AB, Akdeniz'de Ölüm Yolculuklarını Neden Durduramıyor?

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Cumartesi gece yarısı, Akdeniz'de büyük bir facia yaşandı.

Libya'dan yola çıkan bir göçmen gemisi, daha doğrusu balıkçı teknesi İtalya'nın Lampedusa adası açıklarında battı.

Teknede yüzlerce kişi, hatta kurtarılan bir göçmene göre 950 kişi vardı.

Sadece 28'i kurtarılabildi. Yüzlerce kişi geminin yük bölümünde kilitli kalmıştı.

Avrupa Birliği dışişleri bakanları bugün Lüksemburg'da bir araya gelip, Kuzey Afrika'dan Avrupa'ya göçmen akını konusunda bundan sonra ne yapılabileceğini konuşacak.

İtalya göçmenleri bu tehlikeli yolculuğa özendirdiği gerekçesiyle, Akdeniz'deki arama kurtarma operasyonlarına geçen yıl son vermişti.

Oysa Mare Nostrum adı verilen bu operasyonlar, İtalyan yetkililerin kendi açıklamalarına göre Ekim 2013 - Ekim 2014 döneminde 140 bin kişinin hayatını kurtardı.

Mare Nostrum'un yerini alan AB'nin sınır koruma örgütü Frontex'in Triton operasyonu ise üçte biri kadar bir bütçe, sınırlı yetki ve insan kaynakları ile çalışıyor.

Örneğin Frontex'in kendi gemileri yok, üye ülkelerin ödünç verdiği gemilerle yapıyor operasyonları.

Kasım 2014'te bayrağı devralan Triton'un ilk dört ayında Akdeniz'de 22.300 kişinin kurtarıldığı bildiriliyor.

Ancak havaların ısınmasıyla birlikte İtalya kıyılarına ulaşmaya çalışan kaçakların sayısı, dolayısıyla da Triton operasyonunu bekleyen görevler de arttı.

AB'de görüş ayrılıkları

Fakat örneğin İngiltere, daha fazla sayıda göçmeni bu tehlikeli yolculuklara özendireceğini öne sürerek arama ve kurtarma operasyonlarına katkıda bulunmayı reddediyor.

BBC Avrupa editörü Katya Adler, Avrupalı liderlerin şimdiye kadar binlerce göçmenin hayatını kaybettiği facialara kayıtsız kalmakla suçlandığını belirtiyor.

Adler şunları söylüyor:

"Dünkü trajediden sonra AB dışişleri ve içişleri bakanları bugün özel bir oturumda bir araya gelecek. İtalya, AB liderlerinin hafta sonunda olağanüstü toplanması için baskı yapıyor. Avrupa Komisyonu da bu konuda gelecek ay yayımlanmak üzere ortak bir öneri üzerinde çalışıldığını açıkladı."

"Ancak Avrupalı liderler konuşurken, Libya'dan yola çıkan göçmen dolu tekneler tehlikeli yolculuklarına devam ediyor. Bu konu Avrupa Birliği'nin en büyük zayıflıklarından biri. Trajediyle ilgili açıklamalar yapılıyor ancak soruna çözüm için para, koordinasyon ve 28 üye ülkenin siyasi iradesi gerekiyor. Şimdiye kadar krizden doğrudan etkilenmeyen birçok üye, dışarıda kalmayı tercih etti."

"Ekonomik gerileme nedeniyle kaynak sıkıntısı var. Ayrıca göçmenlik tartışmalı ve popülist partiler tarafından istismar edilen bir konu. Ancak dünkü faciadan sonra kamuoyunda oluşan öfke, AB liderleri üzerinde dayanışma baskısı oluşturabilir."

'Libya'ya odaklanılmalı'

BBC'nin sorularını yanıtlayan Malta Başbakanı Joseph Muscat ise iç savaşın yaşandığı Libya'ya odaklanılması gerektiğini belirterek "Avrupa'nın kapılarının eşiğinde, iflas etmiş bir devlet ve burada faaliyet gösteren çeteler var. Bence yapılması gereken, Libya'daki farklı grupları bir araya getirerek, ulusal birlik hükümeti kurmaya ikna etmek." dedi.

İtalya Başbakanı Matteo Renzi de sorunun ana kaynağının Libya olduğunu belirtti ve İtalya'ya deniz yoluyla gelen kaçakların yüzde 90'ının çıkış noktasının bu ülke olduğunu söyledi.

Renzi "Mesele tekneleri kurtarmak değil, bunların yola çıkmasını önlemek" diye konuştu.

Göçmenleri kurtarmak kimin sorumluluğu?

Mevcut AB düzenlemelerine göre AB'ye kaçak yollarla giriş yapan göçmenler, girdikleri ülkenin sorumluluğu altında.

Bu sorumluluklara gıda, barınma ve sağlık yardımları da dahil.

AB'nin göç konusunda yumuşak karnı ise İspanya, İtalya ve Yunanistan gibi güney ülkeleri.

Bazı AB üyeleri İtalya'yı binlerce göçmenin herhangi bir belge olmadan AB sınırları içerisinde 'kaybolmasına' yol açmakla suçluyor.

Peki ölümle burun buruna gerçekleşen Akdeniz yolculuğu sırasında göçmenleri kurtarmak kimin sorumluluğu?

İtalya bunun AB'nin sorumluluğu olduğunu söylese de, diğer AB ülkeleri 'Bu olay İtalya'nın sorunudur' diyor.

AB üyesi ülkeler İtalya'nın maliyetli sahil arama kurtarma programı Mare Nostrum'a finansal destek vermeyi reddetti.

Mare Nostrum'u daha dar kapsamlı bir AB sınır güvenlik programı ile ikame etmek de göçmenlerin fikrini değiştirmiş değil.

'21. yüzyıl köle ticareti'

İtalyan Başbakanı, bu yolla yapılan insan kaçakçılığını "21. yüzyıl köleliği" olarak niteledi ve "Böyle bir trajedi karşısında Avrupa'nın başka konularda gösterdiği dayanışmayı sergileyememesi düşünülemeyecek bir şey" dedi.

BM Mülteci Örgütü'nün verilerine göre, sadece 10-17 Nisan tarihleri arasında Akdeniz'de 13.500 göçmen kurtarıldı.

Bu yıl şimdiye kadar ölenlerin sayısı en az 1600.

Kuzey Afrika'dan 2015'te 35 bin, geçen yıl da 218 bin göçmen Avrupa'ya geçti.

Malta ve İtalya gibi Güney Avrupa ülkeleri, göçmenlerin yükünü tek başlarına kaldıramayacaklarını söylüyor.

Avrupa Komisyonu geçen hafta üye ülkelerin Frontex operasyonlarını güçlendirmek için ne para ne de siyasi destek verdiklerini açıkladı.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Avrupa BirliğiBirleşmiş MilletlerİngiltereİspanyaİtalyaTercihYunanistanolay
Görüş Bildir