullanılan, ultrasonografik tedavidir. Bu mantıkla yola çıkıp, bunu beyinde uygulanabilir hale getirdiler. Beyindeki uygulama sırasında herhangi bir yan etki oluşturmuyor. Özellikle hafıza ile ilgili merkezde lokalize edebileceğimiz, oraları hedef alabileceğimiz ultrasonik dalgaları kullanıyoruz. Bu ultrasonik dalgalar çok kısa süre ve çok yüksek frekansta, hemen hemen her seans 6000 pulse veriliyor. Bu pulselar ile o yıkıma giden, küçülmeye giden hücrelerin canlanması, yeni damar oluşması, hücrelerin koruyucu maddelerinin salgılanmasını sağlıyor. Biz bu yöntemi 2-3 aydır uyguluyoruz. Türkiye’de ilk defa biz başladık. Geri dönüşler çok olumlu. Genç bir hastamızda uyguladık. 58 yaşındaki Alzheimer hastamız çok az konuşuyordu, yakınlarını tanımakta dalgalanmalar gösteriyordu, komutlara cevap veremiyordu. Tedaviden sonra daha önce unutmuş olduğu Almancayı dahi konuşmaya başladı. Hastamız artık yakın hafızasında belirgin iyileşmenin yanı sıra günlük sohbetlere katılmaya başladı. Çok bariz düzelmeler gözlemliyoruz herhangi bir ilaç vermediğimiz halde. Bir yan etkisi de olmadı.

TPS’nin TMS’den ne gibi farkları var?

TPS’nin TMS’den ne gibi farkları var?

Şimdi TPS ve TMS (Transkraniyal manyetik stimülasyon) dediğimiz iki tedavi seçeneği var. Aslında TPS’nin çıkış mantığı TMS’den kaynaklanıyor. 1995 yılında TMS tedavisini ilk uygulayanlardanım. Buradaki amaç, beyindeki bu hücrelere, aynı TPS’deki mantıkla bir canlılık getirmekti. Fakat TMS uyguladığımız zaman TMS beynin 2 cm kadar derinine inebiliyor. Yani kafa kemiğini geçip manyetik uyarının o beyindeki ilgili hücrelere ulaşabilmesi için mesafe maksimum 2 cm. Ama, Alzheimer’da bunlar daha derin yapılarda, 8 - 9 cm’de kadar derinlikte beynin hafıza ile ilgili merkezleri. TPS buralara çok rahatlıkla ulaşıyor. Her ne kadar herhangi bir yan etkisi olmasa da, TMS çok nadiren epileptik nöbetlere neden olabiliyor. Cihaz bağlıysa, pil ya da ona benzer bir metalik bir cihaz varsa bu hastalara uygulanamıyor.

Bu arada şunu belirtmemde fayda var: Avrupa’da EMA, Amerika’da FDA gibi kurumlar var ilaçların hastalıkla ilgili kullanılmasına yönelik. Aşı çalışması neredeyse 10-15 yıllık bir çalışmanın ürünü. TPS’nin geçmişi ise 2 yıl. Bunun onay alması için zamana ihtiyaç var ama şu anki ön çalışmalardan elde edilen sonuçlar şimdilik olumlu. Şu ana kadar FDA’e başvuru aşamasında olan çalışmaların hepsindeki ön bilgiler ve ön sonuçlar olumlu. Dünyada şu ana kadar 21 merkezde uygulanıyor. Şimdilik sadece Ankara'da var, umarım kısa zamanda yaygın olarak kullanıma girer.

Bu bilgilendirici sohbet için Prof. Dr. Zülküf Önal'a teşekkür ediyoruz.

Bu bilgilendirici sohbet için Prof. Dr. Zülküf Önal'a teşekkür ediyoruz.

Prof. Dr. Zülküf Önal'ın çalışmalarını takip edebileceğiniz web siteleri:

Prof. Dr. M. Zülküf Önal - Nöroloji Profesörü

NeurUp Clinic

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
8
3
1
1
1
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?